SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 17. HD 2024/372 E. 2024/676 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/372

Karar No

2024/676

Karar Tarihi

30 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/372 Esas

KARAR NO: 2024/676

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 17/10/2023

NUMARASI : 2019/366 Esas, 2023/703 Karar

DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 30.05.2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...nin, Türkiye'de faaliyet yürüten ... Limited Şirketi'nin Libya kanunlarına göre teşekkül ettirilmiş yan kuruluşu statüsünde olduğunu, ... Limited Şirketinin, yemek hizmetleri (Catering) alanında Türkiye'nin ve dünyanın birçok yerinde büyük şirketlere hizmet vermesinin yanı sıra temizlik, güvenlik ve organizasyon hizmeti alanlarında da faaliyet yürüttüğünü, ... A.Ş. tarafından Libya'da yapımına başlanan "..." isimli enerji santralinin inşaat şantiyesinde çalışan personellerine yemek ve temizlik hizmeti vermek üzere ... tarafından Libya'ya davet edildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket yetkililerinin, Haziran 2014 tarihinde inşaatına başlanması planlanan enerji santralinin şantiyesine henüz inşa çalışmaları başlamadan tüm kadrosuyla intikal ederek müvekkili şirket çalışanlarının, henüz inşaat başlamadan önce mobilizasyon, piyasa araştırması, sahanın hizmetlere uygun hale getirilmesi ve mutfak kurulumunun yapılması amacıyla ... şantiyesindeki çalışmalarıma başladığını, müvekkili şirketin, davalı şirketin ticari itibarına duyduğu güven çerçevesinde henüz arada akdedilmiş bir sözleşme olmaksızın Nisan 2014 tarihinden itibaren yemek ve temizlik hizmetleri vermeye başladığını, bunun, taraflar arasında sözleşmenin imzalandığı 01/12/2015 tarihine kadar devam ettiğini, müvekkili ... ile davalı ... A.Ş. arasında 01/12/2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere KMS-15-117 sözleşme numaralı ve 24/05/2016 tarihli yemek ve temizlik işleri sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkil şirketin alt yüklenici sıfatıyla davalı ....'nin Libya'da ki şantiyesinde çalışan personellerine verilecek yemek ve temizlik hizmetini üstlendiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin, elektrik santralinin Libya Hükümetine teslim edildiği tarih olan Nisan 2017 tarihine kadar devam ettiğini, müvekkili şirketin imzalanan sözleşme kapsamında verdiği hizmetlerin bir kısmının karşılığının, Türkiye'deki asıl şirket olan ... Limited Şirketi'nin ... Bankası nezdindeki hesaba yatırıldığını, ancak hakediş raporları ile mutabık kalınan tutarlar, davalı şirket yetkilileri tarafından da onaylandığı halde müvekkili şirkete hiçbir şekilde ödenmediğini, müvekkili şirketin, Eylül 2016, Ekim 2016, Kasım 2016, Aralık 2016, Ocak-Şubat-Mart 2017 dönemine ait hakediş raporları kapsamında toplamda 859.000 USD olmak üzere davalı şirketten alacaklı olduğunu, bunun yanında müvekkili şirketin, sözleşmenin 4/2 maddesi gereğince davalı şirketin sorumluluğunda olan mutlak kurulum işinin davalı tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle hizmetlerin aksamaması açısından ihtiyaç olan mutfağı tam teşekküllü olarak kendisinin kurduğunu ve kurulan mutfak için 75.200 USD bedel ödediğini, ayrıca şantiyenin haşere ve böcek ilaçlaması hizmeti için müvekkilinden fiyat teklifi alındığını ve şantiyenin tamamının müvekkiline ilaçlattırıldığını, ilaçlama çalışmaları bakımından müvekkiline ödenmesi gereken tutarın 36.000 USD olduğunu, enerji santralinin inşası esnasında ... A.Ş.'nin, kendisine bağlı...isimli şirketinin personellerini, söz konusu şirketin Libya'da şubesi olmadığından dolayı Libya Devleti yasalarına göre kendi bünyesinde çalıştırma olanağı bulunmaması sebebiyle sözü edilen şirketin personellerinin, Libya kanunlarına göre kurulmuş müvekkili şirketin personelleri olarak gösterildiğini ve bu personellerin vergi ödemelerinin ... Şirketi üzerinden yapılmak suretiyle çalıştırma imkanı sağlandığını, bu nedenle müvekkili şirketin, ... yerine Libya Devleti'ne ödediği vergi kalemlerinin 12.000 USD olduğunu, yapılan kısmi ödemeler düşüldükten sonra belirtilen alacak kalemleri çerçevesinde müvekkili şirketin, davalı şirketten olan alacağının toplamda 982.200 USD olduğunu, faturaların, Libya yasaları çerçevesinde dolar ile sözleşme yapmak mümkün olmadığından dolayı Libya Dinarı olarak keşide edildiğini ve dava dilekçesinde belirtilen faturaların aslının davalı şirkete teslim edildiğini, bu kapsamda mutabık kalınan hakediş raporlarının USD cinsinden düzenlendiğini, söz konusu alacaklarının tamamının, davalı şirket yetkilileri tarafından kabul ve teyit edilmesine rağmen aradan uzun bir süre geçtiği halde herhangi bir ödeme yapılmadığını, alacağa ilişkin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Libya ile ülkemiz arasında teminat muafiyeti olmadığından davacı tarafından teminat yatırılmasını, aksi halde dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından sunulan sözleşmenin tarafının ... olması sebebiyle öncelikle husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin, eski yöneticileri ... ile ... Tic. Ltd. Şti. hakkında suç duyurusunda bulunduğu ve soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/181290 soruşturma sayılı dosyasında yürütüldüğünü, yine müvekkili şirketin, eski yöneticileri ... Tic. Ltd. Şti. hakkında açtığı davanın Ankara 39. İş Mahkemesinin 2019/47 Esas sayılı (görevsizlik kararından önce Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/84 Esas sayılı dosyası) dosyası ile derdest olduğunu, müvekkili şirketin eski ... Direktörü olan ...'ın 2002/ yılında işe girip yetkili konuma geldikten sonra soruşturma ve tazminat davasına konu eylemleri uygulayabilmek amacıyla kendisine ve amacına hizmet etmesi için önceden tanıdığı, akrabası, arkadaşı olan veya işe aldığı ve kendisine biat edecek kişilerin akrabası veya tanıdığı olan kişileri işe aldığını, insan kaynakları, denetim ve projelerle ilgili mali birimleri kendilerine bağlı kıldığını, amacına hizmet etmeyenleri ise işten çıkardığını, amacına hizmet eden kişilerin ise, müvekkili aleyhine olan her türlü işe ve işlemlerine göz yumduğunu, müvekkili şirketin eski Yurtdışı Projeler Genel Müdürü olan ... ise, referans gösterdiği ... akrabası olduğunu, ... , ... akrabası ve idari işler müdürü olduğunu, ... ise idari işler şefi ve güvenlik müdürü olduğunu, ... ve ... ... Tic. Ltd. Şti.'nin gizli ortağı olduğunu, müvekkili şirket ile işbu şirket arasında ticari bir ilişkinin olduğunun ve işbu şirketten alımlar gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, ... Tic. Ltd. Şti.'nin web sayfasını yapanın da ... isimli firma olduğunu, ... her biri akraba olup ... Tic. Ltd. Şti.'nin sicilde görünen ve gizli ortakları olduğunu, ...'ın kardeşi ... şirketinde çalıştığını, müvekkili şirket ile ... şirketinin 2011 yılında çalışmaya başladığını, 2011 yılında ... tarafından, ...'ın proje müdürü olarak atandığını, ... tarafından ... şirketinin, müvekkili şirkete tavsiye edildiğini, müvekkili şirket ile ... isimli şirketin de 2011 yılında çalışmaya başladığını, ... şirketi ile 2011-2016 yılları arasında yapılan alımların %85'lik kısmının ... yönetiminde olduğu Irak projesinde olduğunu, yine müvekkili şirketin Çoğanlı kampına, 07/01/2015-09/02/2016 tarihleri arasında kampın kapasitesinden yüksek harcamalar yapılarak mutfak araç gereci alındığını, harcamaları ise ... onayladığını, ... şirketi ile olan zatın alma süreci incelendiğinde, adı geçen şirketin ilk tekliflerde en düşük teklifi veren firma olmadığı halde diğer firmaların fiyat ve/veya kapasite yönlerinden yetersiz bulunması ve ... firmasının ... ve ... tavsiye ettiği bir firma olması nedenleriyle sürece konu işin, firmayla pazarlık yapılıp en düşük teklif mertebesine çekilerek bu firmaya verildiğini, diğer şirketlerin teklif ve pazarlık yazışmalarının satın alma dosyası ekinde bulunmadığını, yemek hizmeti dışında ... firmasından 2011-2013 yılları arasında aylık olarak düzenli bir şekilde işçi temini, kiralık araç, temizlik, böcek ilaçlama hizmetleri de alındığını, yemek hizmetleri kapsamında ... şirketinden Libya Şantiyesi kapsamında yapılan satın alımlar incelendiğinde, 5 firmanın fiyat teklifi verdiğini, en düşük teklifi ... firması vermişken revize teklif ile ... firmasının da bu firma ile en düşük 2 teklifi verdiğini, ... firmasının seçilmesine yönelik bir gerekçe ve beyan notunun bulunmadığını, teklif edilen yemek birim fiyatı 11 USD iken ... firması ile düzenlenen sözleşmede birim fiyatın 12 USD olarak hüküm altına alındığını, 01/09/2014 tarihinde yapılan protokol ile de birim fiyatın, geçmiş 5 ayı kapsayacak şekilde tekrar revize edildiğini, sonuç olarak ... firmasının revize teklif fiyatının ... firmasına kıyasla daha düşük seviyede kaldığını, kimi hakedişlerin, aylık ortalama kişi sayısının çok üzerinde kişi sayısı esas alınarak hesaplama yapıldığını, müvekkili şirketin %9,34 oranında bir yemek hizmeti maliyetine katlanması gerekirken bu oranın %18,40 oranında gerçekleştiğini, hakedişler gerçeği yansıtmadığı gibi müvekkili şirketin aleyhine olacak şekilde düzenlendiğinin düşünüldüğünü, ... ve ..., ... firmasının gizli ortağı olduğunu, işbu şirketten, alınan hizmetlerin büyük kısmının yemek ve ondan sonra güvenlik-işçi temini olduğunu, 2011 yılı öncesinde bu şirketten bir alımın bulunmadığı, ilişkinin, ...'ın ... Proje müdürü olarak atandıktan sonra başladığını, müvekkili şirketin çıkarları gözetilmediği gibi sürecin ... firması lehine olacak şekilde yönetildiğini, davacı tarafından sunulan sözleşme 24/05/2016 tarihli olup geriye doğru 01/12/2015 tarihine kadar etkili olduğundan bu tarih öncesine ait olan faturaların kabulünün mümkün olmadığını, sözleşmeye aykırı olarak talep edilen kalemlerinin de kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete kesilen ve teslim edilen aynı zamanda müvekkilince kabul edilen hiçsir faturanın bulunmadığını, işbu faturaların 2014 ve 2016 yılında ... Şirketi, 2015 yılında ... Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlendiğini, 2017 yılında ki 2 faturayı ise kimin düzenlediğinin belli olmadığını, bu faturalara dayalı icra takibi yapıldığından davanın reddi gerektiğini, ... şirketi ile hareket eden ve bu şirketin gizli ortağı olan ... ile ...ın, müvekkili şirketi suç teşkil eden eylemlerle zarara uğrattığını, bu nedenle müvekkilinin, davacıya hiçbir borcunun olmadığını, müvekkili şirketin zarara uğratılıp haksız kazanç elde edilmesi sebebiyle iddiaların aksine alacaklı olduğunu belirterek soruşturma ve tazminat dosyalarının bekletici mesele yapılması taleplerinin kabulü ile davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; davada davacı olarak ... Şirketinin; davalı olarak ise ... Tic. A.Ş.'nin taraf olarak yer aldığı, taraflar arasında davaya dayanak olarak gösterilen 3 adet sözleşmenin ve iki adet ek protokolün mevcut olduğu, ... nolu, 02.01.2014 imza tarihli 02.01.2014 başlangıç 02.07.2015 bitiş tarihli sözleşmenin taraflarının alt yüklenici olarak ... Libya ,yüklenici olarak ise ... A.Ş. Libya Şb. olduğu; ... nolu, 24.05.2016 imza tarihli 01.12.2015 başlangıç 31.12.2016 bitiş tarihli sözleşmenin taraflarının alt yüklenici olarak ... Catering Libya ,yüklenici olarak ise ... A.Ş. Libya Şb. olduğu; ... nolu, 06.10.2016 imza tarihli 01.06.2016 başlangıç tarihli sözleşmenin taraflarının alt yüklenici olarak ..., yüklenici olarak ise ... A.Ş. Libya Şb. olduğu; yine taraflar arasında ... nolu sözleşmenin Ek protokolünün 01.09.2014 imza tarihli, 02.01.2014 başlangıç tarihli olup, sözleşmenin taraflarının alt yüklenici olarak ..., yüklenici olarak ise ... A.Ş. Libya Şb. olduğu, ... nolu sözleşmenin Ek protokolünün 10.02.2014 imza tarihli, 01.09.2014 imza tarihli 01.06.2016 başlangıç tarihli olup, sözleşmenin taraflarının alt yüklenici olarak ..., yüklenici olarak ise ... A.Ş. Libya Şb. olduğunun görüldüğü, dosya kapsamına ibraz edilen delillerden davacı ... İşleri ünvanlı firmanın Libya'da kuruluş tarihi 06.06.2014 tarihi olup, taraflar arasındaki ilk sözleşme olan ... nolu 02.01.2014 imza tarihli, 02.01.2014 başlangıç 02.07.2015 bitiş tarihli sözleşmenin tarafları, alt yüklenici olarak ... , yüklenici olarak ise ... A.Ş. Libya Şb. olup davaya dayanak diğer sözleşmelerle aynı taraflara sahip olduğu dosya kapsamına ibraz edilen deliller ile davalı ... A.Ş. ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nin aralarında ki ticari ilişkinin 2012 yılından beri süregeldiği, ... firmasının 2011 yılından beri faaliyette olduğu, yine taraflar arasındaki sözleşmelerde alt yüklenici adresinin ... mahallesi ... Sk. No:... Batman olduğu, bu adresin de, dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nin Batman Ticaret Sicil Müdürlüğünün 21.10.2015 tarihli sicil gazetesinde belirtilen ... mahallesi ... Sk. No:... Batman adresi olduğu, bu itibarla davaya dayanak sözleşmelerde taraf olarak yer alan ... Libya firması ile davacı sıfatı ile dava açan ... Şirketinin farklı şirketler olduğu ve davacının davaya dayanak sözleşmelerin, dolayısıyla temel ilişkinin tarafı olmadığı, bu durum karşısında davacının, tarafı olmadığı dava konusu sözleşmeler ve tarafı olmadığı temel ilişki kapsamında davalı şirketten alacak isteminde bulunduğundan bahisle davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçelerine istinaden davanın bu sebeple reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin, Türkiye'de faaliyet gösteren Batman Ticaret Sicil Müdürlügüne 31.12.2015 tarihinde tescil edilmiş ... Limited Şirketi ["...''] ile yine Batman Ticaret Sicili Müdürlügüne 01.03.2013 tarihinde tescil edilmiş ... Limited Şirketinin ["... " veya "... Limited Şirketi"] Libya kanunlarına uygun olarak kurulmuş iştiraki durumunda olduğunu, ... ve ... şirketlerinin, hem "catering" olarak bilinen yemek hizmetleri alanında, hem de temizlik, güvenlik ve organizasyon alanlarında faaliyet yürüttüğünü, bahsedilen şirketler ile müvekkili şirketin yetkililerinin farklı olmasının, şirketler arasındaki bağın varlığına halel getirmeyeceği gibi somut uyuşmazlıkla doğrudan ilgili de olmadığını, ticari hayatın olağan akışında grup şirketlerinin, her zaman iştirakleri ile aynı yetkilileri paylaşmamakta ancak organik bir bağ ile işbirliği içinde hareket ettiğini, somut olayda da, müvekkili şirketin, ... Limited Şirketi'nin bir iştiraki olarak davalı yanın daveti üzerine Libya'da kurulmuş bir şirket olmasına karşın ticari hayatın doğal akışının bir parçası olarak ... farklı yetkililere sahip olduğunu, Libya Hükumeti resmi evraklarında müvekkili şirketin tam unvanı yerine yer yer "... Şirketi" şeklinde kısaltmasına yer verildiğini, dolayısıyla müvekkil şirketin resmi kayıtlarda kısaltılarak anılan ünvanının, müvekkili ile davalı arasında akdedilen sözleşmede de kısaltılarak ... Şirketi yerine "... " olarak ifade edildiğini ve burada kullanılan "catering'' sözünün de tam unvanda geçen "gıda hizmetleri" sözünün başka bir ifade edilme biçiminden ibaret olduğunu, müvekkili şirketin esasında yalnızca bu işin Libya mevzuatına uygun şekilde yapılabilmesi için teşekkül ettirildiğini, davalı şirketin, sözleşmeden kaynaklanan edimlerini, müvekkili ile ... ve ... şirketlerini muhatap alarak ifa ettiğini, hatta sözleşmeden kaynaklanan ödemelerin büyük bir kısmının da ... Limited ve ... şirketlerine ait banka hesaplarına yapıldığını, 07.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda husumet iddiasının bütün yönleriyle değerlendirilerek müvekkili şirketin alacaklı olduğu kanaatine varıldığını, dinlenen tanıkların tamamının hukuki ilişkiyi doğruladığını, dilekçe ekinde sunulan faturaların davalı tarafça inkar edilmesi sebebiyle talepleri üzerine şirket yetkililerine yemin teklif edilmesi yönünde ara karar kurulduğunu, ancak bir sonraki celse davalı tarafça faturaların eksik bir şekilde sunulması üzerine sözü edilen karardan dönüldüğünü ve ısrarlı talep ve girişimlerine rağmen yemin yönünden yeni bir ara karar kurulmadığını, davalı şirketin SAP ve SAS sistemleri üzerinde (Projeler kapsamında alınan her türlü mal ve hizmetin kayıtlı olduğu programlar) inceleme yapılması ile davanın esasına etki edecek delillerin toplanmasına ilişkin taleplerinin sürekli olarak reddedildiğini, müvekkili şirket tarafından davalı ile olan akdi ilişki çerçevesinde yapılan işlere ilişkin hak ediş raporlarının belirtilen sistemlere işlendiğini, davalı tarafın ticari defterlerine dayanmalarına rağmen ticari defterler davalı tarafından dosyaya sunulmadığından HMK'nun 220. maddesine göre mahkemenin, beyanlarına göre hüküm kurması gerektiğini, davalı şirketin 2014-2015-2016-2017 yıllarını kapsayan bağımsız denetim raporlarının dosya arasına aldırılmadığını, taraflar arasında iş yapıldığı dönemde (2014-2015-2016-2017 yılları) davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin isticvabını talep etmelerine rağmen davamızın özüne etki edecek bu delilin de mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, müvekkili şirketin dava konusu hak edişleri davalı yanın yetkilileri/ticari temsilcileri tarafından kabul ve imza edilmiş olmakla birlikte müvekkiline hiçbir zaman ödenmediğini, davalı yan ile mutabık kalınan bu tutarların müvekkiline ödenmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından tedarik edilen mutfak ekipmanlarının tutarı ödenmediğinden müvekkili şirketin, haksız bir şekilde çok büyük bir maddi yükümlülügün altına sokulduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirketin onay ve yönlendirmeleri doğrultusunda mutfak ekipmanlarına ilişkin satın alımlar yaptığını, davalı şirketin eski yetkilileri olduğu anlaşılan ... ve ... diğer ticari ve hukuki konularda olduğu gibi davalı şirketi ... Projesinde bu konuda da ticari mümessil sıfatı ile temsil ettiğini, müvekkili şirket tarafından, davalı yanın talebi üzerine ilaçlama faaliyetleri yapılmış olup bu hizmete iliskin hiçbir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin, davalı şirkete kestiği faturalar, Libya yasaları çerçevesinde dolar ile sözleşme yapmak mümkün olmadığından Libya Dinarı olarak keşide edildiğini davalı şirket yetkilileri ... ve ... teslim edilen fatura asılları kapsamında mutabık kalınan hakediş raporlarının USD cinsinden düzenlendiğini, enerji santralinin inşası esnasında davacı şirketin kendisine bağlı ...isimli sirketin personellerinin, Libya kanunlarına göre kurulmuş müvekkili şirketin personelleri olarak gösterildiğini ve bu personellerin vergi ödemelerinin ... Şirketi üzerinden yapılmak suretiyle calıştırma imkanı sağlandığını, müvekkili tarafından davacı yerine ödenen vergi kalemlerinin 12.000 USD olduğunu, davalı şirketin, hem icra dosyasına yapmış olduğu itirazda hem de cevap dilekçesinde taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığını kabul ettiği gibi sözleşmesel ilişkiyi reddetmediğini ve bu ticari ilişkiyi gösterir delilleri dosyaya bizzat kendisinin sunduğunu, davalı şirket ile akdedilen sözleşme çerçevesinde, müvekkili şirkete yapılan ödemelerin bir kısmının ... Limited Şirketi ile ... Limited Şirketi banka hesaplarına yapıldığını, kısmi ödemeler düşüldükten sonra davalıdan olan alacağın toplamda 982.200 USD olduğunu, uzun süreden beri şirketi temsilen ticari işlemler yapan temsilcilerin işlemlerine itiraz edilmemiş iken aradan uzun süre geçtikten sonra ise bu kimselerin şirketi zarara uğratıcı faaliyetler içinde bulunmuş olduklarının tespit edildiğinden bahisle davalının, müvekkiline olan borçların ödenmemesinin açıkça TMK'nun 2 maddesine aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacının, davalı hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında asıl alacak ve işlemiş faizleri ile birlikte toplam 4.654.452,22 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 07/03/2023 tarihli raporda; dava dosyasındaki davacı tarafın, dosyasından belli olduğu üzere Libya kanunlarına göre kurulmuş "..." şirketi olduğu, sözleşmelerde davacı taraf adresinin ... mh. ... sk.No:... Batman/Türkiye adresi olarak geçtiği, bu adresin ise, Batman Ticaret Siciline kayıtlı "... Limited Şirketi" isimli şirkete ait olduğu, mutfak gereçleri ile ilgili davacı taleplerinin, raporda açıklanan nedenlerle ve özellikle ücretini davacının kendisinin ödediğini iddia ettiği mutfak malzemelerinin, proje sona erdikten sonra sözleşmenin 4.2. maddesi gereği davalıya geri teslim edip etmediği hususu belli olmadığından 335.392,00 TL asıl alacak ve 47.198,26 TL faiz taleplerine itirazında davalı tarafın haklı olabileceği, ... isimli şirket çalışanlarının Libya'daki sigorta ve vergi ödemeleri ile ilgili davacı taleplerinin raporda açıklanan nedenlerle ve özellikle davacı tarafından sigorta-vergi vd. ödemelerinin yapıldığı ve dosyaya sunulan çeviri belgelerden sayısı belli edilen 138 personelin ne kadarının davacının kendi personeli olduğu, ne kadarının da davalının diğer iştiraki olan Atayurt firmasına ait olan personel olduğu ayrımının açıkça ortaya konulmamasından ötürü 53.520,00 TL asıl alacak ve 6.132,13 TL faiz taleplerine itirazında davalı tarafın haklı olabileceği, genel saha ilaçlaması ile ilgili davacı taleplerinin raporda açıklanan nedenlerle davacı tarafından somutlaştırılamadığı, bu nedenle 160.560,00 TL asıl alacak ve 16.199,60 TL faiz taleplerine itirazında davalı tarafın haklı olabileceği, raporda Tablo-4'de 4. 5. ve 6. sıralarda yer alan Eylül-Ekim-Kasım 2016 aylarına ait hak ediş alacak taleplerinin, raporda 5. madde (5.1. maddeye kadar olan) bölümünde izah edildiği üzere ve ilgili 3 hakediş zaten davalı tarafın da kabulünde olduğu açıkça belli olduğundan Eylül 2016 ayına ait 332.396,89 TL asıl alacak ve 22.237,69 TL faiz, Ekim 2016 ayına ait 813.753,76 TL asıl alacak ve 47.570,02 TL faiz, Kasım 2016 ayına ait 788.862,50 TL asıl alacak ve 43.797,00 TL faiz, Aralık 2016 ayı ile ilgili davacı taleplerinin raporun 5.4. maddesinde açıklanan nedenlerle 731.756,66 TL asıl alacak ve 39.116,89 TL faiz talebi konusunda davacı tarafın haklı olabileceği, Aralık 2016 ayı ile ilgili davacı taleplerinin raporun 5.5. maddesinde açıklanan nedenlerle 1.164.367,74 TL asıl alacak ve 51.591,08 TL faiz talebi konusunda davacı tarafın haklı olabileceği, raporun 6. maddesinde detaylı incelendiği üzere, Mahkemenin 08.02.2022 tarihli duruşmasındaki 11 nolu ara kararı ile, davalı taraftan sunmasını istediği ve davalı tarafın da buna istinaden 17.02.2022 tarihinde Mahkemeye sunmuş olduğu dilekçesindeki ek-5'e ait belgenin incelenmesinde, Tablo-4'de 4-5-6. sıralarda yer alan hak ediş toplamlarının: 74.528,45 USD + 182.456 USD + 176.875 USD = 433.859,45 USD olduğu ve davalı tarafın tek taraflı beyanı ile sunduğu ek-5 isimli hak ediş takip çizelgesinin sonuç bakiyesinin ise, davacı tarafa 298.728,35 USD borçlu olduğunu kabul anlamına geleceği, Mahkemece taraf ticari defterlerinin sunulmasına ve gerektiğinde yerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ise de, her iki tarafın da beyanları ile kabulünde olduğu şekilde, davacı ve davalının dava konusu ticari ilişkiye ait muhasebe iş ve işlemlerini, Libya yasaları ile Libya'da kurulmuş şirketler üzerinden gerçekleştirdiklerinin anlaşıldığı, bu anlamda taraf ticari defterleri gerek Türk Ticaret Kanunu, gerekse Vergi Usul Kanunu hükümlerine tabi olmadığından, bu nedenle de gerek Türkiye Muhasebe Uygulamaları gerekse Türkiye Muhasebe Standartları çerçevesinde tutulmuş ticari defter kayıtlarından bahsedilemeyeceğinden, taraf ticari defterleri üzerinde herhangi bir inceleme yapma olanağının bulunmadığı, nitekim taraf vekillerinin de inceleme günü bu sebeple ticari defter ibrazında bulunmadığı, davacının takipteki alacak kalemleri için işlemiş faiz talep ettiği, işlemiş faize ilişkin hesaplamaya esas tarih aralıklarını da ödeme emrinde her bir alacak kalemi için ayrı ayrı belirttiği, ancak davacının her bir alacak kalemi için işlemiş faiz hesap başlangıç tarihlerini neye göre belirlediğinin anlaşılamadığı, ayrıca dava dosyasında davacının, davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair herhangi bir ihtarnameye de rastlanmadığından, işlemiş faiz hesaplarının başlangıç tarihlerinin dayanaklarının davacı yanca her bir alacak kalemi için ayrı ayrı gerekçelendirilmesi gerektiğinin değerlendirildiği, bu nedenle bu aşamada davacı yanın takipte işlemiş faiz talep edip edemeyeceği, edebilecek ise her bir alacak kalemi için işlemiş faiz tutarlarının ne olduğu yönünde bir hesaplama ya da yapılan hesaplamaların doğrulanmasının mümkün olmadığı, son olarak davacının takibe konu ettiği asıl alacak tutarları için takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar yıllık 64,5 USD mevduata kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami yıllık faiz ve değişen oranlardaki faiz talep ettiği, işlemiş faiz hesabını da bu talep yönünde yapmakla birlikte, döviz tutarı üzerinden hesaplanması gereken faizi TL bazında hesaplamış göründüğü, bu anlamda davacının işlemiş faiz hesabında esas aldığı faiz oranı ve gerekçesini de izah etmesi gerektiğinin değerlendirildiği bildirilmiştir.HMK 114/1-d maddesine göre tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartıdır. Taraf ehliyeti, medenî hukuktaki hak ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir. Tüzel kişiler kanuna göre kuruluş işlemlerinin tamamlanması ile hak ehliyetini kazanırlar. Dava ehliyeti ise medenî hukuktaki fiil ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir. Fiil ehliyeti kişinin kendi fiilleriyle hak edinebilme ve borç altına girebilme ehliyetidir. Tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. "Sıfat ise, dava konusu sübjektif hak ( dava hakkı ) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir... Bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle, o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatıda o hakkın sahibine aittir... Bir sübjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi, o hakka uymakla yükümlü (borçlu) olan kişidir ( davalı sıfatı, pasif husumet )".(Baki Kuru, Medeni Usul Hukuku, 22 baskı, sh 234 ve 235). Taraf sıfatı bir dava şartı değildir. Çünkü, sıfat, usul hukuku sorunu olmayıp dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin, bir maddi hukuk sorunudur. "...Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti; davaya konu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, davaya konu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise davaya konu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde kabul edilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatı bu anlamda, def'i değil itiraz niteliğinde olup; taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği gibi taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmalıdır..." (Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2020/3014 Esas 2021/2851 Karar sayılı ilamı).Somut olayda, davacı tarafın dayandığı sözleşme ... nolu "..." Yemek ve Temizlik İşleri Sözleşmesidir. İşbu sözleşme ..., ... No:... Tripoli/Libya adresinde faaliyet gösteren ... Tic. Libya Şubesi (yüklenici) ile ... adresinde faaliyette bulunan ... Catering Libya (alt yüklenici) arasında 01/12/2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 24/05/2016 tarihinde imzalanmıştır. Ayrıca sözleşme kapsamında yapılan indirim sonrasında ortaya çıkan birim fiyatları belirlemek amacıyla 01/06/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 10/02/2017 tarihli Protokol - 1 başlıklı belge imzalanmıştır. Ayrıca dosya kapsamından, aynı taraflar arasında 01/06/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 06/10/2016 tarihinde ... nolu ve 02/01/2014 tarihinde ... nolu "..." Yemek ve Temizlik İşleri Sözleşmelerinin de imzalandığı anlaşılmaktadır. Her üç sözleşmenin de 17.1 maddesi uyarınca tebligatların yapılacağı adresler belirlenmiş olup buna göre alt yüklenicinin adresi ... Mah. .... Sk. No:... Batman/Türkiye olarak belirtilmiş olup bu adresin dava dışı .... Ltd. Şti.'ye ait olduğu, alt yükleniciye ödemenin yapılacağı banka ... nolu ve KMS-15-123 nolu sözleşmelerde ... ; ... nolu sözleşmede ise, ... olarak gösterildiği anlaşılmıştır.Libya Geçici Hükümeti Maliye Bakanlığı "Elhums Ticaret Sicil Kayıt Bürosu Mührü" başlıklı ... kayıt numaralı ve 09/06/2014 kayıt tarihli belgeye göre, davacı şirketin, sınırlı sorumluluk sahibi olarak 09/06/2014 tarihinden 09/06/2039 tarihine kadar 25 yıllık olmak üzere gıda hizmetleri ve taahhüt işleri amacıyla Geçici Libya Hükümeti kanunlarına göre kurulduğu, genel müdürün ... olduğu, Geçici Libya Hükümeti Maliye Bakanlığı tarafından 11/06/2014 tarihinde davacı şirket adına düzenlenen ruhsatta "... Şirketi Ruhsatı" ibaresinin yazılı olduğu anlaşılmıştır. ... nolu sözleşme alt yüklenici olarak ... mührü altında davacı şirket yetkilisi ... tarafından imzalandığı anlaşılmış ise de diğer sözleşmelerde bu yönde bir açıklık yoktur. "...Davacı vekili, marka başvurusunda bulunan dava dışı şirketin grup şirketi olduğunu ileri sürerek davayı açmakta menfaati olduğunu belirtmiştir. Burada belirtmek gerekir ki, "hakim ve bağlı şirket" yan başlıklı 6102 sayılı Kanun'un 195 inci ve devamı maddeleri göz önünde bulundurulduğunda davacının davasını açmakta menfaati olup olmadığı araştırılmalıdır. Bu durumda, davacının iddiası üzerinde durularak davacı ve marka başvurusunda bulunan dava dışı şirket arasından hakim ve bağlı şirket ilişkisi; yani dava dışı şirketin grup şirket olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir..." (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/1717 Esas 2023/5784 Karar sayılı ilamı). Dosya kapsamından, ... Tic. Ltd. Şti.'nin 11/01/2016 tarihli 8986 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesine göre 31/12/2015 tarihinde tescil edildiği, adresinin, ... Mah. ... Bulvarı ... İş Merkezi No:... Merkez/Batman olduğu, kurucusunun ise ... olduğu, ... Tic. Ltd. Şti.'nin 07/03/2013 tarihli 8273 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesine göre 01/03/2013 tarihinde tescil edildiği, adresinin, ... Mah. ... Cad. ... Sitesi No:... Batman olduğu, kurucusunun ... olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı vekili müvekkili şirketin, adı geçen şirketlerin Libya kanunlarına göre teşekkül ettirilmiş yan kuruluşu olduğunu yani iştiraki statüsünde olduğunu ve müvekkili şirketin ünvanının kısaltılarak sözleşmede "..." olarak geçtiğini ileri sürmektedir. Mahkemece ise, dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. ile davalı arasındaki ilişkinin 2012 yılından beri süregeldiği ve sözleşmede yer alan alt yüklenici adresinin adı geçen dava dışı şirkete ait olduğu gerekçesine istinaden davacı şirketin sözleşmenin tarafı olmadığından bahisle aktif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, Mahkemenin kabulünün yeterli bir inceleme ve değerlendirmeye dayalı olduğu söylenemez. Zira salt sözleşmede yer alan alt yüklenici adresi, davacı şirketin aktif husumet ehliyeti olup olmadığını belirlemeye yetmez. Bu kabulde olan Mahkemenin, öncelikle hakim ve bağlı şirket ilişkisi yani davacı şirketin, Türkiye'de kurulu olduğunu belirttiği grup şirketlerin bir iştiraki olup olmadığı hususunu araştırması, ayrıca davacı vekili, müvekkili şirketin sözleşmede " ..." olarak ifade edildiğini ileri sürdüğüne göre davacının bu iddiası üzerinde de durması gerekirdi. Bu hususların tespiti ile birlikte dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgelerin de değerlendirilmesi suretiyle davacının, davasını açmakta menfaati olup olmadığı hususu kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken Mahkemece bu hususlar gözetilmeden yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince yazılı olduğu şekilde davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/366 Esas 2023/703 Karar ve 17/10/2023 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate ALINMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30.05.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hazineyeKaynaklanan)tartışılmasıistinafdereceistanbuliptalinedenleridüşünüldümahkemekararıİPTALİ(HizmetİTİRAZINSözleşmesindengereğidelillerindosyanumarasıcevapitirazın

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim