SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 17. HD 2023/1394 E. 2024/225 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1394

Karar No

2024/225

Karar Tarihi

15 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1394 Esas

KARAR NO: 2024/225

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/01/2019

NUMARASI: 2018/413 Esas, 2019/76 Karar

DAVA: İFLAS

KARAR TARİHİ: 15/02/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalıdan 83.970,36 TL alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile iflas takibi başlattıklarını, borçluya gönderilen ödeme emrinin bila tebliğ döndüğünü, bunun üzerine borçlunun ticaret sicilde kayıtlı adresine TK 35. maddesi gereğince tebligat yapıldığını, davalının takibe itiraz etmediğini, şirketin ticaret sicil müdürlüğünde kayıtlı adresinde faaliyette olmaması nedeniyle aciz halinde bulunduğunu, İİK 156. maddesi gereğince ödeme emrindeki müddet içinde borçlu tarafından borca itiraz edilmemesi üzerine alacaklının Ticaret Mahkemesinde iflas kararını isteyebileceğini belirterek icra borcunun davalı şirket tarafından mahkeme veznesine depo edilmesini ve borç ödenmezse davalının iflasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevabında; ödeme emrinin müvekkili şirkete usul ve yasaya aykırı bir şekilde tebliğ edilmesi nedeniyle, maddi olarak borçlu bulunmayan müvekkilinin şekli olarak borçlu gösterilmeye çalışıldığını, müvekkilinin son döneme kadar kullandığı makinelerin davacıya ait olduğunu, bu bağlamda davacı ile müvekkilinin makinelerin kullanımına ilişkin kira sözleşmesi ve hisse devri protokolleri yaptıklarını, müvekkili şirketin iflas durumunda olmadığını, davacıya karşı müvekkilinin alacaklarına istinaden alacak davası ve icra takibine ilişkin menfi tespit davasının ikame edileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, kesinleşen takibe ve usulüne uygun düzenlenip tebliğ edilen depo kararına rağmen davalı şirket tarafından depo emrinde belirlenen borcun ödenmediği gerekçesiyle İİK.nun 156/2. fıkrası gereğince davalının iflasına karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; taraflar arasında devam eden karşılıklı istihkak davaları olduğunu, davacı şirketin dava ve iddiaların önüne geçmek amacıyla huzurdaki davayı açtığını, iflas takibinin usule aykırı tebligat ile kesinleştiğini, davacı şirkete karşı menfi tespit davası açıldığını, kararın onanması halinde telafisi imkansız mağduriyetler ortaya çıkacağını, menfi tespit davasının kazanılması durumunda ise davacının müvekkilinin iflasını istemeye yetkili olmadığının ortaya çıkacağını, depo emrinde takip konusu borç ve ferilerinin açıkça gösterilmesi gerektiğini, somut davada takip öncesi işlemiş faiz hesabı yapılmadığından, depo emrinin usulüne uygun olmadığını belirterek kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DAİREMİZİN KARAR İLAMI Dairemizin 21/10/2021 tarih ve 2019/1317 Esas, 2021/1172 Karar sayılı ilamı ile; usulüne uygun şekilde iflas ödeme emri tebliğ edilmeden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğine değinilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış ve yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmiştir.

YARGITAY BOZMA İLAMI Dairemiz kararının davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. HD'nin 24/01/2023 tarih ve 2021/6536 Esas, 2023/223 Karar sayılı ilamı ile; ".. Ticaret şirket adresinde ilgilinin olmaması halinde de TK.35. maddeye göre tebliğ yapılması gerekmektedir. Davaya konu olayda da bu hükümlere uygun hareket edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı şirkete yapılan ödeme emri tebliği usulüne uygundur." denilerek Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.

DAİREMİZİN KARAR İLAMI Dairemizin 25/05/2023 tarih ve 2023/527 Esas, 2023/625 Karar sayılı ilamı ile; davalının takibe itiraz etmediği ve takibin kesinleştiği, usulüne uygun depo emrine rağmen borcu da ödenmediği, bunun yanında davacı iflas gideri ve iflas avansları da yatırıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının iflasına karar verilmiştir.

YARGITAY BOZMA İLAMI Dairemiz kararının davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. HD'nin 04/10/2023 tarih ve 2023/3043 Esas, 2023/3126 Karar sayılı ilamı ile; "Somut olayda, özellikle bozmadan sonra karar tarihine en yakın tarihe göre borç kalemleri ayrı ayrı belirtilmeden çıkarılan depo emri İİK'nın 158. maddesi hükmüne uygun olmadığından verilen iflas kararı yerinde görülmeyerek" denilerek Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, İİK'nın 158. Maddesi uyarınca kesinleşmiş icra takibi nedeniyle borçlunun iflasına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacının 06/04/2018 tarihinde, cari hesapta ödenmeyen bakiye alacağın tahsili için davalı aleyhine iflas yolu ile adi takip başlattığı, davalının ticaret sicilinde kayıtlı adresine çıkartılan ödeme emrinin tebliğ edilememesi üzerine, TK'nın 35. Maddesi uyarınca borçlu şirketin sicile kayıtlı adresine 13/04/2018 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalının takibe itiraz etmediği, davacının ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde davalının iflasına karar verilmesi talebi ile eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Ancak yargılama sırasında takip konusu alacak ödenmiştir. Bu durumda Yargıtay 23. HD'nin 30/01/2020 tarih ve 2016/9096 Esas. 2020/580 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere takipli iflas davasında takibe konu alacağın davalı tarafça ödenmesi sebebiyle iflas talebinin reddine karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenler ile davalının takip konusu borcu ödediği anlaşıldığından iflas isteminin reddine, dava tarihinde dava açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1)Dava konusu borç yargılama aşamasında ödendiği, iflas davasının konusunun kalmadığı anlaşıldığından iflas isteminin REDDİNE, 2)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 391,7‬0‬ TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3)Davacı tarafından karşılanan 1.610,38 TL yargılama gideri ile 35,90 TL başvurma harcı, 35,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.682,18 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5)Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, İstinaf giderleri yönünden 6-)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırlan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 383,2‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,7-)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 8)Davacı tarafından karşılanan 496,00 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-)İstinaf yargılamasının Yargıtay bozma ilamı sonrasında duruşmalı olarak gerçekleştirilmiş olması nedeniyle, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 20.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 10-)6100 sayılı HMK'nın 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, İİK'nun 164/2 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren on günlük süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hazineyeilamıİFLASbırakılmasınakararistinafreddinebozmaderecehukukiistanbuliadesinenedenlerinitelendirmeverilmesinedeğerlendirmesikararıyargıtaygereğidelillerindosyakaydınadairemizinnumarasımahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim