İstanbul BAM 17. HD 2020/787 E. 2023/1198 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2020/787
2023/1198
9 Kasım 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/787 Esas
KARAR NO: 2023/1198
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/01/2020
NUMARASI: 2018/737 Esas, 2020/47 Karar
DAVA: MENFİ TESPİT (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 09/11/2023
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... ve ... Esas sayılı icra dosyalarından 54.187,00 EURO ve 16.922,64 EURO olmak üzere toplam 71.109,64 EURO'nun tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin TMSF' ye devredildiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında cari borca konu edilebilecek herhangi bir hizmet ilişkisi bulunmadığı gibi müvekkiline herhangi bir faturada tebliğ edilmediğini, bu durumun ticari defterlerin incelenmesi ile sabit olacağını, bu nedenlerle, davanın kabulü ile davalıya 71.109,64 EURO borçlu olmadıklarının tespiti ile icra takiplerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili Mahkememize verdiği 26/03/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı müvekkilinin alacağının tahsili için davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, takip kesinleştikten sonra usulsüz tebligat yapıldığı iddiası ile şikayet yoluna gidildiğini, sonuç alınamayınca huzurdaki menfi tespit davasının açıldığını, davacının müvekkiline olan borcunun ticari defter kayıtları ile sabit olduğunu, işbu davayı, takipleri sürüncemede bırakmak ve zaman kazanmak için açtığını, takip başlatılmadan önce davacıya borçlu olduğuna dair ihtarnamelerin gönderildiğini, hiçbir şekilde itiraz edilip cevap verilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesince, davacı vekili, müvekkilinin, icra takibine konu hizmeti almadığından bahisle davalı-alacaklıya borçlu olmadığının tespitini istemiş ise de; icra takibine konu bir kısım faturaların davacı-borçlunun aleyhine delil teşkil eden ticari defterlerinde kayıtlı olması ve hizmetin verilmediğine veya hizmet bedelinin ödendiği hususları davacı-borçlu vekilince usulüne uygun deliller ile ispat edilemediğinden ve davacı-borçlunun ticari defterlerinde kayıtlı olmayan faturalar ile ilgili olarak ta davacı şirketin teklif edilen yemini eda etmemesi nedeniyle bu faturalarda belirtilen hizmetin de davacı-borçlu şirkete verildiğinin sabit olması karşısında davacı vekili tarafından açılan menfi tespit davasının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkil ile davalı arasında süregelen ilişki boyunca faturaların tanzim edildiğini, sonrasında faturaya konu hizmetlerin alındığını, ancak eldeki dava kapsamında davalı tarafından bedeli ödenmediği iddia edilen faturalara konu hizmetlerin hiçbir zaman alınmadığını, alacağın tamamını kabul etmemekle birlikte en azından 25.030,00 €’luk kısmının haksız olduğu kesin delil niteliğindeki ticari defterlerle ispat edilmişken ilk derece mahkemesince taraflara yemin delilinin hatırlatılması ve halihazırda kesin delil ile ispat edilmiş bir husus hakkında tekrar delil toplanmasının kanuna aykırı olduğunu, 6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanunu ile “tamamlayıcı yemin” müessesesi kaldırılmış olup yeni kanun uyarınca taraflara yemin delilinin hatırlatılmasının mümkün olmadığını, her halde, müvekkil şirket yetkilisinin yemini eda etmemesinin, zımnen yeminin iadesi anlamına gelmekle ilk derece mahkemesince davalıya yemin tebligatı yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, davalı-alacaklının davacı-borçluya karşı yaptığı ilâmsız takibe yönelik menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen 02/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı tarafından davacı aleyhine, 31/05/2018 tarihinde Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 16.922,64 EURO'nun tahsili için icra takibi başlatıldığını, yine 31/05/2018 tarihinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya ile 54.187,00 EURO'nun tahsili için icra takibi başlatıldığını, davacının işbu icra takiplerinden borçlu olmadığı iddiası ile huzurdaki menfi tespit davasını açtığını, davalı ticari defterlerinde, icra takip tarihlerinde, davalının davacıdan 16.922,64 EURO ve 54.187,00 EURO olmak üzere, toplam 71.109,64 EURO alacaklı olduğunu, davacı ticari defterlerinde, davacının davalıya 16.922,64 EURO + 29.157,00 EURO olmak üzere toplam 46.079,64 EURO Borçlu olduğunu, yanlar arasında 25.030,00 EURO ihtilaf olduğu ve bu ihtilafın davalının davacıya düzenlediği 2 ad. 25.030,00 EURO'luk faturaların davacı kayıtlarında olmamasından kaynaklandığını, davalı tarafından, işbu faturaların davacıya tebliğ edildiğine veya fatura konusu hizmetin davacıya verildiğine ilişkin herhangi bir delil sunulamadığını, dolayısıyla, davacının Bakırköy ...İcra Müd. ... Esas sayılı dosyasından aleyhine başlatılan 16.922,64 EURO'luk takibin menfi tespitini talep edemeyeceğini, sadece; Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan 54.187,00 EURO'luk takibin, 25.030.00 EURO'luk kısmının menfi tespitini talep etmesinin uygun olduğunu bildirmiştir. Somut olayda, davalı-alacaklı bir kısım faturalara konu hizmetin verilmesine karşın davacı tarafından fatura bedellerinin ödenmediğinden bahisle davacı-borçlu aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... esas sayılı takip dosyalarında icra takibine girişmiş ve ilgili takipler kesinleşmiştir. Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü davalı-alacaklıda olup buna göre davalı-alacaklı icra takibine konu ettiği faturalardaki hizmeti davacı-borçluya verdiğini ispat etmek zorundadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davalı-alacaklının takip konusu yaptığı 46.079,64 Euro bedelli faturalar davacı-borçlunun aleyhine delil teşkil eden ticari defterlerinde kayıtlı olup buna göre bu faturalarda belirtilen hizmetin davalı-alacaklı tarafından davacı-borçluya verildiği karine olup davacı-alacaklı tarafından bunun aksinin ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı-alacaklı bu faturalarda belirtilen hizmetin alınmadığına veya hizmet bedelinin ödendiğine ilişkin yazılı herhangi bir delil sunmamıştır. Bunun üzerine davacının delil listesinde açıkça yemin deliline dayanması nedeniyle davacı vekiline yemin delili hatırlatılmış davacı vekili ise yemin teklif hakkını kullanmamış olup söz konusu faturalarda belirtilen hizmetin davalı-alacaklı tarafından davacı-borçluya verildiği hususu bu nedenle sabit olduğundan bu faturalara yönelik borçlu olunmadığı iddiası mahkemece yerinde görülmeyerek yukarıda belirtilen gerekçeler ile davacı-borçlu tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.Davalı-alacaklı tarafından icra takibine konu edilen 25.030 Euro tutarlı 4 adet fatura ise, davalı-alacaklının ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen, davacı-borçlunun ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Davalı alacaklı bu faturalarda belirtilen hizmetin davacı-borçluya verildiğini ispat etmek zorundadır. Davalı-alacaklı anılan faturalardaki hizmetin davacı-borçluya verildiğine dair yazılı bir delil sunamamıştır. Ancak davalı-alacaklı delil listesinde açıkça yemin deliline dayandığından mahkemece davalı-alacaklı vekiline yemin delili hatırlatılmış, davalı vekili de yemin deliline dayandığın belirterek yemin metni hazırlamış, yemin metnini davacı-borçluya tebliğine rağmen davacı-borçlu yemin için tayin olunan duruşma güne gelerek yemini eda etmemiştir. Davalı-alacaklı, davacı-borçlunun ticari defterlerinde kayıtlı olmayan faturalar ile ilgili hizmetin verildiğini yazılı delil ile kanıtlayamamakla birlikte teklif ettiği yeminin eda edilmemesi nedeniyle bu hizmetin davacı-borçluya verildiğini bu şekilde ispat etmiştir. Davacının bu faturalar ile ilgili açtığı menfi tespit davasınında reddine karar verilmiştir. Mahkemece tamamlayıcı yemin hatırlatılmamış olup, her iki tarafında delil listelerinde yer alan taraf yemini hatırlatılarak sonucuna göre açıklanan gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiş olup, verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin yerinde olmayan tüm istinaf sebeplerinin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/737 Esas, 2020/47 Karar ve 23/01/2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-/b/1. bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 269,85 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361/1. fıkrası uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/11/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:32