SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2022/1822 E. 2024/995 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1822

Karar No

2024/995

Karar Tarihi

29 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2022/1822 Esas

KARAR NO: 2024/995

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/01/2022

NUMARASI: 2017/566 Esas - 2022/4 Karar

DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)|Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)|Marka (Manevi Tazminat İstemli)

KARAR TARİHİ: 29/05/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1975 yılında İsviçre’de kurulmuş bir tekstil firması olduğunu, müvekkili firmanın TÜRKPATENT nezdinde tescilli ..., ..., ... no’lu “...” ibareli markalara sahip olduğunu, müvekkili şirketin ... Federasyonu ile hazırladığı ülke raporundaki rakamların müvekkili firmanın tanınmışlığını ortaya koyduğunu, davalı şirketlerin ticaret unvanları ile internet sitelerindeki kullanımlarının müvekkili şirketin marka ve telif haklarına tecavüz teşkil ettiğini, söz konusu kullanımların haksız rekabete yol açtığını, davalı şirketlerin müvekkili firmanın yetkili distribütörü ve bayisiymiş gibi bir izlenim yarattığını, müvekkili şirket tarafından davalı ... şirketi tarafından yapılan marka başvurusuna itirazda bulunulduğunu, söz konusu itiraz üzerine davalıya ait marka tescil başvurusunun 09. ve 35. sınıftaki mal ve hizmetler bakımından reddedildiğini, davalı ... şirketinin müvekkili firmanın marka haklarını ihlal eden ve haksız rekabete yol açan kullanımlarının noter marifetiyle tespit ettirildiğini,davalılar ile müvekkili şirketin aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin davalıların faaliyet gösterdiği Kahramanmaraş ilinde ... Tic. ve Serv. Ltd. Şti. unvanlı bir şirket kurduğunu, davalılar ile müvekkili firmanın aynı sektörde faaliyet göstermeleri ve davalıların müvekkili şirkete ait “...” markası ile ayniyete varacak derecede benzer “...” ibaresini kullanmasının iltibas riskini arttırdığını, müvekkili şirketin tanınmış “...” markasının davalıların verdiği hizmetlere ekonomik bakımdan önemli bir katkısı bulunduğunu belirterek davalı firmaların başta “www...com.tr” ve “www...com” adlı web siteleri ile “wvvw...com/.../ linki de dahil olmak üzere internette ve internette sair kanallarla sundukları hizmetler ve satışa sundukları mallar üzerinde müvekkili şirkete ait tescilli “...” ibareli markasının aynısını veya birebir benzeri olan “...” ibaresinin kullanılmasının müvekkili şirkete ait marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, eylemlerin durdurulmasına, kaldırılmasına ve önlenmesine, markaların kullanılmakta olduğu ürün, iş evrakı, broşür, katalog ve her türlü satış ve pazarlama materyallerinin toplatılması, imhasına, “www.....com.tr” alan adının iptaline, davalılardan ... Elektrik'in ticaret unvanından “...” ibaresinin terkinine, davacının maddi zararlarına karşılık her bir davalıdan şimdilik 1.000.-TL olmak üzere toplam 2.000. TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte tahsiline, davalının satışlarında müvekkili şirkete ait “...” markasının ekonomik bakımdan önemli bir katkısının bulunması nedeniyle, kazancın hesaplanmasında mahkemece makul bir payın daha eklenmesi suretiyle yoksun kalınan kazancın artırımına, her bir davalıdan 5.000 TL olacak şekilde toplam 10.000 TL tutarındaki manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep edilmiştir.

CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacı markaları ile müvekkili firmaya ait marka arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, davacı şirkete ait markanın tanınmış bir marka olmadığını, gelen markalar arasında ilişki kurulma ihtimalinin dahi söz konusu olmadığını, markaların genel itibariyle bıraktıkları izlenimin birbirinden oldukça farklı olduğunu, iki marka arasında iltibas tehlikesi araştırılırken markaların tescilli oldukları mal ve hizmetlerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacı şirketin taraf markalarını karşılaştırırken markalar arasındaki sözde benzerlik düzeyini arttırmak için görsellerdeki farklılıklara değinmediğini, davacı şirket tarafından zoraki bir benzerlik yaratılmaya çalışıldığını, müvekkili şirketlerin haksız kazanç elde etme amacı bulunmadığını, müvekkili firmaların uzun yıllardan beri piyasada yer aldığını, müvekkili şirketlerin hitap ettiği tüketici kitlesi tarafından bilinen ve güven duyulan firmalar olduğunu, “...” ibareli markanın davacı tarafından türetilen yahut Türkçe’ye kazandırılan bir ibare olmadığını, söz konusu ibarenin davacı şirketle bütünleştiği iddiasının anlamsız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/01/2022 tarih ve 2017/566 Esas - 2022/4 Karar sayılı kararıyla; "... elektrik yönünden talep etmiş olduğu 7.550,96 TL talebi dikkate alındığında bu davalı yönünden davacının talebiyle bağlı kalınarak 7.550,96 TL ile sınırlı kabulüne karar vermek gerekmiş, ... yönünden ise talep edilen 778,635,99 TL yönünden ise davalının faturalarda kullandığı marka üzerinden hesaplamanın doğrudan hükme esas alınamayacağı, TBK 50 kapsamında takdiren 50.000 TL nin SMK 151/2 -b kapsamında yerinde olduğu, SMK 150/4 kapsamında 25.000 TL takdiren eklendiğinde davacının bu davalıya yönelik talebinin toplamda 75.000 TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, şirketlerin birbiriyle bağ ve bağlantılarının bulunduğu -şirket ortak ve yöneticileri aynı olmakla- meydana gelen zarardan müşterek müteselsil sorumlu oldukları kanaatiyle toplamda 82.550,96 TL (davalı ... yönünden 7.550,96 TL ile sınırlı olmak üzere) üzerinden maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yine izahı yapılan mevzuat kapsamında manevi tazminat şartlarının da oluştuğu, davalıların davacı markasından haberdar olmalarına rağmen SMK 7/5 kapsamını aşan alan adı ve ticaret unvanı kullanıma varan kullanımları gözetildiğinde eylemin ağırlığı hak ve nesafet gözetilerek taleple bağlı kalınarak takdiren 10.000,00 TL üzerinden manevi tazminatın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Tüm dosya kapsamı, tespit dosyasına sunulan bilirkişi raporu ve sunulu tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; markaya tecavüz ve haksız rekabete yönelik taleplerin kabulü maddi tazminatın kısmen (davalılar vekilinin talep arttırımına yönelik itirazları yönünden ilk yatırılan harcın talep attırımdaki miktarı karşılamadığı dolayısıyla verilen süre içerisinde davacının talebini netleştirerek harçlandırdığı dikkate alındığında itirazların yerinde olmadığına kanaat getirilmekle harçlandırılan miktar üzerinden talep ele alınmıştır.) manevi tazminat talebinin ise tümden kabulü" kararı verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; "Mahkeme nezdinde görülen 24.09.2021 tarihli celsede verilen 1 nolu ara karar itibariyle, bilirkişilerce hesaplanan ve davalılardan ... için 778.635,99 TL ve ... ELEKTRİK için 7.550,96 TL olarak hesaplan toplam 786.186,95 TL için tamamlama harcı yatırıldığını, Dosyaya sunulan 17.12.2018 tarihli bilirkişi raporu kapsamında Davalı şirketin SMK'nın 152/1-b maddesi uyarınca hesaplanan kazancı davalı ... için 778.635,99 TL ve ... ELEKTRIK için 7.550,96 TL' olduğunu, bu itibarla davalı şirketlerin elde ettiği net kazanç toplam 786.186,95 TL olduğunu, ne var ki Sayın Mahkeme tarafından hesaplanan bu maddi tazminata rağmen, TBK'nun 50. maddesi çerçevesinde takdiri bir indirim yapılmış ve toplam 75.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiğini, Somut olayda, davalının müvekkil şirketin ticaret unvanı ve tescilli markalarını oluşturan ... ve 1 ibareli marka tescillerini yetkili distribütörü olduğunu duyurarak kullanması ve bu markalar altında ticari faaliyetine devam etmesi ışığında, gerçekleştirdiği bütün faaliyetler bakımından elde ettiği net kazancın tazminata konu olması gerektiğini, Kaldı ki, 17.12.2018 tarihli bilirkişi raporunun ekinde yer alan fatura fotokopilerinde davalıların gerçekleştirdikleri tüm ticari faaliyetlerde müvekkil şirketin markalarını kullandıklarının açık olduğunu, Alıntılanan fatura suretler itibariyle, davalı şirketlerin faaliyetleri esansında ... markalarını kullandıkları açık olup söz konusu hesaplamalar, bilirkişilerce ayrıntılı bir şekilde gerçekleştirildiğini, bu itibarla hesaplanan maddi tazminat tutarı ile ilgisi bulunmayan takdiri maddi tazminata ilişkin kararın kaldırılarak, bilirkişiler tarafından hesaplanan maddi tazminat tutarı olan toplam 786.186,95 TL'ye hükmedilmesi gerektiğini." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. Davalı ... Makina Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; "Dosya kapsamında yapılan yargılama baştan sona yanlış değerlendirmeler ve usule aykırılıklarla dolu olduğunu, alınan bilirkişi raporlarına itirazlarımızın göz önünde bulundurulmaksızın hukuka aykırı raporların karara esas alınmasının hatalı olduğunu, Davacı tarafın birden fazla kere arttırım dilekçesi sunması ve bu hususta mahkeme tarafından usule ve yasaya aykırı şekilde kendilerine süre verilmesinin ve buna rağmen tazminat kalemleri bakımından talebin açık olmamasının usule aykırı olduğunu, Mahkeme kararının gerekçeden yoksun olmasının, lehimize hükmedilen nispi vekalet ücretinin davacı tarafından arttırılan kısım üzerinden hesaplanmamasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, Dosya kapsamında detaylı olarak izah ettiğimiz üzere; davacı firma tarafından, müvekkil firmaların ... ibaresini kullanması sebebiyle davacı şirketin marka hakkına tecavüz edildiğinden söz edildiğini, ancak müvekkil firmalara ait linki verilen sitelere bakıldığında söz konusu markalar arasında hiçbir benzerlik olmadığını, Davacı firma TPMK kapsamında "tanınmış firmalar" kategorisinde bir firma olmayıp Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre de markalar arasında mukayese yapılırken "ortalama tüketici" kriterinin göz önünde bulundurulacağını, işbu madde hükmü doğrultusunda dava konusu markalar mukayese edildiğinde markaların birbiriyle aynı olmadığını,Müvekkil şirketin ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin açılımı "..." olup, ring makinelerinin tekstil sektöründe iplik eğirmekte kullanılan pamuk ve yün elyafını ipliğe çeviren makineleri temsil ettiğini, Müvekkillerimiz; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... gibi yabancı makine üreticilerinin elektronik kart tamiratını yaptığını, davacı firmanın ise üretici olduğunu, Uluslararası sınıflandırmaya göre de davacı şirket 09. sınıfta faaliyet gösterirken müvekkil ... Elektrik 37. sınıfta faaliyet gösterdiğini, ayrıca müvekkil şirketlerin adreslerinde yapılan aramada iltibasa neden olabilecek katalog, ürün, broşür, makineye rastlanamadığını, Bilirkişi raporlarının hukuka aykırı bir şekilde tanzim edildiğini, davacı tarafın taleplerini dahi aşacak şekilde değerlendirmeler yapıldığını, bununla yetinilmeyerek hukuki değerlendirmelerde bulunulduğunu, Bilirkişiler raporunda markaların görsel unsurları arasında herhangi bir benzerlik bulunmamasının göz önünde bulundurulmadığını, ayrıca müvekkil firmalara ait olan ...com.tr, ...com, ...com/.../ adresleri hakkında tedbir kararı verilmiş olduğundan bu web sayfalarına ulaşılamadığını, dolayısıyla bu sayfalar hakkında bilirkişi raporunda değerlendirme yapılmadığını, bu nedenle raporların eksik ve hukuka aykırı olduğunu, Bilirkişiler görevinin dışına çıkarak, davacı "davalıların son 1 yıla ait ticari faaliyetlerinin ve kazançlarının incelenmesini" talep ettiği halde ... şirketi açısından 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarındaki tüm ticari kayıtları incelenmiş ve gelir tablosu çıkartıldığını, Müvekkilimiz ... şirketi açısından gerek internet sitesinde, gerek şirket unvanında ve sattığı ürünlerde davacı şirkete ait markanın kullanımı hiçbir şekilde söz konusu olmadığını, müvekkil ... için davacının dava dilekçesinde incelenmesini istediği son 1 yıllık döneme ait net karın ise yalnızca 58.556 TL' olduğunu, bu nedenle ... şirketine yönelik iddialarının mesnetsiz olduğunu, Davacı tarafça huzurdaki dosya kapsamında 25/03/2021 tarihli talep artırım dilekçesi sunulduğunu, talep edilen maddi tazminatın SMK'nın 151/2-b hükmü gereğince tespit edilerek 786.186,95 TL olduğu beyan edilmiş, neticeten 50.000,00 TL artırım yapılması talep edildiğini, HMK'nun 107. maddesinin gerekçesine göre, alacak belirli hale geldiğinde artırım, sadece bir kez yapılabileceğini, ikinci kez artırım yapılmak istenirse iddianın genişletilmesi yasağı ile karşı karşıya kalınacağını, bu nedenle davalı taraf sunmuş olduğu işbu talep artırım dilekçesi ile sahip olduğu talep artırım hakkını kullandığını,Davacı tarafın zararının farklı olduğunu ifade etmesine rağmen 50.000 TL üzerinden 25/03/2021 tarihinde arttırım yaptığını, Mahkeme tarafından böyle bir usul hiçbir yasal düzenlemede olmamasına rağmen 24/09/2021 tarihli duruşmada talep arttırım dilekçesini kesinleştirmesi ve gerekli harcı yatırması için 30 günlük süre verildiğini, HMK 107. maddesindeki emredici hükümlere aykırı olarak ara karar tesis edilmiş, davacıya talep arttırım dilekçesi sunması ve eksik harcın tamamlanması için 30 günlük kesin süre verildiğini, "Belirsiz alacak davası" başlıklı HMK 107. Maddesi 22/7/2020 tarihli HMK değişikliği ile değiştiğini, usul kanunlarının derhal uygulanması ilkesi gereği HMK 107/2. maddesindeki emredici hükme aykırı olarak iki haftalık kesin süre yerine 30 günlük kesin süre verilmesinin usule aykırı olduğunu, Talep arttırımı dava sonuçlanıncaya kadar 1 kere yapılabilir ve davacı daha önce talep arttırım dilekçesini 50.000 TL üzerinden sunup 20/07/2020'de tamamlama harcını da yatırdığını, şayet davanın kabulüne karar verilecekse davacı tarafın dava değerini 50.000 TL üzerinden arttırdığının göz önünde bulundurulması gerektiğini, Mahkeme tarafından bu itirazlarımız da göz önünde bulundurulmadan davacı 50.000 TL üzerinden maddi tazminat taleplerini arttırmasına rağmen 82.550,96 TL maddi tazminata hükmedildiğini, Davacı tarafın maddi tazminat bakımından 786.186,95 TL arttırım yaptığı dilekçe esas alınarak davasının kısmen kabulü ile 82.550,96 TL maddi tazminata hükmedilmiş olmasına rağmen, lehimize vekalet ücretine hükmedilirken bu meblağ göz önünde bulundurulmayarak reddedilen maddi tazminat üzerinden hesap olunan denilerek 11.531,62 TL karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin de usule aykırı oyduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.

GEREKÇE: Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile maddi - manevi tazminat ile itibar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından, "Davanın KABULÜ ile, 1.Davalılara ait kullanımların (davalıların davacının davaya konu tescilli ve tanınmış "..." ve şekil markalarını web siteleri ve sosyal medya hesaplarında, iş yeri ve sair mecralarda izinsiz olarak kullanmaktan ibaret) markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda; a-Davalıların davacının ... ve şekil ibareli markalarını taşıyan ve davacı ile bağlantılı oldukları izlenimi doğurabilecek her türlü faaliyetlerini bu ibareleri taşıyan ürün ve hizmetleri internet üzerinden yahut sair mecralarda tanıtmasının, satışa sunmasının -orjinal ve faturalandırılmış ürünler hariç olmak üzere- durdurulmasına, önlenmesine, bu markaları içeren reklam, broşür, afiş, tabela vs her türlü malzemenin ve tanıtım malzemesinin basılı evraklar vb ticari emtianın el konularak yediemine tevdine, karar kesinleştiğinde masrafları davalıya ait olmak üzere imhasına, www...com.tr isimli alan adının TERKİNİNE, www...com ve https://www...com/.../ isimli sitelerdeki davalı kullanımlarında davacının yetkili bayii intibahı uyandıran ibarelerin kaldırılmasına, bu hususta davalılara 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde sitelere tümden erişimin engellenmesine, infazda 01/06/2018, 10/06/2020 ve 26/01/2021 tarihli heyet raporlarının dikkate alınmasına, c-Kahramanmaraş Ticaret odasının nezdinde 16/11/2016 tarih ... oda sicil no ile kayıt altına alınan ... MAKİNE SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ şeklindeki firma ünvanının sicilden terkinine, 2-Davacının maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, takdiren 82.550,96 TL'nin (davalı ... yönünden 7.550,96 TL ile sınırlı olmak üzere) dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Davacının manevi tazminat davasının KABULÜ ile, takdiren 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir. Hüküm davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, TPMK nezdinde ... ibareli markaların tescilli sahibi olduğunu, davalı şirketlerin ticaret unvanları ile internet sitelerindeki kullanımlarının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğunu beyanla marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, durdurulması ve önlenmesini, maddi ve manevi tazminat istemiştir. Davalılar ise, davacı markaları ile kendilerine ait marka arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, davacı şirkete ait markanın tanınmış bir marka olmadığını, gelen markalar arasında ilişki kurulma ihtimalinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporları ile; ticaret unvanı ve alan adı olarak davalı ... Elektrik Elektronik’in “...” markasal kullanımların ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açabileceği, bu nedenle davalı ... Elektrik Elektronik’in marka kullanımlarının davacının ... ve ... tescil no’lu “...” markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği, yine davalıların ... ibaresinin https://twitter.com/... ve http://www...com/urunler uzantılı internet sayfalarında markasal olarak kullandıkları tespit edildiğinden; mahkemece marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına (bu kapsamda unvan ve internet alan adı terkinlerine) karar verilmesi yerindedir. Yukarıda açıklanan şekilde davacının marka hakkına tecavüz edilmesi nedeniyle davacının maddi ve manevi tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Davacının SMK 151/2-b maddesi kapsamında maddi tazminat isteminde bulunduğu, mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarının bu usule göre hesaplama içerdiği ve yapılan hesaplamada usule aykırılığın bulunmadığı, buna göre SMK 151/2-b maddesi uyarınca davalı ... Elektrik yönünden davacının 7.550,96 TL talebi ile bağlı kalınarak bu miktar üzerinden, davalı ... yönünden ise; davalının faturalarda kullandığı marka üzerinden hesaplamanın doğrudan hükme esas alınamayacağı dikkate alınarak TBK 50 kapsamında takdiren 50.000 TL'nin (SMK 150/4 kapsamında 25.000 TL takdiren eklenerek) davacının bu davalıya yönelik talebinin toplamda 75.000 TL üzerinden kısmen kabulüne; ayrıca tecavüz içeren eylemin ağırlığı hak ve nesafet gözetilerek 10.000,00 TL üzerinden manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalılar vekili tarafından "Davacı tarafın birden fazla arttırım dilekçesi sunduğu ve bu hususta mahkeme tarafından usule ve yasaya aykırı şekilde kendilerine süre verildiği" ileri sürülmüş ise de; davacı vekili tarafından sunulan 09.02.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile 25.03.2021 tarihli dilekçelerin rakamsal olarak aynı istemleri içerdiği, ancak davacı vekilinin 24.09.2021 tarihli duruşmada farklı anlamlara gelebilecek beyanlarda bulunduğu, bunun üzerine mahkemece aynı celse ara kararıyla "Davacı vekiline talep artırım dilekçesini kesinleştirmesi ve gerekli harcı yatırması için 30 günlük kesin süre" verildiği görülmüştür.Davacı vekilinin 21.10.2021 tarihli beyan dilekçesi ile önceki talep artırım dilekçelerini tekrar içerikli açıklama yaptığı ve gerekli harcı ödediği anlaşılmıştır. Mahkemece burada verilen süre "Talep artırım veya ıslah dilekçesi" verilmesine ilişkin olmayıp, daha önce verilmiş olan talep artırım dilekçesi ile duruşma beyanları arasında farklılık görülmesi üzerine "Talebin açıklatılmasına" yönelik olup, mahkemece eksik olan harcın da ikmali için davacı tarafa süre verilmesinde usule aykırılık bulunmamaktadır. Davalılar vekili tarafından reddedilen maddi tazminat yönünden takdir edilen vekalet ücretinin düşük olduğu beyan edilmiş ise de; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2.maddesi uyarınca "Maddi tazminat istemlerinde davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğinden" mahkemece davalılar yararına hükmedilen vekalet ücretinde de usule aykırılığın bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... Makina Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili ile davacı vekilinin istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekili ile davalı ... Makina Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf taleplerinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı ... Makina Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınması gereken 6.322,15 TL harçtan, peşin alınan 1.580,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.741,61 TL harcın davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı ile davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınticaretTazminatkonusuşirketiesastantürkpatent(Maddilimitedistinafİstemli)İstemli)|Markareddine(TecavüzündereceistanbulgerekçeMarkaelektrikmakineelektrıkkararı(ManevisanayiTespitikısmenistemikabulüdosyahükümterkininenumarasımahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim