Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2024/712
2024/851
18 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/712 Esas
KARAR NO: 2024/851
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/04/2024
NUMARASI: 2021/368 Esas, 2024/395 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle)
KARAR TARİHİ: 18/07/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1986 yılında davalı kooperatife ortak olduğunu, kooperatife kayıtlı olduğu dönemlerde 2 adet taşınmazın mülkiyet hakkını elde ettiğini, ancak haklı neden olmaksızın ve ana sözleşmeye aykırı olacak şekilde kooperatiften ihraç edildiğini belirterek taşınmazların iadesi, mümkün olmaması halinde müvekkilinin zarara uğramış olması sebebiyle taşınmazların rayiç değerlerinin tespiti ile ihraç edildiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, mümkün olmadığı takdirde denkleştirici adalet ilkesi gereğince yapılacak olan keşif ve bilirkişi tetkikatı neticesinde müvekkilinin uğramış olduğu gerçek ve güncel menfi/müspet zararın tespitini,müvekkilinin uğradığı maddi zararlar için şimdilik 10.000 TL, manevi zararlar için 50.000 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin görevli olmadığını, davaya konu taşınmazın Başakşehir İlçesinde olduğundan Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının kooperatif ortaklığından doğan borcu nedeniyle ihraç edildiğini, ihraç işlemlerinin yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince; ''.. Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,'' karar verilmiştir.Davacı vekili davalının yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi vermediğini, zamanaşımı definin yerinde olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DAİREMİZİN 2019/967 Esas 2019/2234 Karar sayılı 05/12/2019 tarihli kararı ile; "Cevap dilekçesinde zamanaşımı def'i ileri sürülmemiş, süresi içince cevap dilekçesi verilmemiş ve ya süresinde verilen süre uzatım dilekçesi ile zamanaşımı defi ileri sürülmemiş ise ilerleyen aşamalarda 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 141/son maddesi uyarınca zamanaşımı def'i davacının açık muvafakati ile yapılabilir. (Bkz.T.C.Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığı Esas No: 2017/14165 Karar No: 2019/7119 sayılı ilamı) Somut olayda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlüktedir. Davalı tarafça verilen süre uzatım dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmemiş, böylece süre geçtikten sonra ileri sürülen zamanaşımı def’ine davacı taraf muvafakat ettiğini açıkça beyan etmemiştir. Bu sebeple işin esasına girilmesi gerekirken davanın zamanaşımı yönünden reddedilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Harçlar Kanunu madde 16.30,32 uyarınca taşınmazın aynından doğan davalarda, dava tarihi itibariyle taşınmazın değeri üzerinden harç alınmasının zorunlu olduğu ve noksan harç tamamlatılmadan müteakip işlemlerin yapılamayacağı, dava tarihinin 11/05/2018 olduğu, bu tarih itibariyle taşınmazların değerinin bilirkişi marifetiyle belirlendiği davacı tarafından da miktarların düşük olduğundan bahisle bilirkişi raporuna itiraz edildiği, mahkemece harç ara kararının kurulduğu ve akabinde dosyanın heyete tevdine karar verildiği, davacı tarafından belirsiz alacak davasına ilişkin bir miktar artırım talebiyle birlikte dosyanın yenilenmesi talep edilmişse de tapu iptali tescil olmadığı takdirde bedele ilişkin talepte dava değerinin taşınmazların dava tarihlerindeki değerleri olduğu bu talebin davalıdan talep edilip edilemeyeceği ve aynı taşınmazlara ilişkin farklı kişilere eldeki davadan sonra yöneltilen dava neticelerinin beklenmesinin mahkeme dosyasındaki harç noksanlığını ortadan kaldırmayacağı, manevi tazminata ilişkin talebin de diğer taleplerle birlikte esasa ilişkin inceleme sonucunda değerlendirilebileceği, noksan harç sebebiyle işlemden kaldırma tarihinden itibaren üç aylık süre içinde harcı yatırılarak dava dosyası yenilenmediğinden ve adli yardım talebinde de bulunulmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı istinaf nedenleri olarak; belirsiz alacak davasının ruhuna ve mantığına aykırı bir şekilde duruşma günü hazır olduğu halde dosyanın duruşma listesinden çıkarılması, dosyanın takipsiz bırakılmış gibi işlemden kaldırılması 3 aylık süre dolmadan harç ikmaliyle dosyayı yenilemelerine rağmen kanuna kamu düzenine aykırı bir şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, taraf teşkilinin doğru bir şekilde oluşturulmadığını ve belirsizliklerle dolu davanın red edilme ihtimali olmasına rağmen ve değer tespitine yaptıkları itiraz üzerine yeniden bilirkişi raporu alınması zorunlu olmasına rağmen, Mahkemeni ısrarla dava bedelinin artırılmasını istemesi ve HMK madde 107/2 yaptırımı dışında başka bir yaptırımla dosyanın işlemden kaldırma kararı vermesinin adaletli olmadığını, Bakırköy 5 ATM 2022/975 E sayılı tapu iptali ve tescil davasının devam ettiği bilinmesine ve bu kararla davacının iki defa bedel artırmaya mecbur bırakılacağı bilinmesine rağmen ısrarla davacıya kaldıramayacağı kadar maddi külfet yükleme gayretinin adaletli olmadığını, 31.01.2024 tarihli duruşma beklenmeden dosya üzerinden 29.12.2023 tarihli dosyayı işlemden kaldırma kararı verildiğini, bu kararın tarafına tebliğ edilmediği gibi dava dosyasının 31.01.2024 tarihli duruşma listesinden çıkarıldığını, HMK 165.maddesi gereğince sekletici mesele yapılması şartlarının oluşmasına rağmen HMK kurallarının dışına çıkılarak gerekçesiz bir şekilde taleplerinin red edilmesi ve dosyanın işlemden kaldırılmasının adaletli olmadığını,huzurdaki davanın HMK 107 maddesi kapsamında belirsiz alacak olarak açıldığını, duruşmaları düzenli olarak takip ettiği halde sanki dosya takipsiz bırakılmış gibi dosyanın işlemden kaldırıldığını, belirsiz alacak davasında işlemden kaldırma şeklinde bir yaptırımı olmadığını, HMK madde 107 kapsamında belirsiz alacak davasında bedel artırımı yapılmaması halinde dilekçede belirtilen miktar üzerinden karar verileceğinin açıklandığını, değer tespiti yapılan ek bilirkişi raporuna 13.10.2023 tarihli dilekçeyle itiraz ettiği halde ve itiraz üzerine yeniden bilirkişi raporu alınmasının Yargıtay kararlarıyla içtihat olduğu halde davacıyı bedel artırımına zarlamanın ve HMK madde 107/2 yaptırımı dışında başka bir yaptırımla cezalandırmanın adil yargılama hakkının ihlali olduğunu, adaletli olmayan bedel artırımı kararına karşılık 3 aylık süre bitmeden 27.03.2024 tarihinde tarihinde; Emekli maaşıyla geçinen birisi olduğumdan ve Ortaya çıkan bedelin tamamının harcını yatırmaya gücüm olmadığından ancak 90.000 TL nin harcını yatırmak suretiyle davanın maddi değerini 100.000 tl ye çıkardığını, 27.03.2024 tarihinde yenileme dilekçesi verilerek; dava değeri maddi tazminat yönünden 100.000 TL olduğundan işlemden kaldırılan dosyanın yenilenmesini, bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazlara karşılık gelecek şekilde EK rapor alınmasını, bilirkişi marifetiyle; Davalı kooperatifin İnşaat-Mülkiyet amacına yönelik borcunun olmadığının tespit edilmesini,manevi tazminat yönünden davasının incelenmesinin talep edildiğini, fakat kanunsuz bir şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, manevi Tazminat talebi hiç İncelenmeden yine işlemden kaldırıldığını ve gerekçesiz bir şekilde yine açılmamış sayıldığını, manevi tazminatın asli bir talep olduğundan yargılamaya devam edilmesi ve bu taleple ilgili olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerekirken toptancı bir şekilde karar verilmesinin adaletli olmadığını, davacının kusuru ve kötü niyeti olmadığı halde vekalet ücreti yükletilerek cezalandırıldığını(HMK madde 329), davalı taraf avukatının bilerek-kasıtla ve adaleti engellemek amacıyla iyi niyet-dürüstlük kuralını ihlal etmeye yıllarca devam ettiğini, hiçbir açıklama yapmadan ... vekaletiyle yıllarca taraf olmaya devam ettiğini, vekaletin, hayatta olmayan vefat etmiş yöneticilerin verdiği bir vekalet olduğunu ve 2008 tarihli olduğunu ve tarih itibarıyla geçersiz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın Bakırköy adliyesinde başka bir mahkemeye gönderilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesi ile; mahkeme kararının hukuka, yasaya ve dosya içeriğine uygun olduğunu, davacının istinafta ileri sürdüğü tüm nedenlerin mahkeme kararı ve dosya içeriği ile ilgili olmadığını belirterek davacının istinaf talebinin reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, kooperatiften ihraç nedeniyle tapu iptali tescil olmadığı takdirde rayiç değerinin tahsili ve maddi tazminat istemi ile manevi tazminat istemine ilişkindir.Dosyanın incelenmesinden, davacının dava dilekçesinde, taşınmazların iadesi, mümkün olmaması halinde taşınmazların rayiç değerlerinin tespiti ile ihraç edildiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesine, mümkün olmadığı takdirde denkleştirici adalet ilkesi gereğince yapılacak olan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde uğramış olduğu gerçek ve güncel menfi/müspet zararın tespitini, HMK 107.maddesine göre taleplerini arttırma hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL menfi/müsbet, tespit edilen zararın tahsilini ve yine yaşadığı derin elem, keder ve üzüntü nedeniyle 50.000 TL manevi zararın oluştuğu tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari reeskont faizi ile talep ettiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu ile dava tarihi itibariyle davaya konu iki taşınmazın değeri 1.800.000,00 TL'şer olarak belirlenmiş, mahkemece bilirkişi raporu ile belirlenen değer üzerinden eksik harcın tamamlattırılması için davacıya Harçlar Kanunu 30 ve 32. maddelere uygun süre verilmiş ve kesin süre içinde harç yatırılmadığı takdirde HMK 150 maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılacağı hususu 06.12.2023 tarihli duruşma ara kararı ile ihtar edilmiş, ara karar davacı asile 13.12.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı 12.12.2023 tarihli dilekçesi ile 06.12.2023 tarihli bedel artırılmasına ilişkin ara karardan dönülmesini ve Bakırköy 5 ATM 2022/975 E. Sayılı kararın sonucunun beklenmesini talep etmiş, Mahkeme, 29.12.2023 tarihli ara kararı ile davacının 06/12/2023 tarihli harç ikmali ara kararından rücu talebinin reddine, 2 haftalık kesin süre içinde harç ikmal edilmediğinden dosyanın 28/12/2023 tarihinden itibaren işlemden kaldırılmasına, yenileme süresi içinde harç ikmal edildiği takdirde sair talepler yönünden ayrıca değerlendirme yapılmasına karar verilmiştir.Mahkemenin 03.04.2024 tarihli kararı ile noksan harç sebebiyle işlemden kaldırma tarihinden itibaren üç aylık süre içinde harcı yatırılarak dava dosyası yenilenmediğinden ve adli yardım talebinde de bulunulmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Davacı asil 27.03.2024 tarihli işlemden kaldırılan dosyanın yenilenmesi ve ilave harç yatırılması konulu dilekçesi ile davanın HMK madde 107 kapsamında açılmış belirsiz alacak davası olduğunu, emekli maaşıyla geçinen birisi olduğundan ve ortaya çıkan bedelin tamamının harcını yatırmaya gücü olmadığından ancak 90.000 TL nin harcını yatırabildiğini, dava değerinin maddi tazminat yönünden 100.000 TL olduğundan işlemden kaldırılan dosyanın yenilenmesini; bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazlara karşılık gelecek şekilde ek rapor alınmasını, bilirkişi marifetiyle; davalı kooperatifin İnşaat-Mülkiyet amacına yönelik borcunun olmadığının tespit edilmesini, manevi tazminat yönünden davanın incelenmesini, yargılamaya devam edilmesini talep etmiş ve 27.03.2027 tarihinde 1.537,00-TL tamamlama harcı yatırdığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davacının ilk talebinin tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde ikinci talebinin rayiç bedelin tahsili, olmadığı takdirde diğer talebinin de maddi tazminata ilişkin olduğu, ancak davacının ilk talebi yönünden harç tamamlama işlemini yerine getirmeyerek, talep artırım dilekçesi sunduğu ve işlemden kaldırılan dosyanın yenilenmesi talebinde bulunduğu gözetilerek HMK'nun 111/2 maddesi uyarınca, davacının 27.03.2024 tarihli dilekçesindeki talebinin taşınmazların rayiç değerlerinin tespiti ile ihraç edildiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesi talebine mi ilişkin, yoksa denkleştirici adalet ilkesi gereğince gerçek ve güncel menfi/müspet zarar talebine yönelik maddi tazminat istemine mi ilişkin olduğunu açıklaması için süre verilerek feri talepleri hakkında karar verilmesini isteyip istemediğinin sorulması, davacının vereceği cevaba göre, feri talepleri hakkında araştırma yapılarak, tüm delillerin toplanması, buna göre davacının feri talepleri yönünden ve manevi tazminat talebi yönünden bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme neticesinde deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, yukarıda ilkeler çerçevesinde araştırma ve değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma nedenine göre diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/368 Esas, 2024/395 Karar sayılı ve 03/04/2024 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-İstinaf harçları peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18.07.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52