İstanbul BAM 16. HD 2022/1666 E. 2024/938 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1666
2024/938
16 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1666 Esas
KARAR NO: 2024/938 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/06/2022
NUMARASI: 2021/68 E. - 2022/162 K.
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ: 16/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin uzun yıllardır bayan giyim tekstili alanında faaliyet gösteren bir firma olduğunu, tüm marka ve tasarımlarını mevzuatın öngördüğü şekilde TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, müvekkilinin bu anlamda TPMK nezdinde ... (2), (12), (25) ve (27) sayı ile tescilli tasarımın sahibi olduğunu, müvekkili adına ... (2), (12), (25), (27) sayı ile tescilli ürünlerin davalı tarafından taklit edildiğini, bu kullanımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıkların bulunmadığını, bu sebep ile benzer olarak algılandıklarını, davalı tarafından müvekkilinin TPMK nezdinde tescilli tasarımı ile iltibas yaratacak derecede benzer ürünlerinin müvekkili tarafından kendisine herhangi bir hak tanınmaksızın kullanıldığını, bu hususların tespiti için mahkememizin 2020/383 Değişik İş sayılı dosyasında delil tespiti ikame edildiğini ve davalıların söz konusu kullanımlarının müvekkilinin tescilli tasarımından doğan haklarına tecavüz ve haksız fiili oluşturduğunu iddia ederek, müvekkili adına tescilli tasarıma yönelik tecavüzün tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, ihlal teşkil eden ürünlere el konularak imhasını, ... (2) ve (27) tescil numaralı tasarım yönünden SMK’nun 151/2-a maddesi uyarınca hesaplama yapılarak şimdilik 1.000,00 TL maddi, 100,00 TL itibar ve 15.000,00 TL manevi tazminat, ... (12) ve (25) tescil numaralı tasarım yönünden SMK’nun 151/2-c maddesi uyarınca hesaplama yapılarak şimdilik 1.000,00 TL maddi, 100,00 TL itibar ve 15.000,00 TL manevi tazminatın, delil tespitinin yapıldığı 09/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
ISLAH:Davacı vekili 02/04/2022 tarihli dilekçesi ile, ... (2) ve (27) tescil numaralı tasarım yönünden olan 1.000,00 TL maddi tazminat talebini 74.222,00 TL'ye, ... (12) ve (25) tescil numaralı tasarım yönünden olan 1.000,00 TL maddi tazminat talebini ise 5.075,00 TL tutarında ıslah etmiştir.
CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin yıllardır hazır giyim ve konfeksiyon meslek grubu ana kategorisinde nace kodu sektöründe belli bir çizgisi ve itibarı olan bir firma olduğunu, müvekkili şirketin faaliyetlerini bu çerçevede yürüttüğünü, mahkememizin 2020/383 D.İş sayılı dosyasında yapılan delil tespiti işlemi sırasında dava konusu tasarımlara konu ürünlerin müvekkili şirketin adresinde bulunamadığını, davacı yanın zararı olmamasına rağmen tazminat talep etmesinin haksız olduğunu, soyut ve delilsiz iddialara dayandığını, müvekkiline ait herhangi bir ürün olmadığını ve bu nedenle de müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 23/06/2022 tarihli 2021/68 E. - 2022/162 K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı deliller ve bilirkişi raporu ile ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; Dosyadaki vekaletname ve imza sirkülerine göre davalı ...'nun davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğu şirket tarafından davacı adına tescilli ... (2), (12), (25) ve (27) tescil nolu tasarım koruma kapsamında ürün üretip, piyasaya arz edildiği, bu eylemin davacının bu tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili, gerçek kişi davalı ...'ya husumet düşmeyeceğini iddia etmiş ise de, TMK 50/3. maddesi uyarınca tüzel kişinin organlarının kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu olduğu, davalı bu kişinin diğer davalı şirketi tek başına temsile yetkili yönetim kurulu başkanı olduğu anlaşıldığından dava konusu tecavüz eylemlerinden kişisel olarak sorumlu olduğundan bu savunmaya itibar edilmemiştir. Buna göre davalıların bu eylemi davacının tasarım tescillerinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ihlal teşkil eden ürünlere el konularak imhasına karar vermek gerekmiştir. Davacının tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirmede; Davalı taraf davacı taraf ile aynı sektörde ve yakın yerde faaliyette bulunup, tasarım tescili kurum tarafından ilan edildiğinden dolayısıyla tescilden haberdar olduğunun kabulü ile kusur koşulunun gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerekmiştir. Davacının belirlediği tazminat seçeneğine göre taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapan bilirkişi rapor ve ek raporuna göre dört adet tasarım tescili bakımından istenebilecek maddi tazminat tutarının 12 ve 25 nolu tasarımlar yönünden 68.725,32 TL 2 ve 27 nolu tasarımlar için 5.075,00 TL olmak üzere toplam 73.800,32 TL olduğundan davacının maddi tazminat talebi bu tutar üzerinden kabul edilmiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Davalıların yukarıda değinilen eylemi aynı zamanda davacının tasarım tescilinden doğan manevi haklarını da ihlal ettiğinden ihlalin niteliği, süresi, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 12.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Davacı vekili ayrıca itibar tazminatı talep etmiş ise de, tasarım tescili yönünden itibarın zedelendiği ispatlanamadığından bu talep yönünden dava reddedilmiştir. Bu itibarla; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalıların davacı adına tescilli ... (2), (12), (25) ve (27) tescil nolu tasarım koruma kapsamında ürün üretip, piyasaya arz etmelerinin davacının bu tasarım tescillerinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ihlal teşkil eden ürünlere el konularak imhasına, 2-Toplam 73.800,32 TL maddi ve 12.000,00 TL manevi tazminatın, tespit tarihi olan 09/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, itibar tazminatı ve fazlaya dair manevi tazminat taleplerinin reddine,3-Karar kesinleştiğinde masrafı davalılara ait olmak üzere hüküm özetinin ülke çapında yayınlanan trajı yüksek bir gazete ile ilanına," karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURUSU:Davalılar vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacının tescil ettirdiği tasarımların "yaygın olarak bilinen ve üretilen tasarımlar" olduklarını, kamuya sunulmuş olmama şartını taşımaması nedeniyle hukuki korumadan yararlanamayacağını, bu hususun mahkemece göz ardı edildiğini,Davacının içinde bulunduğu piyasada daha önce kamuya sunulduğunu bildiği tasarımları kendi adına tescil ettirmesinin kötüniyetli olduğunu, Davaya konu tasarımın harcıalem bir tasarım olup, yıllardan beri üretimlerinin süregeldiğini, Yargıtay kararları doğrultusunda hukuki korumadan yararlanamayacağını,Bu nedenlerle haksız olarak talep edilen tazminatın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, mahkeme kararının bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini,Kabul anlamına gelmemekle beraber, bu ürünlerin müvekkili tarafından üretildiği kabul edilse dahi, ürünlerin davacının tasarımları ile benzer olmadıklarını, tasarım hakkına tecavüzden söz edilemeyeceğini, müvekkilinin iş yerinde davaya konu ürünlere rastlanmadığını,Müvekkilinin iş yerinde ürettiği sabit olmayan ürünlerden dolayı tazminat ödemesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yalnızca Instagram görsellerinden bu ürünlerin müvekkili tarafından üretildikleri anlamının çıkartılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili tarafından bu ürünlerin üretilip satılmadıklarını, bu durumun ticari defter ve kayıtlarıyla da sabit olduğunu,Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/383 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile müvekkilinin iş yerinde bu ürünlerin tespit edilemediklerinin belirtildiğini,14/03/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda da dava konusu tasarımlardan kaç adet üretilip piyasada satışa sunduğunun tespit edilemediğinin belirtildiğini, bilirkişiler tarafından farazi ve afaki hesaplamalar yapıldığını, 23/12/2021 tarihli kök bilirkişi raporunda, müvekkilinin defter ve faturalarında dava konusu tasarımlarla ilgili ayırt edici bir ibare olmadığından tespit ve hesaplama yapılamadığının belirtildiğini, Raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, Davacının buna rağmen tazminat talebinde bulunmasının kötüniyetli olduğunu, bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davacı tarafın iddia ettiğinin aksine tekstil piyasasında firmaların tek seferde her renkten 100 kat olacak şekilde kesim yapılmak zorunda olmadıklarını, farklı renkte kumaşları bir arada serim yaparak da kesim yapabildiklerini, davacının bahsettiği durumun çok yüksek adetlerde üretim yapan firmalar için geçerli olduğunu, davalı firmanın üretim yapan bir firma olmadığı gibi, çok yüksek adette üretim yapan bir firma da olmadığını, bu durumun bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, buna rağmen iki modelden de en az iki renkte üretim yapıldığı düşünülerek ihtimale binaen hesaplama yapıldığını, Mahkemece bu hesaplamalara itibar edilerek karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Tasarıma tecavüz süresinin ne şekilde tespit edildiğinin bilirkişi raporlarına itiraz etmelerine rağmen açıklanmadığını, Mahkemece salt bilirkişi raporlarına atıf yapılarak karar verildiği, başkaca hiçbir somut delile ve gerekçeye dayanılmadığını, Mahkeme kararının gerekçesiz olması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, İcranın geri bırakılmasını talep ettiklerini belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın tümüyle reddine, mahkeme aksi kanaatteyse yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosya arasında bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ... tescil numaralı tasarımın, 11/08/2020 tarihinden itibaren 5 yıl müddetle davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Mahkemenin 2020/383 Değişik İş sayılı dosyasında bilirkişi vasıtasıyla mahallinde yapılan delil tespiti sonucu tasarım uzmanı bilirkişi ... alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; "Tespit isteyen tarafa ait ... (25), (12), (2) ve (27) numaralı tasarım ile aleyhine tespit istenene ait instagram hesabında bulunan ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları" belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince Sınai Mülkiyet Uzmanı ..., sektör bilirkişisi ..., mali müşavir ... ve bilgisayar mühendisi ... oluşan bilirkişi heyetinden alınan 23/12/2021 havale tarihli raporda; davalı kullanımının davacıya ait ... (2), (12), (25), ve (27) sıra numaralı tescilli tasarımlara SMK 81/1 a uyarınca tecavüz niteliği arz ettiği, davacı ve davalı tarafa ait dava konusu ürünler numune olarak dosyada yer almadığından, itibar tazminatı noktasındaki hususların değerlendirilmesinin mümkün olmadığı ve mevcut delil durumuna göre takdirin mahkemeye ait olduğu, davacı tarafından ibraz edilen lisans sözleşmesinin hayata geçtiği, davacının talebi olan SMK 151-2/c kapsamında hak ihlal süresine göre talep edebileceği tazminat tutarının ... nolu tasarıma ait 12 nolu tasarım için 34.362,66 TL + KdV ve 25 nolu tasarım için 34.362,66 TL + KdV olduğu, davacının diğer talebi olan ... nolu tasarıma ait 2 ve 27 nolu tasarımlar için SMK 151-2/a kapsamında davacı ile davalı fatura ve defter açıklamalarında dava konusu tasarımları ayırt edici bir ibare olmadığından tespit ve hesaplama yapılamadığı belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi heyetine sektör bilirkişisi ... yerine ... dahil edilerek alınan 16/03/2022 havale tarihli ek raporda; ... (2), (12), (25) ve (27) sıra numaralı tasarımlar ile davalının instagram hesabındaki ürünler arasında yapılan karşılaştırma ve ulaşılan sonuçlar hususunda işbu tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim açısından benzer olduğu, ortalama piyasa şartlarına göre bir ürünün piyasada satışa sunulabilmesi için üretim planlamasında asgari seri üretimin 50 kat kumaş, 5 ayrı beden, 2 farklı renk pastal serim şeklinde çalışılması gerektiği, bu şekilde öngörülen hesapla toplam üretimin 50x5x2=500 adet olduğu, davacıya ait ... (2) ve (27) sıra numaralı tasarımların her biri için davalının ortalama toplam üretim adedinin 500’er adet olacağının söylenebileceği, davacının SMK 151-2-a kapsamında ... (2) ve (27) nolu tasarımlar için toplamda 5.075,00 TL tazminat tutarı talep edebileceği, kök raporda davacının talebi olan SMK 151-2/c kapsamında hak ihlal süresine göre talep edebileceği tazminat tutarının ... nolu tasarıma ait 12 nolu tasarım için 34.362,66 TL + KDV ve 25 nolu tasarım için 34.362,66 TL + KDV olduğu belirtilmiştir.
G E R E K Ç E: Dava; davalıların davacının tescilli tasarımından doğan haklarına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi, manevi ve itibar tazminatı ile verilecek hüküm özetinin ilanı taleplidir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalılar vekilinin tecavüzün mevcut olmadığına dair istinaf taleplerine göre yapılan incelemede; davacıya ait tasarımların koruma sürelerinin devam ettiği, davacıya ait tasarımlarla ilgili açılmış bir hükümsüzlük davası bulunmadığı, hükümsüz kılınana kadar SMK kapsamında tescilli tasarımlara tanınan korumadan yararlanacakları, alanında uzman bilirkişilerden alınan bilirkişi raporları ile davalıya ait olduğu tespit edilen Instagram sayfasında tanıtımı yapılan giysilerin davacıya ait tescilli tasarımların koruma kapsamında olduklarının tespit edildiği, SMK’nun 81. maddesinde tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için önerilerde bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak tasarım hakkına tecavüz olarak tanımlandığı, buna göre Mahkemece davalıların davacıya ait tescilli tasarımdan kaynaklanan haklarına tecavüz ettiklerinin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Davalılar vekilinin tazminat hesabıyla ilgili istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; aralarında tekstil sektöründen bilirkişinin de yer aldığı bilirkişi heyeti raporunda davalı şirketin kapasitesine göre her bir tasarım için 500 adet üretim yapmasının normal olduğunun tespit edildiği, ayrıca davalı şirkete ait Instagram hesabında ürünlerin tanıtımının yapıldığı tarihten dava tarihine kadar tecavüzün devam ettiğinin kabul edilmesinde bir yanlışlık bulunmadığı, davacı tarafça dosyaya sunulan davaya konu iki tasarımla ilgili lisans sözleşmeleri ve tecavüzün devam ettiği süreye göre hesaplanan lisans bedeli ile davacının karlılık oranı, davalının üretimini yapması muhtemel ürün sayısına göre SMK’nun 151/2-a maddesi uyarınca hesaplanan tazminat tutarlarının da olaya uygun oldukları, mahkemece hükmedilen manevi tazminatın da tecavüzün süresine, tecavüz edilen tasarım ve ürün sayısına, davalıların kusur derecesine göre hakkaniyete uygun olduğu, Mahkeme kararında yeterli gerekçeye de yer verildiği, Mahkemece maddi ve manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalılar vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 5.861,019 TL nispi harçtan, peşin alınan 1.465,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.395,76 TL eksik harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 127,00TL (posta-teb-müz) masrafının davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalılarca yapılan masrafların üzerlerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 16/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02