SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/313

Karar No

2024/844

Karar Tarihi

11 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/313 Esas

KARAR NO: 2024/844

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 24/10/2023

NUMARASI: 2021/585 Esas, 2023/815 Karar

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 11/07/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... A.Ş.'nin müvekkili şirket nezdinde 17.02.2010-17.12.2012 tarihli İnşaat Ali Risks Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, şantiyenin güvenliğini ise 17.05.2010 tarihinde yapılan sözleşme gereği davalının sağladığını, şantiye deposunda 15/08/2011 tarihinde hırsızlık olduğunu, sigortalıya 01.12.2011 tarihinde 10.708,70 USD hasar tazminatı ödendiğini, davalı güvenlik şirketi ve sigortacısı ... A.Ş, aleyhinde bahse konu 10.708,70 USD tutarlı tazminat ödemesinin o günkü kur karşılığı olan 19.275,66 TL'sinin tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, borçluların takibe itiraz ettiğini, davalı ile sigortacısı ... A.Ş. aleyhinde Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/190 esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, aynı sigorta mahallinde bu defa 09.11.2011 tarihinde ikinci bir hırsızlık olayı gerçekleştiğini ve yine muhtelif model ve metrelerde bir takım “kablo” emtiası çalındığını, bahse konu ikinci hırsızlık olayı sebebiyle müvekkili şirketçe, sigortalıya 4.567,17 USD tazminat ödendiğini ve akabinde riziko adresinin güvenliğinden sorumlu davalı ile davalının sigortalısı aleyhinde 4.567,17 USD tutarlı tazminatın ödemesi için Bakırköy ... İcra Müdürlüğümün ... esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, borçluların takibe yine itiraz ettiklerini, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında ikinci olayla ilgili itirazın iptali davası açıldığını, ... E. Sayılı dosyanın ... esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verildiğini, yargılamada alınan bilirkişi raporunda davalı güvenlik şirketine %75 kusur izafe edilerek bu kusur üzerinden her iki dava için tazminat hesapları yapıldığını, mahkemenin bu kusur oranı üzerinden asıl dosya olan ... esas sayılı dosyada güvenlik şirketi hakkında kabul kararı verdiğini, sigorta teminatı dışında kalması sebebiyle diğer davalı ... A.Ş için davanın reddedildiğini, 2013/190 esas nolu birleşen davada ise sigorta teminatı dışında kalması sebebiyle davalılardan ... A.Ş için davanın reddine karar verirken, diğer davalı .... Ltd. Şti. hakkında lehte ve aleyhte hiçbir hüküm tesis etmediğini, davalı güvenlik şirketi tarafından 01.07.2014 tarihinde mahkeme kararının temyiz edildiğini, müvekkilininde .... Ltd. Şti. hakkında lehte ve aleyhte hiçbir hüküm tesis edilmemesi sebebiyle mahkeme kararını 04.08.2014 tarihinde katılma yolu ile temyiz ettiğini, 20.10.2015 tarihli Yargıtay ilamı ile davalı güvenlik şirketinin temyiz itirazlarının esastan; katılma yolu ile temyizin ise usulü şartların oluşmaması sebebiyle reddederek yerel mahkeme kararını onadığını, temyiz edenlerce Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yoluna gidilmediği için mahkeme kararının kesinleştiğini, ... esas nolu birleşen dosyada lehte ve aleyhte hiçbir hüküm tesis edilmediği için 10.708,70 USD tutarlı tazminat alacaklarının davalı güvenlik şirketinin kesinleşen % 75 orandaki kusuruna tekabül eden 8,031,52 USD'nin sigortalısına ödendiği tarih olan 01.12.2011 tarihinden itibaren kamu bankalarınca USD üzerinden açılan bir yıla kadar vadeli döviz tevdiat hesaplarına uygulanan azami faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; aynı olay ile ilgili Bakırköy 13. ATM'de yargılama yapıldığını, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, ayrıca hırsızlığın meydana geldiği tarih göz önünde bulundurularak hakdüşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise, hırsızlık olayının davalı şirketin görev alınında gerçekleşmemesi nedeniyle, müvekkiline kusur isnat edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi 22/03/2018 tarihli kararı ile; davalı hakkında talep edilen hukuki sebebin Bakırköy (Kapatılan ) 13.asliye ticaret mahkemesinin 2013/264 esas 2014/140 karar sayılı dosyasında talep edildiği , temyiz edilip onanarak kesinleşen bu dosyada taleple ilgili karar verilmediği iddiasının derdestlik çerçevesinde aynı konuda ve aynı hukuki sebebe dayanarak yeni bir dava açılamayacağı , açılan bu davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.

