SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/702

Karar No

2024/808

Karar Tarihi

4 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/702 Esas

KARAR NO: 2024/808

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 16/02/2021

NUMARASI: 2020/514 Esas, 2021/130 Karar

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)

KARAR TARİHİ: 04/07/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ... Poliçesi ile sigortalının kiracı olarak bulunduğu işyerinin, sokakta yer alan ...’ye ait kanalizasyon hattında meydana gelen tıkanma nedeniyle rögarlardan geri tepen pis suların sirayeti sonucunda hasara uğradığını, olay nedeniyle 27.03.2015 tarihinde 52.077,30 TL sigorta tazminatı ödendiğini, müvekkili şirketin TTK 1472. maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olduğundan rücu hakkının doğduğunu iddia ederek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 52.077,30 TL sigorta rücu tazminatının ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı idarenin ifa ettiği görevin kamu hizmeti olduğunu, idari yargının görevli olduğunu, söz konusu tarihte idare tarafından çalışma yapılmadığını, hasarın idarenin sorumluluğundaki herhangi bir borunun patlamasından değil bina izolasyonunun yetersizliğinden kaynaklandığından davanın reddi gerektiğini, davaya konu dairenin, İmar planı olup olmadığının, binanın yapı ruhsatı olup olmadığının belediyeye yazılacak müzekkere ile sorulmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, asli kusur davalıya ait olmakla birlikte sigortalı işyerininde %40 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kusur oranına göre kısmen kabulüne, 31.246,38 TL‘nin 27.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Karar, yasal süre içerisinde davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.DAİREMİZİN 2017/2952 E-2020/1166 K. SAYILI 25/06/2020 TARİHLİ KARARI İLE; somut davada, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olması nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesinin doğru olmadığı gerekçesi ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, asli kusur % 60 davalıya ait olmakla birlikte sigortalı işyerininde %40 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kusur oranına göre kısmen kabulüne, 31.246,38 TL‘nin 27.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak, rapora itirazları değerlendirilmeden kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, raporun davalının yasalarla üstlenmiş olduğu görevlerle uyuşmadığını, altyapı hizmetini sunmakla yükümlü olan kurumların hizmetten yararlanacak binanın bilim ve fenne uygun yapıldığını kontrolle mükellef olduğunu, davaya konu zararın ... sorumluluğundaki hizmetin eksik yerine getirilmesinden ve denetim ile gözetim görevinin layıkı ile yapılmamasından dolayı meydana geldiği sabit iken sigortalı işyerinin deposunda pompaj sisteminin olmaması ve su yalıtımının yetersiz olmasından dolayı kısmen kabulünün hatalı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak, hasarın gerçekleştiği sigortalı yerin mevzuatın şart koştuğu zorunlulukları yerine getirmemesine rağmen asıl kusurlu olarak müvekkili idarenin kabul edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava konusu somut olaya mevzuatın gerektirdiği pompaj şartının yerine getirilmediğini, zemin ve duvar su yalıtımınını uygun bir şekilde yapılmadığını ve depodaki emtia ahşap ızgaraların üzerine yerleştirilmediğini, zararın ortaya çıkmasında veya boyutlarda meydana gelmesinde temel sebeplerin bunlar olmasına rağmen müvekkili idareye % 60 kusur verildiğini, sigortalı yerdeki sorumlulukların yerine getirilmemesinin külfetinin müvekkili idareye yüklendiğini, hasara uğradığı iddia edilen malzemelerin değerinin piyasa araştırmasından elde edilecek verilere göre hesaplanması gerekirken, böyle yapılmadığını, davacı tarafın dosyaya sunduğu ekspertiz raporundaki beyanların esas alındığını, hükmedilen faizin başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesine de itiraz ettiklerini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE;HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, sigorta hasar bedelinin rucüen tahsili istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ... arasında 31/10/2014-31/10/2015 tarihleri arasında geçerli riziko adresi " ... Mah. ... Sok ... Beldesi ... İstanbul" olan ... Poliçesi akdedildiği, 21/02/2015 tarihinde rögarın tıkanması sonucu geri tepen suların sigortalı işyerini basması ile hasarın meydana geldiği, hasar nedeniyle dava dışı sigortalıya 27/03/2015 tarihinde 52.077,30 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.Uyuşmazlık, hasarın meydana gelmesinde kusur dağılımına yönelik tespitlerin yerinde olup olmadığı, olay sebebiyle davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, hasar miktarının fahiş olup olmadığı ve faizin başlangıç tarihinin doğru tespit edilip edilmediği noktasında toplanmıştır.21.03.2015 tarihli Ekspertiz raporunda, sigortalının beyanına göre 10-20-21/02/2015 tarihinde mağazada, sokakta yer alan kanalizasyon hattında tıkanma olduğu, ikinci gün sorunun çözüldüğü, giderler tıkanınca geri gelen su nedeni ile su baskını olduğu, depoda yer alan ürünlerin büyük bir kısmının zarar gördüğünü, hasarın yakın nedeninin dahili su olarak belirlendiğini, gerçekleşen riziko için poliçede teminat olduğu, tespit edilen hasar sebebi ile beyan edilen sebebin uyumlu bulunduğu, hasar tazminatının 52.077,30 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir.Bilirkişi heyeti 11.08.2016 tarihli raporunda özetle, iş bu davaya konu olay dolayısıyla gerçekleşen zararın 52.077,30-TL olduğu, olayın ve zararın davalı idarenin sorumluluğunda bulunan su borusunun patlamasından kaynaklandığı, asıl sebebin bu olduğu, buna karşılık zararın artmasında da davacıya sigortalı işyerinde gerekli pompaj ve izolasyon sisteminin uygun bir biçimde yapılmamış olması sebebiyle, zararın oluşumunda davalı kurumun % 60, davacıya sigortalı işyerinin ise % 40 oranında kusurlu olduğu, kusur durumları dikkate alındığında davacı şirketin 31.246,00-TL'nin 27.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan talep etmeye hakkı bulunduğu bildirilmiştir.6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 1. maddesinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün kurulduğu belirtilmiş olup aynı yasanın 2. maddesinin “b” bendinde, kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak ve yaptırmak gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak kurulu olanları devralıp işletmek bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek; “d” bendinde ise, Su ve Kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmeti alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak ...'nin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Aynı sayılı Kanununun 17. maddesinde, kanalizasyon şebekesi bulunan cadde ve sokaklardaki her taşınmazın kanalizasyona bağlanmasının zorunlu olduğu, bu bağlantıların, bedeli taşınmazın sahibinden alınmak suretiyle ... tarafından yapılacağı veya projesine uygun olarak yaptırılacağı hüküm altına alınmıştır. Kanunun 18. maddesinde ise yapı için belediyeden ruhsat isteyen gerçek ve tüzel kişilerin, daha önce ...'den su ve kanalizasyon durumu hakkında belge almak zorunda oldukları, ...'nin o yerdeki su ve kanalizasyon şebekesine göre su ve kanalizasyon durum belgesi vereceği, yapıların durum belgesi alınmadan veya tesisatın durum belgesine aykırı olarak yapılması hallerinde imar mevzuatının ruhsatsız yapılar hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Belirtilen yasal düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere davalı idarenin kanalizasyon hattının yapım, bakım, onarım görevlerinin yanı sıra denetim yükümlülüğü de bulunmaktadır. TBK hükümlerine göre davalının kanalizasyon sisteminden doğan zararlardan yapı sahibi olarak da sorumluluğu vardır. Nitekim davalı, kanalizasyon sisteminin sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlamakla yükümlüdür.6098 sayılı TBK'nun 69. maddesinde yapı malikinin sorumluluğu düzenlenmiştir. Maddede, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin malikinin bunların yapımındaki bozukluk veya bakımındaki eksiklikten doğan zararı gidermekle yükümlü olduğu ifade edilmiştir. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre TBK'nun anılan maddesindeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan ağırlaştırılmış bir kusursuz sorumluluk halidir. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Davalıya ait su hattı, imal olunan şey kavramına dahil olup davalı bu hattın kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan sorumludur. Sigortalı binada izolasyonun ve temel çevresi drenaj sisteminin olmaması davalının kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, zira bu durumda davalının sorumluluğunu gerektiren illiyet bağı kesilmemiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2009/6003 Esas 2010/11909 Karar sayılı ilamı).Bu açıklamalardan kapsamında somut olay incelendiğinde, davacı taraf, davalının sorumluluğunda olan kanalizasyon hattının tıkanması sebebiyle geri tepen suların sigortalı işyerine sirayeti sonucu meydana gelen hasar sebebiyle sigortalısına ödediği hasarın tahsilini talep etmiş, davalı taraf ise, müvekkili idarenin olayda kastı, kusuru, ihmali olmadığı gibi zararla müvekkili idare arasında illiyet bağının da bulunmadığını savunmuştur. Dava dışı sigortalının Yasa ve Yönetmelik hükümleri ile alması gereken önlemleri almamış olması davalı ...'nin denetim yükümlülüğü nedeniyle olan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Ayrıca davalı ...'nin kanalizasyon sisteminden doğan zararlardan yapı sahibi olarak da sorumluluğu vardır. Nitekim ... kanalizasyon sisteminin sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlamakla yükümlüdür. Ancak bahsedilen önleyici önlemlerin alınmamış olması halinde sigortalının davranışları zararın artmasına etken olup 6098 sayılı TBK 51. ve 52. maddeleri gereği sigortalının müterafik kusurunun dikkate alınarak tazminattan belirlenecek oranda indirim yapılması mümkün olabilir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Abone İşleri Avrupa 2. Bölgesi Dairesi Başkanlığınca gönderilen 12.10.2015 tarihli yazıda, Müdürlükleri Alo 185 arıza kayıt sisteminde yapılan tetkikte, bahse konu adresten 21.02.2015 tarihinde saat 09:49'de ... nolu işemri ile kanal arıza şikayeti bildirildiği ve arızaya yasal süresi içinde müdahale edilerek aynı tarihte saat 10:35'te tıkalı olan binanın rögarının açıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi raporunda, zararın davalı idarenin sorumluluğunda bulunan su borusunun patlamasından kaynaklandığı belirtilmiş, buna karşılık zararın artmasına davacıya sigortalı işyerinde gerekli pompaj ve izolasyon sisteminin uygun bir biçimde yapılmamasının neden olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle bilirkişi raporunda, zararın oluşumunda davalı kurumun % 60, davacıya sigortalı işyerinin ise % 40 oranında kusur atfedilmesinin mevcut delil durumu ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. Eksper raporu dışında bilirkişi heyeti raporu ile de tespit edildiği üzere, hasar miktarı bakımından yapılan tespitlerin eksper raporu ile aynı yönde olduğu, meydana gelen zarara göre hasar miktarının, hasar tarihindeki piyasa rayiçleri ile uyumlu olduğunun belirtildiği dikkate alındığında olay sebebiyle oluşan hasar miktarına yönelik tespitin de yerinde olduğu anlaşılmıştır.Diğer taraftan, Mahkemece, rücuen tazminata ilişkin davalarda sigorta şirketinin, dava dışı sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinden ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesi kararının esas ve usul yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353.1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi2020/514 Esas, 2021/130 Karar sayılı ve 16/02/2021 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 533,65 TL harçtan mahsubu ile bakiye 106,05 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,4-Taraf vekillerince yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 04.07.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıncevaphazineyeTazminatkonusutarihli(RücuensayılıtartışılmasıistinafdereceistanbulnedenleridüşünüldümahkemekararıgereğidelillerindosyanumarasımahkemesiTazminat)hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim