Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2024/685
2024/782
4 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/685 Esas
KARAR NO: 2024/782
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/03/2024
NUMARASI: 2022/516 Esas, 2024/236 Karar
DAVA: İFLAS (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))
KARAR TARİHİ: 04/07/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkilleri ile yüklenici ... Tic. Ltd. Şti. arasında Beyoğlu ... Noterliği'nin 19/04/2011 tarih ve ... yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" düzenlendiğini, yüklenici olarak sözleşmeyi akdeden ... Tic. Ltd. Şti.'nin 12/02/2020 tarihli ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan ilanla tam bölünme nedeni ile infisah ettiğini, şirketin varlıkları ile borçlarının davalı şirketlere devredildiğini, müvekkilinin Beyoğlu ... Noterliği'nin 09/03/2021 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bölünme planı uyarınca sözleşmeden doğan borçların hangi şirkete devredildiği hakkında bilgi verilmesinin talep edildiğini, ancak davalı şirketlerin cevap vermediğini, sözleşmesinin 9. maddesinde kat mülkiyeti kuruluncaya kadar emlak vergilerinin yüklenici tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, yükleniciye sözleşmede üstlendiği edimi yerine getirmesi için Beyoğlu .... Noterliği aracılığı ile 09/03/2021 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, ödemenin yapılması veya emlak vergisi borcunu karşılayacak tutardaki teminatın TBK md. 195/III uyarınca taraflarına tevdi edilmesi ihtarında bulunulduğunu, söz konusu ihtara cevap verilmediğini ve gereğinin yerine getirilmediğini, arabuluculuk yolundan da sonuç alamadıklarını, bunun üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında emlak vergi borcu bakımından TBK md. 195/III uyarınca teminat gösterilmesi için iflas yolu ile icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketlerin takibe itiraz ettiklerini, itirazların haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek davalıların takibe itirazın kaldırılarak iflaslarına kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalılar vekili cevabında; sözleşmenin tarafı olmayan davalı .... AŞ'ye husumet yöneltilemeyeceğini, sözleşmenin 42. maddesi uyarınca uyuşmazlıkların tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiğinden, tahkim yoluna başvurulmadan açılan davanın usulden reddi gerektiğini, sözleşmenin edimin ifası ile sona erdiğini, davacıların sözleşme hükümlerine göre bitirilen eseri kabul etmediklerinden temerrüde düştüğünü savunarak davanın öncelikle tahkim şartı nedeni ile usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi 03/02/2022 tarihli kararı ile; takibin dayanağı sözleşmede ihtilaf halinde öncelikle tahkime gidileceğinin kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.
İSTİNAF KARARI Dairemizin 23/06/2022 tarih ve 2022/824 Esas, 2022/811 Karar sayılı kararı ile; Yargıtay HGK'nın 2019/(15)6-574 Esas, 2021/1701 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere işin esasının incelenmesi gerekirken, tahkim şartının varlığı nedeniyle iflas davasının usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalıların süresinde depo emri gereğini yerine getirerek 20/03/2024 tarihli ve 2.400.692,17 TL tutarında teminat mektubu sundukları gerekçesiyle konusuz kalan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığını, harç ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir.Davacılar vekili istinaf nedenleri olarak; davalıların taraflar arasındaki sözleşme gereği vergi borcunu ödemeyi üstlenmelerine rağmen emlak vergi borcunu ödemediklerini, teminat gösterilmesinin davanın konusunun kalmadığını ifade etmediğini, emlak vergisi borcu ödenmediğinden davalıların iflasına karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davalıların iflaslarının açılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalılar vekili istinaf nedenleri olarak; sözleşmede vergilerin ödenmesinin güvence altına alınması için yüklenicinin teminat göstermek zorunda olduğuna dair açık bir taahhüdü bulunmadığını, teminat gösterilmesi için açık bir taahhüt bulunmasının takip yapılması için ön şart olduğunu, teminat alacağı olup olmadığının tahkimde tespit edilmesi, tahkim kararı sonrası iflas davası açılması gerektiğini, davanın ispat edilemediğini, sundukları uzman görüşlerinin aksine delil sunulmadığını, mahkemenin ara kararla depo emri kararı vermesinin savunma hakkının ihlali olduğunu, sözleşme gereği bir kısım vergi borçlarının iskan raporu alınmasına kadar, bir kısmının ise kat mülkiyeti kurulana kadar yüklenici tarafından üstlenildiğini, iskan alınmasına rağmen tüm vergi alacakları için teminat gösterilmesinin istendiğini, kendi edimini ifa etmeyen davacının karşı tarafın edimini talep edemeyeceğini, teminat gösterme mecburiyeti varsayılsa dahi, bu tutarın davacıların talep ettiği kadar olup olmadığı hususunda inceleme yapılmadığını, teminat alacağı için faiz istenemeyeceğini, depo emrinde teminat gösterilmesi talebini aşar şekilde borcun alacaklıya ödenebileceğine karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava; takibe itirazın kaldırılması ve iflas talebine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacıların 2.068.951,46 TL tutarında teminat gösterilmesi için davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında iflas yolu ile adi takip başlattığı, iflas ödeme emrinin 21/08/2021 tarihinde davalılara tebliğ edildiği, davalıların yasal süresinde borca itirazı üzerine ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde, davalıların takibe itirazının kaldırılması ve davalıların iflasına karar verilmesi için işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece, depo emri gereğinin yerine getirildiği gerekçesiyle konusuz kalan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Karar yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir. İİK'nın 42. maddesi uyarınca; bir paranın ödenmesine veya bir teminatın verilmesine dair olan cebri icralar takip talebiyle başlar ve haciz yolu ile veya rehnin paraya çevrilmesi yahut iflas suretiyle cereyan eder. Teminat borçlusu iflasa tabi ise alacaklı borçluyu iflas yolu ile de takip edebilir. Borçlu istenilen teminatı göstermezse, alacaklının talebi üzerine, ticaret mahkemesi borçlusunun iflasına karar verir.Somut olayda arsa sahibi ve emlak vergisi borçlusu olan davacılar, yüklenici ile aralarındaki sözleşmenin 9. maddesinde yüklenicinin emlak vergilerini ödemeyi üstlendiğini, anılan hükmün TBK'nın 195. maddesi kapsamında borcun iç üstlenme sözleşmesi niteliğinde olduğunu, TBK'nın 195/3 fıkrası gereği borçlu borcundan kurtulmamışsa diğer taraftan güvence verilmesini isteyebileceğini, bu nedenle teminat gösterilmesi için davalılar aleyhine iflas yolu ile takip başlattıklarını beyan etmişlerdir. Belediyeden gelen cevabi yazıya göre davacıların emlak vergi borçları bulunmakta olup, davacılar ile yüklenici arasındaki sözleşmenin 9. maddesi gereği vergi borçlarından yüklenici sorumludur. Bu nedenle davacıların TBK'nın 195. maddesi uyarınca yüklenici tarafından üstlenilmiş vergi borçlarının ödenmesi hususunda teminat verilmesi için iflas takibi başlatmalarında hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak mahkemece verilen süre içinde depo emri gereği yerine getirilerek teminat mektubu sunulmuştur. Davacıların iflas yoluyla takibi teminat verilmesine ilişkin olup, davalıların vergi borçlarını ödemesi için yapılmış bir takip bulunmamaktadır. Bu nedenle davacılar vekilinin, davalıların vergi borcunu ödemedikleri gerekçesiyle iflasına kararı verilmesi gerektiğine dair istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Ancak süresinde depo emri gereği yerine getirildiğinden iflas davasının reddine karar verilmesi gerekmekle birlikte, kararı istinaf eden davalının sıfatına göre bu duruma değinilmekle yetinilmiş ve tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenler ile özellikle hükmü istinaf eden davalının sıfatına göre, ilk derece mahkemesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/516 Esas, 2024/236 Karar ve 28/03/2024 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince ayrı ayrı alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacılar tarafından ayrı ayrı yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davalı ... Tic.A.Ş tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nun 164. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere üye hakim Mustafa Güran'ın karşı oyu ile oyçokluğuyla karar verildi.04/07/2024
MUHALEFET ŞERHİ: İİK'nın 154. maddesi gereğince iflas yolu ile başlatılan takibe karşı borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi halinde, takibin duracağı, alacaklının bu İtirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini isteyebileceği İİK'nın 156/3. fıkrasında düzenlenmiştir. İflas davası basit yargılama usulüne göre incelenir. Borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi halinde, mahkemece ilk önce davacı alacaklının itirazın kaldırılması hakkındaki talebini inceler. Bu İtirazın kaldırılması talebinin incelenmesi, genel haciz yolundaki İtirazın kaldırılması talebinin incelenmesinden ( m.68-70) tamamen farklıdır. Genel haciz yolunda tetkik merciinin incelemesi yalnız belgelere göre ve ilamsız icra kuralları çerçevesinde yapıldığı halde, buradaki ticaret mahkemesinin incelemesi genel hükümlere ( yani HMK ‘daki hükümlere) göre olur. Bu nedenle borçlu, ticaret mahkemesindeki savunması sırasında ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Davalı borçlu, iflas davasına karşı vereceği cevap layihalarında bütün savunma vasıtalarını ileri sürebilir.Ticaret mahkemesi normal bir alacak davasında olduğu gibi, tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borçlunun gerçekten borçlu olup olmadığını araştırır. İflas davasında alacaklı, alacağını ispat bakımından m.68. ‘de olduğu gibi tahdidi olarak sayılmış olan belgelerle bağlı değildir. Alacaklı normal bir alacak davasında olduğu gibi, alacağının varlığını HMK’ya göre mümkün olan her türlü delil ile ispat edebilir. Burada alacaklının alacaklı olup olmadığı maddi hukuk kurallarına göre esastan incelendiğinden ticaret mahkemesi borçlunun itirazının ya kesin olarak kaldırılmasına veya kesin kaldırma talebinin ( bununla İflas davasının ) reddine karar verir. Burada, borçlunun itirazı esastan karara bağlanmakta ve alacağın esası hakkında hüküm verilmektedir. Bu hüküm normal bir alacak davasında olduğu gibi kesin hüküm oluşturur. Mahkeme, genel hükümlere göre yapacağı inceleme sonucunda, davacının alacağının mevcut olduğunu tespit eder ve borçlunun itiraz ve defilerini yerinde bulmazsa, yani borçlunun borçlu olduğu kanısına varırsa borçlunun İtirazının kesin olarak kaldırılmasına karar verir. Buradaki İtirazın kaldırılması kararı bir ara karardır. ( Prof.Dr.Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, Cilt 3.sayfa ,2672 vd , 1993 baskı ). Bu nedenle yalnız başına istinaf edilemez. Somut davada mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesine rağmen bilirkişi ücreti yatırılmamış, sonrasında belediyeden davacıların emlak vergi borçları sorularak depo emri kararı verilmiştir.İtirazın kaldırılması ve iflas davasında alacaklı normal bir alacak davasında olduğu gibi, alacağının varlığını HMK’ya göre mümkün olan her türlü delil ile ispat etmelidir. Eldeki davada taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davacılara teminat verilmesi gerekip gerekmediği, gerekiyorsa miktarı hususunda yeterli delil bulunmamaktadır. Ayrıca TBK'nın 195/2 fıkrasında borçlu iç üstlenme sözleşmesinden doğan borçlarını ifa etmedikçe iç üstlenme sözleşmesi yapan taraftan yükümlülüğünü yerine getirmesini isteyemeyeceği düzenlenmiştir. Somut olayda emlak vergisi borçluları olan davacıların, kat karşılığı arsa payı sözleşmesine dair yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği de belli değildir. Bu durumda mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, sadece belediye yazısı esas alınarak, davacıların emlak vergi borcu bulunduğu ve bu borç için yüklenicinin teminat göstermesi gerektiği kabul edilerek depo emri çıkartılmasının doğru olmadığı görüşünde olduğumdan karara muhalif kaldığımı bildiririm.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09