İstanbul BAM 17. HD 2023/1007 E. 2023/1160 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2023/1007
2023/1160
2 Kasım 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1007 Esas
KARAR NO: 2023/1160
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 23/06/2023
NUMARASI: 2023/384 Esas, 2023/591 Karar
DAVA: KONKORDATO
KARAR TARİHİ: 02/11/2023
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili konkordato talep dilekçesinde özetle; 1995 yılında kurulan ... İnşaatın 23 yıllık kamu ve özel sektör tecrübesiyle inşaat taahhüt işleri, konut ve ticari gayrimenkul projelerinin geliştirilmesi ve kiralanması faaliyetlerinde bulunduğunu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait toplu konut, hastane işleri ve .. konutları başta olmak üzere ... şirketi tarafından tamamlanmış pek çok taahhüt projesi bulunduğunu, inşaat taahhüt işleri ve geliştirdiği projeleri ile 1 milyon m2'den fazla yapıyı inşa ettiğini, müvekkili şirketin kullanmış olduğu kredilerin %70'inin döviz üzerine olduğunu, döviz kurunda meydana gelen dalgalanmalar nedeniyle şirketin mali dengesinin bozulduğunu, bozulan denge ile birlikte dövizli kredilerin maliyetinin çok yüksek tutarlara eriştiğini, buna karşılık aktifteki varlıklarının değerinin düşük kaldığı için şirketlerin nakit ve karlılık dengesinin bozulduğunu, ülkede yaşanan kriz sebebiyle gayrimenkule yatırım yapma yönündeki talepte de oldukça azalma meydana geldiğini, bu durumun satışlarını aşağıya indirdiğini ve hatta durma noktasına gerilettiğini, firmanın, öngörülemez seviyedeki döviz kur artışı, faiz, artışı, satış adetleri ve fiyatlarında yaşanan yüksek düşüş sebebiyle yeni projelerini ertelediğini, aldığı tasarruf önlemleriyle yeni maliyet getirilerinden kaçındığını ve ... Proje finansmanının haricinde yeni yatırım kredisi kullanmayarak 3 senede mevcut stoklarının satışları ile finansal borçlarını ödeyebildiğini, şirketin, bankalarda mevcut bulunan paralarına, kredi taksitlerini tahsil edememe riskini gören bankalar tarafından bloke konulduğunu, hatta kredinin vadesi gelmemiş bankalar tarafından bile paraların bloke altına alındığını ve şirketin kullanımına verilmeyerek mağdur edildiklerini, tüm bu olumsuzluklar sonrasında gelinen noktada müvekkili şirketin yaşadığı ve gelecekte yaşayacağı nakit sıkıntısı nedeniyle borçların tenzilat yapılmaksızın ve vadelere yayılmaksızın ödenemeyeceği anlaşıldığından alacaklılara konkordato ön projesinde yer verildiği şekilde tenzilat ve vade konkordatosunu içeren karma konkordato teklifinde bulunulmasının zorunlu hale geldiğini belirterek geçici mühlet kararı verilmesine, gerekli görülmesi durumunda sürenin 2 ay daha uzatılmasına, akabinde 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmesine, alacaklı sayısının azlığı ve şirketin ticari hacmine göre sadece 1 tane geçici komiser tayinine, müvekkili şirketlerin malvarlıklarının korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasına, son olarak ise yapılacak yargılama ile konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
MAHKEMENİN 01/04/2021 TARİH VE 2018/1307 ESAS 2021/317 KARAR SAYILI KARARI İLE: Davacı şirketler yönünden konkordato taleplerinin kabulüne, davacı ... Anonim Şirketi'nin projesine göre; alacağı 20.000 TL’den az olan alacaklılara ödemelerin %100 oranla Ocak 2021’de tek taksitte; alacağı 20.000 TL - 30.000 TL arasında olan alacaklılara ödemelerin %10 iskonto ile, 20.000 TL Ocak 2021’de, kalanı Temmuz 2021’de toplamda 2 taksitte; alacağı 30.000 TL - 40.000 TL arasında olan alacaklılara ödemelerin %20 iskonto ile, 20.000 TL Ocak 2021’de, kalanı Temmuz 2021’de toplamda 2 taksitte; alacağı 40.000 TL - 50.000 TL arasında olan alacaklılara ödemelerin %30 iskonto ile, 20.000 TL Ocak 2021’de, kalanı Temmuz 2021’de toplamda 2 taksitte; alacağı 50.000 TL ve üzeri olan alacaklılara ödemelerin %40 iskonto ile, Ocak 2021’de ilk taksit asgari 20.000 TL olacak şekilde, kalanı yine asgari 20.000 TL olacak taksitlerle Temmuz 2021, Ocak 2022, Temmuz 2022, Ocak 2023’de toplamda 5 taksite varan vadelerle ödenmesine, davacı ... Ticaret Anonim Şirketi'nin projesine göre; alacağı 30.000 TL’den az olan alacaklılara ödemelerin %100 oranla Ocak 2021’de tek taksitte, alacağı 30.000TL’den fazla olan alacaklılara ödemelerin %100 oranla Nisan 2021 ve Temmuz 2021’de eşit iki taksit halinde ödenmesine, ödeme planında Ocak 2021, Şubat 2021, Mart 2021 aylarında yapılması öngörülen ödemelerin 30 Nisan 2021 tarihine kadar yapılarak ödemlerin tamamlanmasına karar verilmiştir.
DAİREMİZİN 04/11/2021 TARİH VE 2021/1256 ESAS 2021/1237 KARAR SAYILI KARARI İLE: 6100 sayılı HMK'nın 297/2 maddesine aykırı davranıldığı, projede öngörülen ödeme miktarı ve vadelerin alacaklılar arasındaki eşitlik kriterine uygun olmadığı, borçlu şirketlerin kaynaklarının borçlarıyla orantılı olup olmadığı yönünde araştırmanın yapılmadığı, rehinli mallarının satış ve muhafazasının ertelenmesi koşulların sağlanıp sağlanmadığına dair mahkemece değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesi ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
MAHKEMENİN 27/01/2022 TARİH VE 2021/810 ESAS 2022/47 KARAR SAYILI KARARI İLE: Davacılardan ... A.Ş.'nin konkordato projesindeki ödemelerinin, Mahkemenin 2018/1307 Esas 2021/317 Karar sayılı kararından sonra ödenmiş olması da nazara alınarak konkordatoya tabi borcu kalmadığından şartları oluşmayan davanın bu davacı yönünden reddine; davacılardan ... A.Ş.'nin konkordato talebinin kabulüne, projesine göre konkordatoya tabi adi alacaklılara ilişkin borçların %40 tenzilatla Ocak 2022, Temmuz 2022, Ocak 2023 tarihlerinde eşit taksitler halinde ödenmesine, aynen ifa ile taşınmazları devredilecek alacaklıların 16/03/2021 tarihli komiser raporu ekinde yer alan listesi ve teslim tablosuna göre devirlerinin yapılmasına karar verilmiştir.
DAİREMİZİN 06/07/2022 TARİH VE 2022/1033 ESAS 2022/882 KARAR SAYILI KARARI İLE: Her ne kadar alacaklı ... tarafından konkordato projesine "Ret" oyu kullanılmış ise de, İİK’nın 304/1. maddesi uyarınca itiraz sebeplerini tasdik duruşmasından en az üç gün önce yazılı olarak bildirmediği ve tasdik duruşmasına katılmadığı, diğer alacaklıların ise oylamada ret oyu kullanmadıkları dikkate alındığında İİK’nın 308/a maddesi uyarınca tüm müdahil alacaklıların mahkemece verilen tasdik kararını istinaf hakkı bulunmadığından bahisle istinaf taleplerinin usulden reddine dair karar verilmiştir.
YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİNİN 01/12/2022 TARİH VE 2022/4473 ESAS 2022/5604 KARAR SAYILI İLAMI İLE: İlk Derece Mahkemesinin 2018/1307 Esas 2020/317 Karar sayılı 01.04.2021 tarihli kararı ile her iki şirket yönünden konkordatonun tasdikine ilişkin kararının bir kısım alacaklılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2021/1256 Esas 2021/1237 Karar sayılı 04.11.2021 tarihli kararıyla İİK’nun 308/h maddesinin uygulanamayacağı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasından sonra yeniden yapılan yargılama sırasında davacı ... İnşaat şirketi tarafından revize proje sunulduğu, sunulan revize projede %40 tenzilatla ödemenin teklif edildiği ve bu proje tekrar oylamaya sunulmadan dosyanın mahkemece karara çıkarıldığı gerekçesiyle ilk projede tenzilat talep edilmemesine rağmen yeni projede %40 tenzilat talep edilmesinin ödeme planında ciddi değişiklikler yapılması nedeniyle bu projenin yeniden alacaklıların oyuna sunulması gerektiğinden bahisle ilk proje oylamasına göre istinaf hakkı bulunan bulunmayan ayrımı yapılarak istinaf taleplerinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, belirlenen eksikliklerin giderilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle taleplerin usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek Dairemizin kararanın bozulmasına karar verilmiştir.
DAİREMİZİN 04/05/2023 TARİH VE 2023/254 ESAS 2023/491 KARAR SAYILI KARARI İLE: Bozma ilamında da değinildiği üzere, Mahkemelerce alacaklı lehine projede değişiklik yapılabilmekte ise de, projenin ana unsurlarında değişiklik olması halinde tasdik için bu projenin tekrar alacaklıların oyuna sunularak İİK'nun 302. maddesinde belirlenen nisabın oluşmasını aramak gerekli olduğundan somut olayda ilk projede tenzilat talep edilmemesine rağmen yeni projede %40 tenzilat talep edilmesi, ödeme planında ciddi değişiklikler yapılması nedeniyle bu projenin yeniden alacaklıların oyuna sunulması gerektiğinden bahisle Dairemizce usul ve yasaya uygun olan Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 01/12/2022 tarih ve 2022/4473 Esas 2022/5604 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olup bu doğrultuda istinaf başvurularının esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin kabulü ile Mahkemece tesis edilen kararın kaldırılmasına ve söz konusu eksikliklerin giderilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir.
MAHKEMENİN 23/06/2023 TARİH VE 2023/384 ESAS 2023/591 KARAR SAYILI KARARI İLE: Yargılamanın geldiği aşama itibari ile, davanın açıldığı tarihten bu yana yaklaşık 5 yıllık sürenin geçtiği, İİK'nın 285 ve devamı maddelerinde düzenlenen konkordato müessesesinin, kanunda belirli süreler ile sınırlandığı, bu müessesenin amacının, borçlu ile alacaklıları bir araya getirerek alacaklıların haklarına zarar gelmeyecek şekilde borçlu tarafından teklif edilen proje kapsamında alacaklıların alacaklarına ulaşmalarının sağlanması olduğu, dosyaya sunulan belge ve raporlar kapsamında davacı ... İnşaatın, borçlarını gelinen aşamada %90 oranında ödediğinin anlaşıldığı, davacı şirket tarafından sunulan ilk proje ve son sunulan revize projesi kapsamında, adi alacaklılara yapılacak ödemelerin 3'er aylık aralar ile 5 taksitte ödenmesinin planlandığı ve projeye göre son taksitin 2023 yılı Ocak ayı olarak belirlendiği, yargılamanın geldiği aşamada projedeki son taksit ödeme tarihinin de geçmiş olduğu, finans kuruluşları ve rehinli alacaklılar ile ayrı protokoller yapıldığı, bazılarının ise protokole bağlanmadığı, gelinen aşamada konkordato projesinin uygulanabilirliğinin kalmadığı gerekçeleriyle davacı şirketin uygulanabilirliği kalmayan konkordato projesinin tasdiki talebenin reddine, kesin mühletin kaldırılmasına, şirket borca batık olmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karar, davacı ve müdahiller ... ile ... Faktoring AŞ vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Yargıtay bozma ilamında, ilk projede tenzilat talep edilmemesine rağmen yen projede %40 tenzilat talep edildiği gerekçesiyle projenin yeniden alacaklıların onayına sunulması gerektiği belirtilmiş ise de ilk projede de %40 tenzilat öngörüldüğünü, yani her iki projede de %40 tenzilat uygulanmasının mevcut olduğunu, her iki projenin ana unsurlarında bir değişiklik olmadığından ikinci projenin alacaklıların onayına tekrar sunulması gerektiğinin de ileri sürülemeyeceğini, kaldı ki İİK'da ikinci alacaklılar toplantısı yapılması konusunda açık bir düzenlemenin de bulunmadığını, ilk projeye olumlu oy verip ikinci proje ile durumu ağırlaşan 12 alacaklının ikinci projeye olumlu oy vermesi halinde dahi konkordato nisabının sağlandığını, bir kısım müdahillerce yapılan istinaf taleplerinin süresinde olmadığını, kaldı ki istinaf taleplerinin de haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin konkordato kapsamında borçlarının %92'sinin 28/04/2023 tarihi itibariyle ödendiğini, bu nedenle müvekkili şirketin geldiği nokta, borç durumu, ödeme kabiliyeti gibi hususlar göz önünde bulundurularak müvekkili şirket hakkında tasdik kararı verilmesini talep ettiklerini, devam eden konkordato davasında kamu yararının gözetilmesinin gerekli olduğunu, müvekkili şirketin faaliyet konusu gereği müdahil portföyü vatandaşlardan oluştuğundan ve tüm dava sürecinde söz konusu vatandaşların mülkiyet haklarının korunması amaçlandığından ve aksi durumda doğabilecek ciddi mağduriyetlerin de göz önünde bulundurulması gerektiğinden işbu dosyada kamu yararının söz konusu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin konkordato talep tarihinden bugüne kadar borçların %92'sini ödemesi, müdahil olan veya olmayan müşterilerin gayrimenkullerinin kendilerine teslim edilmesi hususları da göz önünde bulundurularak müvekkili şirketin geldiği noktada tekrar başa dönülecek olması halinde kamu yararının da zedeleneceğini belirterek kararın kaldırılmasını ve tasdik talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Müdahil ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı şirketin konkordato dosyasına vermiş olduğu projenin 4 numaralı ekinde aynen ifa listesi sunarak bu listede belirtilen alacaklıların borçlarının 2021-2025 yılları arasında belli periyotlarla taşınmaz devri yoluyla ödeneceğinin belirtildiğini, bu listeye göre müvekkilinin alacağının 2025 yılı Aralık ayında devredileceğini, bu listede 735 mağdur alacaklı bulunmasına rağmen bu alacaklar ile ilgili Mahkemenin kararında herhangi bir açıklama veya düzenleme mevcut olmadığını, bu alacakların şirketin toplam borcu içerisinde dikkate alınmadığını ve vade tarihleri de 2025 yılı Aralık ayı olmasına rağmen bu da dikkate alınmadan karar verildiğini, oysa aynen ifa suretiyle ödenecek olan alacaklar kararda belirtilen adi alacaklardan daha fazla bir meblağ tutmasına rağmen süreç içerisinde alacak olarak ödenmeyen ve 2025 yılı Aralık ayını bekleyen ve aynen ifa işlemi iye alacağını tahsil edecek olan müvekkilinin haklarının ihlal edildiğini, üzerinde bulunan ipotek ve hacizler nedeniyle mülkiyetini devredemedikleri taşınmazı dava sürecinde hak sahiplerinin alacaklarını ödeyerek takyidattan ari bir şekilde devretmeyi taahhüt eden borçlu davacının bu taahhütlerinin dikkate alınmaması ve Mahkeme tarafından kararında irdelenmemesinin hatalı olduğunu, Mahkemenin önceki kararlarında hakları koruma altına alınmış olan tüketicilerin alacaklarının son kararda şirketin mali yapısının değerlendirilmesinde dikkate alınmaması, bu listede belirtilen edimlerin akıbetinin araştırılmaması ve hak sahiplerinin alacaklarını alıp alamadığının değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Müdahil ... Faktoring A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemenin gerekçeli kararında, davacının, borçlarının %90'ını ödediği belirtilmiş ise de, davacının, müvekkili şirkete borçlu olduğu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki borcun ödenmediğini, Mahkeme tarafından eksik inceleme ile verilen kararın kabulünün mümkün olmadığını, Mahkeme tarafından verilen konkordato projesinin tasdiki talebinin reddine dair karar usul ve yasaya uygun olmakla birlikte müvekkili şirket lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesinin haksız olduğunu, kararın kaldırılarak müvekkili şirket lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 285 vd. maddelerinde düzenlenen konkordato talebine ilişkindir. Mahkemece 05/04/2019 tarihli ara kararıyla gerçek kişi davacılar yönünden davanın reddine karar verilmiş olup kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 26/12/2019 tarih, ... Esas 2019/2420 Karar sayılı kararı ile dosyanın tefrik edilmesi gerektiğinden bahisle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği ve Dairemizin kaldırma kararından sonra davacı gerçek kişiler yönünden dosyanın tefrik edilerek Mahkemenin 2020/93 Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Öncelikle, talebin niteliği ve mahkemece re’sen değerlendirilmesi gereken usul kurallarının incelenmesi uygun görülmüştür. 2004 sayılı İİK'nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş olup yasada, iflasa tabi olan borçlu için İİK'nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkrasında yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır. Somut yargılamada, davanın, dava tarihi itibariyle yetkili ve görevli asliye ticaret mahkemesinde açıldığı, yargılamanın yetkili mahkemece gerçekleştirildiği sabittir. Diğer yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde, vekaletnamede konkordatoya ait özel yetkinin mevcut olduğu da anlaşılmıştır. Hükmün niteliği, istinaf nedenleri ve uyuşmazlık konuları dikkate alınarak inceleme yapılması gerekmiştir. Borçu şirket vekilinin, 02.11.2018 tarihli başvurusu üzerine, 08.11.2018 tarihli ara karar ile 3 ay geçici mühlet kararı verildiği, 06.02.2019 tarihli celsede mühletin 2 ay süre ile uzatılmasına, 05.04.2019 tarihli ara karar ile 1 yıl süre ile kesin mühlet kararı verildiği, 03.04.2020 tarihli ara kararla bir yıllık kesin mühlet süresinin 6 ay süre ile uzatılmasına, 86 günlük sürenin eklenerek sürenin sona erme tarihinin 30/12/2020 olduğuna dair ara karar oluşturulduğu, 30.12.2020 tarihli celsede, İİK'nun 304/2 maddesine göre kesin mühletin 2 ay süre ile uzatılmasına ve 27.12.2021 tarihli celsede ise davacı şirketlere verilen kesin sürenin İİK 304/2 maddesi gereğince 1 ay süre ile uzatılmasına karar verilmiştir. Öncelikle müdahil vekillerinin istinaf başvurularının İİK'nun 308/a maddesi kapsamında usul ve yasaya uygun olup olmadığının ve bunun sonucuna göre istinaf yasa yoluna başvuru haklarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ile sonucuna göre işin esasının incelenmesi gerekir. İİK'nun 308/a maddesine göre, konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklının, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklıların ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabileceği belirtilmiştir. Buna göre maddede, itiraz eden diğer alacaklıların, tasdik kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurabileceği kabul edilmiş iken tasdik talebinin reddine yönelik karara karşı istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunup bulunmadığı bakımından açık bir ifadeye yer verilmemiştir. Bu husus doktrinde de tartışmalı olsa da, borçlu veya konkordatoyu talep eden alacaklı dışında kalan diğer alacaklılar tarafından konkordatonun desteklenmesine rağmen Mahkemece konkordatonun reddine karar verilmesi halinde bu kişilere, bu karara karşı itiraz etme olanağının tanınması gerekir. Somut olayda ise müdahil ... ve müdahil ... Faktoring A.Ş.'nin ne kendisi ne de vekillerinin, borçlu şirketin 12/10/2020 ve 13/10/2020 tarihlerinde yapılan alacaklılar toplantısına katılmadığı gibi 20/10/2020 tarihine kadar olan iltihak süresinde de oy kullanmadığı görülmüştür. Bu haliyle adı geçen müdahillerin, konkordatoyu desteklediğinden bahsedilemeyeceğinden karara karşı istinaf haklarının da bulunmadığını kabul etmek gerekmiştir. Davacı borçlu şirketin ise, İİK'nun 308/a maddesine göre, konkordato hakkında verilen karara karşı, kararın tebliğinden itibaren 10 günlük yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan incelenmesine geçilmiştir. Konkordato komiser heyetince düzenlenen 16/06/2023 tarihli raporda; şirketin yaptığı ödemelerin incelenmesinde, şirketin konkordato projesine uygun şekilde ödemelerine devam ettiği ve İİK m. 308/c ile m. 308/f'de gösterilen konkordatonun kısmen veya tamamen feshini gerektiren bir husus bulunmadığı, raporun 1V-B bölümünde yer aldığı üzere komiser heyetince hesaplanan borçlu şirketin 30.04.2023 tarihli kaydi öz sermayesi -457.193.866,91 TL olup rayiç bilançodaki öz sermayesinin 202.409,135.48 TL olduğu ve şirketin borca batık olmadığı, yine raporun 1V-A bölümünde yer aldığı üzere borçlu şirketin, konkordato projesi kapsamında finansal kuruluşlar dışındaki adi alacaklılara olan borçların tamamının taksitlerini zamanında ödemiş olup borcunun kalmadığı, sadece ulaşılamayan 3 adet alacaklıya borç ödenememiş olup toplam tutarının 2.105,78 TL olduğu, bu tutarın da Mahkeme veznesine depo edildiği, 2 alacaklı ile ise ihtilafın devam ettiği, bunların toplam tutarının 279.014,08 TL olduğu, ayrıca ayrıntısı rapor içeriğinde belirtildiği üzere proje kapsamında olmayan bir adet alacaklının ilama dayanan alacağının Mahkemece taksitler halinde ödenmesinin öngörüldüğü, bu alacağın 300.000 TL'lik kısmının ödenmiş olup bakiye 200.000 TL'nin vadesinin henüz gelmediği ancak şirketin ödeme gücünün bulunduğu, raporun IV-A bölümünde yer aldığı üzere finansal kuruluşlara olan borç ve ödeme durumunun incelendiği, buna göre protokole bağlanmayan 4 adet adi alacaklı finansal kuruluşa olan toplam 89.444.729,85 TL borcun iskonto sonucu 53.666.837,91 TL olduğu, bu tutarın 15.333.382,26 TL'sinin ödenerek bakiye 38.333.455,65 TL'sinin de vadelerinde ödeneceği, protokole bağlanmayan 4 adet finansal kuruluşa ait rehinli borç tutarı olan 54.553.495,63 TL'nin 18.052.020,29 TL'sinin ödendiği, 3 finansal kuruluşla protokol görüşmeleri devam etmekte olup muhtemelen gayrimenkul devri ile borçların ödeneceği, bir factoring kuruluşu ile gayrimenkul devri konusunda uzlaşıldığı, 16 finansal kuruluşla protokol imzalanarak bu kuruluşlara ait hem rehinli hem adi alacakların yapılandırıldığı, bu kapsamda 820.283.141,54 TL rehinli alacağın protokole bağlandığı, bu borçlardan 414.360.158,23 TL'sinin ödenerek sadece 10.351.668,00 TL borç kaldığı, protokole bağlanan finansal kuruluşlardan adi alacaklı olan sayısı 11 olan 587.419.077,02 TL'lik borcun iskonto sonucu 352.451.446,21 TL'ye indirilerek bu tutardan 253.765.983,49 TL'sinin ödenmiş olduğu, sadece 7.719.094,55 TL'nin vadelerinde ödenmek üzere borç olarak durduğu, konkordato projesi kapsamında toplam 1.571.643.535,34 TL'lik borcun iskonto ile 1.293.783.113,96 TL'ye indirildiği, bu borcun 712.317.539,15 TL'sinin gayrimenkul ve nakit olarak ödendiği, 723.516.477,66 TL'sinden finansal kuruluşların yapılan protokol kapsamında vazgeçtiği ve rapor tarihi itibari ile 93,485.587,62 TL borç kaldığı bildirilmiştir. Uyuşmazlık, konkordato tasdik şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmıştır. "Konkordatonun tasdiki şartları" başlığını taşıyan İİK'nun 305. maddesi aşağıda belirtildiği şekilde düzenlenmiştir. "302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır: a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması. b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder). c) Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması. d) 206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır). e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması. Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir." Somut olayda, Mahkemece tesis edilen ilk karar ile, konkordato tasdik talebi kabul edilmiş olup konkordatoya tabi borçların en son ödeneceği vade tarihi Ocak 2023 olarak belirlenmiştir. Buna göre alacağı 50.000,00 TL üzerinde olan alacaklıların alacağı %40 iskonto ile 6 aylık vadeler halinde 5 taksitte (ilk ve devam eden taksitlerin asgari 20.000,00 TL olacak şekilde) ödenecektir. Alacağı 50.000,00 TL'nin altında kalan alacaklıların alacakları bakımından ise, 6 aylık vadeler halinde 2 taksit şeklinde (alacaklar kararda gösterilen şekilde gruplandırılarak ve iskontoya tabi tutularak) ödeme öngörülmüş olup en son vade tarihi Temmuz 2021 olarak belirlenmiştir. Dairemizin ilk kararı ile, projede öngörülen ödeme miktarı ve vadelerin alacaklılar arasındaki eşitlik kriterine uygun olmadığından bahisle Mahkemece tesis edilen işbu kararın kaldırılmasından sonra ilk projede miktarlarına göre gruplandırılan alacaklar için buna göre bir tenzilat öngörülmüşken Dairemizin kaldırma kararından sonra sunulan ikinci projede ise, tüm adi alacaklılar bakımından %40 tenzilat öngörülmüştür. Ayrıca bu projeye göre alacaklar, Ocak 2022, Temmuz 2022 ve Ocak 2023 tarihinde eşit taksitler halinde ödenecektir. Revize edilen ikinci projeye rağmen tekrardan alacaklılar toplantısı yapılmamış olup Mahkemece bu proje esas alınarak karar verilmiştir. İkinci alacaklılar toplantısının yapılmamasının sebebi ise, buna ilişkin alınan raporda, alacağı 50.000,00 TL altında olan alacaklılara -ulaşılamayan 3 alacaklı dışında- ödeme yapılması sebebiyle bu 3 alacaklı ile ikinci proje ile durumu ağırlaşacak ilk projeye olumlu oy veren 12 alacaklının ikinci projeye olumsuz oy verdiğinin kabulü halinde dahi konkordato nisabının sağlanmış olacağı şeklinde açıklanmıştır. Daha sonra karara yönelik istinaf taleplerinin, istinafa başvuranların istinaf hakkı bulunmadığından bahisle Dairemizce usulden reddine dair karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine Yargıtay ilamı ile, tenzilat talep edilmeyen ilk projeden sonra sunulan revize yeni projede %40 tenzilat talep edilmesinin ödeme planında ciddi değişiklikler oluşturması nedeniyle bu projenin yeniden alacaklıların oyuna sunulması gerektiği belirtilmiştir. Bunun üzerine Dairemizce, Mahkemece tesis edilen karar kaldırılarak bu amaçla dosyanın, söz konusu eksikliğin giderilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Son olarak ise, Mahkemece istinafa konu işbu kararın verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece en son alınan ve yukarıda özetlenen konkordato komiser heyetince düzenlenen 16/06/2023 tarihli raporunda, tasdikine karar verilen ilk projeden itibaren gelinen aşamaya kadar davacı borçlu şirket, adi alacaklılara olan borçlarının büyük bir kısmını (%90) projeye göre ödemiş olup finans kuruluşları ve rehinli alacaklıların alacakları ise, protokole bağlanarak bu kapsamda nakdi veya gayrimenkul devri suretiyle yapılan ödemeler olduğu gibi halen devam eden ödemelerin de olduğu, ayrıca bu alacaklılardan protokole bağlanmayanlara ise ödemeler yapıldığı ve vadeleri gelmeyen bakiye ödemelerin mevcut olduğu, yine bu alacaklılardan bir kısmı ile de protokol görüşmelerinin devam ettiği ve muhtemel gayrimenkul devri ile borçların ödeneceği belirtilmiştir. Bu arada Mahkemenin bir önceki kararına göre proje kapsamındaki alacakların en son ödeneceği tarihin de Ocak 2023 olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Konkordato talebine ilişkin yargılamada dava teorisinden farklı olarak, dava sonrası gelişmelerin de değerlendirmeye tabi tutulması gerekir. Bu kabulden hareketle, sunulan her iki proje kapsamında son taksitin ödeme tarihi Ocak 2023 yılı olarak belirlenmiş olup gelinen aşamada son taksit ödeme tarihi geçmiş olduğundan konkordato projesinin artık uygulanabilirliğinin bulunduğundan söz edilemez. Ayrıca projeye bağlanan borçların çoğunluğunun ödendiği ve davacı şirketin borca batık olmadığı alınan bilirkişi raporlarında tespit edilmiştir. Sonuç olarak Mahkemece tesis edilen karar isabetli olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan; müdahil vekillerinin istinaf başvurularının ise, istinaf hakları bulunmadığından usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/384 Esas, 2023/591 Karar ve 23/06/2023 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, müdahil ... ve müdahil ... Faktoring A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının ise istinaf hakları bulunmadığından usulden REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince istinaf kanun yoluna başvuran davacı ve müdahiller tarafından ayrı ayrı alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar harcı davacı ve müdahiller tarafından ayrı ayrı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nun 164/2 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren on günlük süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/11/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:32