SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2024/603 E. 2024/989 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/603

Karar No

2024/989

Karar Tarihi

29 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2024/603 Esas

KARAR NO: 2024/989

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 19/12/2023

NUMARASI: 2021/12 Esas - 2023/886 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 29/05/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı şirket hesabına 2012 yılında muhtelif tarihlerde toplam 260.000,00 TL para havalesi yapıldığını, ayrıca 80.000,00 TL lik çek verildiğini, davalının ihtiyacına binaen ödünç olarak bu paraların verildiğini, geçen süre içinde görüşmelerden sonuç alınamadığından ödenen paraların iadesi amacıyla davalı şirket hakkında icra takibine geçildiğini, davalının haksız ve dayanaksız itirazı ile takibi durdurduğunu belirterek itirazının iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 20.06.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile; ekonomik sıkıntı içinde bulunan davalıya yardımcı olmak amacıyla ıslah dilekçesinde ... , ..., ... bankası ve çek bilgileri bilinmeyen "hatır çeki" keşide edilerek davalıya verildiğini, davalının bu çekleri tahsil ettiğini, ancak müvekkiline ödeme yapmadığını belirterek 464.507,54 TL alacağın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava ve takibin dayanaksız olduğunu, soyut iddialarda bulunulduğunu, çek bir ödeme aracı olduğundan bedellerinin geri talep edilmesinin abesle iştigal olup, hukuki dayanağının bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı yana hiçbir borcunun bulunmadığını belirterek davanın haksızlığını savunmuş ve davacının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı vekili 16/11/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; davaya konu edilen çekler hakkında tarih, bedel vs. bilgilerin davacı tarafından 2014 yılından bu yana beyan edilmediğini, ancak banka cevaplarının tamamlanmasıyla tespit edilebildiğini, işbu suretle cevap hakları kısıtlanmış olmakla daha yeni belli olan çek bilgileri ve tarihler yönünden zamanaşımı itirazı ile çeklere yönelik cevaplarının ancak ıslah yoluyla yapabilmek zorunda bırakıldığını, TBK m. 82 kapsamında davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, müvekkil lehine düzenlenmemiş 16 çek yönünde talebin pasif husumet yokluğu ve zamanaşımı nedeniyle reddine, dosyaya davacı tarafından hiçbir delil sunulmamış olmakla ve ekte sunulan banka dekontlarından anlaşıldığı üzere ispatlanamamış alacağın ve haliyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2023 tarih ve 2021/12 Esas - 2023/886 Karar sayılı kararıyla; "Dava konusu çeklerin davacı tarafından davalı adına düzenlenerek teslim edilmesi, davalının bu çekleri tahsil etmesi halinde davacı açısından alacak oluşturacağı yolundaki iddianın davacı tarafça taraflar arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığı ve borç para verdiği yönündeki ıslah dilekçesi ile ileri sürdüğü beyanı ve davalı geri ödemeleri nazara alındığında temel ilişkinin sahip olduğu zamanaşımına tabi olduğu, davalı geri ödemelerinin borç ikrarı niteliğinde olmakla birlikte çek tarihleri nazara alındığında takibin ve davanın iki yıllık zamanaşımı süresinden sonra başlatıldığı/ açıldığı anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeni ile reddine" karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; "Taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı davalı tarafça ikrar edilmiş ve mahkeme tarafından kabul edilmiş olmakla, olaya sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümlerin ve 2 yıllık zamanaşımı sürenin uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, Tarafımızca taraflar arasında akdi bir ilişki bulunduğu, davalıya verilen avans çekleri karşılığında davalının müvekkile herhangi bir mal vermediği, bedelsiz avans çeklerini tahsil ederek müvekkili zarara uğrattığı ve bu sebeple de zararın tazmini talep edildiğini,Akdi ilişkinin varlığı sabit olmakla, olayda akdi ilişkilere uygulanacak TBK hükümlerinden uygulanan 10 yıllık genel zaman aşımı süresi caridir. taraflar arasında akdi bir ilişki mevcut olduğundan davalı tarafça ve mahkeme tarafından da akdi ilişkinin varlığı kabul edildiğinden, huzurdaki davada sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanmasının olanaksız olduğunu,Cevap dilekçesinin ıslah edilmesi sureti ile zamanaşımı definin ileriye sürülebileceğinin kabulü, müvekkilin usuli müktesep haklarını ihlal ettiğini, ıslah yoluyla da olsa kazanılmış hakların ortadan kaldırılamayacağını,Somut olayda davalı, cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmadığını, BAM kaldırma kararından sonra davalının defterlerinin incelemesine karar verildiğini, davalı defter sunması halinde müvekkile herhangi bir mal yahut hizmet vermediği için dava konusu çeklerin bedelsiz olduğuna kanaat getirileceğini anlayan davalı cevap dilekçesini ıslah ettiğini,Emsal Yargıtay kararları uyarınca cevap dilekçesinin ıslahı ile zamanaşımı itirazı ileriye sürülemeyecek olması dikkate alındığında, davalının zamanaşımı itirazının her halükarda reddi gerektiğini,Zamanaşımı definin kötü niyetli olduğu, iş bu sebeple TMK 2'ye aykırı zamanaşımı definin kabulünün mümkün olmadığını,Davalı tarafın bedelini tahsil ettiğini ikrar ettiği çeklere ilişkin ödeme yapmadığı dosya kapsamı ile sabit iken, mahkemenin "Dekontları incelemeden, asıllarını celbetmeden, 3. kişiye yapılan ödemeleri dahi müvekkil alacağından mahsup etmesinin" hukuka aykırı olduğunu,Bilirkişi raporunda, banka kayıtlarının incelemesi ile davalının müvekkilden aldığı çekleri tahsil ettiği, bu sebeple davalının çeklere karşılık 579.570 TL tahsilat yaptığının tespit edildiğini, davalı da ıslah dilekçesinin 3. sayfasında müvekkilden 500.570 TL tutarında tahsilat yaptığını ikrar ettiğini,Davalı taraf dava boyunca çekin bir ödeme belgesi olduğunu, müvekkilin çek vererek borcunu ödediğini savunmuş, ancak mahkemece birden fazla kez talimat yazılmasına rağmen davalı ticari defter ve belgelerini bilirkişi incelemesine ve mahkemeye ibraz etmediğini,Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, Kars Vergi Dairesi'nin yazısı ekinde gönderilen 2011,2012,2013 yıllarına ilişkin BA, BS formları incelenmekle, davalı ...'ün müvekkil ... Plastik'e mal ve hizmet satımına rastlanmadığını, Güngören Vergi Dairesi tarafından gönderilen BA, BS forrmları incelendiğinde ise 2012 yılında 1 adet 6.355 TL mal alım faturasına rastlandığını, böylelikle davalının tahsil ettiği sabit olan çeklere karşılık müvekkile herhangi bir mal veya hizmet vermediğinin sübuta erdiğini,Davalının cevap dilekçesini ıslah ederek çekin bir ödeme belgesi olduğu yönündeki kötü niyetli inkar savunmasından vazgeçmiş, 579.570 TL tutarında yaptığı çek bedeli tahsilatının 500.570 TL'sini kabul ve ikrar etmiş, buna karşılık müvekkilden dava konusu Çekleri nakit para karşılığında aldığını ileriye sürüp bir kısım dekontlar sunduğunu, Böylelikle davalının müvekkile mal yahut hizmet verdiği iddiası olmadığı, davalının nakit para karşılığında müvekkilden çek aldığını iddia ettiği ve çek bedellerini ödediğini ispatlamak için de dosyaya havale dekontu ibraz ettiğini, Dekontlardaki bir kısım ödemelerin dava dışı 3. kişilere yapıldığı, müvekkile yapıldığı gözüken ödemelerin dekontlarında ise herhangi bir açıklama bulunmadığını, bu sebeple davalının söz konusu ödemelerin çeklerin bedellerine karşılık yapıldığı iddiasını ispatlanamadığını, Dava dışı 3. kişiye yapılan ödeme, müvekkilin bedelsiz çekleri ödemek zorunda kalmasından kaynaklanan alacağından mahsup edilemeyeceğini,Diğer taraftan çekleri verdiği nakit para karşılığı aldığını iddia eden davalının bu iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, TBK 555. maddesine göre havale bir borç ödeme vasıtası olduğunu, buna göre bir dekontun açıklamasında herhangi bir kayıt bulunmaması durumunda, havale borç edası sayılacağını, Havalenin borcun ödenmesi amacı dışında yapıldığını iddia edenin bu iddiasını ispatla mükellef olduğunu, ödeme dekontlarında ödemelerin dava konusu çeklere ilişkin yapıldığına dair bir kayıt bulunmaması sebebi ile, davalının ödemelerin çeklere karşılık yapıldığını ileriye süremeyeceğini,6.355 TL mal alım faturasının müvekkilin alacağından mahsup edilmesi hukuka aykırı olduğunu, davalı ticari defterlerini bilirkişi incelemesine sunmaktan imtina etmiş ve ıslah dilekçesi ile çekin verilen paraya karşılık alındığını ileriye sürdüğünü, davalının bu aşamadan sonra çeklerin mal karşılığı alındığı ileriye süremeyeceğini,İşbu sebeple bilirkişi raporuna itiraz etmekte, şayet davalının ispat külfeti altında kaldığı ve davamızın sabit olduğu düşünülmemekte ise bu durumda itirazlarımız çerçevesinde davalı tarafça dosyaya sunulan dekont asıllarının ilgili bankalardan celbi ile ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesini talep ettiklerini,Mahkeme tarafından davalının dosyaya sunduğu dekontların gerçekliğinin teyidi için ilgili dekont asılları celbedilmediği gibi, mahkemenin bilirkişi raporundaki tüm hata ve eksiklikleri yok saydığını,Davalının verdiği paraya karşılık çek aldığı, yani müvekkilin davalıya çek sattığı iddiası hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, çeki veren borçlanan taraf iken, borçlu tarafa para verilmesinin çelişkili olduğunu,İstinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını, banka dekont asıllarının celbi ile istinaf incelemesinde bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, davalının sunduğu ödeme dekontlarının asıllarını celbetmeden, bu dekontların dava konusu çeklerle ilgili olmadığını gözetmeden, müvekkilin 32.425,00 TL alacağı olduğu yönündeki kabulü açıkça hukuka aykırı olduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.

GEREKÇE: Dava, İİK'nın 67.maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali (ıslah ile alacak) istemine yöneliktir. İlk derece mahkemesi tarafından, "Alacağın zaman aşımı nedeniyle davanın REDDİNE" karar verilmiştir.Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı dava dilekçesi ile, davalı aleyhine ödünç ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine itirazın iptalini istemiş; davacı vekili tarafından verilen ıslah dilekçesi ile "Ekonomik sıkıntı içinde bulunan davalıya yardımcı olmak amacıyla ıslah dilekçesinde dökümü yapılan çeklerin hatır çeki olarak verildiğini, davalının bu çekleri tahsil ettiğini, ancak müvekkiline ödeme yapmadığını beyanla aynı miktarda (464.507,54-TL) alacağın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini." istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; çek bir ödeme aracı olduğundan bedellerinin geri talep edilmesinin abesle iştigal olup, hukuki dayanağının bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı yana hiçbir borcunun bulunmadığını savunmuş; davalı vekili tarafından verilen 16/11/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; TBK m. 82 kapsamında davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, müvekkil lehine düzenlenmemiş 16 çek yönünde talebin pasif husumet yokluğu ve zamanaşımı nedeniyle reddine, dosyaya davacı tarafından hiçbir delil sunulmamış olmakla ve ekte sunulan banka dekontlarından anlaşıldığı üzere ispatlanamamış davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesinin 27/12/2016 tarih ve 2014/1391 Esas sayılı 2016/1054 karar sayılı karar ile ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği, kararın istinafı üzerine Dairemizin 20/11/2020 tarih 2017/6411 Esas - 2020/1989 Karar sayılı ilamıyla, "Somut olayda davacı tarafça bankalardan gönderilen 260.000 TL ve 80.000TL'lık çek ile ödünç para verildiği ödenmediği ileri sürülerek itirazın iptali talep edilmiş, ıslah dilekçesi ile de ödünç verilen paraların hatır çekleri gönderilmek suretiyle yapıldığı ileri sürülmüş ve alacak talebinde bulunulmuştur. Bu durumda davalının davasını tamamen ıslah ettiği ve yeni bir dava dilekçesi sunduğu ve dilekçesinde tarafların ticari defter ve kayıtlarına dayanıldığı gözetilerek, talep doğrultusunda taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bir taraftan davanın ıslah dilekçesindeki talepler doğrultusunda ıspat koşulları aranarak sonuçlandırılması, bir taraftan davanın başında verilen dava dilekçesi ve dayanılan delillere göre karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına" karar verilmiştir.

İstinaf kararı sonrası devam eden yargılamada mahkemece eksikliklerin ikmali sonrası bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 02/10/2023 tarihli raporda; "... davacının davalıya vermiş olduğu çeklerden 579.570 TL tutardaki çeklerin davalıya ilişkin olduğu, davalının davacıya ve şirket yetkilisine 547.145 TL ödemede bulunduğu, davacı tarafından davalının 7.498,90 TL tutarındaki faturasının vergi dairesine alınan hizmet / mal olarak beyan edildiği, davacının ödenen çeklerinden kaynaklı 579.570 TL tutar karşılığında davalı tarafından davacıya 547.145 TL yapılan havale ve 7.498,90 TL tutarındaki davacının vergi dairesine beyan ettiği davalı faturası düşüldüğünde, davacının çek bedellerine ilişkin 24.926,10 TL kısmının karşılığında bir ödeme ve benzeri bilgi belge dosyada olmadığı." tespitlerine yer verilmiştir. Mahkemece, "... davacının TBK kapsamında alacak iddiasında bulunarak davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürdüğü, TBK 77. madde kapsamındaki sebepsiz zenginleşme uyarınca zamanaşımı süresinin TBK 89.uyarınca 2 yıllık süreye tabi olduğu, çek tarihleri nazara alındığında takibin ve davanın bu süreden sonra başlatıldığı anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeni ile reddine." karar verilmiş ise de;Davacının davalı ile aralarındaki ödünç ilişkisinin davalı tarafından kısmen kabul edildiği ve taraflar arasındaki yukarıda açıklanan kayıtlar incelendiğinde; davacının davalıya verdiği sabit olan toplam 579.570 TL'lik çeke ilişkin davalının davacıya toplam 547.145 TL yapılan ödeme yapıldığı ve 7.498,90 TL tutarında mal veya hizmet verildiği hususları bir bütün olarak gözetildiğinde, taraflar arasında sebepsiz zenginleşme hükümlerinin değil, ödünç sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanmasının gerektiği, bu konudaki alacak istemlerine ilişkin davaların TBK 146.maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu dikkate alındığında mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi usule aykırı olduğundan; davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,2-İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2023 tarih ve 2021/12 Esas - 2023/886 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, 5- İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 427,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 258,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 685,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-4 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.29/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınSatımdankonusuKaynaklanan)İptaliistinafdereceistanbuliadesinegerekçeİtirazın(Ticarireddine"kararıistemidosyanumarasımahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim