SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 17. HD 2023/1561 E. 2024/290 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1561

Karar No

2024/290

Karar Tarihi

29 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1561 Esas

KARAR NO: 2024/290

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/09/2023

NUMARASI: 2023/552 Esas, 2023/759 Karar

DAVANIN KONUSU: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)

KARAR TARİHİ: 29/02/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı kooperatifin yönetim kurulu başkanı ve tasfiye kurulu üyesi olduğunu, davalı kooperatifte üyelere dairelerin teslim edilerek amacın gerçekleştiğini bu nedenle tasfiye aşamasına geçildiğini, ancak kooperatife karşı devam eden davalar ve icra takipleri nedeniyle tasfiyenin sonuçlandırılamadığını, son yıllarda yapılan genel kurul toplantılarına üyelerin katılım sağlamadığını bu nedenle de borçların ödenmesi için karar alınarak aidat toplanmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin sağlık sorunları nedeni ile görevini devam ettirmesinin mümkün olmadığı için davalı kooperatifteki yönetim kurulu başkanlığı ve tasfiye kurulu üyeliğinden istifa ettiğini hatta üyelikten dahi istifa ettiğini, diğer yönetim kurulu ve tasfiye kurulu üyeleri ... ile ...'nin de istifa ettiklerini, bu istifaların kabul edildiğini ve durumun yedek yönetim kurulu üyelerine bildirilmesine ve göreve davet edilmelerine karar verildiğini, yedek üyelerin de tamamının görevini kabul etmeyerek istifa ettiklerini, kooperatifin tüm yönetim ve denetim kurulu asil ve yedek üyelerinin istifa etmesi ile kooperatifin organsız kaldığını, bu nedenlerle de müvekkilinin ve istifa eden yöneticilerin görevlerinin sona erdiğinin tespiti ile kooperatifin organsız kalması nedeni ile kooperatif genel kurulunu yapması için, genel kurulun toplanamaması veya toplanıp da yeni yönetimin oluşturulamaması durumunda ise tasfiye memuru olarak görev yaparak tasfiye işlemlerini yürütmek ve sonuçlandırmak üzere İstanbul Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü memurlarından birinin veya mahkemenin uygun göreceği birinin kayyım olarak tayin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 22/04/1994 tarihinde tescil ve ilan edilerek kurulduğunu, dosyaya gelen ticaret sicili kayıtlarından da tevsik edileceği üzere kooperatifin son tescilini 04/11/2021 tarihinde yaptırdığı, 04/09/2021 tarihinde yapılan genel kurulda 2019/2020 hesap yılı genel kurulunda yönetim kurulu asil üyeliğine ..., ..., ...'ın, yönetim kurulu yedek üyeliğine ise ..., ... ve ...'nın 3 yıl süre ile seçildiğini ve yönetim kurulu üyelerine aynı zamanda tasfiye kurulu olarak yetki verildiğini, genel kurulda seçilen yönetim ve tasfiye kurulu üyelerinin görev süresini henüz dolmadığını ve görevlerinin 04/09/2024 yılına kadar devam ettiğini, yine 04/09/2021 tarihli genel kurul toplantısında denetim kurulu asil üyeliğine ..., ...'ın denetim kurulu yedek üyeliğine ise ... ve ...'in seçildiklerini beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; müvekkilinin tasfiye memurluğundan istifa etmesi ile kooperatifin organsız kaldığını,kooperatifin tasfiye işlemlerinin tamamlanması için kayyım atanması istemi ile huzurdaki davayı açmış ise de; davacının da içinde bulunduğu görev ve üyelik yönünden yapılan istifalar, kooperatife yeni seçilen organ tarafından usule uygun olarak kabul edilmediği ve 04.09.2021 tarihli genel kurulda 3 yıl süre ile görev verilen ve halen görev süresi dolmamış olan davacının içinde bulunduğu yönetim ve tasfiye kurulu üyelerinin 1163 sayılı kanunun 81 mad hükmü gereği tasfiyeyi sonuçlandırma yükümlüsü oldukları ve davalı kooperatifin tasfiyesi sonuçlanana kadar bu görevlerine devam etmesi gerektiğinden davacı yanın yönetim ve tasfiye kurulu asil ve yedek üyelerinden istifaları sonucu görevlerinin sona erdiğinin tespiti talebi ile birlikte kayyım atanmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; kooperatifin 04.09.2021 tarihinde yapılan genel kurulunda yönetim kurulu asil üyeliğine ..., ..., ..., yönetim kurulu yedek üyeliğe ise ..., ... ve ... 3 yıl süre ile seçildiklerini, yönetim kurulu üyelerine aynı zamanda Tasfiye kurulu olarak 06/09/2021 tarihinden beri görev yapmak üzere genel kurulda yetki verildiğini, görev süreleri 04.09.2024 tarihinde kadar devam ettiğini, Yerel Mahkeme 1163 sayılı kanunun 81 mad hükmü gereği tasfiyeyi sonuçlandırma yükümlüsü oldukları ve davalı kooperatifin tasfiyesi sonuçlanana kadar bu görevlerine devam etmesi gerektiğinden davayı reddetmiş ise de bu maddede tasfiye memurlarının görevlerinden ve seçilmemesi halinde bu görevin yönetim kurulu tarafından yerine getirileceği belirtildiğini, tasfiye sonuçlanmadan istifa edemeyeceklerine dair en ufak bir ibare bulunmadığını, Yerel Mahkeme, kanunda sınırlayıcı bir hüküm olmamasına rağmen kanun maddesini geniş ve hatalı yorumlayarak hatalı karar verdiğini, istifalar ile organ boşluğunun oluşması durumunda yapılan genel kurula rağmen de bu boşluğun doldurulamaması halinde istifa eden yönetim/tasfiye kurulu üyelerinin görevlerinin yeni organ oluşana kadar devam edeceği yönündeki kabul hatalı olup bu yönde mevzuatta bir hüküm olmadığı gibi ana sözleşmede de bu yönde bir hüküm olmadığını, yönetim/tasfiye kurulu üyelerinin istifası üzerine organ boşluğu oluşmuş ve ardından yapılan genel kurulda da bu boşluk doldurulamadığını, bu nedenle de TMK 427/4 maddesi gereği bu davanın açıldığını, Ticaret Sicil Odasından kooperatifin sicil kayıtları celp edildiğini fakat gelen kayıtlarda ana sözleşme yer almadığını, kooperatif 1992 yılında kurulduğunu, İTO'dan 1997 ve sonrası kayıtların geldiğini, Kooperatif sicil kayıtlarının celbi için Çevre Şehircilik İl Müdürlüğüne müzekkere yazıldığını, gelen yazı cevabında kayıtların çok olması nedeni ile Mahkemenin bir kişi görevlendirmesi ve bütçe ayrılması ile elden alınması yönünde cevap verildiğini, Mahkeme bu konuda davacı vekiline yetki verilmesine karar vermiş, adli tatil sonrası yetki alarak kayıtları getirmelerine fırsat verilmeden dosya üzerinden davanın reddine karar verildiğini, yerel mahkeme kooperatif ana sözleşmesini celp etmeden ve bu konuda ana sözleşme hükümlerini irdelemeden eksik inceleme ile karar verdiğini, TMK 427. maddesini de göz ardı ederek 1163 sayılı Kanun 81. maddedeki hükmü de yeni organ seçilmeden istifa eden üyelerin sorumluluğunun süresiz devam ettiği gibi yanılgılı bir değerlendirme ile hatalı bir hüküm verdiğini, istifa üzerine organ boşluğunu tamamlamak için geçerli prosedür izlenmiş ve genel kurul toplanmış yeni organ oluşması mümkün olmadığını, davacının ciddi sağlık problemlerinin mevcut olduğunu, yeni organ seçiline kadar görevinin devam etmesinin mümkün olmadığını, her genel kurul için bütçe gerekmekte olduğunu, kooperatif uzun yıllardır aidat toplamamakta olup bunun maliyetinin müvekkilinin tarafından da karşılanması mümkün olmadığını, müvekkilini zarar uğrattığını belirterek ilk derce mahkeme kararının kaldırılmasını, İstanbul Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü memurlarından birinin kayyım olarak tayin edilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, davacı kooperatif yönetim kurulunun işlevsiz hale geldiği ve genel kurulun toplanamadığını ileri sürerek davalı kooperatife kayyım atanması talebine ilişkindir. Kooperatifler Kanununun 98. maddesi atfıyla 6102 Sayılı TTK'nın 530/1. maddesine göre, gerekli organın mevcut olmamasının, bu organın gerçekten bulunmaması anlamına geldiği, görev süresi sona eren yönetim kurulunun yenisinin seçilememiş olması veya kurulun boşalarak yerlerini doldurma imkanının bulunamaması halinde, pay sahipleri şirket alacaklıları veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığının istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yönetim kurulunu dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hale getirmesi için bir süre belirleyeceği, verilen sürede durum düzeltilmezse şirketin feshine karar verileceği düzenlenmiştir. TMK'nın 426/3. Maddesine göre, "Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa" o tüzel kişiye kayyım atanır. TMK'nın 427/4. Maddesine göre ise, "Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa " o tüzel kişiye yönetim kayyımı atanır. Kooperatif ana sözleşmesinde Tasfiye kurulu başlıklı 86.maddesinde, " Tasfiye kurulu genel kurul tarafından seçilecek en az iki kişiden oluşur. Genel kurul bu hususta yönetim kurulunu da görevlendirebilir. Genel kurulca tasfiye kurulu için bir seçim veya görevlendirme yapılmadığı takdirde, tasfiye işlerini yönetim kurulu yürütür. Bunlar genel kurulca her zaman azil ve yerlerine yenileri tayin olunabilir" düzenlemesi yer almaktadır. Somut davada, kooperatifin 04.09.2021 tarihli genel kurul toplantısında, görev süresi biten yönetim kurulu için 3 yıl için görev yapmak üzere asil üyeliklere ..., ..., ...'nin seçildiği, yönetim kurulu üyelerinin süresiz olarak tasfiye kurulu üyeliklerine seçildiği, yedek üyeliklerine ..., ... ve ...'nın seçildiği, Denetim kurulunun 2 asil üyeliğine ... ve ...'ın ve 2 yedek üyeliklerine ... ve ...'in 3 yıl görev yapmak üzere seçildikleri anlaşılmıştır. Kooperatif ana sözleşmesinin üyeliğin boşalması başlıklı 47.maddesinde;"Yönetim kurulu üyeleri, istifa etmek suretiyle her zaman çekilebilirler. Herhangi bir sebeple yönetim kurulu üyeliğinin boşalması halinde yönetim kurulunca aldıkları oy sırasına göre yedek üyeler çağrılır. Eşit oy alanlar arasında kura çekilir. Yönetim kurulu toplantı nisabını kaybederse boşalan yönetim kurulu üyeliklerine denetim kurulu tarafından geciktirilmeksizin yetersiz kadar yedek üye çağrılır. Yedek üyelerle de yönetim kurulunun tamamlanamaması halinde eğer yönetim kurulu toplantı nisabını kaybetmemişse TTK 315.maddesinin birinci fıkrasına göre hareket olunur. Yönetim Kurulu toplantı nisabının altına düşmüşse, denetim kurulu tarafından seçimler yapılmak üzere derhal genel kurul toplantıya çağrılır." düzenlenmiştir.

Yine ana sözleşmenin denetim kurulu üyeliğinin boşalması başlıklı 56. Maddesinde; denetim kurulu üyeleri istifa etmek suretiyle her zaman görevlerinden çekilebilirler. Kanun ve ana sözleşmede belirtilen şartları taşımadıkları veya sonradan kaybettikleri anlaşılanların üyelikleri kendiliğinden sona erer. Üyeliğin herhangi bir nedenle boşalması halinde yerlerine en çok oy alan yedekleri geçer. Yedeklerle beraber üye sayısı genel kurulca belirlenen sayının altına düştüğü takdirde, mevcut üye veya üyeler ilk genel kurula kadar görev yapmak üzere yerine birisini seçerler. Yedekler de dahil toptan boşalma olursa, T.Ticaret kanununun 351.maddesinin son cümlesine göre hareket edilir."hükmü düzenlenmiştir.Kooperatif yönetim kurulu ve aynı zamanda tasfiye memurları olan ..., ... ve ...'nin görevlerinden ve kooperatif üyeliklerinden istifa ettiklerine ilişkin dilekçe sundukları, 14.10.2022 tarihli ve sadece üçünün katılımı ile gerçekleşen kooperatif yönetim kurulu ve tasfiye kurulu kararında istifalarının oy birliği ile kabulüne ilişkin karar aldıkları istifalar nedeni ile boşalan yönetim kurulu üyelikleri ve tasfiye memurlukları için 04.09.2021 tarihinde yapılan seçimli olağan genel kurulda yedek üyeliklere seçilen ..., ... ve ...'ya ulaşılarak durumun anlatılmasına ve göreve davet edilmelerine karar verilmiştir. Yedek yönetim kurulu üyelerinin de aynı şekilde görevlerinden ve kooperatif üyeliklerinden istifa ettiklerine ilişkin dilekçe sundukları anlaşılmıştır. 04.09.2021 tarihli genel kurulda asil ve yedek üye olarak denetim kurulu üyelerinin de ayrı ayrı denetim kurulu üyeliğinden istifa ettiklerine ilişkin dilekçe sundukları görülmüştür. Kooperatifler Kanununun 98. maddesi atfıyla 6102 Sayılı yasanın 317.maddesi uyarınca, anonim ortaklık yönetim kurulu tarafından idare ve temsil olunur. Dolayısıyla yönetim kurulu üyeleri ortaklık tüzel kişiliğinin kanuni temsilcilerindendir ve ortaklıkla aralarındaki hukuki ilişki vekalet sözleşmesine dayanır.TBK 513.maddesinde: "sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekalet verinin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur. Bu hüküm, taraflardan birinin tüzel kişi olması durumunda, bu tüzel kişiliğin sona ermesinde de uygulanır. Vekaletin sona ermesi vekalet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa, vekalet veren veya mirasçısı ya da temsilcisi, işleri kendi başına görebilecek duruma gelinceye kadar, vekil veya mirasçı ya da temsilcisi vekaleti ifaya devam etmekle yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır.Davacı müvekkilinin tasfiye memurluğundan istifa etmesi ile kooperatifin organsız kaldığını, kooperatifin tasfiye işlemlerinin tamamlanması için kayyım atanması istemi ile huzurdaki davayı açmış ise de; 04.09.2021 tarihli genel kurulda 3 yıllığına yönetim kurulu üyesi ve süresiz olarak tasfiye kurulu üyesi süresi olarak görev verilen ve halen görev süresi dolmamış olan davacının içinde bulunduğu yönetim ve tasfiye kurulu üyelerinin 1163 sayılı kanunun 81 mad hükmü gereği tasfiye kurulu üyelerinin tasfiye işlerinin biran önce bitirilmesi için çalışmakla yükümlü oldukları, yine TBK 513/2.maddesi gereğince yönetim ve tasfiye kurulunun kooperatife yeniden yönetim ve tasfiye kurulu üyeleri seçilinceye kadar görevlerini ifa ile yükümlü oldukları sonuç ve kanaatine varılmış, ilk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/552 Esas, 2023/759 Karar sayılı ve 15/09/2023 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.29/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınhazineyekonusutartışılmasıAtanması)istinafreddinedereceistanbulgerekçe(TicariŞirketenedenleriKayyımKayyımlıkdüşünüldükararıgereğidelillerindosyakaydınanumarasımahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim