SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1058

Karar No

2024/1076

Karar Tarihi

3 Ekim 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2024/1058 Esas

KARAR NO:2024/1076

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

ARA KARAR TARİHİ:14/06/2024

NUMARASI: 2024/426 Esas

DAVANIN KONUSU:İhtiyati tedbir

KARAR TARİHİ:03/10/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı kooperatife karşı üçüncü kişi sıfatını haizken, 30.06.2012 tarihli ve 2012/27 sayılı yönetim kurulu kararıyla ortak sıfatını kazandıkları, hukuki statülerinde meydana gelen bu değişiklik nedeniyle ortak sıfatı bakımından kazanılmış bir hakkın söz konusu olduğunun kabulünün zorunlu olduğu, bu nedenle konuyla ilgili Yargıtay içtihatları da gözetildiğinde, davacıların kazanılmış hak niteliğindeki ortak sıfatlarının sonraki tarihli (ve yoklukla sakat) bir yönetim kurulu kararıyla ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını, 20.07.2014 tarihli ve 2014/16 sayılı yönetim kurulu kararı incelendiğinde, söz konusu kararın altında sadece başkan ....’nun imzasının bulunduğu, her ne kadar söz konusu yönetim kurulu kararına ilişkin belgede “Toplantıya Katılanlar” olarak ..., ..., ... ve ... yer alsa da, .... dışındaki diğer üyelerin söz konusu yönetim kurulu kararının altında imzalarının bulunmadığı, zira toplantı nisabı sağlanmadığını, toplantı nisabı sağlanmadığı durumlarda alınan kararların yoklukla sakat olacağını, ayrıca üyelikten ihraç için, usul ve yasaya uygun olarak alınacak ihraç kararının alındığı tarihten itibaren 10 gün içinde ihtar edilmesi gerektiğini, uyuşmazlığa konu ihraç kararı yasal koşulları taşımadığı ve yok hükmünde olduğu gibi, usul ve yasaya uygun olarak alınmış olsaydı dahi, süresi içinde ve usulüne uygun bir tebligat olmadığı yönüyle de işlemin geçersiz olduğunu, bir an için alınan kararın şekil şartlarının mevcut olduğu kabul edilse dahi, yönetim kurulunun üyeliğin düşürülmesi/çıkarma kararı alma yetkisinin bulunmadığını, bu yetkinin genel kurulda olduğunu belirterek müvekkilinin kooperatif üyesi olduğunun tespiti ile davalı kooperatif yönetimi hakkında açılan davalar, devam eden Savcılık soruşturması nedeniyle, kooperatif yönetiminin güven vermeyen işlemler yaptığını ve yapmasının muhtemel olduğu nazara alınarak, davaya konu üyeliğin yerine başkaca üye kaydedememesi ve tahsis bedeli ödenmiş olan konutları 3.şahıslara tahsis etmemesi ve keza satmaması zımnında dava sonuna kadar ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kooperatifte üye oluşuna, üyelik yükümlülüklerinin herhangi bir zamanda herhangi birini yerine getirdiğine, kısacası bir kimsenin bir kooperatife üye olması için gereken herhangi bir delile sahip olmadığını, tutunduğu tek dalın geçersiz olduğunu iddia ettiği üyelikten çıkarıldığına dair zabıt olduğunu, K.K m.8 hükmünün ortaklığa girme şartlarını saydığını, müvekkilinin defter ve kayıtlarında bu şartların herhangi birine dair emare bulunmadığını, davacı tarafça da bu emarelerin dosya kapsamına sunulmadığını, davacının kooperatife üye oluşuna delil olarak soyut ifadeleri ve yoklukla sakat olduğunu belirttiği bir zabıt hariç hiçbir delil sunmadığını, müvekkili kooperatifinse tüm defter ve kayıtlarının savunmalarını doğrular nitelikte olduğunu, bir kimsenin kooperatif üyeliğinin, denetleme kurulu raporu ile değil üye olmayı talep etmesi üzerine kendisine verilen yönetim kurulu kararı ile tevsik olunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemenin 14.06.2024 tarihli ara kararında, davacı vekilinin tedbir talebine konu talebinin dava konusu olmadığı anlaşıldığından HMK 389/1 md uyarınca sadece uyuşmazlık konusu hakkında tedbire hükmedilebileceği düzenlenmiş olup yerinde görülmeyen tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilin de üyesi olduğu davalı kooperatife ait arsada 20 yıl öncesinden başlanarak fiili tahsis yapıldığın ve üyelere konutlar teslim edildiğini ve 10 yıl öncesine kadar da üyelerin bu konutlarda ikamet ettiği gibi fiilen yararlandığını, ancak 10 yıl kadar önce binalarla ilgili riskli yapı kararı alındığından, mevcut durumda binaların tahliye edildiğini tümünün boş olduğunu, davalı kooperatifi ise, müvekkilin tüm yükümlülüklerini yerine getirerek üye olduğu kooperatife ait arsanın, iş bu dava açılmadan önce ve dava açıldığı sıralarda kat karşılığı inşaat yapımı ile ilgili olarak faaliyetlerine devam ettiğini, bir kısım müteahhit firmalarla görüştüğüğnü, bu konuda genel kurul yaptığnı, genel kurullardan kararlar aldığını, müvekkilinin kooperatif üyesi olmasına rağmen, üyelere yapılan bilgilendirmelerin yapılmadığnı, konuyla ilgili görüşüne başvurulmadığnı, yapılan genel kurullara davet edilmediğini, müvekkilinin bu durumlardan sonradan bilgi sahibi olduğunu, gerek üyeliği gerekse alınan kararlarla ilgili izahat istenildiğinde ise, üye olmadıkları ve bu süreçlerle ilgili muhatap alınamayacaklarının bildirildiğini, bu noktada, kooperatif yönetim kurulunun istediği kararların çıkartılabilmesi için yeni üyelikler kayıt etmesinin, hem kooperatifin bekası için hem de müvekkilinin menfaatleri için menfi bir durumu ortaya çıkaracağını,m kooperatif yönetimi hakkında birden çok suç duyuruları sonrasında devam eden soruşturma ve kovuşturmalar ile, başkaca hukuki sebeplere dayanarak açılan davaların da devam ettiğini, tedbir kararının verilmemesi ve davaya konu müvekkilinin üyeliğinin iptal edildiğinden bahisle yeni üyelik kaydı yapılması halinde davanın konusuz kalacağı ve bu durumda müvekkili yönünden telafisi imkansız zararların ortaya çıkacağını belirterek ara kararın kaldırılması ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. Mahkemece; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş; ara karar ihtiyati tedbir isteyen/davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun onuncu kısım birinci bölümünde geçici hukuki korumalar üst başlığı ile 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 389/1 maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." ve yine Kanunun 390/3 maddesi "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükümlerini içermektedir. Anılan hükümlerde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ve talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi şartıyla uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki korumadır. İhtiyati tedbir verilebilmesinin en önemli şartlarında biri, ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olmasıdır. Kanunda bu husus genel olarak düzenlenmiş, hâkime oldukça geniş bir takdir alanı bırakılmıştır.(m. 389/1). Kanun, burada "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından" söz etmektedir. Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi hâlinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hâle gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir. Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asgari ölçüde ikna edecek delil değerlendirmesi yapamıyor, yaklaşık ispat ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir. Ancak bu da hiçbir zaman tam bir ispat seviyesinde ispat şartına dönüşmemelidir. (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes Muhammet; Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, Ankara 2011-Sh.715-717) (Yüksek Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 24/04/2012 gün ve 2011/15388 esas,2012/6651 karar sayılı ilamında belirtildiği gibi). Somut davada, davacı, kooperatif üyeliğinin tespitini talep etmiştir. Davacı dava dilekçesi ile davaya konu üyeliğin yerine başkaca üye kaydedememesi e tahsis bedeli ödenmiş olan konutları 3.şahıslara tahsis etmemesi ve yine satmaması yönünde dava sonuna kadar ihtiyati tedbir konulması talep etmiş ise de; dava dilekçesi ekinde sunulan belgeler incelendiğinde, davacının kooperatif ortaklığının bu aşamada yaklaşık olarak ispat edilemediği bu nedenle koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmıştır.Açıklanan nedenler ile ilk derece Mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/426 Esas sayılı derdest dosyada verilen 14/06/2024 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf harçları peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f ve 394/5 maddeleri gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.03.10.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınistinafgereğidelillerindereceistanbuldosyatedbirdeğerlendirmesidüşünüldünumarasımahkemesiİhtiyaticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim