İstanbul BAM 16. HD 2022/1645 E. 2024/941 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1645
2024/941
16 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1645 Esas
KARAR NO: 2024/941 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/01/2022
NUMARASI: 2021/248 E. - 2022/1 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 16/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA:Davacı vekili İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesine sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalılar arasında “...” adlı dizi film projesine ilişkin 28.09.2017 tarihli “Oyuncu Sözleşmesi” imzalandığını, müvekkili ve yayıncı kuruluş arasındaki yapımcılık sözleşmesine istinaden dizi film projesinin yapımcılığı müvekkili şirket tarafından yürütülmekte iken, 20.12.2017 tarihli devir protokolü ile projenin yapımcılığının üçüncü kişilere devredildiğini, Sözleşmenin devri kapsamında taahhütlerin yerine getirilmemesi üzerine taraflarınca sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesi hususunun yayıncı kuruluşa ihtar edildiğini, müvekkilinin yapımcılık bedelini ödemeyen yayıncı kuruluşun, dizi oyuncularını toplayarak “... Ltd. Şti. tarafından ödenmezse tarafımızdan ödenecektir” yönünde açıklamalarda bulunması karşısında, haksız rekabet hükümlerine ve sözleşmeye aykırılık teşkil eden bu eylemlerin durdurulması hususlarının taraflarınca ihtar edildiğini, Yayıncı kuruluşun ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine taraflarınca bu kez İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyaları ile takip başlatıldığını, icra takibine kısmi ödemede bulunan yayıncı kuruluşun borca itiraz etmesi üzerine, bakiye tutar üzerinden taraflarınca İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/343 Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığını, halen davanın derdest olduğunu, yayıncı kuruluş ile hukuki ihtilaf bu seyirde ilerlemekte iken, projenin zarar görmemesi, çekimlerin aksamaması, oyuncu ve çalışanların iş motivasyonlarının bozulmaması için azami gayret gösteren müvekkilinin, taahhütlerini yerine getirmeyen yayıncı kuruluşun bu tutumunu oyuncu ve çalışanlara yansıtmadığı gibi, her aşamada gerekli bilgilendirmeleri yaparak oyuncu ve menajerleri devir sürecinde oluşabilecek hukuki boşluklardan, karmaşadan ve belirsizliklerden uzak tutmak için de uğraş verdiğini, bu bağlamda 11.01.2018, 12.01.2018 ve 23.02.2018 tarihlerinde oyunculara Whatsapp üzerinden bildirimlerde bulunarak, taraflarca feshedilmeyen oyunculuk sözleşmesinin yürürlükte olduğunu vurgulayarak, oyunculuk bakiye bedellerinin ödeneceği ve sözleşmelerin karşılıklı ibra ve feshedileceğinin ihtar edilerek çağrıda bulunulduğunu, bu çağrılara davalılarca icabet edilmemesi üzerine tarafımızdan bu kez 27.03.2018 tarihinde davalılara ihtarname ile “Müvekkili ile taraf olunan oyunculuk sözleşmesi yürürlükte iken, başka bir yapım şirketi ile sözleşme imzalayıp imzalamadıkları, imzalanmışsa nasıl bir hukuki sebebe istinaden dizinin devam eden bölümlerine ait çekimlerine katıldığı, yayıncı kuruluş tarafından ilk sekiz bölüme ilişkin oyunculuk bedelinin konu edildiği herhangi bir toplantı çağrısı alıp almadıkları, almışlarsa bu çağrının kim tarafından iletildiği, bu toplantıya katılıp katılmadıkları, dizinin ilk sekiz bölümüne ilişkin müvekkil şirket dışında üçüncü şahıslardan ödeme alıp almadıkları, alınmışsa ödemenin kim tarafından, kimin nam ve hesabına yapıldığı, ödeme talebinin/teklifinin kimden geldiği” hususları sorulmuş ise de bu ihtara davalılar tarafından yanıt verilmediğini, tek başına bir “Borçlar Hukuku” mevzuatının konusu olan sözleşme ilişkisini ve bu ilişkinin tarafı olan bir yapımcıyı yok sayarcasına muhatap almayan davalıların ticari teamüllerle bağdaşmayan tutumunun ahde dayalı sorumluluk esaslarına da aykırı olduğunu, davalıların tutumlarının sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, TBK’nun 58. maddesi uyarınca manevi zararın tazmini talepleriyle ilgili haklarını saklı tuttuklarını, davalıların sözleşmeyi ihlal etmeleri nedeniyle sözleşmenin cezai şartı düzenleyen 6/c maddesi uyarınca cezai şart talep etme zorunluluğunun doğduğunu belirterek, Oyunculuk Sözleşmesinin “Sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda “Sözleşme kapsamındaki hak ve vecibelerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, temlik ve ciro edilemeyeceği” yönünde devir yasağına ilişkin 7(i) ve 8/2. Hükmü, “Sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerin üçüncü kişilerle sözleşme yapılmayacağı” yönündeki 10(d) bendi hükmü davalı taraflarca ihlal edilerek sözleşmeye aykırı davranılmış olup, belirtilen madde hükümlerinin ihlali nedeniyle ahde vefa ilkesine aykırı davranan davalıların cezai şart ihlal sayısının tespit edilerek ceza şart alacaklarının miktar olarak tespitini, fazlaya ilişkin hakları ile diğer hakları saklı olmak üzere şimdilik (kısmi dava olarak) 100,00 TL cezai şartın temerrüt tarihinden işleyecek (her bir cezai şartın temerrüt tarihini belirlemek suretiyle ilgili tarihten itibaren hesaplanmak kaydıyla 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarınca avans faizi oranında ticari temerrüt faiziyle birlikte alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davacı tarafla dava dışı yayıncı kuruluşun sözleşme ilişkisinin devir yoluyla sona ermesinin, davacı ile davalı arasındaki Oyuncu Sözleşmesi'ni de sona erdirdiği anlamına geldiğini, ardından davacının bu sözleşmeyi devam ettirme çabasının, hakkın kötüye kullanılmasına yönelik örnek teşkil ettiğini, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi değil Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri' nin olduğunu, görevsizlik kararı verilerek davanın İstanbul Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi' ne gönderilmesini, sözleşmenin devrinde sözleşmeye bağlı bütün hak ve borçlar devredenden devralana geçtiğini, davacının müvekkili ile akdettiği Oyunculuk Sözleşmesi'nin konusunun, davacı tarafla ...'ın aralarında yapmış oldukları Yapım Sözleşmesi gereğince davacının yapmakla yükümlü olduğu dizide müvekkili davalının oynamasına ilişkin olduğunu, her ne kadar davacı tarafın müvekkili davalıyla olan sözleşmesini feshetmese de dizi yapma yükümlülüğü ortadan kalktığı için var olmayan bir borcu ifa etmek amacıyla müvekkili davalıyla olan sözleşmesini devam ettirmesinin abesle iştigal olduğunu, TBK'nun 205. Maddesi uyarınca devirle birlikte sözleşmedeki asli ve fer'i tüm hak ve yükümlülüklerin devralana geçtiğini, müvekkilinin tüm sözleşme sorumluluğunun devralan Baba şirketine karşı olduğunu, davacı tarafın oyuncu sözleşmesini feshetmemesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacının sözleşmeye aykırı davrandığını, davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunarak, haksız ve hukuksuz davanın reddini, huzurda görülmekte olan haksız ve kötü niyetli davanın esastan reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
GÖREVSİZLİK KARARI: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince 2018/437 E, - 2019/215 K. Sayılı 04/03/2019 tarihli kararı ile davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
MAHKEMENİN İLK KARARI: Dosyanın tevzi edildiği İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince yapılan ilk yargılama sonucunda 2019/167 E, - 2019/453 K. Sayılı ve 07/11/2019 tarihli kararı ile ".... 6100 HMK'nın 114/1-d maddesi gereği davanın kaynağının oyunculuk sözleşmesi olduğu bu sözleşmenin dava dışı üçüncü kişiye devredildiği anlaşıldığı, gerekçesiyle uyuşmazlığın FSEK kapsamında cezai şart koşullarının oluştuğunun tespiti ile cezai şartın ödenmesine ilişkin olduğuna, 6100 HMK'nın 114/1-d maddesi gereği davanın kaynağının oyunculuk sözleşmesi olduğu bu sözleşmenin dava dışı üçüncü kişiye devredildiği anlaşıldığından davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine..." karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI: Davacı vekilinin karara karşı istinaf yargı yoluna başvurması sonucunda, Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 2020/1248 E, - 2020/2252 K Sayılı ve 25/12/2020 tarihli kararı ile "...28.09.2017 Tarihli Oyunculuk Sözleşmesinde; yapımcının ....Ltd Şti, davalının oyuncu ..., ajans/menejerin ... AŞ olduğu görülmektedir. Sözleşme ile aynı tarihli olan Mali Haklar Devir Başlıklı belge ile davalı oyuncu, sözleşmede yer alan FSEK 21-25. md düzenlenmiş haklarını ... devretmiş ve yine aynı tarihli belgeye göre mali hakların ... AŞ'ye devredilmek üzere ... devrettiğine ilişkin muvafakatname imzalamıştır. ... isimli Tv Dizisi Yapım Sözleşmesi Ek Prtokol-1'de ...AŞ, ... Ltd Şti, taahhüt eden olarak ...'nın yer almaktadır. 3 maddede; ... isimli dizi yapım sözleşmesinin yapımcı ile taahhüt edenlerinin değiştirilmesi konusuna ilişkin olarak bu ek sözleşmenin düzenlendiği yer almış, ek protokolün tanzim tarihine ilişkin herhangi bir tarihe rastlanmamıştır.Protokolün 4.3 maddesi; "... Yapım ve taahhüt eden ... TV Dizisinin 8.bölümüne kadar 8.bölüm dahil sözleşme yükümlülüklerine yerine getirmiş olup ... iş bu bölümlere ilişkin doğmuş tüm hakları Sözleşmenin 5.1. Maddesi başta olmak üzere devrettiğini kabul, beyan ve taahhüt eder. ... ve taahhüt eden ... 3.bölüme kadar vadesi gelmiş ödemeleri ifa ettiğini, vadesi gelmemiş ödemeleri ve gene sözleşmenin 17.3. Maddesinde belirtilen mahsuplaşma ile ifa yükümlülüğü dışında herhangi bir nam ve da altında yükümlülüğü olmadığını kabul eder" şeklinde düzenlenmiş olup davacı ... sözleşmesinin ilk 8 bölümü yönünden doğacak hakların devredilmediğini ve cezai şart alacağı oluştuğunu da iddia ettiğinden davacının talebinin esas yönünden incelenmesi gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği" gerekçesiyle, davacı vekilinin isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353/1-a-6 md gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.
KALDIRMADAN SONRAKİ MAHKEMENİN KARARI: İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 11/01/2022 tarihli 2021/248 E. - 2022/1 K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereği davalı oyuncunun sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki 6. ve 7(d) hükümleri ile sözleşme kapsamındaki hak ve vecaiblerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve veya tamamen üçüncü şahıslara devir temlik ve ciro edilemeyeceği yönünde devir yasağına ilişkin 7/(i)ve 8(2) ve sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerin üçüncü kişiler ile paylaşılamayacağı yönündeki 10 (d) bendinin davalı taraflarca ihlal edilerek sözleşmeye aykırı davranıldığı, belirtilen madde hükümlerinin ihlali nedeniyle ahde vefa ilkesine aykırı davranan davalıların cezai şart ihlal sayısının tespit edilerek cezai şart alacaklarını tespiti ile fazlaya ilişkin haklarını ile diğer haklarının saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL cezai şartın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili talep etmiş ise de; davacının taraf olduğu devir sözleşmesi dikkate alındığında, hem sözleşmeyi imzalayıp hem de bu sözleşmeden kaynaklı olarak bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında tahsilat yapan davalılara (davacının sorumlu olduğu ilk 8 bölüme ilişkin dahi olsa ) sözleşmeye aykırılık iddiasında bulunulmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu, yine davalıların bir kısım bakiye ödemeleri dava dışı 3. Kişilerden tahsil etmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabulünü gerektirir bir durum olmadığı gibi haksız rekabet olarak kabulünün mümkün olmadığı, zira ek protokolde 3. Bölümden 8. Bölüme kadar bakiye kalan ödemeler yönünden mahsuplaşmanın dikkate alınacağının kabul edildiği, davacının isticvap taleplerinin davanın konusuyla ilgili olmadığı düşünülse de, dava ve savunma hakkının kısıtlanmaması bakımından mahkememizce talebin uygun görülerek davalının isticvabına karar verildiği, isticvap beyanlarından da anlaşılacağı üzere, davalının oyuncu olarak mali hususlar ile ilgili bir bilgisinin olmadığı, ödemeleri tamamen menajeri vasıtası ile takip ettiği, yapım şirketi ve kanal arasındaki ilişkiden haberdar olmadığı, davacının 3. Kişiye bakiye ödemeleri kimlerin söylediği, kimlerden bu durumun yayıldığına ilişkin iddia ve taleplerin esasen davanın konusu olmadığı gibi davacının 3. Kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, sözleşmesel sorumluluklarının olduğu, şu hale göre davacının davalıların sözleşmeye aykırı davrandıkları iddiasına dayalı cezai şart talebinin dinlenilme imkanının bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece davanın esasını oluşturan Oyunculuk Sözleşmesinin yok sayıldığını, bu sözleşmenin devredilmediğini ve ayakta olduğunu,Yapımcılık Sözleşmesi'nin devredilmesi için ...'nın müvekkiline baskı uyguladığını, sözleşmenin bu nedenle devredildiğini, ... yayın kuruluşu ... A.Ş. ile olan ilişkilerini kullanarak, kanalın bizzat söz verdiği devir öncesi yapımcılık ödemelerini de yaptırmadığını, Müvekkilinin itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını, yapımcılık devir sözleşmesinde açık hüküm bulunmadığından set çalışanlarının, oyuncuların ve sponsorların sözleşmelerinin hukuken ayakta kalmaya devam ettiğini, Sözleşmenin 7/d, 7/i, 8/2 ve 10/d maddeleri uyarınca oyuncuların üçüncü kişilerden ödeme alamayacakları halde, üstelik ilk sekiz bölüm için müvekkili tüm ödemelerini yaptığı halde, oyuncular tarafından yayıncı kuruluştan ödeme alındığını,Bazı oyuncuların müvekkilinin ibralaşmak için yaptığı çağrıya icabet etmediklerini, üçüncü kişilerden ödeme alarak ve ticari bilgileri ifşa ederek sözleşmeyi ihlal ettiklerini, bu oyunculara karşı 100,00 TL gibi sembolik bedelle cezai şart alacağı davası açıldığını,Oyuncunun ilk sekiz bölüm için ödeme almadığını söyleyerek ödeme alması halinde sözleşmenin ihlal edilmiş olacağını, ancak bilgisi dışında ödeme yapılmışsa herhangi bir ihlalin söz konusu olmayacağını, davalı tarafın bu konuda bir açıklama yapmayarak, davayı sulandırdığını, Mahkeme hakiminin ısrarla davaya konu sözleşmeyi yok saydığını, Mahkemece hukuki bilgi ile çözülmesi gereken davayla ilgili bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ara kararı verilerek usulsüzlük yapıldığını, bu durumun Anayasanın 138/1. ve 140/2. Maddeleri uyarınca anayasal suç olduğunu,Mahkemece davalı oyuncunun bizzat imzaladığı sözleşmenin mali hükümleriyle ilgili bilgi sahibi olmadığının kabul edilerek mahkeme kararına gerekçe yapılmasının tam bir hukuk garabeti olduğunu,Sundukları dekontlardan da görüleceği gibi, oyuncuya ve menajerine ayrı ayrı ödeme yapılmasına rağmen, Mahkeme hakimince bu hususa dikkat edilmediğini, Davalıların sözleşmeye aykırı davrandıklarını, davalı oyuncunun yapımcı şirket tarafından yapılan ödemeyi aldıktan sonra, müvekkilinin yaptığı ödemeyi iade etmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını,Mahkeme kararının gerekçesinde oyuncu davalının isticvabının uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlamayacağının yazılmasının anlaşılmaz olduğunu,Mahkemece uyuşmazlığın konusunun davacı müvekkili ile davalılar arasında imzalanan 28/09/2017 tarihli sözleşme olduğu belirtilmesine rağmen, anlaşılmaz bir şekilde dava konusu ile ilgisiz, müvekkili ile üçüncü kişi arasındaki bir protokole atıf yapılarak hüküm kurulduğunu, Mali hak devir beyanının bir sözleşme olmadığını, tek taraflı bir beyan olduğunu, oyuncunun tek taraflı iradesiyle fikri mülkiyet haklarını yayıncı kuruluşun yararlanması adına müvekkiline devri olduğunu, bunun da Yapımcılık Sözleşmesi gereğince yayıncı kuruluş tarafından yapımcılardan istenen edimlerden birisi olduğunu, 28/09/2017 tarihli muvafakatnamenin sözleşme ile birlikte alındığını, Mahkemenin gerçeği çarpıttığını,Mahkemece hatalı bir şekilde oyunculuk sözleşmesinin de devredildiği algısının sürdürüldüğünü,Mahkemece oyuncunun sözleşme ile üstlendiği tek edimin oyunculuk olduğunun zannedildiğini, ancak oyuncuya sözleşme ile davranışsal ve ahlaksal başka edimler de yüklendiğini, Taleplerinin yalnızca ilk sekiz bölümle ilgili olduğunu, devir sözleşmesinden sonrası için hiçbir taleplerinin bulunmadığını, Mahkemece dilekçelerinin okunmadığı, dosyanın incelenmediği izleniminin doğduğunu, ticari sırların üçüncü kişilerle paylaşılması yasağına ilişkin sözleşme hükmünün davalıları bağlamayacağının kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu,Mahkemece sözleşmeye aykırılık iddiasında bulunulmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğuna dair gerekçesinin de usulsüz ve müvekkili açısından yaralayıcı olduğunu, müvekkilinin her konuda iyiniyetle hareket ettiğini, Mahkemenin davalıların üçüncü kişilerden ödeme almalarının haksız rekabet olmadığı ve ticari sırların açıklanması niteliğinde kabul edilemeyeceğine dair gerekçesinin de Oyunculuk Sözleşmesinin yok sayıldığını, davalıların tarafa olmadıkları Yapım Sözleşmesi ve Devir Protokolüne göre değerlendirme yapıldığını gösterdiğini, bu durumun sözleşmenin nispiliği ilkesine aykırı olduğunu, Mahkeme kararında yeterli gerekçeye ve hukuki sebeplere yer verilmediğini, kanuni ve sözleşmesel dayanak oluşturulmadığını,
Devredilmeyen oyunculuk sözleşmesinin ve sözleşme maddelerinin mahkeme kararı ile yok sayılamayacağını belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: 07/12/2021 tarihli duruşmada isticvap olunan davalı ...'a, 28/09/2017 tarihli oyunculuk sözleşmesinin hükümleri doğrultusunda davacı ile taraf oldukları oyunculuk sözleşmesi yürürlükte iken başka bir yapım şirketi ile sözleşme imzalayıp imzalamadıklarına ilişkin sorulan soruya davalı tarafça verilen cevapta; "Ben tiyatrocu oyuncuyum, uzun saatler çalıştığımız davaya konu dizinin set ortamında, ilk imzaladığım oyunculuk sözleşmesinde kimle diyalog kurduysam, sette aynı kişiler mevcuttu, mesela ... bizim yürütücü yapımcımızdı, zaten set ortamında oyuncu ile diyalog kuracak kişi bellidir, bu konular için genellikle oyuncunun menejeri ile iletişim kurulur, bize ... olarak devam edileceği söylendi, dizinin devam edeceği söylendi, zaten biz hali hazırda bölümleri çekiyorduk, esasında bu durum bizi ilgilendirmemekte, ben sadece oyuncuyum, bize bunda sonra bu şirket ile çalışılacağı söylendi, her hangi bir sebep söylenmedi, ben işimi yapmaya devam ettim, dizinin ismi ..., konu bizim dışımızdan geliştiği için ben de sözleşmeyi imzaladım, benim zaten bunun dışında yapabileceğim bir şey yoktur." dediği anlaşılmıştır. Davalıya, ... A.Ş yayın kuruluşu ile ... isimli dizinin ilk sekiz bölümünün oyunculuk bedelinin konuşulduğu bir toplantıya katılıp katılmadığı ,ilk sekiz bölümün oyunculuk bedelini almadığına yönelik bir beyanda bulunup bulunmadığı sorulmuş, davalı tarafça verilen cevapta, "... A.Ş yayın kuruluşu ile ... isimli dizinin ilk sekiz bölümünün oyunculuk bedelinin konuşulduğu bir toplantıya katılmadım, ilk sekiz bölümün oyunculuk bedelini almadığıma yönelik bir beyanda bulunmadım" dediği anlaşılmıştır. Davalıya, " ..." dizisinin ilk sekiz bölümünün oyunculuk bedeline ilişkin davacı şirket dışında üçüncü şahıslardan ödeme alıp, almadığı sorulmuş, davalı tarafça, "Dizi devredilmeden önce bize yapılan ödemeler gecikmeye başlamıştı, bu konu ile oyuncunun menejeri ilgilenir, ben de bu konuyu menejerime sordum, sonra bana kanaldan birileri tarafından ödeme yapıldığı bildirildi, bu ödeme şahsıma mı, menejerime mi yapıldığını, olayın üzerinden üç dört yıl geçtiği için hatırlamıyorum, ancak menejerime yatırılsa dahi o da bana ücreti ödüyordu, bunun üzerine menejerimi aradım ve neden ücreti yapım şirketi değil de kanal yatırdı diye sordum, menejerim de bana bunun nedenini öğreneceğini söyledi, yapım şirketi ve kanal arasındaki diyalogları bilmediğimiz için bu karışıklığın neden kaynaklandığını bilemiyorum, iki gün sonra ... aynı miktarda yine bir ödeme yapıldı, bunun üzerine yeniden menejerimi aradım ve ücretin geri iadesini yapmasını istedim, son olarak bu ödemelere ilişkin karışıklığın nedenini bir oyuncu olarak bilmem mümkün değildir, bizim için kanal veya yapım şirketi hepsi bir arada bir işveren konumundadır, biz de orada o işi yapmakla görevli kişileriz, bu konuların dışında bilgim yoktur" dediği anlaşılmıştır. Davalıya, dizinin 6,7 ve 8. Bölümlerinin ücretinin kanal tarafından karşılanmaması halinde kime başvurulacağı sorulmuş, davalı tarafça, "Ben ücret alamadığım vakit, bunu sadece menejerime soruyordum, benim kanal nezdinde tanıdığım hiç kimse yoktur, dizi sektöründe görüldüğü üzere oyuncular çoğu zaman ücretlerini önceki haftalardan geriden gelerek tahsil edebiliyorlar, bu gecikme zaten sıklıkla yaşanan bir durum, ama üç dört bölüm geriden gelmek olağan durumun dışında bir durumdur, ben ücretimle ilgili olan hususlarda sadece menejerime soruyordum, bunun dışında da kimseyi tanımıyorum, 6.7, ve 8.bölümlere ilişkin faturaların kime kesildiği bilmiyorum." dediği anlaşılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen 28/09/2017 tarihli sözleşme incelendiğinde; konusunun "Bahtiyar Ölmez" isimli dizi filmine ilişkin olduğu, davacı ... Ltd.'nin sözleşmede yapımcı olarak yer aldığı, davalı ...'ın oyuncu olarak diğer davalı ....'nin ise ajans/menajer sıfatıyla sözleşmede imzasının bulunduğu, Sözleşmenin cezai şartla ilgili 6/b maddesinde; oyuncunun işbu sözleşmede üstlendiği herhangi bir yükümlülüğünü kısmen veya tamamen ihlal eder ise başkaca herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın en son aldığı bölüm başı ücretinin 5 (beş) katı tutarında cezai şart bedelini nakden ve defaten Yapımcıya ödeyeceğini, Yapımcının cezai şart alacağını Oyuncunun hak ve alacağından mahsup edebileceğini gayri kabili rücu olarak kabul, beyan ve taahhüt ettiğinin kararlaştırıldığı, Oyunculuk Sözleşmesinin 7/i maddesinde; Ajans ve oyuncunun, işbu sözleşme kapsamındaki hak ve/veya vecaiblerini, Yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devretmeyeceğini, ciro ve temlik etmeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt ettikleri, Oyunculuk Sözleşmesinin 8/2 maddesinde; Ajansın işbu sözleşme kapsamındaki hak ve/veya vecaiblerini, Yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devretmeyeceğini, ciro ve temlik etmeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt ettiği,Oyunculuk Sözleşmesinin 9. maddesinde; Yapımcının yükümlülüklerinin düzenlendiği, yapımcının oyuncuya ödeyeceği oyunculuk ücreti ödemesi ile ilgili düzenlemelere, sözleşmenin yapımcı tarafından fesih koşullarına ve oyuncunun edimlerini yerine getirmemesi halinde yapımcının zarara uğraması halinde oyuncuya rücu edebileceğine ilişkin hükümlere yer verildiği, Oyunculuk Sözleşmesinin 10. maddesinde; oyuncunun gizli bilgiyi ifşa etmeyeceğine ilişkin düzenleme bulunduğu anlaşılmıştır. Yine aynı tarihli "Mali Hak Devir Beyanı" başlıklı sözleşmeyle davalı oyuncu ... sözleşmeye konu diziden kaynaklı mali haklarını davacı ... Ltd.'ye devrettiği, Aynı tarihli "Muvafakatname" başlıklı sözleşmeyle dizideki hakların davacı yapımcı tarafından yayıncı kuruluş olan ... A.Ş'ye devrine muvafakat verildiği Dava dilekçesi ekinde, davacı şirket ile dava dışı .. A.Ş. , ... Ltd. Şti., ... arasında imzalanan "... " İsimli TV Dizisi Yapım Sözleşmesi Ek Protokol-1 başlıklı sözleşmenin ilk ve son sayfalarının sunulduğu, sözleşmenin son sayfası üst satırında "yapımcı ve taahhüt eden tarafının ... Ltd. Şti. Ve ... olduğu hususunda mutabık kalmışlardır." yazdığı, sözleşmenin 4.3 maddesinde, ... ve taahhüt eden ...’in TV dizisinin sekizinci bölümüne kadar (sekizinci bölüm dahil) sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğu, dizi filmin 8. Bölüm dahil yapımcısının davacı şirket olduğu, 9. Bölümden itibaren ... Ltd. Şti.'nin ve ... karşı Sözleşme ile belirlenmiş yükümlülüklerini yerine getireceklerini, ... , ... ile ... Ltd. Şti. Ve ...'nın Sözleşmenin 9. ve 10. maddesi kapsamında 04/01/2018 tarihinden önceki döneme ilişkin doğacak her türlü husustan ...'a karşı müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları, ancak 04/01/2018 tarihinden sonra, Sözleşmeye ilişkin doğacak her türlü husustan ... karşı müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarının düzenlendiği, Ek Protokol 4.5 maddesinde; ek protokol ile belirlenen değişiklik ile birlikte sözleşme ile belirlenen hak ve yükümlülüklerin aynen devam edeceği, ek protokolün sözleşme ile geçerli olduğu, ek protokolün sözleşmenin eki olduğu düzenlenmiştir.
G E R E K Ç E: Dava, davalıların davacı ile davalılar arasında "... " isimli televizyon dizisiyle ilgili imzalanan Oyunculuk Sözleşmesi hükümlerine aykırı davrandıkları iddiasıyla açılan cezai şart istemine ilişkindir.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde, mahkeme kararının gerekçesinin anlaşılamadığını, mahkeme hakimince taleplerinin ve davanın anlaşılmadığını, davanın konusu olan Oyunculuk Sözleşmesinin mahkemece incelenmediğini, davalı oyuncunun isticvabının davanın çözümüne katkı sağlamayacağına ilişkin mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu beyanla ve dava dilekçesindeki sonuç taleplerine ilişkin açıklamalarını tekrarla, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafça Ek-1 Yapımcılık devir protokolünde, davalıların taraf olmadığını, davacı ile davalılar arasındaki oyunculuk sözleşmesinin feshedilmediği gibi ... Şirketine de devredilmediğini, dolayısıyla oyunculuk bedelinin müvekkilinden alınması gerektiğini, yayıncıdan ya da Baba yapım şirketinden ücret alınması halinde bunun sözleşmenin ihlal edildiği anlamına geleceği ileri sürülmüştür. Davalı ... vekilinin davaya cevap dilekçesinde; davacının müvekkili ile kaydettiği Oyunculuk Sözleşmesi'nin konusunun, davacı tarafla ...'ın aralarında yapmış oldukları Yapım Sözleşmesi gereğince davacının yapmakla yükümlü olduğu dizide müvekkili davalının oynamasına ilişkin olduğunu, her ne kadar davacı tarafın müvekkili davalıyla olan sözleşmesini feshetmese de dizi yapma yükümlülüğü ortadan kalktığı için var olmayan bir borcu ifa etmek amacıyla müvekkili davalıyla olan sözleşmesini devam ettirmesinin abesle iştigal olduğunu, TBK'nun 205. maddesi uyarınca devirle birlikte sözleşmedeki asli ve fer'i tüm hak ve yükümlülüklerin devralana geçtiğini, müvekkilinin tüm sözleşme sorumluluğunun devralan Baba şirketine karşı olduğunu, davacı tarafın oyuncu sözleşmesini feshetmemesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacının sözleşmeye aykırı davrandığını beyan etmiştir. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” ifadesine yer verilmiştir. Davalılar tarafından davacı iddiaları reddedilmekle, ispat yükü davacıdadır. Hukuk davalarında HMK’nun 25. maddesi gereğince taraflarca getirilme ilkesi bulunmaktadır. Hakim HMK’nun 26. maddesi gereğince tarafların talebiyle bağlı olduğu gibi, HMK’nun 31. maddesi gereğince davayı aydınlatma görevi bulunmaktadır. HMK’nun 31. maddesinde; "Hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz ya da çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. " hükmü düzenlenmişse de; HMK’nun 31. maddesi ispat yükü yer değiştirecek şekilde uygulanamayacaktır. Yargılamaya hakim olan ilkeler bu çerçevede olup, somut uyuşmazlıkta, davacı vekili, davalı oyuncunun isticvap edilerek birtakım soruların sorulmasını talep etmiştir. Mahkemece davacı vekilinin talebi kabul edilerek davalı oyuncu ... isticvap edilmişse de, gerekçeli kararda, davalının isticvap edilmesinin davanın çözümüne katkı sağlamayacağının belirtildiği anlaşılmıştır. Gerçekten de davalı oyuncuya davacı vekilinin talebi ile sorulan soruların davacı vekilinin dava dilekçesindeki, sözleşme hükümlerinin davalılarca ihlal edildiğine ilişkin iddialarıyla ilgili oldukları, bu iddiaların davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği, davacının bu iddialarını somutlaştırmadığı, davalıların ne şekilde gizli bilgileri ifşa ettiği, başka bir yapımda yer aldığı, sözleşmeden kaynaklanan edimleri ne şekilde devrettiklerinin açıklanmadığı gibi, bu hususta taraflar arasındaki sözleşmeler ve ihtarnameler dışında da delil sunulmadığı, davalıların bu iddiaları kabul etmemelerine rağmen, davalı oyuncunun isticvabı ile bu hususların ispat edilmeye çalışılmasının, ispat yükünün yer değiştirmesi sonucunu doğuracağı, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğu, mahkemece davalı oyuncunun isticvabının delil olarak kabul edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Davacı vekilinin dava dilekçesinde, " ..." isimli dizi film projesinin yapımcılığının müvekkili tarafından yürütülürken, 20/12/2017 tarihinde devir protokolü ile, projenin yapımcılığının üçüncü kişilere devredildiği beyan ve kabul edilmiştir. Davalı oyuncu yapım sözleşmesinin tarafı olmasa dahi, Oyunculuk Sözleşmesinin 10/f maddesinde, yapımcı ile Kanal arasındaki sözleşmenin iş bu sözleşmenin ayrılmaz bir parçası ve eki olduğu düzenlenmiştir. Buna göre yapılan işin niteliği gereğince, aynı dizi filmin yapım işinin devri ile dizinin devam eden bölümlerinde aynı karakteri oynayan oyuncunun yeni yapımcı şirket ile dizinin çekimine devam etmesinin, davalı menajerlik şirketinin de bu işte oyuncuyu temsil etmesinin Oyunculuk Sözleşmesinin 6/(c) ve 7/(d) maddelerini ihlal anlamına gelmemektedir. Davacı tarafça Oyunculuk Sözleşmesinin feshedilmediği, devredilmediği ve Sözleşmenin 5/a maddesi gereğince tüm hakların süresiz ayakta olduğu ileri sürülmüşse de, davacının yapımcı olduğu ilk 8 bölüm için tarafların hak ve yükümlülüklerinin tespitinde süresiz olarak ayakta olacağı, ancak devamında dava dışı yapımcı şirket tarafından çekilen bölümler yönünden sözleşmenin halen taraflar arasında ayakta olduğu ve yapım sözleşmesinin davacı tarafça devrine rağmen, sözleşmenin devam ettiği gerekçesiyle, başka bir tüzel kişinin yapımında oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki iddiasının dürüstlük kuralına ve MK’nın 2. maddesine aykırı olduğuna ilişkin mahkeme gerekçesi de yerindedir.Davacı tarafça davalıların sözleşmeye aykırı davrandıklarına delil olarak davalı oyuncunun üçüncü kişilerden (yayıncı kuruluştan) ödeme aldığına dair dekont örnekleri dosyaya sunulmuşsa da, davacının yapımcılığı başkasına devrettikten sonra 9. bölümden itibaren dizinin çekimlerinde oyunculuk görevine devam etmesi nedeniyle, ödenmeyen ücretinin yayıncı Kanal ya da davacı tarafça ödenmesinin, davalı oyuncunun kendi hesap/Iban numarasını yeni yapımcıya ya da yayıncı kuruluşa bildirmesinin ve ödenmeyen bölüm ücretinin ve miktarının yayıncı şirkete bildirmesinin, yine davalı tarafça dizinin yapımcılığının devrinden sonra, 8. bölüm için dahil ödeme alınmasının, davalı oyuncunun yapımcı şirket tarafından yapılan ödemeyi aldıktan sonra, davacının yaptığı ödemeyi iade etmesinin Sözleşmenin 10/d maddesindeki gizliliğin ihlali ve 7/i, 8/2. maddelerindeki sözleşmedeki hak ve vecibelerin devir ve temliki yasağına aykırılık teşkil etmeyeceği ve sözleşmenin ihlali olarak kabul edilemeyeceği, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan mali konularla ilgili anlaşmazlık niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle; Mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde olmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 16/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02