İstanbul BAM 17. HD 2024/349 E. 2024/423 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2024/349
2024/423
28 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/349 Esas
KARAR NO: 2024/423
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/12/2023
NUMARASI: 2022/623 Esas, 2023/851 Karar
DAVA: TAZMİNAT (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 28/03/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin işyerinden gerçekleşen hırsızlık sebebiyle alet ve cihazların çalındığını, olayla ilgili adli soruşturmanın devam ettiğini, davalı ile aralarında Süper İşyeri Kobi Sigorta Poliçesi bulunduğunu, ancak zararlarının karşılanma talebinin davalı tarafından reddedildiğini belirterek davanın kabulüne, HMK'nun 107. maddesi kapsamında tahkikat sonucunda zararın değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirkete ait işyerinin, müvekkili şirket nezdinde Süper İşyeri Kobi Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, hırsızlığa yönelik iddia ve beyanların doğru olmadığı gerekçesi ile davacının tazminat talebinin reddedildiğini, çalındığı iddia edilen bir çok sözde demirbaşın, aslında davacının kendisine ait olmadığı ve franchise sözleşmesine binaen emanet alındığı, daha sonra ilgili şirkete iade edildiği ve yine çalındığı iddia olunan bir çok emtianın ise çok önceden satıldığının ekspertiz raporu ile anlaşıldığını, davacı şirketin, doğru ihbarda bulunma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin, poliçe teminatı ile sınırlı olarak ancak gerçek, resmi ve hukuka dayanan belgeli zararı ödemekle yükümlü olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; hırsızlık olayına konu olduğu iddia edilen malzemelerin faturalarının ticari defterlerde kayıtlı olduğu, ancak düzenlenen eksper raporunda söz konusu cihazların bir kısmının satıldığı tespit edilmiş olmasına rağmen buna ilişkin davacıya ait ticari defterlerde bir kaydın görülmediği, sigorta poliçesinde hırsızlık teminatının özel şartlara bağlandığı, somut olayda bu şartların gerçekleşmediği, bu sebeple yaşandığı iddia edilen hırsızlık olayının, poliçe kapsamında bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; poliçeye göre sigortalı işyerinde sadece kepengin bulunmasının hırsızlık teminatının geçerli olması için yeterli olduğunu, hırsızlığın da, kepengin zorlanarak açılması suretiyle gerçekleştiğini, dosyada bulunan ve her iki tarafın dosyaya sunduğu deliller dikkate alınarak değerlendirme yapılıp kanaate varılması gerekirken bilirkişinin incelemesini, tamamen eksper raporunu baz alarak sonuçlandırdığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ürünlerin birim fiyat analizi tespiti yapılırken eksik ve subjektif bir inceleme yapıldığını, ne gerekçeli kararda ne de hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda, tanıklarının ifadesinin dikkate alınmadığını, hırsızlık hadisenin, müvekkilinin iddiasından farklı şekilde gerçekleştiğinin ispat yükünün davalı sigorta şirketinin üzerinde olduğunu, ancak ispat yükü hatalı değerlendirme ile müvekkilinin üzerinde bırakıldığı gibi soruşturma akıbetinin de araştırılmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, hırsızlık sebebiyle oluştuğu ileri sürülen hasar bedelinin, sigorta poliçesi kapsamında tahsili istemine ilişkindir.Uyuşmazlığın esas bakımından çözümüne geçilmeden önce davacının istinaf başvuru hakkının bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekir. HMK'nun 344. maddesi "İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır. "hükmünü içermektedir. Somut olayda, Mahkemece tesis edilen hükme karşı davacı tarafından yasal süresinde istinaf dilekçesi sunulmuş ise de istinaf karar harcı, istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve istinaf avansı yatırılmamıştır. Bunun üzerine Mahkemece, 427,60 TL istinaf karar harcı (maktu), 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 350,00 TL istinaf avansının HMK'nun 344. maddesine göre bir haftalık kesin süre içinde dosyaya yatırılması, aksi halde istinaf isteminden vazgeçmiş sayılacağına karar verileceği ihtarını içeren 31/01/2024 tarihli muhtıra düzenlenmiştir. Söz konusu muhtıra, e-tebliğ yoluyla davacı vekiline 05/02/2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı tarafça, 01/02/2024 tarihinde 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 350,00 TL istinaf avansı yasal süresinde yatırılmış ise de, 427,60 TL istinaf karar harcının yasal süresi geçtikten sonra 21/02/2024 tarihinde yatırıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda usulüne uygun düzenlenip tebliğ edilen muhtırada öngörülen yasal 1 haftalık sürede istinaf karar harcının yatırılmaması sebebiyle HMK'nun 344. maddesi uyarınca, davacının istinaf isteminden vazgeçmiş sayıldığının kabulü gerekir. O halde verilen hükme karşı, davacının istinaf hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 344.maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanuna bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.28/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01