İstanbul BAM 16. HD 2022/1654 E. 2024/940 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1654
2024/940
16 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1654 Esas
KARAR NO: 2024/940 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/06/2022
NUMARASI: 2021/184 E. - 2022/145 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ: 16/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TPMK nezdinde ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayı ile tescilli "..." esas unsurlu markaların tescilli sahibi olduğunu, müvekkilinin bu markalı ürünleri, çeşitli internet siteleri aracılığıyla müşterisiyle buluşturduğunu, ancak hal böyle iken davalı yanın, alışveriş siteleri üzerinden "..." ismiyle ürün sattığını, davalı yan ile müvekkili arasında herhangi bir lisans sözleşmesi de bulunmadığını, bu hususların tespiti için Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/75 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti ikame edildiğini ve davalı yanın söz konusu eylemlerinin müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, markaya tecavüzün tespitini, önlenmesini, durdurulmasını ve 50.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ortaokul mezunu bir vatandaş olduğunu, müvekkilinin gününü doldurabilmek ve emekli olmak için online pazar yerleri üzerinden e-ticaret yapmaya başladığını, müvekkilinin online pazar yerlerine ürünleri yüklerken daha önceden herhangi bir bilgi ve birikimi olmaması sebebiyle deri piyasasında bu işin üretimini ve satışını yapan insanlar ile görüşerek modeller hakkında bilgi aldığın, bu bilgiler ışında müvekkilinin dava konusu olan yelek modelinin model adının deri piyasasında "..." olarak geçtiğini öğrendiğini, bu şekilde online pazar yerlerine ... işletme ismiyle "..." modeli olarak yükleme yaptığını, müvekkilinin buradaki amacının kötü niyet olmadığını, ayrıca davacıyı da zarara uğratma niyetinde olmadığını ve davacı tarafın kendilerine ulaştığı andan itibaren de müvekkilinin dava konusu ürünün model adını değiştirdiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: Bakırköy 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 07/06/2022 tarihli 2021/184 E. - 2022/145 K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; gerçek kişi olan davalının "..." markası altında internet üzerinden tekstil ürünü ticareti yaptığı, satış arz ettiği deri yelek modelinin piyasada "..." modeli olarak bilindiği düşüncesiyle ürün modelini belirtmek üzere davacı adına tescilli "..." markasını kullandığı, bu durumun SMK nun 29 maddesinin atfıyla 7/3 maddesine aykırılık teşkil ettiği ve davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne, davalının davacı adına tescilli "..." esas unsurlu marka ibaresini internet ortamında ürün isimlerinde ve tanıtımlarda kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine...""...dava konusu olaya bakıldığında, davalının gerçek kişi küçük bir esnaf olup internet ortamında kendi markası ile sattığı ürünün modelini belirlemek amacıyla "..." ibaresini kullandığı, bunu fark edince de hemen kullanıma son verdiği, kastı bulunmadığı gibi, ihmalinin bulunduğunun da kabulünün mümkün olmaması karşısında, davacı yararına manevi tazminat koşullarının oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılarak, davacının manevi tazminata dair talebinin reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURULARI: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davalının müvekkiline ait tanınmış "..." markasını internet üzerinde anahtar kelime olarak ve e-ticaret sitesinde kullanıldığının tespit edildiğini, davalının ağır kusurlu olduğunu, eyleminin suç teşkil ettiğini, manevi tazminat koşullarının oluştuğunu, buna rağmen mahkemece tazminat talepleriyle ilgili verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, marka hakkına tecavüzün tespit ve menine, Bakırköy 2. Fikri Ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/75 D. İş Sayılı dosyası ile ayrıntılı olarak tespit edildiği şekilde, davalının “...” ibaresini ürün isimlerinde ve tanıtımlarında, ticari etki yaratacak biçimde internet ortamında kullanmasının önlenmesine ve tecavüz teşkil eder fiillerin durdurulmasına, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, manevi tazminat talebimizin kabulü ile dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkilime verilmesine, bu mümkün görülmez ise dosyanın yeniden incelenmek ve karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, sonuç olarak manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacı tarafça gönderilen delil tespiti tebliğ edildiği anda müvekkil davalı tarafından tecavüzün ortadan kaldırıldığını, dava aşamasında ve şu an herhangi bir tecavüz bulunmadığını, davacı tarafın Salihli 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından iltibas suretiyle marka hakkına tecavüz suçu kapsamında verilen HAGB kararını mahkemeye sunduğunu, ancak kanunun iltibas suretiyle marka hakkına tecavüzde de kast durumunu düzenlemediğini, buradaki konunun tazminat ile alakalı olduğunu, Mahkemenin doğru olarak vermiş olduğu kararda da dediği gibi tazminat konusunda kastın varlığına bakılacağını, iş bu sebeple Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından verilmiş olan kararın Salihli 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen karar ile bozulabilecek düzeyde olmadığını, Müvekkilin tecrübe, bilgi, birikim itibariyle basiretli bir iş insanı olarak düşünülmesinin mümkün olmadığını, gelişen teknoloji ile birlikte artık her kişinin online pazar yerlerinden satış yapabileceği de göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerektiğini, Müvekkilinin, online pazar yerlerine ürünleri yüklerken daha önceden herhangi bir bilgi ve birikimi olmaması sebebiyle deri piyasasında bu işin üretimini, satışını yapan insanlar ile görüşerek modeller hakkında bilgi aldığını, dava konusu olan yelek modelinin model adının deri piyasasında "..." olarak geçtiğini öğrendiğini ve bu şekilde online pazar yerlerine ... işletme ismiyle ... modeli olarak yükleme yaptığını, ayrıca online pazar yerlerinde deri satışı yapan kişilerin de dava konusu yelek modelini "..." olarak belirttikleri için müvekkilinin bu yelek ismini “...” modeli olarak koyduğunu, Dava aşamasında öğrendiği üzere deri yelek üzerinde kullanılan "..." ibaresinin ... İşletmesinin kısaltılmışı olduğu, bu işletmenin dikim için kalıplar yaptığı, dava konusu olan ibarenin de artık deri sektöründe model ismi olarak kaldığının görüldüğünü, bu bilgilerin verilecek kararda dikkate alınması gerektiğini belirterek, istinaf taleplerinin kabulüne, usul ve kanuna aykırı Mahkeme kararının marka hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine şeklinde kısmen kabul olarak vermiş olduğu kısmının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında talepleri doğrultusunda davanın tam reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosya arasında bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tescil numaralı "..." esas unsurlu markaların davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/75 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda; ''... üzerinde yapılan araştırmada, karşı tarafın ... adlı mağazasının satıcı unvanının ... olduğu, Manisa’da bulunduğu, iki adet “...” ibaresi geçen deri yelek ürünü olduğu, bunların farklı bedenlerle satışa sunulduğu, ürünlerin linklerinde de ... ibaresi bulunduğu,... .... ... üzerinde yapılan araştırmada, karşı tarafın ... adlı mağazasının iki adet “...” ibaresi geçen deri yelek ürünü olduğu, bunların farklı bedenlerle satışa sunulduğu, ürünlerin linklerinde de ... ibaresi bulunduğu, ürün açıklamalarında ürünler el işçiliği ile titizlikle üretildiği ve efsane model ... hassas puto dikişler ilave ederek görselliğine farklılık kattık denildiği, ...... üzerinde yapılan araştırmada karşı tarafın ... adlı mağazasının şirket unvanının ... olduğu, vergi no ... olduğu, iki adet “...” ibaresi geçen deri yelek ürünü olduğu, bunların farklı bedenlerle satışa sunulduğu, ürünlerin linklerinde de ... ibaresi bulunduğu, ... ... ... üzerinde yapılan araştırmada karşı tarafın ... adlı mağazasının satıcı unvanının ... olduğu, Manisa’da bulunduğu, iki adet “...” ibaresi geçen deri yelek ürünü olduğu, bunların farklı bedenlerle satışa sunulduğu, ürünlerin linklerinde de ... ibaresi bulunduğu ürün açıklamalarında ürünler el işçiliği ile titizlikle üretildiği ve efsane model ... hassas punto dikişler ilave ederek görselliğine farklılık kattık denildiği, ... ....... üzerinde yapılan araştırmada karşı tarafın ... adlı mağazasının satıcı ünvanının .... olduğu, iki adet “...” ibaresi geçen deri yelek ürünü olduğu, bunların farklı bedenlerle satışa sunulduğu, ürünlerin linklerinde de ... ibaresi bulunduğu, ... yapılan incelemelerde karşı tarafın “...” ibaresi kullanımlarının ... + ek ibarelerle birlikte markasal kullanım olduğu, ürün açıklamaları kısımlarından ürünlerin orijinal “...” markalı ürünler olmayıp, karşı tarafın kendi üretimleri olduğu" yolunda görüş belirtilmiştir. İlk derece ahkemesince marka vekili ..., sektör bilirkişisi tekstil mühendisi ... ve bilgisayar mühendisi ... oluşan bilirkişi heyetinden alınan 06/04/2022 havale tarihli raporda; dava dilekçesinde belirtilen ve davalı tarafın markasal kullanımlarının bulunduğu internet adresleri üzerinde yapılan incelemelerde, ...üstte belirtilen iki adet link tarayıcıda açıldığında, ürün satış sayfasının yayından kaldırılmış olduğunun görüldüğü, bu iki linke ilişkin değişik iş dosyasında herhangi bir tespitin de bulunmadığı, bu nedenle inceleme yapılamadığı, “...” esas unsurlu markaların muhtelif sınıflarda davacı adına tescil edilmiş olduğu ve davacının “...” markasının tanınmış marka olarak korunmakta olduğu, dava konusu “...” ibaresinin kovboyların kullanmış olduğu deri yelekleri vs. giysileri tanımlamak için kullanılan bir ibare olmadığı, davalı tarafından satışa arz edilen ürünler üzerinde “...” ibaresinin davacının izni olmaksızın kullanılmasını haklı kılacak bir delil (tescil belgesi, lisans hakkı vs.) dosyaya ibraz edilememiş olmakla, davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilebileceği, mahkemece davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği yönünde kanaat oluşması durumunda, manevi tazminata hükmedilebilmesi için aranan kusur şartının gerçekleştiğinin kabul edilebileceği belirtilmiştir. Salihli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/44 Esas, 2022/384 Karar sayılı kararı incelendiğinde; katılanın ..., sanığın ... olduğu, sanık hakkında başkasına ait marka hakkına tecavüz suçundan kamu davası açıldığı, suç tarihinin 03/06/2021 ve sonrası olduğu, yapılan yargılama sonucunda sanığın cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 19/07/2022 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E:Dava; davacının "..." esas unsurlu markasından doğan haklarına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davalının davacıya ait marka hakkına tecavüz ettiğinin tespiti ve önlenmesi davasını kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekilinin istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; davalının e-ticaret yoluyla kendisine ait mağazada ve internet üzerinde davacının tanınmış tescilli markası olan “...” markasını tescil kapsamında olan giysi ürünleri üzerinde ve internet linkinin adında kullandığı her iki tarafın da kabulündedir. Her ne kadar davalı vekili, müvekkilinin ticari hayatta tecrübesiz olması nedeniyle “...” ibaresini deri montun modelinin adı olduğunu zannederek bu şekilde kullandığını ve markaya tecavüz kastıyla hareket etmediğini, tecavüz eyleminin gerçekleşmediğini belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, davalının giysi ürünleri için tanınmış marka olan davacıya ait “...” markasından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kadı ki, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü nedeniyle ticari faaliyeti sırasında satışını yaptığı ürünlerin adlarının başkasının sınai haklarına tecavüz edip etmediğini araştırması gerektiği, bu nedenle olayda kusurlu olduğu, davalının eyleminin SMK’nun 229/1, 7/2-b ve 7/3-d maddeleri uyarınca marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu, Mahkemece davalının marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine ve tecavüzün önlenmesine karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.Delil tespitinden sonra Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalının markaya tecavüz teşkil eden kullanımlarını internet sitesinin içeriğinden kaldırdığı tespit edilmesine rağmen, link adlarında halen kullanıldığının belirlendiği, bu nedenle Mahkemece marka hakkına tecavüzün durdurulmasına karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmakla, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf talebinin de reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; davalının davacıya ait tanınmış “...” markasına tecavüz ettiğinin tespit ve kabul edilmesine rağmen, SMK’nun 149/1-ç maddesine aykırı olarak davalının kusursuz olduğu gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.Davalının mali durumuna, tecavüzün devam ettiği süreye, davacının markasının tanınmış marka olmasına ve tescilli olduğu süreye göre 10.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kazanılmış haklar saklı tutularak davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalının davacı adına tescilli "..." esas unsurlu marka ibaresini internet ortamında, ürün isimlerinde ve tanıtımlarda kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf isteminin esastan KABULÜNE, 6100 sayılı HMK.'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 07/06/2022 tarihli 2021/184 E. - 2022/145 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,-Davalının davacı adına tescilli "..." esas unsurlu marka ibaresini internet ortamında, ürün isimlerinde ve tanıtımlarda kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, -Davalının markaya tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine,-10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,3-İlk derece yargılaması yönünden; -Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 853,88 TL harçtan, alınması gereken 427,60 TL ilam harcının mahsubu ile 426,28 TL fazla harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen tecavüz davası nedeniyle hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat davası nedeniyle hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminat davası nedeniyle hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvuru ve 853,88 TL peşin olmak üzere toplam 913,18 TL harçtan, iade olunan 426,28 TL harcın mahsubu ile 486,90 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan 100,80 TL tebligat-tezkere, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/75 D.İş sayılı dosyasında yapılan 1.182,70 TL yargılama gideri olmak üzere 4.238,50 TL yargılama giderinin, davanın kabul-red oranına göre 2.966,95 TL.'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf yargılaması yönünden; a-Davalı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmediğinden davalı yandan alınması gereken 853,88TL nispi harçtan peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 773,18 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b-Davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,c-İstinaf yargılaması sırasında davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 133,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 354,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 16/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02