DAİREMİZİN KARAR İLAMI Dairemizin 2018/1746 Esas, 2021/835 Karar ve 01/07/2021 tarihli kararı ile; Bakırköy (Kapatılan) 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce tesis edilen 2013/264-2014/140 sayılı hükümde, birleşen Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/190 esas sayılı dosyasında davalı konumunda bulunan .... Ltd. Şti. Hakkında olumlu ve olumsuz bir karar verilmediği, bu sebeple kesin hükümden bahsedilemeyeceği, mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken kesin hüküm nedeni ile davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi 24/10/2023 tarihli kararı ile; aynı olayla ilgili yargılama yapıp hüküm kurmayı unutan Bakırköy (Kapatılan) 13.ATM'nin mahallinde yapılan keşif incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda, meydana gelen hırsızlık olayında davacı tarafın sigortalısında zararın meydana geldiği, bu olay sebebi ile davalı ...Ltd. Şti.'nin %75 oranında kusurlu olduğu, davacı tarafın sigortalısının %25 oranında kusurlu olduğu, bu mahkemenin davamıza da konu olan 15/08/2011 ve davamız dışında olan 09/11/2011 tarihli hırsızlık olayları ile ilgili kararının Yargıtay'ca onanmakla kesinleşmesinden ötürü, davalı şirketin kusur durumunun da kesinlemiş olduğu, bu nedenle yeniden kusur incelemesi yaptırılmadığı, davalının %75 kusuruna denk gelen 8.031,52 USD'den sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin gözetilmeden karar verildiğini, fiziki güvenlik tedbirlerini almayan davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... firmasının kusurunun dikkate alınmadığını, kesin hüküm kurulmamış olan 15.08.2011 tarihli olay için olayın esasın yeniden değerlendirilmediğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı olan ... A.Ş.'nin taşeronu olarak taahhüt işlerini yürüten .... A.Ş.'ye ait deponun kapı kilidinin 15/08/2011 tarihinde kırılarak kabloların çalınması sonucu, davacının sigortalısına ödediği 10.708,70 USD hasar tazminatının davalıdan rücunen tahsili istemine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklının davacı ..., borçluların davalı ...şirketi ile onun sigortacısı ... olduğu, alacaklının, sigortalısına 15/08/2011 tarihli hırsızlık olayı nedeniyle 01/12/2011 tarihinde ödediği 10.708,70 USD'nin borçlulardan tahsili için takip başlattığı, borçluların ödeme emrine itirazları ile takiplerin durduğu görülmüştür. Davacı tarafından itirazın iptali istemiyle açılan Bakırköy (Kapatılan) 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce tesis edilen 2013/264-2014/140 sayılı hükümde, birleşen Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/190 esas sayılı dosyasında davalı konumunda bulunan ... Tic. Ltd. Şti hakkında olumlu ve olumsuz bir karar verilmediği ve bu haliyle kararın Yargıtay temyiz incelemesinden geçerek 27/01/2016 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafından iş bu davanın 29/04/2016 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş karar davalı vekilince istinaf edilmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, sigortalının rücu alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, hasarın meydana gelmesinde davalının kusuru ve sorumluluğu bulunup bulunmadığı noktasında toplanmıştır. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, zamanaşımı süresinin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki niteliği dikkate alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde belirtilmiştir.Yine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 23/12/2015 gün ve 2015/8847 esas, 2015/14886 karar sayılı ilamında da, davacı sigorta şirketinin halefiyet prensibine dayanarak açtığı davada sigortalı için geçerli olan zamanaşımı başlangıç tarihi ve süresinin davacı sigorta şirketi için de geçerli olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, somut olayda, davacının sigortalısı ile davalı arasında güvenlik hizmet sözleşmesi kurulduğu ve bu sözleşmeye göre davalının güvenliğini sağladığı dava dışı sigortalıya ait şantiye sahasında meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle zarar iddiasında bulunulduğuna göre, dava 6098 Sayılı BK'nun 146 vd. maddesine göre on yıllık zamanaşımına tabidir.Somut olayda, sigortalı işyerindeki zararın 15/08/2011 tarihinde gerçekleştiği, davacının, sigortalısına 01/12/2011 tarihinde ödeme yaptığı, her iki tarihte dikkate alındığında, iş bu davanın, on yıllık zamanaşımı süresi içinde 29/04/2016 tarihinde açıldığı ve alacağın zamanaşımına uğramadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalının zamanaşımana yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Dosyaya kapsamında yer alan Bakırköy 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/264 E-2014/140 K sayılı sayılı kararının incelenmesinde; gerek asıl dava dosyası ve gerekse birleşen dava dosyası ile meydana gelen iki ayrı hırsızlık olayında davacı tarafın sigortalısının zararının meydana geldiğini, bu her iki olay sebebi ile davalı ... Ltd Şti'nin % 75 oranında kusurlu olduğu, davacı tarafın sigortalısının % 25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş ve asıl davada davalı aleyhine kusura isabet eden tutar üzerinden tazminata hükmedilmiş ve karar Yargıtay temyiz aşamalarından geçerek kesinleşmiştir.Anılan mahkeme kararının kesinleşmesi ile meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle davalıya yüklenen kusur oranı kesinleşmiştir. Kesinleşen kusur oranları, davalı ve işbu davada dava dışı sigortalısına ödeme yaparak halefiyete dayalı olarak dava açan davacı yönünden de bağlayıcıdır. Bakırköy (Kapatılan) 13.ATM'nin mahallinde yapılan keşif incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda, meydana gelen hırsızlık olayında davacı tarafın sigortalısında zararın meydana geldiği, bu olay sebebi ile davalı ...Ltd. Şti.'nin %75 oranında kusurlu olduğu, davacı tarafın sigortalısının %25 oranında kusurlu olduğu, davaya konu olan 15/08/2011 tarihli hırsızlık olayı ile ilgili kararının Yargıtay'ca onanmakla kesinleşmesinden dolayı, davalı şirketin kusur durumunun da kesinlemiş olduğu, bu nedenle Mahkemece yeniden kusur incelemesi yaptırılmadan kesinleşen mahkeme kararı ile tespit edilen kusur oranları gözetilerek davalının %75 kusuruna denk gelen 8.031,52 USD'den sorumlu olduğu gerekçesi ile karar vermesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı ekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/585 Esas, 2023/815 Karar sayılı ve 24/10/2023 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 3.861,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.433,40 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.11.07.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınTazminatkonusuilamıKaynaklanan)Fiildentartışılmasıkararistinafdereceistanbul(Haksızgerekçenedenleridüşünüldükararıgereğidelillerindosyadairemizinnumarasımahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim