Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2024/539
2024/778
4 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/539 Esas
KARAR NO: 2024/778
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 28/02/2024
NUMARASI: 2023/814 Esas, 2024/142 Karar
DAVA: İFLAS (Doğrudan İflas (İİK 177))
KARAR TARİHİ: 04/07/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Yalova 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/1114 Esas, 2022/1293 Karar sayılı kararı ile hükmedilen alacağın ve yargılama giderinin tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ilamın icrası için takip başlattıklarını, herhangi bir sonuç alınamayacağınca İİK'nın 43/2 fıkrası gereği takibi iflas yoluna çevirdiklerini ileri sürerek davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava sırasında davalının ödeme yaptığı ve davanın konusuz kaldığı, dava açılmasına davalının neden olduğu gerekçesiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; İİK'nın 43/2 fıkrası gereği alacaklının bir defaya mahsus olmak üzere takip yolunu değiştirebileceğini, ancak davaya konu olayda, ilamların yerine getirilmesine dair ödeme emrinin usulsüz tebliğinden sonra davacının ikinci kez takip yolunu değiştirdiğini, takip yolunun değiştirilmesinden sonra müvekkiline yeni bir ödeme emri tebliğ edilmediğini, iflas yoluyla takipte gönderilen ödeme emrinin usulsüz olduğunu, iflas davasının bir yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, takipte ve davada müvekkili şirketin yerleşim yeri olan İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının yeterli icrai işlem yapmadan iflas davası açmasının mevzuata aykırı olduğunu, borç ödenmesine rağmen müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, İİK'nın 177/1-4 maddesi uyarınca doğrudan iflas istemine ilişkindir. Davacı, davalı aleyhine ilamların icrası yoluyla takip başlatmasına rağmen borcun ödenmediğini belirterek davalının iflasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, takip konusu borcun ödendiği gerekçesiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir. 1-İcra takibinin ve iflas davasının borçlu şirketin ticaret sicil kaydında belirtilen yerleşim yeri adresinde açıldığı ve ilamlı takipte borcun ödenmemesi nedeniyle açılacak iflas davası için bir süre öngörülmediği gözetildiğinde, davalının takipte ve davada icra dairesinin ve mahkemenin yetkisiz olduğu ve davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açılmadığına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.2-Ayrıca davalı ilamların yerine getirilmesine dair ödeme emrinin tebliğinin usulsüz olduğu ileri sürülmüşse de, hangi nedenle yapılan tebligatın usulsüz olduğu açıklanmadığından, davalının tebligatın usulsüzlüğüne dair istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. 3-Alacaklı, borçlu aleyhine aldığı ilamı, ilamlı takibe koymuş ve usulüne uygun olarak icra emrini borçluya tebliğ etmiş olmasına rağmen; borçlu, borcunu ödememişse alacaklı borçlunun mallarını haczettirebileceği gibi, borçlu iflasa tabi kişilerden ise ticaret mahkemesinden borçlunun iflasını da isteyebilir. Bu durumda, alacaklının ayrıca İİK'nın 43/2 maddesinde belirtildiği gibi, takibin iflas yoluna çevrilmesine gerek olmadan, doğrudan doğruya ticaret mahkemesine başvurarak iflas istemesi mümkündür. (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2. Baskı, sh 726) Davacının talebi, ilama dayanan alacağın icra emri tebliğine rağmen ödenmemesi nedeniyle davalının iflasına karar verilmesine ilişkin olduğundan, davalının adi iflas yoluyla takibe dair itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. Diğer taraftan davacı ilamın icrası için davalı aleyhine takip başlatmasına rağmen borç ödenmediğinden, davalının iflasını istemekte haklıdır. Ancak yargılama sırasında davalı icra takibine konu alacağı ödemiştir. Bu durumda mahkemenin ödeme sebebiyle konusuz kalan iflas davasının reddine karar vermesi yerinde olduğu gibi, davalı dava açılmasına neden olduğundan mahkemece davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde de isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/814 Esas, 2024/142 Karar ve 28/02/2024 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nun 164. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'da Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09