İstanbul BAM 17. HD 2024/709 E. 2024/742 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2024/709
2024/742
13 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/709 Esas
KARAR NO: 2024/742
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 04/12/2019
NUMARASI: 2018/976 Esas, 2019/1302 Karar
DAVA: SIRA CETVELİNE İTİRAZ (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)
KARAR TARİHİ: 16/05/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili bankanın müflis şirkete genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmeleri uyarınca kredi kullandırdığını, ayrıca müflis şirketin dava dışı şirkete kefaleti nedeniyle de müflis şirketten alacağı olduğunu, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/222 Esas sayılı dosyasında müflis şirketin 18/04/2018 tarihinde iflasına karar verildiğini, iflas tarihi itibarıyla 177.804.527,55 TL ve 89.800,88 Euro karşılığı 456.475,83 TL olmak üzere toplam 178.261.003,38 TL nakdi, 41.550,00 USD karşılığı 170.770,50 TL ve 1.882.800,00 Euro karşılığı 9.570.648,96 TL olmak üzere toplam 9.741.419,46 TL gayri nakdi alacakları bulunduğunu, buna göre iflas tarihi itibarıyla müflis şirketin borçlusu ve kefili olarak imzaladığı kredi sözleşmelerinden kaynaklı olarak 188.002.422,84 TL (9.741.419,46 TL'si şarta bağlı olarak) alacakları olduğunu, iflas idaresinin alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle alacaklarının masaya kaydı talebini reddettiğini, reddedilen alacaklarının adi alacak olarak masaya kaydı gerektiğini ileri sürerek davanın kabulü ile 188.002.422,84 TL (9.741.419,46 TL'si şarta bağlı olarak) alacağın masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevabında; alacağın zamanaşımına uğradığını, müflis şirkete hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilip edilmediğinin ve müflisin ihtarnameye itiraz edip etmediğinin belli olmadığını, müflis şirket temerrüde düşürülmeden temerrüt faizi talep edilemeyeceğini, sözleşme ile kararlaştırılan faiz oranının kanuni faiz oranından fazla olması halinde, TBK'nın 120. maddesinin uygulanması gerektiğini, borcun varlığı ve miktarı tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağından, iflas müdürlüğünün alacak kayıt talebini reddetmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece; bilirkişi raporunda, davacı şirket ile müflis arasında aktedilen kredi sözleşmeleri nedeniyle toplamda 181.191.559,97 TL nakdi alacak ile 9.741.419,46 TL gayrinakdi alacak bulunduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, genel kredi sözleşmesinin 13.5 maddesine göre banka kayıtlarına itibar edileceğine dair delil sözleşmesi dikkate alındığında davalı müflis şirketin, defterlerinin incelenmediğine ilişkin rapora itirazının yerinde olmadığı, teminat mektubu kesin ve süresiz olduğundan, yerleşik içtihatlara göre bankanın on yıl boyunca riskinin devam edeceği, bu nedenle davalının teminat mektubu yönünden riskin devam edip etmediğinin öğrenilmesi gerektiğine dair rapora itirazının yerinde olmadığı, yine davalının faiz oranına ve iflas erteleme sürecinde kredi sözleşmesi yapılmasına dair itirazının de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı bankanın 178.261.003,38 TL nakdi alacağı ile 9.741.419,46 TL gayrinakdi olmak üzere toplamda 188.002.422,84 TL alacağının iflas masasına kayıt ve kabulüne, davacı bankanın nakdi alacağının temlik alan ... AŞ adına masaya kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müflis şirketin defterlerinin incelenmediğini, kredi kullandırıldığına dair belgelerin sunulmadığını, teminat mektubu nedeniyle riskin devam edip etmediğinin açıklığa kavuşturulmadığını, temerrüt faizi ve akdi faiz oranına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığını, asaleten ve kefaleten sorumlu tutulan miktarın ayrı gösterilmesi gerektiğini, hükmün hükmün bu haliyle hem temlik eden, hem temlik alan varlık yönetim şirketi lehine sonuç doğurduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, iflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir(İİK 223. Madde). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. İstanbul Anadolu ... İflas Müdürlüğünün 07/09/2018 tarihli cevabı yazısı ve eklerinden, kısmen temlik eden davacı bankanın masraf verdiği, ret kararının 16/08/2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacının 15 günlük hak düşürücü süre içinde, 17/08/2018 tarihinde alacağın masaya kaydı için eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Mahkemece, davanın kabulü ile 178.261.003,38 TL nakdi alacak ile 9.741.419,46 TL gayrinakdi alacak olmak üzere toplamda 188.002.422,84 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne, davacı bankanın nakdi alacağının temlik alan ... AŞ adına masaya kayıt ve kabulüne karar verilmiştir, Karar yasal süresinde davalı müflis iflas masası vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; eksik inceleme ile hüküm kurulup kurulmadığı, davacı bankanın kayıtları esas alınarak düzenlenen raporun hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı, teminat mektubu riski yönünden yeterli inceleme yapılmadan kayıt kabul kararı verilip verilmediği, asaleten ve kefaleten sorumlu tutulan miktarın ayrı gösterilmesi gerekip gerekmediği hususlarında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesinde alınan 18/10/2019 tarihli raporda; asıl borçlu müflis şirkete çıkartılan ihtarnamenin 09/05/2016 tarihinde tebliğ edildiği ve 3 günlük ödeme süresinin sonunda 12/05/2016 tarihinde temerrütün gerçekleştiği, dava dışı borçlu şirket ile kefil müflis şirket adına düzenlenen ihtarnamenin 24/05/2016 tarihinde tebliğ edildiği ve 3 günlük ödeme süresinin sonunda 27/05/2016 tarihinde müflis şirketin temerrüde düştüğü, teminat mektubunun kesin ve süresiz olduğu, bankanın iflas tarihi itibarıyla 181.191.559,97 TL nakdi alacak ile 9.741.419,46 TL gayrinakdi alacağı bulunduğu, ancak 178.261,003,38 TL nakdi alacak ile 9.741.419,46 TL gayrinakdi alacağın masaya kaydının talep edildiği belirtilmiştir.1-Davalı müflis şirket, müflisin ticari defter ve kayıtlarının incelenmediğini ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.Taraflar arasındaki kredi sözleşmelerinde, çıkabilecek uyuşmazlıklarda banka defter ve kayıtlarının münhasıran delil sözleşmesi sayılacağı kabul edildiğinden, davalının bu yöndeki istinaf talebi yerinde değildir. Nitekim Yargıtay 19. HD'nin 2011/1056 Esas, 2011/5384 Karar sayılı kararı bu doğrultudadır. 2-Teminat mektubunun kesin ve süresiz olması karşısında, davalının teminat mektubu riskinin bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulmadığı yönündeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.Ayrıca taraflar tacir olup, ticari işlerde temerrüt faiz oranı serbestçe kararlaştırılabileceğinden, hükme esas alınan raporda, alacağa uygulanan faiz oranında da isabetsizlik bulunmamaktadır.3-Davalı vekili, müflisin kefaleten ve asaleten borçlarının ayrı ayrı hüküm altına alınması gerektiğini ileri sürmüştür.İİK'nın 202/1 fıkrası uyarınca, müflisin kefil olduğu borçlar vadeleri gelmese bile masaya zimmet olarak kaydolunur. Sözkonusu hüküm emredici olup, adi kefalet dahil her çeşit kefalet bu hükme dahildir.Hem adi kefalette hem de müteselsil kefalette, alacaklı, alacağını, vadesi gelmemiş olsa bile, kefilin iflas masasına yazdırabilir (ve kefilin diğer alacaklıları gibi) kendisine masadan ödeme yapılır. Kefilin iflas masası, kefalet alacaklısına ödediği para oranında, kefalet alacaklısının yerine geçer (m. 202,II); yani kefalet alacaklısının haklarında ona halef olur (EBK m.496 - YBK m.596) (Baku Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 3. Baskı). Buna göre alacaklının alacağını kefilin iflas masasına yazdırabileceği, kefilin iflas masasının, kefalet alacaklısına ödediği para oranında, kefalet alacaklısının yerine geçeceği, Yargıtay 6. HD'nin 2022/3344 Esas, 2023/4256 Karar sayılı kararı ile onanan Dairemizin 2019/588 Esas sayılı dosyası gözetildiğinde, alacaklının asaleten ve kefaleten alacağının ayrı ayrı kısa kararda gösterilmesine gerek olmadığı anlaşıldığından davalının bu yöndeki istinaf nedenin de reddi gerekmiştir. 4-Yargılama sırasında davacı bankanın nakdi alacaklarını, ... AŞ'ye temlik ettiği, bankanın gayri nakdi kredi alacakları ve ferilerinin ise devir kapsamında olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece davacı bankanın 178.261.003,38 TL nakdi alacağı ile 9.741.419,46 TL gayrinakdi olmak üzere toplamda 188.002.422,84 TL alacağının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verildikten sonra, davacı bankanın nakdi alacağının temlik alan ... AŞ adına masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi de yerindedir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/976 Esas, 2019/1302 Karar ve 04/12/2019 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.13/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25