İstanbul BAM 17. HD 2024/309 E. 2024/347 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2024/309
2024/347
14 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/309 Esas
KARAR NO: 2024/347
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
EK KARAR TARİHİ: 20/10/2023
NUMARASI: 2023/375 D. İş, 2023/378 Karar
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 14/03/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden vekil dilekçesinde özetle; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/84 E. ve 2023/691 K. Sayılı dosyasında açılan alacak talepli davalarının 14.09.2023 tarihinde kısmen kabulüne karar verildiğini, davalı/ borçlular hakkında İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/84 E. ve 2023/691 K. Sayılı ilama dayalı takip başlatılacağını, davalı/borçluların çalıştığı firmalarla maddi olarak sıkıntılar yaşadığının taraflarınca bilindiğini, hükmedilen alacak, faiz, vekalet ücreti, harç ve yargılama giderlerine ilişkin borcunu da ödememek için mal kaçırma ihtimalinin yüksek olduğunu, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/84 E. ve 2023/ 691 K. sayılı karar ile hükmedilen toplam 3.997.246,52 TL alacak için borçluların 3. Kişilerdeki hak ve alacakları ile adına kayıtlı mal varlığına haciz işlenmesi için teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi 20/102023 tarihli karar ile; borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına, borçlarına yetecek miktardan fazla olmamak üzere, 3.997.246,52-TL için teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiş, davalı/borçlu tarafından karara itiraz edilmiş, itiraz mahkemece duruşmalı olarak değerlendirilmiştir. Mahkeme 22/12/2023 tarihli ek kararı ile; ilam ve sunulan beyanlar dikkate alındığında 2004 Sayılı İİK 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati hacze ilişkin şartların gerçekleştiği, ihtiyati hacze itiraz eden tarafın diğer itirazlarının ise İİK 265. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sebeplere dayanmadığı, bu hususlara ilişkin mahkemece değerlendirme yapılması olanağının da bulunmadığı, derdest dosya olarak belirtilen Şile Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/140 D.iş sayılı dosyasında usül yönünden karar verildiği, verilen bir ihtiyati haciz kararı bulunmadığı, kaldı ki değişik iş talepli dosyaların derdestlik itirazında esas alınmasının mümkün bulunmadığı başka mahkemelerce verilen ihtiyati haciz talebinin reddi kararlarının, talebin değişik işe yönelik olması da dikkate alındığında mahkemeyi bağlayıcı bir yönü bulunmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Verilen red kararı yasal süre içerisinde karşı taraf/borçlu vekili tarafından istinaf edilmiştir. Borçlu/karşı taraf vekili istinaf dilekçesinde; ihtiyati haciz talep eden şirketin tamamen kötü niyetli olarak ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, ilama dayanan bir alacağın, ilamlı icra takibine konu edilerek tahsili mümkün iken adeta müvekkili şirketin mal kaçırıyormuş, borcun tahsilini imkansız hale getiriyormuş gibi bir yaklaşımla müvekkili şirket hakkında ihtiyati haciz talebinde bulunulmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, ihtiyati haciz kararının alınabilmesi için muaccel bir borcun bulunmasının yeterli tek koşul olmadığını, alacağın güvenceye alınabilmesi için yeterli şüphenin de mevcut olması gerektiğini, borçlunun mal kaçırma tehlikesinin bulunmadığı durumlarda ihtiyati haciz kararı verilmesinde hukuki yarar bulunmayacağını, ihtiyati haciz talebine konu alacağın, müvekkili şirket nezdinde mal kaçırma gibi, alacağın tahsilini imkansız hale getirme gibi eylemlere tenezzül etmesini gerektirecek bir tutarda olmadığını, zira müvekkili şirketin iş ve gelir hacmi ile esas sermayesinin, ihtiyati haciz talebine konu alacağın tutarıyla kıyaslanamayacak miktarda yüksek olduğunu, ihtiyati haciz talep edenin, tamamen müvekkili şirketi zarara uğratmak, banka hesaplarını bir süreliğine kullanılmaz hale getirerek müvekkili şirketi ödeme güçlüğü içine sokmak ve hak kazanmamış oldukları ve taraflarınca da istinaf başvurusuna konu edilmiş mahkeme kararı ile hak kazandığı fikrini edindiği alacağı kötü niyetli bir biçimde müvekkili şirketi baskılamak suretiyle tahsil etmek maksadıyla ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu,her ne kadar ilam alacaklısının İİK hükümleri gereğince ilama istinaden ihtiyati haciz talebinde bulunabilmesi mümkün ise de bu hususta öncelikle Türk Medeni Kanunu'nun iyiniyet kuralını düzenleyen 2. maddesi ayrı bir önem taşıdığını, kötü niyetli bir biçimde, alacağına kavuşmak maksadıyla ilamlı icra takibi başlatma imkanı varken ihtiyati haciz talebinde bulunan karşı tarafın, bu yöndeki talebinin iyiniyetli olmadığını, bu sebeple ihtiyati haciz kararına itirazın reddi yönündeki ek karar hukuka aykırı olduğunu belirterek ilgili kararın, yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE: Dava, ihtiyati hacze karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı, ihtiyati hacze karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ara kararın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmıştır. İcra ve İflâs Kanunu'nun 257. maddesinin 1. fıkrası uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi hâlinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.İcra ve İflâs Kanunu'nun 257. maddesinin 2. fıkrası uyarınca “Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa. - Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.” İcra ve İflâs Kanunu'nun 258. maddenin 1. fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre, alacaklı alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiğini veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK’nun 257,II hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. İhtiyati hacizde teminat başlıklı İcra ve İflâs Kanunu'nun 259. Maddesi; "İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96. maddesinde yazılı teminatı vermeye mecburdur. Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz. Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder." hükmü düzenlemiştir. İcra ve İflâs Kanunu'nun "İhtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz" başlıklı 265. maddesi "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir." hükmünü içermektedir. Somut uyuşmazlıkta, davacının ihtiyati haciz talebinin İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/84 E. ve 2023/691 K. Sayılı ilamına dayandığı ve İİK'nun 257/1. Maddesi gereğince ihtiyati haciz için yasal şartların oluştuğu, İİK 265 maddesi kapsamında bulunmayan borçlu karşı tarafın itirazlarının reddine yönelik ek kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla borçlu/karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/375 D.İş, 2023/378 Karar sayılı dava dosyasında verilen 22/12/2023 tarihli ek karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan borçlu/karşı taraf ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Borçlu/karşı taraf ... A.Ş tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f ve 394/5 maddeleri gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18