Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2024/760
2024/837
11 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/760 Esas
KARAR NO: 2024/837
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/04/2024
NUMARASI: 2023/106 Esas, 2024/271 Karar
DAVA: BANKA TEMİNAT MEKTUBUNDAN KAYNAKLANAN DAVALAR (Finans İhtisas) (Alacak)
KARAR TARİHİ: 11/07/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekili banka ile dava dışı ... A.Ş. arasında 07.08.2018 tarihli alacağın temliki sözleşmesi akdedildiğini, temlik sözleşmesine göre; dava dışı ... A.Ş.'nin davalı ile yaptığı “Lisanssız Elektrik Üreticileri için Dağıtım Sistemi Kullanım Anlaşması” ve “Lisanssız Elektrik Üreticileri için Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması” kapsamında doğan 5.000.000 USD’ye kadar olan alacaklarının, dava dışı ... A.Ş.'nin müvekkili banka nezdinde doğmuş/doğacak kredi borçlarına mahsuben müvekkiline devir ve temlik edildiğini, temlik sözleşmesinden davalının haberdar edildiğini, davalının 18.09.2018 tarihli temlik teyit bildirimi ile müvekkili bankaya ödeme yapılacağını taahhüt ettiğini, sonrasında hak edişlerin davalı tarafından müvekkili bankaya ödenmeye başlandığını, ancak dava dışı kredi borçlusu ... A.Ş.'ye kat ihtarnamesi keşide edildikten sonra davalının hakedişleri ödemeyi kestiğini, davalının, temlik ...A.Ş. tarafından Tesis Devir Sözleşmesine istinaden Lisanssız Elektrik Üretim Santralinin tüm pay ve hisselerinin ... A.Ş.'ne devrinin gerçekleştiği gerekçesiyle temlik alacaklarını ödemediğini, Tesis Devir Sözleşmesinin, temlik sözleşmesinden doğan sorumluluğu sona erdirmediğini, bila bedel yapılan hisse devri ile muvazaalı olarak ödemenin temlik alan davacı bankaya yapılmasının engellendiğini, davalı nezdinde temlik eden şirketin muaccel alacağının bulunduğunu, hak edişlere ilişkin ihtilaf nedeniyle tevdi mahalli tayin edildiğini belirterek öncelikle 20.05.2021 tarihi sonrasında “Lisanssız Elektrik Üreticileri için Dağıtım Sistemi Kullanım Anlaşması” ve “Lisanssız Elektrik Üreticileri için Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması” kapsamında olan ... Santralleri ( ...) işi nedeniyle doğmuş hak edişlerin bilirkişi marifetiyle tespit edilmesine, fazlaya ilişkin ve kur farkından kaynaklı talep hakları saklı kalmak kaydı ile tevdi mahalli tayini ile açılan hesapta bekleyen 466.663,38 TL'nin ve ilgili hesaba bundan sonra ödenecek tutarların ilgili hesaptan alınarak davacı bankaya ödenmesine, ödenmeyen temlik bedellerinden şimdilik 850.000 TL'nin temerrüt tarihi olan 17.09.2021 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevabında; ... AŞ'nin ürettiği enerjinin dağıtım sistemine intikali nedeniyle ... AŞ'nin müvekkili şirket nezdinde doğan alacaklarının davacı bankaya temlik edildiğini, ancak ... AŞ'ye ait üretim tesisinin 20/05/2021 tarihli işletme devir sözleşmesine istinaden ... AŞ'ye devredildiğini, bu bağlamda ... AŞ'nin üretim tesisi üzerinde herhangi bir hak ve yükümlülüğü kalmadığını, devirden sonra takip eden faturaların ... AŞ tarafından düzenlendiğini, bir yandan ... AŞ'nin fatura alacaklarının ödenmesini istemesi, diğer yandan davacı bankanın da aynı fatura alacaklarının temlik gereği kendisine ödenmesini talep etmesi nedeniyle tevdi mahalli tayini istendiğini ve tevdi mahalline tüm ödemelerini yaptıklarını, ödemelerin tevdi mahalline yapılması nedeniyle alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında bir husumet bulunmayıp, husumetin davacı ile kendisine ödeme yapılmasını isteyen ... AŞ arasında olduğunu, bu nedenle müvekkili aleyhine açılan davanın husumetten reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; yargılama sırasında davacı ile dava dışı ... AŞ arasında yapılan mutabakat gereği, tevdi yerine ödenen paranın davacı bankaya ödendiği ve bu nedenle davanın konusuz kaldığı, bir işletmenin aktif ve pasifleri ile birlikte devralınması durumunda borçların da devralana geçtiği, buna göre işletmenin alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerinin de ... AŞ'ye geçmesi nedeniyle, davalının alacağın temliki sözleşmesi gereği fatura bedellerini davacı bankaya ödemesi gerektiği, bu nedenle davacının dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ;Karar, yasal süre içerisinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; hem ... AŞ'nin hem de temlik alacaklısı davacı bankanın faturaların kendisine ödenmesini talep etmesi nedeniyle üretim bedeli alacağının kime ödeneceği konusunda tereddüt oluştuğunu, müvekkilinin de bu nedenle tevdi yeri tayini isteyerek mahkeme kararı ile belirlenen yere ödemeleri yaptığını, müvekkilinin hiçbir zaman faturaları inkar etmediğini, müvekkili ile davacı temlik alan banka arasında çekişme olmayıp, çekişmenin alacağın kime ödenmesi gerektiği hususunda, davacı ile ... AŞ arasında olduğunu, davacı temlik alan ile ... AŞ arasında ödemelerin kime yapılacağı hususunda yapılan anlaşmanın müvekkiline bildirilmesi üzerine de müvekkilinin ödemeleri davacı bankaya yaptığını, müvekkilinin davanın açılmasına neden olan taraf olmayıp, sebebsiz yere müvekkiline dava açıldığından müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:Dava, tevdi yerine ödenen paranın ve ödenmeyen temlik bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; dava dışı ... A.Ş'nin Genel Kredi Sözleşmesi gereğince davacı bankadan kredi kullandığı, davacı ile dava dışı ... A.Ş. Arasında akdedilen 07.08.2018 tarihli "Alacağın Temliki Sözleşmesi"nin konu başlıklı II. Kısmında, temlik eden ... AŞ'nin imza tarihinden itibaren davalı şirket nezdinde doğacak hak ve alacaklarının 5.000.000 USD’lik kısmının, Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kredi borçlusunun banka nezdinde doğmuş/doğacak borçlarına karşılık davacıya temlik ettiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmayıp, dava dışı temlik eden ... AŞ, davalı nezdinde doğacak hak ve alacaklarını, davacı bankanın kredi alacağına mahsuben davacı bankaya temlik etmiştir. Diğer taraftan ... AŞ'ye ait üretim tesisi 20/05/2021 tarihli işletme devir sözleşmesine istinaden ...AŞ'ye devredilmesi üzerine, davalı, Denizli 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/55 D. İş sayılı dosyası ile tevdi yeri tayin istemiş, mahkemece de fatura bedellerinin ödenmesi için tevdi yeri belirlenmiştir.TBK'nın 111. maddesi; "Borçlunun kusuru olmaksızın, alacağın kime ait olduğunda veya alacaklının kimliğinde duraksama sebebiyle ya da alacaklıdan kaynaklanan diğer kişisel bir sebeple borç, alacaklıya veya temsilcisine ifa edilemezse borçlu, alacaklının temerrüdünde olduğu gibi, tevdi ya da sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir." hükmünü düzenlemektedir.Davalı, alacaklının şahsında tereddüt bulunması nedeniyle TBK'nın 111. maddesi uyarınca tevdi yeri belirlenmesini istemiş ve tayin edilen tevdi yerine borcunu ödeyerek borcundan kurtulmuştur. Dava, borçlu tarafından tevdi mahalline bırakılan para üzerinde hak iddia edenler arasında ortaya çıkan bir uyuşmazlıktan kaynaklanmaktadır. Yargıtay 15. HD'nin 2019/3599 Esas, 2020/121 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere bu durumda açılacak davanın, tevdi edilen para üzerinde hak iddia edenler arasında görülmesi gerekir. Tevdi mahallindeki para üzerinde hak iddiasında bulunanların usulüne uygun biçimde taraf oldukları bir davada konunun değerlendirilmesi zorunludur. Hâkim, kendisine sunulan dava malzemesinden (davalı veya davacının bildirdikleri vakıalardan, yani dava dosyasından) bir itiraz sebebinin varlığını (sıfat yokluğunu) öğrenirse, bunu kendiliğinden (resen) gözetir. (Baki Kuru, Medeni Usul Hukuku, 22 baskı, sh 235). Buna göre mahkemece tevdi yerine borcunu ifa eden davalı borçlu aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, tevdi mahalline bırakılan para üzerinde hak iddia eden davacı ile dava dışı ... AŞ arasındaki anlaşma gereği, tevdi yerindeki paranın davacıya ödenmesi nedeniyle konusuz kalan davada karar verilmediğine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/106 Esas, 2024/271 Karar ve 18/04/2024 tarihli kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 22.485,32 TL harçtan mahsubu ile bakiye 22.057,72 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,d)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine YER OLMADIĞINA,e)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,f)Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL bedelin davacıdan tahsil edilerek HAZİNEYE İRAT KAYDINA, İstinaf Giderleri Yönünden;3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,4-Davalı tarafından yapılan 200,00 TL istinaf yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvurma harcı ve 427,60 TL istinaf karar harcı olmak üzere toplam 1.797,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,6-100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince şikayetçi tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının şikayetçi tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361/1.fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52