SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/730

Karar No

2024/829

Karar Tarihi

11 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/730 Esas

KARAR NO: 2024/829

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ: 02.02.2024

NUMARASI: 2024/61 Esas

DAVA: KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))

KARAR TARİHİ: 11.07.2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Konkordato talep eden alacaklı vekili dilekçesinde; müvekkilinin, hakkında konkordato talep edilen ... Tic. AŞ'den cari hesaplardan kaynaklı olarak 11.741.176,47 TL alacaklı bulunduğunu, bu zamana kadar borcun ödenmediğini, İİK'nun 285/2 maddesine göre iflas talebinde bulunabilecek olan her alacaklının, gerekçeli bir dilekçeyle borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebileceğini, borçlu şirket tarafından sunulacak belgeler, Mahkemece atanacak komiser ve bilirkişi değerlendirmeleriyle konkordato yargılamasında imtiyazlı ve adi alacakların bedellerinin tespit edilebileceğini, alacaklılar arasında eşitlik ilkesi gereğince müvekkil şirketin de alacağının mümkünse tamamına ulaşabileceğini, aksi halde müvekkili de dahil olmak üzere borçlu şirkete karşı alacaklılar tarafından yakın zamanda cebri icra tehdidi yöneltilmesi halinde borçlunun söz konusu borçlarının tamamını ödeyebilme ve müvekkilinin, alacağının tamamını tahsil etme imkanının kalmayacağını, borçlu şirketin, işletme faaliyetlerinin bir süre için aksamadan devam etmesi halinde tüm borçlarını ödeyebileceğinin ve konkordato projesinin başarıya ulaşması ile tüm alacaklıların alacağını tahsil etmesinin sağlanacağının öngörüldüğünü belirterek borçlu ... Tic. için konkordato işlemlerinin başlatılmasına, borçlu şirketin İİK'nun 286 maddesinde belirtilen belgeleri ve kayıtları sunmaya davet edilmesine, akabinde borçlu şirket hakkında geçici mühlet kararı verilmesine, konkordatonun amacına ulaşması için gerekli tedbirlerin talep edilmesi halinde bu tedbirlere hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Hakkında konkordato talep edilen borçlu şirket vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul ettiklerini, 05/01/2014 tarihinde kurulan müvekkili şirketin etik değerlere bağlı, hasta haklarına saygılı, tedavi edici uygulamalar yanında koruyucu sağlık çalışmalarını da kapsayan kaliteli ve ekonomik hizmetlerini din, dil, ırk ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin nitelikli ve uzman kadroları ile sunduğunu, ayrıca her geçen gün kurumsallaşarak büyüme yolunda ilerleyen, ortalama 420 kişi istihdam eden ve bunu daha ileri taşımaya çalışan bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin, gerek dövizdeki dalgalanmalar gerekse ortadoğudaki kargaşa nedeni ile son zamanlarda akaryakıt sektöründe yaşanan sıkıntılardan etkilendiğini ve finansman sıkıntısının artarak devam ettiğini, şirketin, nakit akışının girdiği bu olumsuz döngüden çıkması, borçların belirlenen oran ve vadelerde alacaklılar arasında adil bir denge çerçevesinde tasfiyesinin sağlanması ve faaliyetlerine devamının mümkün hale gelmesi için yönetim tarafından makul ve gerçekleştirilebilir bir planlama yapıldığını, mevcut halde şirketin tasfiyesi halinde alacaklıların alacağına tam olarak kavuşmasının mümkün olmadığını, iflas halinde şirket varlıklarının hem parça parça hem de değerinin çok çok altında satılacağını, ancak konkordato ile müvekkili şirketin faaliyetlerini sürdüreceği gibi aynı zamanda alacaklıların alacağına da kavuşabileceğini, müvekkili şirket bir sağlık işletmesi olup cirosunun önemli bir kısmının SGK'lı hastalardan sağlandığını, müvekkilinin, SGK ile akdetmiş olduğu sözleşmelerin iptali yada sözleşme iptal edilmeksizin müvekkili şirketin faaliyetinin önlenmesine yönelik işlemlerin yapılması halinde bu durumun konkordatonun başarı ihtimalini etkileyeceğini, yine bu sözleşmeler kapsamında müvekkili şirketin elde edeceği gelir üzerinden SGK tarafından müvekkili şirketin ceza veya borçlarına ilişkin hakedişlerinden kesinti yapılmasının İİK 294 hükmüne aykırılık teşkil edeceğini ve alacaklılar arasında eşitsizlik yaratacağını, bu durumda konkordatonun amacı ile aykırı düşmeyecek olan, borçlu şirketin geçici mühletin ilan tarihi ve sonrasında gelecek olan hakediş bedellerinin SGK tarafından kendi alacaklarına takas mahsup edilmemesi ve müvekkili ile SGK arasında yapılan sözleşmelerin SGK tarafından feshinin ve müvekkilinin faaliyetinin durdurulmasına yönelik işlemlerin tedbiren durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkili şirketin faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi için İİK'nun 287, 288., 294, ve 295. maddeleri gereğince de tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek İİK 287. maddesi gereğince 3 ay süre ile geçici mühlet sonrasında kesin mühlet kararı verilerek (gerekirse sürelerin uzatılarak) konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesi 02/02/2024 tarihli ara kararı ile; Mahkemece verilen tedbirlerin devamı niteliğinde olmak üzere "... Anonim Şirketi ile SGK arasında yapılan sözleşmelerin SGK tarafından feshinin, ayrıca SGK'nın bu şirketin faaliyetinin durdurulmasına veya engellenmesine yönelik işlemlerinin tedbiren önlenmesine; Mühlet kararının ilân tarihten itibaren, SGK nezdinde tahakkuk eden hakedişlerin ve sonrasında gerçekleşecek hakedişlerin SGK tarafından, kendi alacakları sebebiyle bloke edilmesinin ve takas- mahsup edilmesinin tedbiren önlenmesine; Bu kapsamda SGK'nın, kurum sistemlerinde, borçlu ... Anonim Şirketi'ne ilişkin ekranları ve bu çerçevede medula sistemini kapatmasının tedbiren önlenmesine; ... Anonim Şirketi'nin SGK ekranlarının (Medula Sisteminin) kapatılmış olması halinde ise ara kararın icrası açısından sistemin derhal aktif hale getirilmesine," dair karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde alacaklı SGK vekili tarafından istinaf edilmiştir. Alacaklı SGK vekili istinaf dilekçesinde; hakkında konkordato talep edilen şirketin adresinin Bahçelievler/İstanbul olması sebebiyle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, SGK'nın hizmet alım sözleşmesini imzalamamasının ve/veya MEDULA sistemini kapatmasının, şirketin konkordato talep etmesinden veya konkordato sürecinde olmasından kaynaklanmadığını, taraflar arasındaki ihtilaf, ilgili mahkemelerde dava konusu olduğundan tedbir kararı verilip verilmeyeceğinin de ilgili mahkemelerce değerlendirileceğini, yasada işbu alacakları yönünden takas mahsup yasağı olmamasına karşın açıkça yeni bir tedbir kararı alarak konkordatonun gerekleri dışında tedbir kararı alındığını, Mahkemece verilen tedbirlerin, yasanın düzenlemesi kapsamında muhafaza tedbirleri olmayıp 6100 Sayılı HMK 389 vd maddelerde düzenlenen ihtiyati tedbir niteliğinde olduğunu, bu doğrultuda, ihtiyati tedbir talebinde bulunan borçlu şirketin öncelikle, 6100 Sayılı HMK'nun 390. maddede belirtilen şekilde ve içerikte tedbir talebinde bulunması mahkemenin de koşulları var ise tedbir kararı vermesi gerektiğini, kanunda belirtilen koşulların gerçekleşmediğini, bu tedbir kararlarına karşı itiraz ve itirazın reddedilmesi durumunda istinaf haklarının bulunduğunu, müvekkili kurumun, sözleşme yapacağı hastaneleri belirleme serbestisi olup tüm başvuran hastaneleri kabulü gibi bir zorunluluğun bulunmadığını, dolayısıyla tedbiren sözleşme feshinin durdurulması yada hastane ile sözleşme imzalanması yönünde tedbir kararı verilmesinin somut olayda uygulanabilir nitelikte olmadığını, müvekkili kurumun, alacaklarını alamadığı gibi bu kez de kurumla sözleşmenin devamı sağlanmaya çalışıldığını, hakkında konkordato talep edilen şirketin işbu eylemlerinin tüm süreç incelendiğinde iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini belirterek öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, Mahkemece verilen 02/02/2024 tarihli ara kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

İlk derece mahkemesi 15/03/2024 tarihli ara kararı ile; konkordato talep eden lehine verilen geçici mühlet, geçici mühletin uzatılması ve bu kapsamda verilen tedbir kararlarına ilişkin kanun yollarına başvurulamayacağı, ancak konkordato talep edilen aleyhine verilmiş olan tedbir kararlarına karşı ise istinaf kanun yoluna başvurulabileceği, hal böyle olunca istinafa konu olan talep, borçlu lehine konkordato mühletinin verilmesinden sonra yine konkordato talep eden lehine verilmiş ve mühlet kapsamında oluşturulmuş bir tedbir niteliği taşıdığından bu yöne ilişkin karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle alacaklı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin istinaf talebinin reddine dair karar verilmiştir.Alacaklı SGK vekili işbu istinafın reddi kararını süresinde istinaf etmiştir.Alacaklı SGK vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece verilen tedbirlerin, yasanın düzenlemesi kapsamında muhafaza tedbirleri olmayıp 6100 Sayılı HMK 389 vd maddelerde düzenlenen ihtiyati tedbir niteliğinde olduğunu, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, bu tedbir kararlarına karşı itiraz ve itirazın reddedilmesi durumunda istinaf haklarının bulunduğunu belirterek Mahkemenin 15/03/2024 tarihli kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Talep, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. Mahkemece, hakkında konkordato talep edilen şirket ile SGK arasında yapılan sözleşmelerin SGK tarafından feshinin, ayrıca SGK'nın, bu şirketin faaliyetinin durdurulmasına veya engellenmesine yönelik işlemlerinin tedbiren önlenmesine, mühlet kararının ilân tarihinden itibaren, SGK nezdinde tahakkuk eden hakedişlerin ve sonrasında gerçekleşecek hakedişlerin SGK tarafından, kendi alacakları sebebiyle bloke edilmesinin ve takas-mahsup edilmesinin tedbiren önlenmesine, bu kapsamda SGK'nın, kurum sistemlerinde, hakkında konkordato talep edilen şirkete ilişkin ekranları ve bu çerçevede medula sistemini kapatmasının tedbiren önlenmesine, Medula Sisteminin kapatılmış olması halinde ise ara kararın icrası açısından sistemin derhal aktif hale getirilmesine dair karar verilmiş olup işbu ara karar alacaklı SGK vekili tarafından istinaf edilmesinin akabinde Mahkemece, tedbir kararının mühlet kapsamında oluşturulmuş ve konkordato talep eden lehine verilmiş olması sebebiyle istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından bahisle istinaf talebinin reddine karar verilmiş olup bu seferde alacaklı SGK vekilinin istinafın reddi kararını istinaf ettiği anlaşılmıştır.2004 sayılı İİK'nun 308/c maddesinde, konkordatonun, tasdik kararıyla bağlayıcı hale geleceği, bağlayıcı hale gelen konkordatonun, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburi olduğu belirtilmiştir. Maddenin 3. fıkrasında ise, 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları hakkında bu maddenin ikinci fıkrası hükmünün uygulanmayacağı düzenlenmiş olup buna göre belirtilen alacaklar konkordato hükmünün dışında kaldığından SGK alacaklarının konkordatodan etkilenmediği sonucuna varılmaktadır. Öte yandan "Geçici Mühlet" başlığını taşıyan İİK'nun 287/1. fıkrasında, konkordato talebi üzerine Mahkemenin, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhal geçici mühlet kararı vereceği ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki haller de dahil olmak üzere borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı düzenlenmiştir. Buna göre borçlunun malvarlığının muhafazası için Mahkeme, gerekli gördüğü bütün tedbirleri alabilecek olup bu anlamda hükmedilebilecek tedbirler de sınırlı değildir. Söz konusu tedbirler, yasanın düzenlemesi kapsamında muhafaza tedbirleri olup 6100 sayılı HMK'nun 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir niteliğinde değildir. Uygulamada, yasanın belirlediği muhafaza tedbirleri ile taraf talebine ve mahkemenin durum ve şartlara göre takdir edeceği ihtiyati tedbir kararlarının karıştırıldığı durumlarla karşılaşılmaktadır. İİK'nun 287/son maddesi uyarınca, yasanın belirlediği muhafaza tedbirlerine ilişkin alınan kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı açık olmakla birlikte muhafaza tedbiri niteliği taşımayan bir başka anlatımla geçici mühlet kararının olağan sonuçları kapsamında değerlendirilemeyecek tedbirler bakımından aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Yapılan bu genel açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, talep üzerine Mahkemece hüküm altına alınan tedbirlerin, yasada düzenlenen muhafaza tedbirleri arasında yer almadığı, Zira SGK alacaklarının konkordatodan etkilenmediği de göz önüne alındığında istinafa konu tedbirlerin ancak geçici hukuki korumalardan biri olarak HMK'nun 389. vd maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir niteliğinde olduğunun kabul edilmesi yerinde olacaktır. Buna göre konkordato talebi niteliği itibariyle çekişmesiz yargı işi olup mahiyeti itibariyle ihtiyati tedbir kararı niteliğinde olan istinafa konu Mahkemenin kararına karşı konkordatonun tasdikinden etkilenmeyen SGK'nın itirazında hukuki yararın olduğu muhakkaktır.6100 sayılı HMK'nun 394/1 maddesinin ilk cümlesi uyarınca, karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aynı kanunun 341/1 fıkrasında ise, ilk derece mahkemesince verilen ve istinaf kanun yoluna başvurulabilecek olan kararlar düzenlenmiş olup buna göre, nihai kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Somut olayda, Mahkemenin 02/02/2024 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmiş olup geçici hukuki koruma niteliğindeki işbu ihtiyati tedbir kararına karşı öncelikle mahkemede itiraz edilmesi gerekirken istinaf yoluna başvurulduğundan 6100 sayılı HMK'nun 341/1 maddesi gereğince alacaklı SGK vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/61 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 15/03/2024 tarihli ara kararına karşı alacaklı SGK vekilinin istinaf başvurusunun usulden REDDİNE,2-Alacaklı SGK harçtan muaf olduğundan harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Alacaklı SGK tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

(İİKtartışılmasıistinafKaynaklanandereceKONKORDATOistanbulmedulaKonkordatodan(Adiİlanedenlerikonkordatodüşünüldü308/h))mahkemekararıgereğidelillerin285dosyanumarasıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim