İstanbul BAM 17. HD 2023/1547 E. 2024/145 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2023/1547
2024/145
1 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1547 Esas
KARAR NO: 2024/145
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 29/01/2019
NUMARASI: 2016/1196 Esas, 2019/60 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 01/02/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi
uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı ortak girişim arasında ... İstanbul Projesi kapsamında "Satınalma ve Satınalma Danışmanlığı" hizmeti sunulması için 16.06.2015 tarihinde sözleşme yapıldığını, sözleşme imza tarihinin 16.06.2015 olmasına rağmen fiilen işe başlama tarihinin 01.05.2015 olduğunu, nitekim sözleşmenin mayıs ayı faturasının Haziran ayı ile birlikte kesileceğinin belirtildiğini, yapılan işin ücretinin aylık 11.500 USD+KDV olduğunu, bu ücretin 9.000 USD'nın aylık olarak ödeneceğini, aylık ödemelerden kalan KDV hariç 2.500 USD'nin ise işin bitiminde davalının toplu olarak KDV hariç 30.000 USD olarak ödeyeceğini, işin davalı işverenden kaynaklı olarak uzadığını, davalıya 15.06.2016 tarihine kadar hizmet verildiğini, 45 günlük fazla çalışma karşılığı 17.250,-USD+KDV ve sözleşme gereği 12 ay karşılığı 108.000-USD'nin ödendiğini, ancak iş bitiminde ödenmesi gereken 30.000,-USD+KDV'lik kısmın ödenmediğini, davalılar aleyhinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattıklarını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; takibin haksız ve mükerrer olduğunu, davacı tarafından İstanbul .. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden, Türk Parası seçimi yapılarak 17.10.2016 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri gönderdiğini, davacının daha önce Türk parası üzerinden ödeme talep ederek, yenilik doğuran seçim hakkını kullandığını, geri dönerek fiili ödeme günündeki yabancı para üzerinden talepte bulunamayacağını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin, müvekkilleri ... A.Ş. ... Ortak Girişimi Adi Ortaklığı tarafından Beşiktaş .... Noterliğinin 15.08.2016 tarih ve ... Yevmiye Sayılı ihtarnamesiyle haklı nedenlerle feshedildiğini, davacının sözleşmeye aykırı olarak müvekkili tarafından yapılan gizli görüşmeleri ... ile paylaştığını, kendisine menfaat temin etmek amacıyla yardım istediğini, bu doğrultuda sözleşmeye. kanuna, ticari ve etik kurallara aykırı davrandığını, sözleşme gereğince satın almalarda müvekkilini yönlendiren davacının sözleşmenin karşı tarafı olan ... ile işbirliği yaptığını, ortak girişimin kararlarının gizli görüşmelere konu edildiğini, Sözleşmenin 8.3, 8.6, 3.1 maddesindeki düzenlemeye göre davacının ücret talep edemeyeceğini davacının sözleşmedeki edimini de yerine getirmediğini, sözleşmenin 10.2 maddesinde, davacının, işveren defter ve belgelerinin kesin delil olacağını kabul ve taahhüt ettiğini, fatura içeriğine itiraz edilerek iade edildiğini belirterek davanın reddi ile kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 29/01/2019 TARİH VE 2016/1196 ESAS 2019/60 KARAR SAYILI KARARI İLE: Davacının sözleşme konusu edimleri eksiksiz olarak yerine getirdiği, gizlilik ihlali yönündeki davalı iddialarının yerinde olmadığı, davalı tarafından ödenmeyen bakiye bedelin 35.400,00 USD olduğu gerekçelerine istinaden davanın kabulü ile, davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 35.400,00 USD asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren davacı talebini aşmamak kaydıyla 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca faiz uygulanmasına, asıl alacak olan 35.400,00 USD'nin takip tarihindeki TL karşılığı olan 115.740,30 TL'nin %20'si oranında tazminatın davalıdan tahsiline dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Karar, yasal süresi içerisinde davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi tarafından, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takip dosyası kapsamında Türk Parası üzerinden ödeme talep ederek, yenilik doğuran seçim hakkını kullandığı ve bu haktan geri dönerek fiili ödeme günündeki yabancı para üzerinden yeniden bir talepte bulumayacağı hususunun gözetilmediğini, davacının Türk Parası seçim hakkını kullanarak başlattığı icra takibinden sonra yabancı para borcu talepli başlattığı mükerrer takibe ilişkin davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının Sözleşme'nin 10.3 maddesinde düzenlenen gizlilik düzenlemesini ihlal ettiğini, sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini, dosyaya sunulan e-posta yazışmaları da davacının müvekkilinin gizli görüşmelerini ... ile paylaştığının sabit olduğunu, kendisine menfaat temin etmek amacıyla yardım istediğini, bu doğrultuda sözleşmeye, kanuna, ticari ve etik kurallara aykırı davrandığını, mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, davacnın otel işletmesi için yaptığı tüm alımlar ve verdiği danışmanlık işinde de şaibe doğduğunu, davacının sözleşme süresi boyunca gereği gibi hizmet vermediğini, davacının sözleşme gereğince ücret talep edemeyeceğini, proje bitiminde teslim edilmesi gereken her bir kalem için detaylı maliyet tablolarının, garanti sertifikalarının, tüm tedarikçilerin bilgilerini içerir dokümanların müvekkiline sunulması gerekirken bu işlemlerin yapılmadığını, davalının edimini yerine getirmediğini, ayrıca, mahkemenin görüşünün aksine, sözleşmenin 45 gün ek süre ile devam etmesine neden olan olayın davacının sözleşmeye uygun davranması ve işine devam etmesinden kaynaklı olmadığını, terör olayları nedeniyle davacının yaptığı işin 43 gün askıya alınması ve 45 gün boyunca davacıdan hiçbir hizmet alınamamasından kaynaklı olduğunu belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DAİREMİZİN 15/09/2022 TARİH VE 2019/1105 ESAS 2022/966 KARAR SAYILI KARARI İLE: Somut uyuşmazlıkta, davacının seçimlik hakkını İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında ülke parası üzerinden kullandığı, seçimlik hakkını bu şekilde kullandıktan sonra iradeyi sakatlayan sebeplerin bulunmaması dışında bundan dönülmesinin mümkün olmadığı, (Yargıtay 15. HD.'nin 2017/150 E. 2018/1770 K. Sayılı ilamı) davacı tarafın, tahsilde tekerrür olmamak kaydı İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında yabancı para üzerinden başlattığı takibin usulüne uygun bir takip olmadığı, davanın usulüne uygun icra takibi bulunmaması sebebi ile usulden reddi gerekirken kabulünün isabetli bulunmadığından bahisle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca özel dava şartı noksanlığından usulden reddine dair karar verilmiştir. Dairemizce verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİNİN 28/09/2023 TARİH VE 2022/4919 ESAS 2023/3054 KARAR SAYILI KARARI İLE: Somut olayda, davacının alacaklı olduğu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında ödeme emrinin 17/10/2016 tarihinde düzenlendiği, alacağın dayanağının 04/10/2016 tarihli 35.400,00 USD’lik fatura olduğu, talep edilen asıl alacak miktarının 35.400,00 TL olduğu, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasında ise, ödeme emrinin 07/11/2016 tarihinde düzenlendiği, alacağın dayanağının 04/10/2016 tarihli 35.400,00 USD’lik fatura olduğu ve talep edilen asıl alacak miktarının 35.400,00 USD olduğu, bu durumda davacının her iki icra takibinin talep tarihleri arasındaki zaman diliminin yakın olması, her iki takibinde de aynı 35.400,00 USD’lik faturaya dayanması ve asıl alacak bedelinin rakamsal olarak aynı olup para birimleri yönünden farklı olması göz önünde bulundurulup ilk takibin maddi hataya dayalı icra takibi olduğu ve TBK’nın 99. maddesi kapsamında seçimlik hakkın kullanılmadığı gözetilip işin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın usul yönünden reddine ilişkin Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmeden kaynaklı alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dairemizce, usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilen Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 28/09/2023 tarih ve 2022/4919 Esas 2023/3054 Karar sayılı bozma ilamına uyulmuş olup buna göre davalılar vekilinin istinaf başvurusu aşağıda gösterildiği şekilde esastan incelenmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı vekilinin 08/11/2016 tarihinde borçlu davalı ortaklık aleyhinde 35.400,00 USD asıl alacak, 66,07 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.466,87 USD alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Mahkemece tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, uyuşmazlık konularında bilirkişi raporu alınmıştır. 09/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından ibraz edilen ticari defterlerin lehine delil vasfının bulunduğu, incelenen 2016 yılına ait ticari defterlerinde, davalı yan ile aralarında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı yan tarafından davalı yana düzenlenen takibe konu 04.10.2016 tarihli bakiye ücret alacağı ... Danışmanlık Hizmet Bedeli ( 2500.-U$DX12 ay açıklamalı 35.400-USD (106.518,60 TL) tutarlı faturanın davacı kayıtlarında yer aldığı, davalı tarafından ibraz edilen ticari defterlerin lehine delil vasfının bulunduğu, takibe konu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, Sözleşmenin m. 7.1 hükmüne göre işveren tarafından işin karşılığı olarak 138.000,-USD+KDV (Ücret) ödeneceğinin ve davalının ödemeleri TL veya döviz cinsinden yapabileceğinin kararlaştırıldığı, aylık ödemelerin davalı tarafından yapıldığı, somut olayda, davalının ediminin gerçek olmayan yabancı para borcu olduğu, gerçek olmayan yabancı para borcunda borçluya borcunu ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parasıyla ödeyebilme konusunda seçimlik yetki verildiği (TBK m. 99/11] ancak ödemede temerrüde düşülmesi halinde borçluya tanınan seçimlik yetkinin alacaklıya geçtiği, alacaklının borcun yabancı para olarak ödenmesini, yabancı paranın vade tarihindeki kur üzerinden ödenmesini veya yabancı paranın fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının ödenmesini isteyebileceği, Sözleşmenin 7.2.2 hükmüne göre, danışmanın edimlerini tam ve gereği gibi ifa etmemesi yahut geciktirmesi halinde işverenin ödemeleri askıya alabileceğinin belirtilmesine rağmen, davacının tüm sözleşme süresince ve 1,5 aylık ek süre boyunca çalışmış olduğu ve sözleşme 7.1. maddesi uyarınca aylık kısmi ödemelerin davacıya ödenmiş olduğu, davalının, davacı firmanın danışmanlık hizmetine başlama tarihi alan 01.05.2015 İle davalı firmanın (sözleşmeye aykırılık olarak addettiği) davacı firmanın (dava dışı) ... firma yetkilisi İle yazışma tarihi olan 24.05.2015 tarihleri arasında veya bu tarih sonrasında (yani danışmanlık sözleşmesi hizmet süreci içerisinde) sözleşme aykırılığı konusunda bir ihtar ve aykırılığın düzeltilmesi için bir mehil verilmediği, sözleşmenin m. 10.3 hükmüne göre; davacının gizlilik taahhüdüne göre, "işverenden temin ettiği bir bilgi veya belgeyi üçüncü şahıslara ifşa ettiğine" ve "bundan zarar gördüğüne dair bir bulguya", bu zararın tespitine yönelik bir dosya içeriğinde rastlanmadığı. davacı ve dava dışı ... firması İle yapılan yazışmaların içeriğinde davacının, sözleşme gereği gizil kalması gerekli herhangi bir bilgi ve belge paylaşımı yapmamış olduğu, yazışmalarda sözleşmenin devamlılığı yönünde fikir alışverişinde bulunulmuş olunduğu, “confllct of Interest/çıkar çatışması" olarak nitelendirilebilecek bir bulguya rastlanmadığı, sözleşmenin m. 10.7 hükmüne göre, Davalının, sözleşmenin sona ermesi sonrasında uhdesindeki belgeleri işverene e-posta linki ve (22/09/2016 tarih damgalı PTT belgeleri) iadeli taahhütlü PTT aracılığıyla teslim ettiği, sözleşme gereğince, işin bitiminde iş teslimi ve proje kapanışı yapılması, (davacının evrakların teslimini yapması ve davalının bu belgeleri teslim alması), davalının evrakları teslim aldığında kontrollerini yapıp, gerekirse revizyonlarını ve eksiklerini talep etmesi gerektiği, davacının sözleşme feshinden sonra evrak teslimi (Sözleşmenin 3.8.2 maddesine göre, proje bitiminde teslim edilecek olan her bir kalem için detaylı maliyet tabloları, garanti sertifikalan, tüm tedarikçilerin bilgilerini içerir dokümanlar dosyasının) yapmasına davalı tarafından imkân verilmediği, davacının e-mail ve PTT yoluyla teslim ettiği dosyaların, içeriğinin eksik olup olmadığının, sözleşmeye uygun olup olmadığının değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,(Dava dışı) ... şirketinin, davalının sözleşme sonrasında hizmet almaya başladığı (dava dışı) ... şirketinin ana firması olduğu, dava tarafları arasındaki sözleşmenin feshinden sonra dava dışı ... şirketi'den hizmet alınmaya başlandığı hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, sözleşme sürecini kapsayan, geriye yönelik tüm satmalıma listesi üzerinden inceleme raporu (ölçülebilir/değeıiendirilebilir bir zarar tespiti) mevcut olmadığından, sözleşme konusu satınalmaların proje, performans kriterleri ve genel bütçe dikkate alınarak yapılıp yapılmadığı konusunda bir değerlendirme yapılamayacağı, sözleşme süresince satınalmaların, sözleşmede belirlenmiş prosedürler ve bütçe çerçevesinde yapıldığı, davalı firma yetkilileri tarafından peyderpey onay formları ile onaylanarak yapılmış olduğu, satınalımların davalının ve dava dışı ... gözetimi ve kontrolü altında olduğu, Davacının e-mail yazışması yaptığı ... Firması’nın, sözleşme kapsamında teklif ve satınalma yapılan herhangi bir ürünün tedarikçi firması olmamakla beraber, aynı zamanda davalı firmanın iş ortağı olduğu, mahalde yerinde inceleme yetkisi ile teknik yönden yapılan incelemede danışmanık konusu menkullerin bulunduğu örnek bir residance/otel odası ve tüm genel mahaller yerinde gezilerek dava konusu otelin tam teçhizatlı çalışmakta olduğunun görüldüğü, genel gözlem itibari ile kalite standartlarının altında bir menkule (dava konusu danışmanlık hizmetine tabi) rastlanmadığı, 12 aylık sözleşmenin 45 günlük uzatılmasıyla fiili bitiş tarihi olan 15.06.2015 tarihinden de sonra yani 15.08.2016 tarihinde fesih bildirimi yapılmış olduğu, bu hususun belirli süreli sözleşmelerin süre bitiminde kendiliğinden sona ermesi kuralı ile birlikte değerlendirildiğinde feshin hüküm ve sonuç doğurmadığı zira sözleşmenin süre bitiminde (45 günlük ek süre ile) kendiliğinden sona erdiği, kaldı ki bu fesih beyanında yer alan fesih sebeplerinin de dosya kapsamındaki teknik değerlendirme doğrultusunda yerinde almadığı, davalının para ödeme borcunda ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren 7 günlük süre sonu olan 19.11.2016 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, somut olayda, bilirkişi heyetine tevdi edilen dava dosyası kapsamında İstanbul ... İcra Müdürlüğüme alt ... ve ... Esas Sayılı iki adet icra dosyası bulunduğu, davacı tarafça Av. ... tarafından ... İcra Müdurlüğü'ne 5.5.2017 tarihinde verilen dilekçe ile 34.500 TL olarak sehven açılan icra takibinden dolayı davalı (borçludan) herhangi bir alacak talep edilmediğinin ve para biriminin yanlış yazıldığının beyan edildiği, nitekim ödeme emrinde 34.500 TL olarak belirtilen asıl alacağın dayandığı faturanın 34.500 USD olduğunun ve aynı İcra dairesinde yeniden 34.500 USD asıl alacak talepli yeni bir (2016/33906) esas sayısı ile takibe de başlandığının görüldüğü, Şu halde esasen 34,500 USD olarak düzenlenmiş bir fatura alacağının tahsili amacıyla yapıldığı anlaşılan takipte yer alan ödeme emrinde para birimi olarak USD yerine TL yazılmasının HMK m. 183 anlamında maddi hata olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunun sayın mahkemenin takdirinde olduğu, her ne kadar davalı, alacaklının ilk icra takibinde seçimlik yetkisini TL olarak ödeme şeklinde kullandığı ve bundan dönmenin söz konusu olmayacağını ileri sürmekte ise de doktrinde seçimlik yetkinin kullanılmasının yenilik doğrucu bir etki yaratmadığı, bu nedenle bunun geri alınmasının veya değiştirilmesinin mümkün olduğunun savunulduğu, bu hususta nihaî takdir yetkisinin mahkemede olduğu belirtilmiştir.Taraflar arasında akdedilen 16/06/2015 tarihli Satın Alma Ve Satın Alma Danışmanlığı Sözleşmesi gereğince, davacının, davalı ortaklık tarafından yapımı üstlenilen "... İstanbul Projesi" kapsamında 12 aylık süre boyunca "Satınalma ve Satınalma Danışmanlığı" hizmeti vermeyi üstlendiği, sözleşmenin 7.1 maddesi; işveren tarafından işin karşılığı olarak 138.000,00 USD + KDV ödeneceği, işin süresi, mücbir sebepler hariç danışman dışındaki taraflar sebebiyle uzarsa, işverenin, her ay için 11.500,00 USD + KDV hizmet bedeli ödeyeceği, sözleşmenin 7.2.1 maddesi; işverenin, ücreti, 12 ay x 9.000,00 USD = 108.000,00 USD + KDV ve proje kapanışı ile evraklar teslim edildikten sonra 30.000 USD + KDV olarak danışmanın banka hesaplarına USD veya TL olarak ödeyeceği, sözleşmenin 8.2 maddesi; işverenin, danışmanın işbu sözleşmeden kaynaklanan taahhüt ve yükümlülüklerine aykırı davranması ve işverenin göndereceği ihtara rağmen söz konusu aykırılığı yedi (7) gün içinde gidermemesi halinde, sözleşmeyi tazminat ödemeksizin derhal fesih etme hakkına sahip olduğu, sözleşmenin 8.3 maddesi; işverenin, 7 (yedi) gün öncesinden yazılı bildirimde bulunmak suretiyle işbu sözleşmeyi neden göstermeksizin feshedebileceği, işbu halde, danışmana hizmet verdiği her ay için 2.500,00 USD (30.000,00 USD / 12 ay) ilave bedel tahakkuk ettirilerek kesin hesap yapılacağı, varsa teminat mektubunun iade edileceği, ancak fesih, danışmanın kusurundan kaynaklanıyor ise, bu ödemenin yapılmayacağı, kusurlu bulunduğu aya ait 2.500,00 USD'lik ödemenin yapılmayarak öncesindeki ayların ödemesinin yapılacağı, sözleşmenin 10.3 maddesi; danışmanın, işbu sözleşme çerçevesinde, işverenden herhangi bir şekilde temin edeceği yahut kendisinin veya personelinin edinebileceği tüm bilgileri devamlı olarak gizli tutacağı, saklayacağı, sözleşmede belirtilenden başka bir amaç için kullanmayacağı ve işverenin yazılı rızası olmaksızın (yasal zorunluluklar dışında) üçüncü şahıslara ifşa etmeyeceğini beyan ve taahhüt ettiğine ilişkin hükümler içermektedir. Sözleşme tarihinin 16/06/2015 olduğu, ancak davacı şirket tarafından 01/05/2015 tarihinde hizmet verilmeye başlandığı, sözleşmeye göre işin bitiş tarihinin 01/05/2016 tarihi olduğu, işin 45 gün uzadığı, davalı ortaklığın sözleşmenin bitiş tarihinden sonra davacıya keşide ettiği Beşiktaş ... Noterliğinin 15.08.2016 tarih ve ... Yevmiye Sayılı ihtarnamesiyle sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğini bildirdiği, davalı ortaklığın sözleşme gereğince ödemeyi üstlendiği 12 ay x 9.000,00 USD'lik bedel ile işin uzamasından kaynaklı bedeli davacıya ödediği anlaşılmakla sözleşme ilişkisi yanlar arasında çekişmesiz olup uyuşmazlık, davacının sözleşmedeki edimini yerine getirip getirmediği, sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediği, buna göre dava ve takip konusu edilen, proje kapanışı ile evraklar teslim edildikten sonra ödenmesi kararlaştırılan 30.000,00 USD + KDV ücretinin davacı tarafından talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Somut olayda, davacı (danışman) ile davalı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık (işveren) arasında 16/06/2015 tarihinde Satınalma ve Satınalma Danışmanlığı Sözleşmesi akdedilmiş olup sözleşmenin konusunu, proje (... İstanbul) kapsamında satın alınacak EK-1'de detayları sunulan ürünlerin tedariki konusunda danışman tarafından satın alma ve satın alma danışmanlığı hizmetinin sunulması oluşturmaktadır. Davalı taraf, Beyoğlu ... Noterliğinin 15/08/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini bildirmiştir. Davalı vekili işbu fesih bildiriminde, 24/05/2016 tarihli e-maile dayanılmış olup bu e-mail ile, müvekkili ile yapılan sözleşmeye ara vermeye ilişkin görüşmelerin detaylarının ... ile paylaşıldığı ve ... firmasından, müvekkiline karşı kullanmak amacı ile yararlı olabilecek konuların listesinin istendiği yani gizliliğe tabi olan görüşmelerin ... firmasına anlatıldığı ve bu firmadan işbirliği talep edildiği iddia edilmiştir. Söz konusu e-mail, ... @..com adresinden Han King Jan isimli kişiden ... @the-...com adresine ... isimli kişiye gönderilmiş olup e-mail içeriğine bakıldığında, bu e-mailin, ihtarnamede haklı sebeple feshe gerekçe olarak gösterilen nitelikte bilgiler içermediği, davacının, sözleşme ile kararlaştırılan gizlilik ihlali kapsamında bir belge ve belge paylaşımının söz konusu olmadığı gibi lehine menfaat teminine yönelik bir durumun da bulunmadığı, bahse konu e-mail ile, genel olarak projenin düzgün ilerlemesi anlamında görüş ve tavsiyelerde bulunulduğu anlaşılmakla sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinden bahsedilemeyeceği açıktır. Buna göre aylık 11.500,00 USD + KDV olarak kararlaştırılan ücretin, sözleşmenin 7.2.1 maddesine göre her ay 9.000,00 USD + KDV olarak ödendiği konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığından davacı, takibe ve davaya konu edilen, işin bitiminde proje kapanışı ve evrak tesliminden sonra 12 ay olmak üzere her aya ilişkin ödenmesi gereken kalan 2.500,00 USD + KDV'nin ödenmesi talebinde haklıdır. Bu nedenle Mahkemece tesis edilen karar isabetli olup davalılar vekilinin istinaf başvurusunda haklı olmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurumuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ ile, davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 35.400,00 USD asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren davacı talebini aşmamak kaydıyla 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca faiz UYGULANMASINA, takibin takip talebindeki şartlarla devamına, 2-Asıl alacak 35.400,00 USD'nin takip tarihindeki TL karşılığı olan 115.740,30 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan TAHSİLİNE, 3-Dava konusu edilen 35.400,00 USD'nin, dava tarihindeki TCMB efektif satış kuruna (3.5461 TL) göre hesaplanan karşılığı olan 125.531,94 TL üzerinden Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 8.575,09 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.440,01 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.135,08 TL harcın davalılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan toplam 1.473,51 TL harç (başvurma, peşin ve vekalet harcı) ile 2.186,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 3.660,01 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan, dava konusu edilen 35.400,00 USD'nin, dava tarihindeki TCMB efektif satış kuruna (3.5461 TL) göre hesaplanan karşılığı olan 125.531,94 TL üzerinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 20.085,11 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, İstinaf Giderleri Yönünden 7-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının davalılar tarafından peşin olarak yatırılan 3.235,27 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.807,67 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara İADESİNE, 8-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapıldığından ve davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince taktir olunan 10.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 9-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 10-HMK 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa İADESİNE, Dair, tarafların yüzüne karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1. fıkrası uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.01/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20