Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2021/1945
2024/1048
3 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1945 Esas
KARAR NO: 2024/1048
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 14/09/2021
NUMARASI: 2019/715 Esas, 2021/561 Karar
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ: 03/10/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında ticari alım satım ve hizmet ilişkisi doğrultusunda 56.000,50 TL bedelli, 41.300,00 TL bedelli, 23.600,00 TL bedelli ve 10.030,00 TL bedelli olmak üzere dört adet fatura düzenlediklerini, davalının toplam 130.980,00 TL borca karşılık bir kısım ödeme yapmışsa da, 60.000,00 TL bakiye alacaklarının ödenmediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalının icra dairesinin yetkisine ve borca haksız itiraz ettiğini, davalı şirketin adresinde icra takibi başlattıklarından yetki itirazının haksız olduğunu, fatura konusu mal ve hizmeti davalıya teslim ettiklerini ve davalının faturalara itiraz etmediğini, bu nedenle davalının borca itirazının da haksız olduğunu ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevabında; davacının müvekkilinin Eskişehir'de bulunan fabrikasındaki makinelerin arızalarını giderici ve performanslarını arttırıcı revize işlemler yaptığını, taraflar arasındaki sözleşmede uyuşmazlık halinde Eskişehir İcra Daireleri ve Mahkemeleri yetkili kılındığından, takipte ve davada Eskişehir İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı şirket çalışanları ve yetkilileri tarafından müvekkili şirket eski çalışanı ...'ye, müvekkili şirketten iş alabilmek adına toplam 83.300,00 TL komisyon ödemesi yapıldığını, davacının yapılan bu ödemeyi de dahil ederek müvekkili şirkete fiyatlandırma yaptığını, iş bedelinin hileli işlem ile belirlendiğini ve rayiç değerin üzerinde olduğunu, müvekkili şirketin kötü niyetli olmaması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, tam aksine davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine ve davacının alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; takibe dayanak faturaların tarafların delil vasfında bulunan defterlerine kaydedildiği, davalının, eski çalışanı ile davacının işbirliği yapması nedeniyle faturadaki bedelin rayiç değerinin üzerinden olduğunu savunduğu, ancak makinenin satılması nedeniyle faturaya konu bedelin rayiç değerinin üzerinde olup olmadığının tespit edilemediği, eski çalışanının işe iade davasında da faturalara ilişkin herhangi bir değerlendirme yer almadığı, bu nedenle davalının bu yöndeki savunmasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, alacak likit olduğundan 60.000,00 TL'nin % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; fatura konusu işin rayiç değere uygun olup olmadığı hususunda araştırma yapılmadan karar verildiğini, eski çalışanın açtığı işe iade davasında davacının eski çalışana yaptığı ödemelerin ne amaçla yapıldığının tespit edildiğini, mahkemenin makineye sunulan aksamlara ilişkin listeyi de dikkate almadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, bakiye fatura alacağının tahsili için yapılan takibin itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının 15.06.2015 tarihli ve 56.000,50 TL bedelli, 41.300,00 TL bedelli, 23.600,00 TL bedelli ve 10.030,00 TL bedelli dört adet faturadan kalan bakiye 60.000,00 TL alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, davalının yasal süresinde icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü sürede takibe itirazın iptali ve takibin devamını talep ettiği anlaşılmaktadır.Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmede Eskişehir Mahkemeleri yetkili kılındığından davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş, hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2017/2447 Esas, 2019/2113 Karar sayılı kararı ile; davaya konu faturalara konu işlerin, taraflar arasındaki sözleşme konusu işe ilişkin olmadığı, sözleşme bedeli ile fatura bedellerinin farklı olduğu, bu nedenle sözleşmenin davaya konu olayda uygulanma imkanı bulunmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır. Kararın kaldırılmasından sonra ilk derece mahkemesince, davalının fatura konusu işin rayiç değer üstünde belirlendiği yönündeki savunmasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, takibe dayanak faturalara konu iş bedelinin rayiç değerin üzerinde belirlenip belirlenmediği noktasında toplanmaktadır. TTK'nın 21/2 fıkrası "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmünü düzenlemektedir. Ticari işletmesi ile ilgili bir faturayı alan tacir, faturaya aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde itirazda bulunmazsa o fatura münderacatını aynen kabul etmiş sayılır. Faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Diğer taraftan Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararında;".. ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır." denilerek ticari defterlerin kesin delil niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Somut davada alınan bilirkişi raporuna göre takip konusu faturalar, tarafların delil vasfında bulunan defterlerine kaydedilmiştir. Faturalar davalıya tebliğ edildiğinden ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde faturalara itiraz edilmediğinden, faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğu alacaklı tarafça kanıtlanmıştır. Davalı, faturada iş bedelinin fahiş belirlendiği yönündeki savunmasını, yazılı veya kesin delillerle kanıtlayamamıştır. Bu nedenle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/715 Esas, 2021/561 Karar ve 14/09/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.049,64 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.622,04 TL harcın talep halinde davalıya İADESİNE, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 bendi ile aynı kanunun 362/1.a maddeleri gereğince kesin olmak üzere hakim ...'ın karşı oyu ile oy çokluğuyla karar verildi. 03/10/2024
MUHALEFET ŞERHİ:6100 sayılı HMK'nın 266. maddesi hükmüne göre; çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Aynı kanunun, 281. maddesinde ise; tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebililecekleri; mahkemenin, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır. Somut olayda, davalı, eski çalışanı ile davacı şirketin işbirliği yapması nedeni ile takibe dayanak faturalara konu işin bedelinin rayiç değerinin üzerinde belirlendiğini savunmuştur. Mahkemece fatura konusu makinenin satıldığının beyan edildiği, bu nedenle keşif yapılarak makine üzerinde inceleme yapılmaması nedeniyle davalının savunmasını kanıtlayamadığı kabul edilmişse de, yeterli inceleme yapılmadan bu sonuca varılması doğru değildir. Dosyaya sunulan davalının eski çalışanının işe iade davasında, eski çalışanın davalı şirket ile iş yapan davacı şirketten para alması nedeniyle davalının iş sözleşmesini feshi geçerli kabul edilmiş, karar istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek onanmıştır. Makineye takılı aksamların listesi sunulmuş, faturalarda da yapılan işlemler açıklanmıştır. Bu durumda mahkemece uzman bilirkişiden dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgelere göre fatura konusu işin piyasa rayiçlerinin üzerinde olup olmadığı ve işin bedeli hususunda rapor alınması, makine üzerinden inceleme yapılamaması nedeniyle iş bedelinin rayiç değerinin üzerinde tespit edilip edilemeyeceği hususunun uzman bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ile karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle fatura konusu iş bedelinin araştırılması gerektiği görüşünde olduğumdan karara muhalif kaldığımı bildiririm.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15