İstanbul BAM 17. HD 2024/511 E. 2024/564 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2024/511
2024/564
9 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/511 Esas
KARAR NO: 2024/564
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/03/2022
NUMARASI: 2022/33 Esas, 2022/271 Karar
DAVA: KAYIT KABUL
KARAR TARİHİ: 09/05/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; olağanüstü hal kapsamında alınan tedbirler doğrultusunda bir kısım kurum, şirket, dernek vb'nin kapatıldığını ve Hazineye devredildiğini, Hazineye devri yapılan kurum, şirket, dernek vb'nin tüm hak ve alacaklarının Hazineye geçmesi nedeniyle müflis bankadan olan alacakları nedeniyle iflas masasına alacak kaydı yapıldığını, iflas idaresin alacak kayıt taleplerini alacağın olmaması, mükerrer kayıt, yetkisiz başvuru gibi genel ifadelerle reddettiğini, iflas idaresinin kamu alacaklarının reddedemeyeceğini, iflas idaresi kararının ... sıra nolu kayıt talebi için 20/11/2020 tarihinde, diğerleri için 18/11/2020 tarihinde tebliğ edildiğini ileri sürerek kamu alacaklarının rüçhanlı olarak üçüncü sıraya kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı iflas idaresi vekili cevabında; davanın hak düşürücü süre içinde açılmaması halinde reddi gerektiğini, alacak kayıt taleplerinin büyük kısmının ilk sıra cetveline kaydı yapılan alacak kayıtları ile mükerrer olması nedeniyle, bir kısım alacak kayıt taleplerinin ise alacağın olmaması nedeniyle haklı olarak reddedildiğini, kamu alacaklarının iflas idaresince reddinin mümkün olmadığına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, alacak kayıt taleplerine konu alacağın kamu alacağı olup olmadığının incelenmesi gerektiğini savunararak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ... nolu alacak kayıt talebi tefrik edilerek, bu kayıt talebine konu alacağın, çekten ve buna dayanılarak yapılmış olan takipten kaynaklandığı, ancak çekin üçüncü kişi tarafından keşide edildiği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; iflas idaresinin kamu alacağını reddedemeyeceğini, alacağı sıra cetveline kaydetmesi ve müflis adına kanuni yollara başvurması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Davacı, iflas idaresi tarafından alacak kayıt taleplerinin reddedildiğinden bahisle söz konusu alacağın rüçhanlı olarak üçüncü sıraya kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafından ... ve ... aleyhine Adana ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden 10.000,00 TL bedelli çekten dolayı icra takibi yapıldığı, takibin kesinleşmesi üzerine Tasarruf Mevduat Sigorta Fonuna haciz ihbarnamesi gönderildiği, akabinde işbu icra dosyasının takip çıkış tutarı olan 10.507,50 TL'nin (faiz ve masraf hariç) masaya kaydı için müflis şirketin iflas masasına ... kayıt numarası ile başvuruda bulunulduğu, yapılan değerlendirme sonunda başvurunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İcra ve İflas Kanunun "Ödeme yerine alacakların devri" başlıklı 120. maddesi "(1) Hacze iştirak eden bütün alacaklılar muvafakat ederlerse borçlunun borsada ve piyasada fiyatı olmıyan alacakları, ödeme yerine geçmek üzere itibari kıymetleriyle kendilerine veya hesaplarına olarak içlerinden birine devredilir. Bu halde alacaklılar, alacakları nispetinde borçlunun haklarına halef olurlar. (2) Aynı suretle hacze iştirak edenlerin hepsi veya içlerinden birisi borçlunun üçüncü bir şahıstaki alacağının tahsilini veya böyle bir şahsa karşı haiz olduğu dava hakkının kullanılmasını, masraf kendilerine ait olmak ve fakat haklarına halel gelmemek şartiyle üzerlerine alabilirler. (3) Bu suretle elde edilecek para ilk önce üzerlerine alanların alacak ve masraflarının ödenmesine karşılık tutulur." şeklinde düzenlenmiştir. "...İİK 120 ve devamı maddelerinde borçlunun üçüncü kişilerdeki alacaklarının tahsili hususunda düzenlemeler yer almaktadır. Hacze iştirak etmiş olan alacaklıların hepsi veya içlerinden bir veya birkaçı borçlunun 3. kişiye karşı sahip olduğu dava hakkının kullanılmasını üzerlerine alabilirler (m. 120 ,II) buna kısaca alacağın tahsili için devri denir. Tahsili için devir ile alacağı tahsil için devralan alacaklı borçlunun haklarına halef olmaz, sadece o alacağı talep edebilmek için temsil edebilme yetkisini (davayı takip yetkisini, HMK m.53) kazanır. Yani borçlu adına (tahsil için devraldığı) alacak için üçüncü kişiye karşı icra takibi yapabilir veya dava açabilir. Alacağı tahsil için devralan alacaklının takip borçlusuna karşı olan haklarına halel gelmez. (İİK m.120,II); yani bununla devralan alacaklının alacağı ödenmiş sayılmaz. Bu alacak devrolunan alacağın tahsil edilip bundan devralan alacaklının alacağının ödenmesine kadar mevcut olmakta devam eder. İcra dairesi alacağı tahsil için devralan alacaklıya,alacağın tahsili için gerekli işlemleri yapmaya yetkili olduğu hakkında belge verir. Alacaklı bu belge ile üçüncü kişiye karşı icra takibi yapabilir veya dava açabilir. Alacağın tahsili için yapılan bütün giderler özellikle takip ve dava giderleri alacağı tahsil için devralan alacaklıya aittir. Fakat bu giderler tahsil edilen paradan ilk önce ödenir. Bunun gibi, tahsil edilen para ilk önce alacağı tahsil için devralan alacaklının veya alacaklıların alacağının ödenmesine karşılık tutulur (İİK 120/2). Bundan sonra geriye para artarsa, o da diğer alacaklılara ödenir. Ondan sonra para artarsa bu para da takip borçlusuna verilir. Buna karşılık alacağı tahsil için devralan alacaklının yaptığı takip veya açtığı dava semeresiz kalırsa , alacaklı yapmış olduğu masraflara kendisi katlanır (Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, Ankara 2017, s. 294-296)..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2018/5351 Esas 2019/3288 karar sayılı ilamı). Somut olayda, iflas müdürlüğüne sunulan alacak kayıt talepli dilekçe dikkate alındığında, aslında, hakkındaki takip kesinleşen ...'ın müflis banka nezdindeki alacakları yönünden iflas masasına başvurulduğu anlaşılmaktadır. Bir başka anlatımla davacı, kendi borçlusu olan ve aleyhine icra takibi yaptığı ...'ın davalı bankadan alacağı olduğunu iddia ederek alacağının, dava dışı ...'ın bankadan olan alacağından tahsili amacıyla iflas masasına yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Her ne kadar dava kayıt kabul olarak açılmış ise de, 6100 sayılı HMK'nun 33. maddesine göre, Türk hukukunu resen uygulamak zorunda olan hakim, tarafların yaptığı hukuki nitelendirmeyle bağlı olmayıp hukuki nitelendirme kendisine ait olduğundan somut olayın da bu kapsamda değerlendirilmek suretiyle İİK'nun 120. maddesinde belirtilen yetki şartı da dikkate alınarak dava dışı ...'ın müflis bankadan alacağının bulunup bulunmadığı üzerinde durulup gerekli deliller toplandıktan ve gerekirse bu hususta bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Zira dava dışı ...'ın müflis bankadan alacağının varlığı halinde müflis bankanın tasfiyesi sonunda ...'a alacağına karşılık bir miktar paranın ödenmesi veya ...'ın alacağının tamamına kavuşması mümkün olduğundan davacının da, dava açmakta hukuki menfaati olduğu gibi taraf sıfatının da mevcut olduğunun kabul edilmesi gerekecektir. Bu durumda, davacının İİK'nun 120/2 maddesi kapsamında icra müdürlüğünden usulüne uygun şekilde düzenlenmiş yetki belgesi getirmesi halinde, müflis bankanın tasfiyesi sonunda ...'a isabet edecek miktarın, davacı alacağına mahsuben davacıya ödenmek şartıyla masaya kaydına karar verilmesi gerekip gerekmediğinin düşünülmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu nedenle davanın, hatalı nitelendirme ve dosya içeriğine uygun olmayan bir gerekçe ile Mahkemece pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi isabetli olmadığından davacının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararın usul ve yasaya aykırılık bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/33 Esas, 2022/271 Karar ve 21/03/2022 tarihli kararının HMK 353/1a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere üye hakim ...'ın karşı oyu ile oyçokluğuyla karar verildi.09/05/2024
MUHALEFET ŞERHİ Sayın çoğunluk ile uyuşmazlık, kapatılan ve Hazineye devredilen kurumun kambiyo senedine dayalı üçüncü kişiden olan alacağının, üçüncü kişinin müflis bankada mevduatı bulunması halinde masaya kaydı gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. 7091 Sayılı Yasa'nın 5/1 fıkrası uyarınca olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan KHK'ler gereğince kapatılan ve ... Müdürlüğü veya Hazineye devredilen kurum ve kuruluşların her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, vakıflar yönünden ... Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır. ... İşletmeleri A.Ş. 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 2. maddesi uyarınca kapatılmıştır. Davacı kurumun, ... İşletmeleri A.Ş.'nin müflis bankadan alacağı bulunduğu gerekçesiyle kayıt talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. İİK'nın 120. maddesi uyarınca, takip alacaklısına borçlusunun alacağını tahsili hususunda yetki verilebilmesi için, takip alacaklısının anılan alacağı haczetmesi, hacze iştirak eden bütün alacaklıların tamamının muvafakatinin alınması şarttır. Diğer taraftan iflas açıldıktan sonra müflise karşı başlamış olan takipler durur ve iflas tasfiyesi süresince müflise karşı hiçbir takip yapılamaz, iflas açıldıktan sonra yapılan takip işlemleri geçersizdir. Somut davada, davalı müflis şirketin iflasından sonra, müflis bankaya, borçlunun bankadaki mevduatı için haciz yazısı gönderildiğinden, varsa bu haciz geçersizdir, bu nedenle İİK'nın 120. maddesi uyarınca takip alacaklısının yetki belgesi almasının sonuca etkisi olmadığından, İİK'nın 120 maddesi kapsamında araştırma yapılmasına gerek yoktur. Kaldı ki İİK'nın 120. maddesi uyarınca takip alacaklısına yetki verilebilmesi yeterli olmayıp, hacze iştirak eden bütün alacaklıların muvafakati de bulunması şartının sağlanıp sağlanmadığı da araştırılmalıydı. Bu durumda İİK'nın 120 maddesi kapsamında araştırma yapılmasına gerek olmadığı, bilirkişi raporuna göre, ... İşletmeleri A.Ş.'nin müflis bankadan herhangi bir hak ve alacağı olmadığı, kayıt talebine konu 10.507,50 TL alacağın 10.000,00 TL çek bedelinin takipte kesinleşen tutarı olup, çek keşidecesinin dava dışı üçüncü şahıs olduğu, çek teminat tutarının talep edilmediği, buna göre kapatılan kurumun müflis bankada herhangi bir alacağı bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddedilmesinde isabetsizlik olmadığı görüşünde olduğumdan karara muhalif kaldığımı bildiririm.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19