İstanbul BAM 17. HD 2024/555 E. 2024/740 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2024/555
2024/740
13 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/555 Esas
KARAR NO: 2024/740
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/10/2023
NUMARASI: 2022/826 Esas, 2023/665 Karar
DAVA: TAZMİNAT (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/06/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin organize sanayi bölgesinde dava dışı ...AŞ şirketine ait tablet, cep telefonu, bilgisayar gibi emtiların depolanması hizmeti verdiğini, emtiaların güvenliğinin sağlanması için davalı ile 11/03/2013 tarihli güvenlik sözleşmesi düzenlendiğini, 2015 yılı itibariyle depoda bulunan cep telefonu ve tablet stoklarında eksik çıkmaya başladığını, kamera görüntülerinin incelenmesi üzerine davalı personeli ...'nin hırsızlık yaptığının ortaya çıktığını, çalınan 59 telefonunun 10 adetinin iade edildiğini, ...AŞ'nin teslim alınamayan ürünler için 104.394,34 TL tutarında fatura düzenlediğini ve söz konusu fatura bedelini müvekkilinin alacağından mahsup ettiğini, sözleşmenin 12.4 maddesi uyarınca müvekkilinin yaptığı ödeme için davalı ... şirketine rücu edebileceğini, ancak davalının bu bedelin yarısı olan 52.197,17 TL'yi ödediğini, olayın gazetelerde yer alması nedeniyle ..., ... gibi tanınmış firmalara lojistik hizmeti veren müvekkili şirketin manevi kayıplara da uğradığını ileri sürerek 52.197,17 TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 07/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevabında; davada müvekkilinin yerleşim yeri mahkemesi olan Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu, taleplerin zamanaşımına uğradığını, sözleşmenin 17. maddesi gereği kesinleşmiş mahkeme kararı ile belirlenen kusur ve zarar oranında müvekkilinin sorumlu olduğunu, müvekkilinin; çalışanı işe alırken, emir ve talimat verirken, gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirirken gerekli özeni gösterdiğini, adam çalıştıranın sorumluluğuna gidilebilmesi için zararın hizmetin görülmesi sırasında gerçekleşmesi gerektiğini, bu nedenle çalışanın kişisel fiiliyle gerçekleştirdiği kasıtlı eyleminden doğan zarardan adam çalıştıranın sorumluluğu hükümlerine gidilemeyeceğini, 28/08/2015 tarihli ve 104.394,34 TL bedelli faturayı davacıya iade ettiklerini, 59 ürünün kaybına ilişkin 28/09/2015 tarihli ve 52.197,17 TL bedelli faturayı ise itiraz etmeyerek ödediklerini, bu durumun tarafların zarar miktarı konusunda anlaştığını gösterdiğini, 59 adet telefon fatura edilmişse de, kamera kayıtlarında sadece 7 adet telefonun müvekkili personeli tarafından çalındığının tespit edildiğini, çalışanın ise 14 adet telefon çaldığını itiraf ettiğini, kalan 45 telefonun stoklarda mevcut olup kaybolduğuna ve bu hasara müvekkili personelin neden olduğuna dair delil sunulmadığını, zarar sigortacı tarafından tazmin edilmişse, tekrar müvekkilinden tazminat talep edilmesinin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, iade edilen telefonların ikinci el satış fiyatlarının zarar miktarından düşülmesi gerektiğini, manevi tazminat talebine ilişkin samut verilerin sunulmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi 30//01/2019 tarihli kararı ile; davalının 59 adet ürüne ilişkin 104.394,34 TL bedelli faturayı iade etmesinden sonra, davacının aynı adet ürüne ilişkin 52.197,17 TL bedelinde fatura düzenlediği, bu son fatura bedelini davalının ödediği, bu nedenle zarar miktarı hususunda tarafların anlaştığı, manevi tazminata hükmedilmesinin şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.
İSTİNAF MAHKEMESİ KARARI Dairemizin 17/11/2022 tarih ve 2019/2129 Esas, 2022/1409 Karar sayılı kararı ile; ".. mahkemece bir kısım muhasebe işlemlerinden dolayı davacının zararının davalı tarafça giderildiğinden bahisle dava reddedilmiş ise de, zararın kesin ve net bir şekilde tespiti yapılmamış olup o halde mahkemece yapılacak iş, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak ceza dosyası, davacı defterleri ve gerekirse dava dışı ... Ltd. Şti. defterleri de incelenmek suretiyle davacı tarafın zararının kesin ve net bir şekilde tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. " denilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının, davalı çalışanın depodan hırsızladığı ürünler nedeniyle uğranılan zararı, sözleşmenin 12.4 maddesi gereği davalıdan talep edilebileceği, dava dışı ...AŞ'nin ticari defterlerine göre zarar miktarının 104.394,34 TL olduğu, davalı 52.197,17 TL ödediğinden bakiye 52.197,17 TL'yi de ödemesi gerektiği, manevi tazminata hükmedilmesinin şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 52.197,17 TL'nin 28/09/2015 ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; alacağın zamanaşımına uğradığını, çalışanın kişisel fiili ile gerçekleştiren eylemden çalışanın sorumlu olacağını ve adam çalıştıranın sorumluluğuna gidilemeyeceğini, sözleşme gereği müvekkilinin kesinleşmiş mahkeme kararı ile belirlenecek kusur ve zarar oranında sorumlu olduğunu, müvekkilinin adam çalıştıran olarak tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ilk faturanın iade edilmesinden sonra düzenlenen ikinci faturada belirlenen zarar miktarını ödediklerini, bu nedenle zarar miktarı hususunda tarafların anlaştığını, davacının 14 telefon dışında kalan 45 telefonun stoklarda mevcut olduğunu ve sonradan kaybolduğunu ispatlayamadığını, ürünlerin kayıp olduğu kabul edilse dahi bu kadar ürünün kaybına müvekkili çalışanın neden olduğunun ispatlanamadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, güvenlik hizmet sözleşmesine aykırılık iddiasıyla uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının deposunda davalı ... şirketi çalışanı tarafından çalınan ürünler nedeniyle, davacının dava dışı şirkete 104.394,34 TL ödemek zorunda kaldığı, bu zarardan davalı ... şirketinin sorumlu olduğu, davalının zararın bir kısmını ödediği gerekçesiyle ödenmeyen 52.197,17 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir. 1-Davalı vekili, tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını savunmuştur. Davacının tazminat talebinin dayanağı haksız fiil olmayıp, davalının hizmet sözleşmesi gereği edimini gereği gibi yerine getirmediği iddiasına dayanmaktadır. Hizmet sözleşmesinde zamanaşımı süresi 10 yıldır. Bu durumda davacının çalınan ürünler nedeniyle dava dışı şirkete 2015 yılında ödeme yapması ve davanın 2016 yılında açılması karşısında davalının talebin zamanaşımına uğradığı yönünde istinaf nedeninin reddi gerekir. 2-Davalı kusur ve zarar yönünden de hükmü istinaf etmiştir. Taraflar arasındaki Güvenlik Hizmet Sözleşmesi'nin 12.4. Maddesinin ilk fıkrasının ilk cümlesi, " FİRMA tarafından istihdam edilen personel ve temsilcilerinin üçüncü kişiler de dahil olmak üzere, ...'ın faaliyet sahası dahilinde can, mal ve imaja verecekleri zararlardan FİRMA sorumlu olur." hükmü, maddenin devamında ise "... tarafından 3. Kişilere herhangi bir ödeme yapılması durumunda ...'ın işbu ödemeleri FİRMA'ya rücu hakkı olup, FİRMA herhangi bir ihtar veya mahkeme hükmüne gerek olmaksızın ...'ın ilk talebinde ... tarafından ödenen tutarı derhal, nakden ve defaten ödeyeceğini şimdiden kabul, beyan ve taahhür eder.." hükmünü düzenlemiştir. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalı ... şirketinin personeli tarafından üçüncü şahısların mallarına verilecek zararlardan davalı sorumlu olduğuna göre, davalının olayda sorumlulukları bulunmadığı yönünde istinaf başvurusu yerinde değildir. Diğer taraftan alınan bilirkişi raporuna göre, dava dışı ... AŞ şirketi ürün kaybına ilişkin, davacı şirkete toplam 104.394,34 TL tutarında iki adet fatura düzenlemiş ve fatura tutarı davacı şirket alacağından mahsup edilmiştir. Bu durumda kayıp ürün miktarı, dolayısıyla zarar miktarı belirlenmiş olup, sözleşmenin 12.4 maddesi gereği davacının ödediği bu tutarı davalıdan tahsilini talep etmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalının zarar miktarına yönelik istinaf nedenlerinin de reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/826 Esas, 2023/665 Karar ve 04/10/2023 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 891,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 463,90 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.13/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25