SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 17. HD 2024/504 E. 2024/633 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/504

Karar No

2024/633

Karar Tarihi

23 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/504 Esas

KARAR NO: 2024/633

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 28/02/2024

NUMARASI: 2022/963 Esas, 2024/188 Karar

DAVA: İFLAS (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))

KARAR TARİHİ: 23.05.2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 31/10/2018 tarihli vekaletname gereğince müvekkili tarafından davalının alacaklı olduğu ve hukuk davalarının bulunduğu taraf dosyalarına vekaletname sunularak alacaklı ve davalarına konu tüm dosyalarını takip ettiğini, müvekkilinin davalının 31/10/2018 tarihi itibariyle adına açılan tüm icra takipleri ve dava dosyalarına konu takiplerin avukatlık mesleğinin gerektirdiğini sorumluluklarını özenle yerine getirerek gerek tahsilat, gerekse davalarında tüm işlemlerini yerine getirdiğini, müvekkilinin mesleğinin sorumluluk ve yükümlülüklerini bir fiil yerine getirdiğini, sorumluluklar çerçevesinde avukatlık mesleğini davalının haklarını koruyarak sürdürdüğünü, fakat davalı tarafça vekalet ücretleri ve tüm dosya masraflarının müvekkiline ödenmeksizin tahsil edildiğini, davalı tarafça müvekkiline ödenmesi gereken vekalet ücreti ile masraf kısmının ödenmediğini, davalının, alacaklı müvekkilinin haklarını ihlal eden hileli işlemlerde veya bunlara teşebbüs etme girişiminde bulunduğunu, müvekkili tarafından başlatılan Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ..., ..., ..., ... Esas ve Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ..., ..., ..., ... Esas sayılı takiplerine karşı davalının hiçbir sebep göstermeksizin itirazda bulunarak takibin durdurulmasını sağladığını, menfi tespit ya da istihkak iddiasında bulunmadığını, itiraz aşaması içerisinde davalının gizliden gizliye mal kaçırma eylemleri gerçekleştirdiğini, buna dair ayrıca mallarını gizlemeye başlayarak alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu veya bunlara teşebbüs sağladığını, davalının ödeme yapmamak için icra takiplerine itirazlarda bulunduğundan mal kaçırma eyleminden bahisle hareketlere giriştiğinin açık olduğunu belirterek davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının vekaletnamesinde iflas özel yetkisinin bulunmadığını, müvekkilinin borca batık olmadığını, avukat olan davacıya Bakırköy ... Noterliğinin 31.10.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile müvekkili şirket ve şirket yetkilisi adına temsil yetkisi verildiğini, taraflar arasında yazılı bir avukatlık sözleşmesi bulunmadığını, davacının takip ettiği dosyalarda yapılan tahsilatları haksız olarak uhdesinde tutması ve müvekkiline bildirimde bulunmaması, haricen tahsilat yaparak dosyalarda habersizce kapatma talebinde bulunması gibi eylemler nedeniyle karşılıklı güven ve saygıya dayanan ilişkinin davacının kusuru ile yıkıldığını, Büyükçekmece ... Noterliğinin 10.08.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı azilnamesi davacının vekillikten azledildiğini, davacının iddia ettiğinin aksine kendisine tevdii edilen icra takip ve dava dosyalarını takip ederken kendisinden beklenen işi özenle görme, işi zamanında ve tam olarak yerine getirme, müvekkilinin menfaatlerine uygun davranma, müvekkiline bilgi ve rapor verme yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve kusuru ile müvekkiline zarar verdiğini, müvekkilinin 171 milyon liralık sermayeye sahip faal bir anonim şirket olması karşısında mal kaçırdığı, borçlarını ödemekten kaçındığı, borca batma ihtimalinin olduğu ve hileli davranışlarda bulunduğu iddiasıyla iflasının talep edilmesinin abesle iştigal olduğunu, davacı hakkındaki şikayetin ve dava dosyalarının derdest olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ 06/07/2022 TARİH VE 2022/498 ESAS 2022/624 KARAR SAYILI KARARI İLE: Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan genel haciz yoluyla takiplerin davalının itirazı ile durduğu, icra aşamalarının devam ettiği, davalının taahhütlerinden ve borçtan kurtulmak amacıyla mallarını saklaması, alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması iddialarının ispat edilemediği, bununla birlikte dava tarihi itibariyle davacının kesinleşmiş bir alacağı bulunmadığı, dolayısıyla doğrudan doğruya iflas koşullarının oluşmadığı gerekçeleri ile açılan davanın reddine dair karar verilmiştir.

DAİREMİZİN 06/10/2022 TARİH VE 2022/1360 ESAS 2022/1111 KARAR SAYILI KARARI İLE: Yargısal içtihatlar ve yasal düzenlemeler kapsamında taraf delilleri toplanıp gerekli araştırma yapılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken Mahkemenin yazılı olduğu şekilde davanın reddine dair kararında isabet görülmeyerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına dair karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ 28/02/2024 TARİH VE 2022/963 ESAS 2024/188 KARAR SAYILI KARARI İLE: Somut olayda, davacının, doğrudan iflas sebeplerinden İİK m.177/1'de düzenlenen borçlunun taahhütlerinden ve borçtan kurtulmak amacıyla mallarını saklaması, alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması sebeplerine dayanmış ise de, davalı aleyhine başlatılan genel haciz yoluyla takiplerin davalının itirazı ile durduğu, icra aşamalarının devam ettiği, davalının taahhütlerinden ve borçtan kurtulmak amacıyla mallarını saklaması, alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması iddialarının ispat edilemediği, bununla birlikte dava tarihi itibariyle davacının kesinleşmiş bir alacağının bulunmadığı, bu hususta Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/609 esasına kayıtlı olarak yargılamanın devam ettiği, alınan bilirkişi raporu ile de şirketin borca batık durumda olmadığı, davalının taahhütlerinden kaçmak ve borçtan kurtulmak amacıyla mallarını saklaması, alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması iddialarının ispat edilemediğinin belirtildiği, bu hususların ispatını yarar delil ibraz edilmediği, bu haliyle davacının bu aşamada alacaklı olduğunu ispatlamış olması halinde de, talep edilen iflas sebebi itibariyle de koşulların oluşmadığı gerekçelerine istinaden davanın reddine dair karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporu zamanında oluşturulmadığı gibi, gözle görünür şekilde 10 ay sonra oluşturulan raporun kopyala-yapıştır olarak 17 sayfa yapıldığını ve davalının cevaplarının kelimesi kelimesine kopyalanarak yapıştırıldığını, itiraz edilmesine ve heyet değişikliği talep edilmesine rağmen mahkemenin bu usulsüzlüğe göz yumduğunu, heyet bilirkişisine yerinde inceleme yetkisi verilmesine rağmen, belgeler ve deliller toplanmadığı gibi avukatlık mesleğinde yer alan avukatlık ücretleri likit alacaklar arasında olmasına rağmen yok sayıldığını ve bilirkişi heyetinin, görevini ihmale sebep vererek ifa etmediğini, bu hususa dair İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığının 2023/481 Disiplin numaralı, 2023/1224 karar dosyası ile uyarı cezası aldıklarını, yargılama esnasında dosyaya gerek müvekkil tarafından sunulan delillerin gerekse celbi sağlanan dosyalar bilirkişi tarafından net ve sağlıklı incelenmiş olsaydı, Yargıtay HGK kararları ve ilgili kanun maddeleri gereğince avukatın ücret hakkının likit alacaklar dahilinde olduğu belgelenebilir hal alacağını, aksine durumda ise yine yargılama devamında dosyaya sunulan davalı tarafın usulsüzlükleri sebebiyle Çorlu 1. İş Mahkemesinin 2023/325 Esas, Çorlu 1. İş Mahkemesinin 2023/495 Esas sayılı dosyaları ve bu dosyalardan ziyade Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/20550 Soruşturma numaralı dosyası ile şirketin mali verilerinde usulsüz eylem yapması, naylon fatura düzenlemesi ve şirket sahibi tarafından yan şirketler kurularak mevcudun kaydırılması, MASAK tarafından soruşturmanın devam etmesi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından ise kaçak işçi ve sigortasız işçi çalıştırmasından ötürü soruşturmanın devam etmesi gerek beyan edilmiş ve gerek deliller sunulmuş ise de, mahkeme tarafından usul ve yasaya aykırı karar verme çabasıyla davanın reddi yönünde karar verildiğini, kaldı ki bu hususa dair Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/528 Esas sayılı alacak davasının (vekalet sözleşmesinden kaynaklanan) bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, İİK 177 maddesi uyarınca doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir. Somut olayda davacı taraf, vekalet ilişkisinden kaynaklı doğduğunu belirttiği vekalet ücreti ile masrafların ödenmediğinden bahisle Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ..., ..., ..., ... Esas ve Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ..., ..., ..., ... Esas sayılı takip dosyaları ile başlattığı icra takiplerine karşı davalının, ödeme yapmamak için itirazlarda bulunduğunu, itiraz aşaması içerisinde davalının gizliden gizliye mal kaçırma eylemleri gerçekleştirdiğini, buna dair ayrıca mallarını gizlemeye başlayarak alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu veya bunlara teşebbüs sağladığını iddia ederek doğrudan doğruya iflas isteminde bulunmuştur. Uyuşmazlık, İİK'nun 177. maddesinde düzenlenen doğrudan doğruya iflas istemine ilişkin şartların gerçekleşip gerçekleşmediği, davalının doğrudan doğruya iflasına ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı, buna göre Mahkemece tesis edilen kararın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bilirkişi heyeti 25/09/2023 tarihli raporunda; davalı ticari defterlerinin, sair vesaikin ve muhasebe kayıtlarının 6102 sayılı TTK m. 64,65, 66 ve 82 ile VUK m. 220-226, 229, 230, 231 ve 232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiğini, HMK m. 222 uyarınca sahibi lehine delil niteliği taşıdığını, 31.12.2018 tarihi itibariyle borçlu şirketin kaydi değerli özkaynakları (+) 30.864.498,91-TL iken, 31.12.2018 tarihi itibariyle rayiç değerler üzerinden hazırlanan bilançoya göre özkaynaklarının (+) 31.302.247,70 TL olduğunu, borçlu şirketin rayiç değerler üzerinden borca batık durumda olmadığını, 31.12.2019 tarihi itibariyle borçlu şirketin kaydi değerli özkaynakları (+) 30.887.939,44 TL iken, 31.12.2019 tarihi itibariyle rayiç değerler üzerinden hazırlanan bilançoya göre özkaynaklarının (+) 24.978.499,89 TL olduğunu, borçlu şirketin, rayiç değerler üzerinden borca batık durumda olmadığını, 31.12.2020 tarihi itibariyle borçlu şirketin kaydi değerli özkaynakları (+) 45.696.559,90 TL iken, 31.12.2020 tarihi itibariyle rayiç değerler üzerinden hazırlanan bilançoya göre özkaynaklarının (+) 46.255.421,06 TL olduğunu, borçlu şirketin, rayiç değerler üzerinden borca batık durumda olmadığını, 31.12.2021 tarihi itibariyle borçlu şirketin kaydi değerli özkaynakları (+) 209.510.533,98 TL iken, 31.12.2021 tarihi itibariyle rayiç değerler üzerinden hazırlanan bilançoya göre özkaynaklarının (+) 217.930.479,48 TL olduğunu, borçlu şirketin, rayiç değerler üzerinden borca batık durumda olmadığını, 31.12.2022 tarihi itibariyle borçlu şirketin kaydi değerli özkaynakları (+) 471.376.893,98 TL iken, 31.12.2022 tarihi itibariyle rayiç değerler üzerinden hazırlanan bilançoya göre özkaynaklarının (+) 572.345.457,06 TL olduğunu, borçlu şirketin, rayiç değerler üzerinden borca batık durumda olmadığını, davalı tarafın kaydi bilançosuna göre davalının 2018 yılında 30.864.498,91 TL olan özkaynağının 2019 yılında 30.887.939,44 TL, 2020 yılında 45.696.559,00 TL, 2021 yılında 209.510.533,98 TL ve 2022 yılında 471.376.893,98 TL olduğunu, işbu tabloya göre şirketin borca batık durumda olmadığını, aksine yıllar itibariyle özkaynaklarını her dönem yükselttiği ve mali tablolarında iyileşme meydana geldiğini, davalı tarafın rayiç bilançosuna göre davalı firmanın 2018 yılında 31.302.247,70 TL olan özkaynağının 2019 yılında 24.978.499,89 TL, 2020 yılında 46.255.421,06 TL, 2021 yılında 217.930.479,48 TL ve 2022 yılında 572.345.457,06 TL olduğunu, işbu tabloya göre şirketin borca batık durumda olmadığını, aksine yıllar itibariyle özkaynaklarını her dönem yükselttiği ve mali tablolarında iyileşme meydana geldiğini, davalı şirketin varlıklarının rayiç değerlerinin hesaplanabilmesi için teknik bilirkişi incelemesi gerektiğini, bu hususun alanlarına girmemesi sebebiyle duran varlıkların rayiç değeri kaydının bilançodan aynen aktarıldığını, iflas sebebinin varlığının açıkça ispat edilemediği davalarda, mutlak suretle öncelikle alacağın varlığının araştırılması gerektiğini kabul etmenin usul ekonomisi ilkesine aykırılık oluşturacağını, zira davacının alacaklı olduğuna kanaat getirilse dahi, iflas sebepleri ispat edilemediğinden bahisle davanın reddine karar verileceğini, iflas davaları maktu harca tabi olduğundan vekalet ücreti bakımından da bir farklılık söz konusu olmadığını, dilekçelerden anlaşıldığı üzere davacının alacağı için Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/609 Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, ancak Mahkemece verilen 06.07.2022 tarihli karar ile iflas sebebinin ispatlanamadığına kanaat getirildiğinden, davacının alacaklı olup olmadığının verilecek bir karara etkisinin olmadığını, zira davacının alacaklı olduğu ispat edilmiş olsa dahi iflas sebepleri ispat edilmediğinden davanın reddine karar verilebileceğini, ancak Mahkeme aksi kanaatteyse veya iflas sebeplerinin ispatı bakımından bir önceki karardan farklı bir kanaatteyse, davacının alacağı bakımından derdest olduğu anlaşılan Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/609 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilebileceği bildirmiştir. Bilirkişi heyeti 24/10/2023 tarihli ek raporunda; taraf vekili itirazları doğrultusunda, kök raporda değişikliği gerektirir herhangi bir eksiklik tespit edilmediğini, dilekçelerden anlaşıldığı üzere, davacının alacağı için Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/609 Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, bir başka ifadeyle, davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı ile ilgili derdest bir dava mevcut olduğunu, haksız azil olup olmadığı ve davacının ne kadar alacaklı olduğu gibi hususların Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/609 Esas sayılı dosyasının konusu yapıldığını, bu itibarla, davacının alacak davasında söz konusu hususlar inceleneceğinden, farklı bir alacak tespiti ve mükerrer inceleme yapmamak adına alacak davasının bekletici mesele yapılabileceğini bildirmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 177. maddesinde evvelce takibe hacet kalmaksızın alacaklının talebi üzerine doğrudan doğruya iflas halleri düzenlenmiştir. Maddede "1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308 inci maddede ki hal varsa; 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,.." şeklinde sayılan haller sebebiyle alacaklının, iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Alacaklı, doğrudan doğruya iflas davasında alacağının varlığını ispat etmek zorundadır. Bundan başka, alacaklı dayandığı doğrudan doğruya iflas sebebini de ispat etmekle yükümlüdür (Prof. Dr. BAKİ KURU, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, Ankara 2013, s.1153). Somut olayda, davacı tarafından Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ..., ..., ..., ... Esas ve Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ..., ..., ..., ... Esas sayılı dosyaları ile başlatılan icra takiplerinin tamamında vekalet ücretinin ödenmesi talep edilmiş olup davalı tarafından ödeme emirlerine itiraz edilmesi üzerine söz konusu icra takiplerinin durdurulduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından işbu davada dayanılan iflas sebebi özelinde değerlendirildiğinde, davalı şirketin, alacaklının haklarını ihlal ederek hileli işlemlerde bulunduğu ileri sürülmüş ise de, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda da görüleceği üzere, kaydi ve rayiç bilançosuna göre davalı şirketin, borca batık durumda olmadığı, yıllar itibariyle özkaynaklarını her dönem yükselttiği ve mali tablolarında iyileşme meydana geldiği ortaya konmuştur. Bunun dışında, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle davalının mallarını kaçırdığı yahut alacaklılarının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğu iddialarının ispatlandığından da söz edilemez. İşbu eldeki davada, alacağın varlığı ile birlikte aynı zamanda dayanılan doğrudan doğruya iflas sebebinin de ispat edilmesi gerektiğinden konusu avukatlık vekalet ücreti alacağına ilişkin olan Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin derdest 2022/609 Esas sayılı davasının sonucunun beklenmesine de gerek bulunmamaktadır. Zira dayanılan iflas sebebi ispat edilemediğinden davacının, o davada alacaklı olduğu durumu ortaya çıkmış olsa dahi sonuç değişmeyecektir. Bu nedenle Mahkemece tesis edilen karar isabetli olup davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/963 Esas 2024/188 Karar ve 28/02/2024 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 164/2. fıkrası gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 10 gün içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.23.05.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

İFLAS(İİKtarihsayılıtartışılması177))karariflasistinafreddinedereceistanbulTarafındanolmadığınagerekçeTalepmasaknedenleriİflasdüşünüldükararıAlacaklı(DoğrudangereğidelillerindosyaEdilenhükümdairemizinnumarasımahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim