İstanbul BAM 16. HD 2022/1825 E. 2024/986 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1825
2024/986
29 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1825 Esas
KARAR NO: 2024/986
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/11/2021
NUMARASI: 2018/163 Esas - 2021/333 Karar
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 29/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın kendi yarattığı ... markası ile 1853 yılından günümüze dek saat üretimi, satışı ve pazarlaması yaptığını, ... unsurlu markalarının tüm dünyada ve bu meyanda Türkiye’de de uzun yıllardır tanınmış marka niteliğini haiz olduklarını, birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de ... tescil no ile marka olarak korunduğunu, müvekkili firmanın ülkemizde ... ibareli 11 adet markanın tescilli maliki olduğunu, davalının müvekkili adına tescilli ... markalı taklit (sahte) saatleri orijinal tanımlaması ile kendi adına bastırdığı garanti belgesi ile orijinal ... saat fiyatı ile pazarladığını, davalı firmanın Türkçe hazırlanmış www...com ve bu sitenin yönlendirildiği www...com.tr ile www..com isimli web sitesinde müvekkiline ait ... markalı saatlerin çok benzer şekilde taklitlerini orijinal olarak lanse ederek satışa sunduğunu, davalının müvekkili tarafından yetkili kılınmadığını, marka kullanımı hakkında lisans verilmiş veya sözleşme akdedilmiş bir lisansör veya yetkili satıcı olmadığını, davalının müvekkilinin markasına tecavüz ettiğini ve haksız rekabet yarattığını, davalının müvekkilinin adına dünyada ve Türkiye'de tescilli tanınmış ... sayılı ... markasını taklit etmesi sebebiyle söz konusu eylemlerinin haksız olduğunun tespitine, davalının haksız rekabet niteliğindeki eylemlerinin önlenmesine, müvekkilinin ... markasını ve ... ibaresini kullanmasının yasaklanmasına, davalının http://www...com.tr, http://www..com ve http://www....com web sitelerine erişimin engellenmesine, davalının işyerindeki ... ibareli tüm yazılı ve görsel materyallerin ihtiyaten toplatılmasına ve dava sonunda bu materyaller ve görsellerin imha edilmesine, fazlaya ait talepler saklı kalmak kaydıyla davalı aleyhine 2.500,00TL maddi tazminata, müvekkilin marka ve ticari itibarı zedelenmesi nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği; davacı vekilinin 15.06.2021 tarihli dilekçesi ile davalı aleyhine 65.290,61 TL maddi tazminata; müvekkilinin marka ve ticari itibarı zedelenmesi nedeniyle 10.000.00 TL itibar kaybı tazminatı ile ve 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketçe paralel ithalat ile Türkiye'ye getirtilen ürünlerin internet sitesinde satıldığını, müvekkili şirket tarafından ithal edilen ürünlerin gerçek ürünler olduğunu, müvekkili tarafından ithal edilen ürünlerin gümrük ve vergi mevzuatı bakımından herhangi bir eksiği bulunmadığını, davacının markası olan ... ürünleri ile ilgili olarak müvekkilinin herhangi bir ithalat gerçekleştirmediğini, davacının markası ile ilgili olarak yapılan satımlara konu saatlerin tümü ile iç piyasadan ilgili markanın yetkili satıcılarından tedarik edildiğini ve satıldığını, müvekkiline ait internet sitesinde, davacı yana ait markanın distribütörü ve/veya tek satıcısı olduğu yönünde bir ibare bulunmadığını, kendisini ... yetkili satıcısı gibi göstermediğini, davacı tarafından müvekkilinin işyerine icra marifetiyle gelindiğini, ancak taklit saate rastlanılmadığını, davacının şikayet sitelerinde müvekkili şirket aleyhine yorumlar yapıldığını, bu yorumların yargılamada delil olarak kullanılmasını talep ettiğini, tüketici yorumlarının delil niteliğini haiz olmadığını ayrıca .. aleyhine birçok internet sitesinde de yorumlar bulunduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/11/2021 tarih ve 2018/163 Esas - 2021/333 Karar sayılı kararıyla; "Tüm dosya kapsamı, sunulan deliler, bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile, bu tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu doğrultuda davalıya ait işyerindeki ... ibareli tüm yazılı görsel materyallerin toplatılmasına, kararın kesinleşmesine binaen masrafı davalıya ait olmak üzere imhasına, davalıya ait http://www... com.tr ve http://savransaat.com ve http://...com uzantılı web sitelerinde davacıya ait markaların kullanımının yasaklanmasına, 65.290,61 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, itibar tazminatı talebinin reddine, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; "Mahkemece reddedilen itibar tazminatı talepleri açısından, istinaf kanun yoluna başvurduklarını, bilindiği üzere itibar tazminatı, işletmeden ziyade doğrudan markanın itibarına yönelik meydana gelen zararın giderilmesi amacını güttüğünü, bu tazminatın gündeme gelmesinde önemli olan hususun markanın itibarının zarar görmesi olduğunu, öncelikle bu tür tazminata hak kazanmak için markaya yapılmış bir tecavüzün bulunması gerektiğini, ancak bu durum yeterli olmayıp, kötü ya da uygun olmayan şekilde kullanım unsuru da gerçekleşmesi gerektiğini, Mahkemece, müvekkil ... marka haklarına tecavüz edildiği ve davalı eylemlerinin açık bir şekilde haksız rekabete neden olduğu şeklinde hüküm kurulduğunu; davalının, kendisine ait internet sitelerinde ve fiziki satış yaptığı dükkânda “...” markalı sahte ürünleri orijinal gibi lanse ederek ve satarak kendi lehine haksız ve hukuka aykırı menfaat elde etmesinin müvekkil markasına ve manevi şahsiyetine zarar verdiğini, Aynı zamanda ... logosunu fatura ve garanti belgelerinde izinsiz kullanarak müvekkil haklarına tecavüz ettiğini, manevi şahsiyetine ve müvekkil markasına duyulan güvene de zarar verdiğini, Marka tecavüzünde bulunan davalı kötü niyetli ve açık kusurlu eylemleri nedeniyle, ticari itibarı zedelenen marka sahibi müvekkilin, ortaya çıkan olumsuz sonuçları giderebilmesi için zararını tazmin edilmesi gerektiğini." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; "Müvekkil şirkete ait ürünler orijinal ürünler olup sahtelik tespiti ile ilgili yeterli incelemede bulunulmadan, tazminat hesaplamasına geçildiğini, Öncelikle hiçbir şüpheye yer kalmadan sahtelik incelemesi yapılması gerekirken, saatlerin dış ve iş kasa materyallerin ayrıntılı incelemesi yapılmadan ürünlerin sahte olduğuna ilişkin bir kanıya varıldığını, davaya konu ürünlerin sahteliği tespit edilmeden bir tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Müvekkilin iş alanı esas itibariyle paralel ithalat olsa da, davacının markası olan ... ürünleri ile ilgili olarak müvekkil herhangi bir ithalat gerçekleştirmediğini, davacının markası ile ilgili olarak yapılan satımlara konu saatlerin tümü ile iç piyasadan ilgili markanın yetkili satıcılarından tedarik edildiğini ve satıldığını, Davacı, her ne kadar müvekkil şirketçe sahte ürünler satıldığı iddiasında bulunulmuş ise de, bu hususun gerçeğe aykırı olduğunu, saatlerin taklit ürün olduğu iddiası yersiz olduğunu, saatlerin ... markasını satan yetkili satıcılarda alındığını, buna ilişkin faturaların dosyaya sunulduğunu, saatlerin orijinal olduğunu, buna rağmen bilirkişi saatlerin orijinalliği konusunda taraflı ve basit bir inceleme yaparak bir sonuca vardığını, ancak fatura sunulması halinde faturaların incelenmesi için mali bilirkişi de atanması gerekirken mahkeme mali bilirkişi atanmadığını, bu sebeple eksik ve hatalı bir hüküm kurulduğunu, Bilirkişi kâr kaybı yokluğunu ve dolayısıyla yoksun kalınan kazancı hesaplarken müvekkil şirketin brüt karının %2'sini alınması gerektiğini belirttiğini, fakat bu hesaplama yönteminin hiçbir kanuni dayanağının bulunmadığını, bilirkişinin raporda yoksun kalınan kazancı hesaplarken hangi yönteme göre değerlendirme ve inceleme yaptığını belirtmediğini,SMK md.151'de belirtildiği üzere; yoksun kalınan kazanç hesaplaması yapılırken "zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak" denilerek maddede belirtilen seçimlik haklardan birinin marka sahibi tarafından belirlenmesi gerektiğini,SMK 151'de elde edilen net kazanca vurgu yapıldığını, marka hakkına tecavüz fiiliyle ortaya çıkan brüt kazanç değil maliyetlerin elde edilen gelirden düşürülmesiyle kalan net kazancın iadesinin esas alındığını, bilirkişi raporda net kar üzerinden hesaplama yapacağını beyan etmesine rağmen brüt kar olan 2.766.551,12 üzerinden hesaplama yapıldığını, bu rakam üzerinden tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkil şirketin 2018 yılı net karı olan 290.455,54 TL'nin %2'si alınması suretiyle ortaya çıkan rakam 5.809,11 TL olup, bu rakamın esas alınması gerektiğini, Bilirkişi tarafından hazırlanmış kök raporda da görüleceği üzere, müvekkil ... markalı ürünlerin satışından 518,12+2.245,76= 2.763,88 TL elde etmiş ve toplamda ... markalı 3 ürün satıldığını, müvekkil alanında tanınmış bir saat firması olup yıllık binlerce saat satışı gerçekleştirdiğini, Aradan yaklaşık bir sene geçtikten sonra hazırlanmış olan bilirkişi ek raporunda, kar kaybı yokluğu miktarı, aynı bilirkişi tarafıından hiç bir geçerli neden gösterilmeksizin tamamen taraflı hareket edilerek 55.331,02 TL olarak hesaplandığını, miktarın birden 1.381,94 TL'den 55.331,02 TL'ye çıkmasının mantıklı bir izahının bilirkişi tarafından da yapılamadığını,Mahkeme tarafından işbu dosya üç kez bilirkişi incelemesine gönderilmiş olup, bu üç bilirkişi incelemesinin de aynı bilirkişi tarafından yapıldığını, hakkaniyetli bir dava süreci yaşanabilmesi amacıyla önceki raporları hazırlayan kişiden farklı bir bilirkişi tarafından ya da heyet tarafından hazırlanan yeni bir bilirkişi raporu talep edilmesine rağmen bu talebimiz reddedildiğini." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE: Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile maddi -manevi tazminat ve itibar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından, "Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile, bu tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu doğrultuda davalıya ait işyerindeki ... ibareli tüm yazılı görsel materyallerin toplatılmasına, kararın kesinleşmesine binaen masrafı davalıya ait olmak üzere imhasına, davalıya ait http://www....com.tr ve http://... com ve http://...com uzantılı web sitelerinde davacıya ait markaların kullanımının yasaklanmasına, -65.290,61 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -İtibar tazminatı talebinin reddine, -30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine." karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, TPMK nezdinde ... ibareli 11 adet markanın tescilli sahibi olduğunu, adına davalının TISSOT markalı taklit saatleri orijinal tanımlaması ile kendi adına bastırdığı garanti belgesi ile orijinal ... saat fiyatı ile pazarladığını beyanla marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, durdurulması ve önlenmesini, itibar tazminatı ile maddi ve manevi tazminat istemiştir. Davalı ise, davacının markası ile ilgili olarak yapılan satımlara konu saatlerin tümü ile iç piyasadan ilgili markanın yetkili satıcılarından tedarik edildiğini ve satıldığını, kendisini ... yetkili satıcısı gibi göstermediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporları ile; davacı tarafından dosyaya sunulan ürünler ile bilişim uzmanı tarafından yapılan tespit sonucu 06/09/2018 tarihli web.archive.org sisteminde bulunan davalıya ait internet sitesinde tecavüz iddiasına konu ... ibareli saatlerin satışa sunulduğu, davalı kullanımlarının gerçekleştiği, davalıya ait ürünlerin nihai ve son kullanıcı tarafından ayırt edici özellikleri fark edilemeyecek kadar benzer olduğu, davalıya ait ürünlerin orjinal olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davacının marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmesi yerindedir. Yukarıda açıklanan şekilde davacının marka hakkına tecavüz edilmesi nedeniyle davacının maddi ve manevi tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Davacının SMK 151/2-b maddesi kapsamında maddi tazminat isteminde bulunduğu, mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarının bu usule göre hesaplama içerdiği ve yapılan hesaplamada usule aykırılığın bulunmadığı, buna göre SMK 151/2-b maddesi uyarınca 65.290,61 TL maddi tazminat ile marka hakkına yapılan tecavüzün niteliği, manevi tazminatın amaç ve içeriği, hak, nesafet ve adalet ilkesi dikkate alındığında 30.000- TL üzerinden manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacının itibar tazminatı istemi yönünden yapılan incelemede ise; marka hakkına konu ürünün tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir. Dava konusu olayda, dosya kapsamı uyarınca davalının markayı anılan şekilde kötü kullandığına ilişkin dosyada somut bir delil bulunmadığından, mahkemece davacının itibar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi de yerinde olmakla, taraf vekillerinin istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalıdan alınması gereken 6.509,30 TL harçtan, peşin alınan 1.627,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.881,97 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45