İstanbul BAM 16. HD 2022/1860 E. 2024/998 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1860
2024/998
29 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1860 Esas
KARAR NO: 2024/998
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/06/2022
NUMARASI: 2020/43 Esas - 2022/76 Karar
DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ: 29/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkili şirkete ait ... “...”, ... “...”, ... "...” şeklinde ve yine ... "...” şeklindeki tescilli markaları ile iltibas oluşturacak şekilde SMK uyarınca haksız rekabet oluşturan faaliyetlerine son verilmesini, müvekkil ile davalı arasında uzun yıllardır devam eden ticari ilişki nedeniyle davalının TTK 55.md uyarınca haksız rekabet oluşturan faaliyetlerine son verilmesini, davalının, gerek SMK gerekse de TTK uyarınca haksız rekabet oluşturan fiilleri nedeniyle müvekkil marka ve ürünleri ile iltibas oluşturan davalı kullanımının önlenmesi, davalıya ait işyerlerinin tanıtımını sağlayan tabelalar, levhalar, dış camlar, kartvizitler, broşürler, reklam araçları ve işyerinin içerisinde bulunan diğer unsurlar üzerinden müvekkilin markası ve eskiye dayalı kullanımına konu ürünler ile iltibasa sebep olacak unsurların kaldırılması, ürünlerin toplanması, web sayfası ve sosyal paylaşım sitelerinin kapatılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00.-TL maddi ve 100.000,00.-TL manevi zararlarının karşılanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; delil tespitinin yetkili mahkemede yapılmadığını, davacının haksız rekabet iddiasında görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, müvekkilinin kullanımı ile davacının markaları arasında iltibasa yönelik benzerlik olmadığı özellikle salça emtiasında davacının ... markasını tek başına tescil edilemediği bu markanın ayır ediciliğinin düşük olduğunu bu nedenle davacının tazminat talebinin fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/06/2022 tarih ve 2020/43 Esas - 2022/76 Karar sayılı kararıyla; "... davacı tarafından asıl davada, davacının ... ..., ... numaralı ..., ... numaralı ... ve ... numaralı ... ibareli tescilli markaları ile iltibas oluşturacak şekilde davalı tarafından yapılan kullanımların haksız rekabet oluşturduğu iddiasıyla haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine dair talepte bulunulduğu; birleşen mahkememizin 2020/110 Esas sayılı dosyasında ise haksız rekabet nedeniyle 3.000 TL maddi 100.000 TL manevi zararın karşılanmasının talep edildiği, davalı tarafından cevap dilekçesi ile davalının Hakmar ismi ile marketler zincirine sahip olduğunu, bu kapsamda davaya konu ... ibareli marka başvurusunu yaptıkları ve kullandıklarını davalı tarafından kullanılan ... markası ile davacıya ait ... markaları arasında benzerlik olmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 29/01/2021 tarihli raporda markalar arasında benzerlik olmadığı, bu sebeple maddi tazminat yönünden hesaplama yapılamadığına dair görüş bildirildiği, davacı vekilinin itirazı üzerine 19/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda davalının ... kullanımlarının haksız rekabet teşkil ettiği yönünde görüş bildirildiği, raporlar arasındaki çelişki sebebiyle dosyanın yeni bir marka bilirkişisine tevdi edildiği alınan 05/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda haksız rekabet olmadığı yönünde görüş bildirildiği; buna göre tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, asıl dava bakımından, dava konusunun davacının ... ibareli kullanımlarının davacıya ait ... numaralı ..., ... numaralı ..., ... numaralı ... ve ... numaralı ... tescilli markalarına yönelik haksız rekabet teşkil edip etmediğine ilişkin olup, davacının ... ibareli markaların salça emtiasında kullanıldığı, davalının ... ibaresini de domates püresi emtiasında kullandığı, salça ve domates pürelerinin benzer emtialar olması, davacı markaları incelendiğinde, markaların ... esas unsurundan oluştuğu, davalının ... kullanımları bakımından yapılan karşılaştırmada ortak olarak ... ibaresinin kullanıldığı fakat davacının markalarının esas unsurunun tek başına ... olmayıp ... şeklinde bir bütün halinde olduğu, davalı kullanımının da tek başına ... olmayıp, ... şeklinde olduğu, yine davacı markalarının kullanıldığı ürünlerin üzerinde domates salçası ibaresinin bulunduğu, davalının ... ibaresini kullandığı ürünlerde ise ... ibaresinin bulunduğu, yine ürünlerin kullanıldığı tasarımların da bilirkişi raporunda da değerlendirildiği üzere farklı olduğu, yine ürünlerin üzerinde bulunan markaların yazım şekilleri incelendiğinde davalı kullanımlarının yeşil renkte ve dikkat çekecek şekilde davacı markasından farklı bir şekilde yazıldığı da dikkate alındığında, ortalama tüketici nezdinde iltibasa yol açmayacağı yönünde kanaate ulaşıldığı, markalar arasında iltibas ihtimali bulunmadığı yönündeki kanaat sebebiyle davalı kullanımlarının haksız rekabet de teşkil etmeyeceği, davacı tarafından davalı şirketin marketler zincirine sahip olması ve davacıya ait ... markalarının bulunduğu ürünlerin satıldığı stantlarda daha sonra davalının bu şekilde ... markası ile ürün satışına başlamasının haksız rekabet teşkil ettiği belirtilmiş ise de dava dilekçesi içeriğinde de belirtildiği üzere davalıya ait marketlerde 2018 yılına kadar davacıya ait ... markalı ürünlerin satışının yapıldığı fakat 2018 yılından sonra bu kullanıma son verildiği, davalı tarafından bu tarihten sonra ... markası ile ürün satışı yapılmış ise de davalının kullandığı ... markalı ürünler ile davacıya ait ... markalı ürünlerin hiçbir şekilde yan yana aynı stantlarda satışa sunulmadığı davalının ... ibareli ürününün sadece kendisine ait market zincirlerinde kullanıp satımına devam ettiği, bu yönüyle de davalı kullanımının kötü niyetli bir davranış olarak değerlendirilemeyeceği, markalar arasında ortalama tüketici nezdinde iltibas olduğu yönünde kanaatte oluşmadığından asıl dava yönünden haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasının reddine karar vermek gerekmiş, birleşen davada da tazminat talep edilmiş ise de mahkememizce haksız rekabet oluşmadığı yönündeki asıl davanın reddine karar verildiğinden, asıl davaya bağımlı birleşen davadaki tazminat taleplerinin de reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; "Mahkemece bilirkişi raporu mesnet alınarak verilen kararın hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Davalı taraf aleyhine İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/276 D.İş dosyası ile tespit yapıldığını, bu tespit uyarınca ise davalının haksız faaliyetlerinin TTK uyarınca haksız rekabet oluşturduğunu, aynı zamanda 19.04.2021 tarihli heyet bilirkişi raporunda tarafların arasında 10 yılı aşkın süre devam eden ticari ilişki göz önüne alınarak değerlendirme yapıldığını,
05.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise kullanımlar arasında belirgin farklılıklar olduğu, bu sebeple farklı algılandıkları, davalı kullanımlarının haksız rekabet teşkil etmeyeceğine dair görüş bildirildiğini, oysa markaların ilk kelimesi aynı olup, ortalama tüketicinin “...” ibaresini gördüğünde markaya yöneleceğini, Mahkemenin kararında, müvekkil ürünün domates salçası; karşı tarafın ürününün ise domates püresi ibarelerini içermesine benzer emtia dedikten sonra karıştırılma ihtimali olmadığına kanaat getirilmesinin hatalı olduğunu, nitekim markalar benzer ve aynı sektörde kullanılmakta olup, ürünlerin ilk kelimesinin de birebir aynı olduğunu, Mahkemenin müvekkil şirketin markalarının ... esas unsurundan oluştuğu, davalının kullanımının ise ... olması ve esas unsurun ... ibaresi olmadığı yönündeki gerekçesinin yerinde olmadığını, Müvekkil markası ile davalı ürünü arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunmakta olup, davalı ürünün kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğini, iki tarafın kullanımında da ... ibaresinin ön plana çıktığını, ortalama tüketici nezdinde aynı firmaya ait ürün sanılacağını,Davalı tarafın kötüniyetli hareket ettiğini ve haksız rekabetin sabit olduğunu, tarafların daha önce aralarında uzun süren bir ticari ilişki olmasına rağmen mahkemece ve bilirkişilerce bu hususun yeterince incelenmediğini,Mahkemece iki ürünün aynı stantlarda satışa sunulmadığı gerekçesiyle karıştırılma tehlikesinin var olamayacağından bahsetmesinin hatalı olduğunu, tüketici almış olduğu mala ilişkin sonraki alışverişinde o markalı malı almak için zihninde kalan izlerden faydalandığını, aynı anda aynı raflarda dahi satılmadığı ileri sürülen bu ürünlerin tüketici tarafından aynı anda görülmesinin ve birbirinden ayırt edilmesinin mümkün olmadığını." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE: Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından, "ASIL davanın ve birleşen davanın REDDİNE" karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Asıl ve birleşen davada davacı, TPMK nezdinde “...”, “...”, "...” ibareli markaların tescil sahibi olduğunu, davalının bu markalarla iltibas oluşturacak şekilde eylemlerde bulunarak haksız rekabete sebebiyet verdiğini beyanla haksız rekabetin tespitini, durdurulması ve önlenmesini ile maddi ve manevi tazminat istemiştir. Davalı ise, kendi kullanımları ile davacının markaları arasında iltibasa yönelik benzerlik olmadığını, özellikle salça emtiasında davacının ... markasını tek başına tescil edilemediği, bu markanın ayırt ediciliğinin düşük olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporları ile; 29/01/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda "Markalar arasında benzerlik olmadığı, bu sebeple maddi tazminat yönünden hesaplama yapılamadığına" dair görüş bildirildiği, itirazı üzerine aldırılan 19/04/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ise "Davalının ... kullanımlarının haksız rekabet teşkil ettiği" tespitine yer verildiği, marka bilirkişisi tarafından düzenlenen 05/11/2021 tarihli raporda "Haksız rekabet olmadığı" yönünde görüş bildirildiği, dosya kapsamı dikkate alındığında alınan bu son raporun denetime elverişli ve bağdaştırıcı nitelikte olduğu, bu nedenle de rapora itibarla davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45