SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 17. HD 2024/238 E. 2024/355 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/238

Karar No

2024/355

Karar Tarihi

14 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/238 Esas

KARAR NO: 2024/355

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 28/04/2023

NUMARASI: 2021/978 Esas, 2023/388 Karar

DAVA: İFLAS (İflasın Açılması)

KARAR TARİHİ: 14/03/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili banka ile dava dışı ...AŞ arasında 9.008.513,44 Euro üst limitli kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalıların garantör sıfatıyla borcu ödemeyi kabul ve taahhüt ettiklerini, dava dışı borçlunun yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle kredinin kat edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine Büyükçekmece ... İcra Müdürlyüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile genel iflas yolu ile takip başlattıklarını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazların kaldırılarak davalılara depo emri çıkartılması ve depo emrine rağmen borcun ödenmemesi halinde davalıların iflasına karar verilmisini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalılar ... Tekstil..AŞ ve ... Dış Ticaret vekili cevabında; asıl borçlu ile davacı arasındaki sözleşmede, Alman Hukukunun uygulanacağı ve uyuşmazlıkta Ştuttgart Mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığını, sözleşme para borcuna ilişkin olduğu için kefalet sözleşmesi olarak değerlendirilmesi gereken Garantörlük Sözleşmesinin asıl borcun tabi olduğu kurallara bağlı olması gerektiğini, asıl sözleşme gereği davada yetkili mahkemenin Ştuttgart Mahkemesi olduğunu, davacının öncelikle asıl borçludan alacaklı olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, asıl borçlu hakkında Alman Mahkemesinde alacağın varlığını ispatlayacak karar alınmadan garantör sıfatıyla müvekkilleri aleyhine dava açılamayacağını, asıl borçlu hakkında kesinleşen bir icra takibi, alacak davası ve iflas talepli bir dava bulunmadığını, asıl borçlu ile ilgili yargılamanın borcun varlığı ve miktarı açısında eldeki davayı etkileyeceğini, davalı ... Tekstil'in borca batık olmadığını, davalı ... Dış Ticaret'in ise Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/346 Esas sayılı dosyasında iflasın ertelenmesi davası açtığını, iflas davasından önce açılmış iflasın ertelenmesi davasının beklenmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevabında; davaya konu kredi sözleşmesinde kredi alan konumunda olmayan müvekkili yönünden Alman hukukunun uygulanacağı ve Ştuttgart Mahkemelerinin yetkili olduğunun belirtildiğini, bu nedenle mahkemenin yetkisiz olduğunu, öncelikle yabancı mahkemede müvekkili hakkında alacağın varlığını ispatlayacak karar alınması gerektiğini, esas borçlu hakkında yetkili ifa ve yargı yerinde alacağın varlığı ispatlanmadan garantör konumudaki müvekkili aleyhine iflas davası açılamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi 25/02/2021 tarihli kararı ile; davacının alacaklı olduğunu ve miktarını Stuttgart Mahkemesinde açacağı alacak davası ile belirleyip kesinleştirdikten sonra iflas yollarından birisiyle alacağının tahsili yoluna gitmesi gerektiği, davacının anılan yargı yerlerinde alacağının varlığını ispatlayacak bir karar alması ve bununla Türkiye de borçlu aleyhine iflas yoluyla takip yapması ve iflas davası açması gerekir iken; taraflar arasındaki hukuk ve yetkili yargı yeri seçimini ortadan kaldıracak ve özellikle alacağın başka bir yer hukukuna tabi kılınması sonucunu doğuracak şekilde doğrudan iflas takibi yapması ve bunu dayanak göstererek iflas davası açmasının yerinde olmadığı, dava konusu uyuşmazlık açısından mahkemenin yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle mahkemenin milletlerarası yetkisizliği nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.

DAİREMİZİN KARAR İLAMI Davacı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine Dairemizin 04/11/2021 tarih ve 2021/1109 Esas, 2021/1248 Karar sayılı kararı ile; "Davacının alacağına dayanak gösterdiği davalılarca düzenlenen garanti mektularında 'Bu taahhütten kaynaklanan tüm hak ve yükümlülükler, her bakımdan, münhasıran Federal Almanya Cumhuriyeti Kanunlarının hükmü altında olacaktır. Yargı yeri Stuttgart, Federal Almanya Cumhuriyeti'dir. Buna rağmen, herhangi başka bir mahkemede de bana karşı dava açılabilir.' düzenlemesi mevcuttur. Garanti mektuplarında herhangi başka bir mahkemede de dava açılabileceğinin taahhüt edilmesi karşısında, ilk derece mahkemesinde bu husus değerlendirilmeksizin mahkemenin milletlerarası yetkisizliği nedeni ile davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır." denilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi 28/04/2023 tarihli kararı ile; itirazın iptali niteliğindeki bu davanın icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğu, davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi, alacağın kaynağı bakımında da geçerli olduğu, davacının kredi alacağı için dava dışı garantör/sigorta eden Euler - Hermes tarafından ödeme yapıldığı ve akabinde takipten önce Federal Hükümete geçmiş olan alacakların davacıya geri temlik edildiği, buna rağmen davacının temliknameye dayalı olarak değil, garantörlük sözleşmesine dayalı olarak takip başlattığı, davacının takip tarihinde mevcut temliknameye dayanmayıp alacağını tahsil ettiği garantörlük sözleşmesine dayanarak talepte bulunmasının, itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olması gerektiği kuralına aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ Karar, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmiştir. Davacı vekili, istinaf nedenleri olarak; davalı ... halka açık şirket olup, ...'ta yayımlanan finansal raporlarında müvekkili bankaya takip konusu alacak kadar borcuna yer verildiğini, alacağın varlığı ve miktarını ispatlamalarına rağmen takibe sıkı sıkıya bağlılık kuralına aykırılık gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, dilekçelerin teatisi aşaması geçtikten sonra, alacağın dava dışı ... isimli sigorta şirketince ödendiği yönünde savunmada bulunulduğu, savunmanın genişletilmesine rızaları bulunmadığını, Federal Almanya'nın resmi kuruluşu olan ...'in kredi borcunu ödemesinin borçluların bankaya olan ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, iflas yoluyla yapılan takibe itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacı bankanın dava dışı borçlu ile aralarındaki kredi sözleşmesi ile davalılarca düzenlenen garanti mektubuna istinaden davalılar aleyhine genel iflas yolu ile takip başlattığı, davalıların yasal süresinde takibe itirazı üzerine davacı alacaklının İİK 159/son fıkrası gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın kaldırılması ve iflas istemli iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Yukarıda anılan iflas davası şekli bir incelemeden ibaret olup iflas takibiyle sıkı sıkıya bağlıdır. Öyle ki mahkeme borcun önceden ödenmiş olduğu sonucuna varırsa veya borç depo kararının gereği yerine getirilerek yargılama sırasında ödenirse davanın reddine karar verir. (Yargıtay 6. HD'nin 2022/4987 Esas, 2024/458 Karar sayılı kararı) Somut olayda davacı banka, dava dışı borçlu ile yapılan kredi sözleşmesine ve davalılar tarafından söz konusu kredi sözleşmesine istinaden verilen garanti mektubuna dayanarak davalılar aleyhine iflas yolu ile takip başlatmış, takibe itiraz üzerine itirazın kaldırılması ve davalıların iflasına karar verilmesini talep etmiştir. Ancak yargılama sırasında dosyaya sunulan belgelerden, takipten önce Almanya Federal Cumhuriyetini temsilen ...'in dava konusu kredi sözleşmesine ilişkin davacıya tazminat ödemesi yaptığı ve kendisine geçmiş tüm alacağı ferileri ve teminatları ile birlikte davacıya geri temlik ettiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili, 05/04/2022 tarihli dilekçesinde geri temliğe istinaden dava hakkının müvekkili bankaya ait olduğunu beyan etmiştir. Ancak eldeki iflas davasının iflas takibiyle sıkı sıkıya bağlı olduğu açıktır. Davacı takip talebinde kredi sözleşmesi ve garanti mektuplarına dayanmışsa da, takipten önce dava dışı garantör/sigorta eden tarafından yapılan ödeme ile diğer garantörlerin garanti mektubuna dayanak borçları kalmamıştır. İflas davası, icra takibiyle sıkı sıkıya bağlı olduğundan, takip talebindeki alacağın dayanağından başka bir sebeple, temliknameye dayalı olarak itirazın kaldırılması mümkün görülmemiştir. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddine karar vermesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ayrıca borcu sona erdiren ödemenin her aşamada ileri sürülmesi mümkün olup, davacının savunmanın genişletildiği yönündeki istinaf nedeninin de reddi gerekir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/978 Esas, 2023/388 Karar ve 28/04/2023 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 164/2. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.14/03/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ilamıİFLAStartışılmasıkarariflasistinafreddinedereceistanbulgerekçenedenleridüşünüldükararıAçılması)gereğidelillerin(İflasındosyahükümdairemizinnumarasımahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim