İstanbul BAM 17. HD 2024/441 E. 2024/584 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2024/441
2024/584
10 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/441 Esas
KARAR NO: 2024/584
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/11/2023
NUMARASI: 2022/616 Esas, 2023/690 Karar
DAVA: YANGIN SİGORTA POLİÇESİNDEN KAYNAKLANAN TAZMİNAT
KARAR TARİHİ: 10.05.2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında iş yeri sigorta poliçesi akdedildiğini, 22.10.2012 tarihinde müvekkiline ait bina mahallinde fırtına, yıldırım düşmesi ve sağanak yağmur olayları meydana geldiğini, iş bu doğa olayları neticesinde müvekkiline ait binanın çatısında hasar meydana geldiğini, hasara ilişkin Çerkezköy Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/4 Değişik İş sayılı dosyasında tespit davası açıldığını, bina hasarına fırtına ve yıldırım düşmesinin sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, davalı sigorta şirketince zarar tespitine rağmen poliçe teminatındaki hasar tutarının müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin zararın giderilmesi amacıyla 4.577.640,40 TL'lik harcama yaptığını iddia ederek 4.577.640,40 TL hasar tutarının 22.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; 22/10/2012 günü sigortalı iş yerinin çatısının çökmesi sureti ile davaya konu hasarın meydana geldiğini, hasarla ilgili birden fazla tespit yapıldığını, ayrıca ITÜ öğretim görevlilerinin hasarla ilgili teknik görüşlerinin alındığını, yapılan tüm tespit ve ekspertiz incelemesi neticesinde sigortalı binadaki hasarın “çatı hasarı“ olduğunun ortaya çıktığını, bu noktada hukuki değerlendirmenin ilk önce çatı hasarının teminat kapsamına girip girmediği noktasında toplandığını, sigorta poliçesinde “dahili su klozu” nun mevcut olduğunu, somut olayda bina çatısının su ağırlığı sebebiyle çökmesi sebebiyle dahili su klozuna giren bir hasar ve zararın söz konusu olmadığını, bu nedenle davacı tarafın iddialarının mesnetsiz ve bilimsel gerçeklerden uzak olduğunu, hasarın su birikmesi sonucu sigortalı bina çatısının çökmesi ile gerçekleştiğini, hasarın binaya yıldırım düşmesi ile oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.04.2017 tarih, 2016/1185 Esas ve 2017/328 Karar sayılı kararı ile; binadaki hasara yıldırımın neden olduğu, ancak çatının su tahliye sisteminin düzenli olarak takip edilip temizlenmesinin ihmal edilmesi nedeniyle su birikmesinin muhtemel olduğu ve su birikintisinin blast etkisi ile yıldırımın oluşturduğu etkiyi artırabileceği, somut olayda çatı üzerinde biriken suyun yıldırımın etkisini artırdığından davacının da % 50 oranında kusurlu olduğu, davacının ödediği hasar bedelinin kadri maruf olduğu gerekçesiyle talep edilen tazminatın yarısı olan 2.288.820,00 TL'nin 02.04.2013 tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.İş bu karar, davacı ve davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmiştir. Dairemizin 17.12.2020 tarih, 2020/1591 Esas ve 2020/2206 Karar sayılı ilamı ile; olay günü sigortalı binada çatı çökmesi nedeniyle hasar oluştuğu, çatıda kullanılan malzeme dayanımlarının projesinde öngörülen dayanımların üzerinde olduğu, bir uygulama hatası bulunmadığı, binanın yapı ruhsatları ve yapı kullanma izin belgelerinin bulunduğu, bina ile ilgili olarak yapılmış teknik hesaplamaların yönetmeliklere uygun hazırlandığı, olay günü çatı çökmesine yıldırım düşmesinin neden olduğu, ancak çatının tahliye sisteminin düzenli olarak takip edilip, temizlenmesinin ihmal edilmesi nedeniyle biriken suların yıldırımın etkisini artırarak zararın doğumuna ve artmasına sebebiyet verdiği, bu durumun tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırması karşısında mahkemece tazminatta % 50 oranında indirim yapılmasında hukuka aykırılık görülmediği, diğer taraftan davacı sigortalının ödediği onarım bedelinin sigortalının gerçek zararını oluşturduğu gerekçesiyle tarafların istinaf talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Dairemizin kararının davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 07.02.2022 tarih ve 2021/15354 Esas, 2022/1637 Karar sayılı ilamıyla, Dairemiz kararı kaldırılarak kararının bozulmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Yargıtay bozma ilamından sonra ilk derece mahkemesi yaptığı yargılama sonunda 30.11.2023 tarih ve 2022/616 Esas, 2023/690 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar vermiş olup, bu kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 373/4. maddesinde "Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir." hususu düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvuruları Dairemizce reddedilmiştir. Bu ret kararının temyizi üzerine Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinin, Dairemiz kararını kaldırarak kararının bozulmasına karar verdiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. HMK'nın 373/4. maddesine göre, ilk derece mahkemesi kararı Yargıtay bozma ilamına istinaden verildiğinden bu ilama karşı sadece temyiz kanun yoluna başvurulabilir.Yukarıda açıklanan nedenlerle ve özellikle HMK'nun 373/4. bendi gereğince, bozma ilamı sonrasında mahkemece bozmaya uygun karar verilmesi halinde kararın kanun yolu olarak temyiz yoluna başvurulabileceği gerekçesiyle dava dosyasının Yargıtay'a gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/616 Esas, 2023/690 Karar ve 30/11/2023 tarihli kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı, HMK'nın 373/4.maddesi gereğince karara karşı tarafların temyiz yoluna başvurabilecekleri gerekçesiyle dosyanın Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine İADESİNE, 6100 sayılı HMK'nın 352/1. Maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10.05.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19