SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2024/509 E. 2024/929 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/509

Karar No

2024/929

Karar Tarihi

16 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2024/509 Esas

KARAR NO: 2024/929 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 07/02/2024 tarihli ara karar

NUMARASI: 2023/283 E.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 16/05/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

TALEP: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde; TPMK nezdinde "..." ibareli markanın ... sayı ile müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin tescilli markasını ... ve ... gibi elektronik pazar yerlerinde ticari faaliyetine konu ettiğini, ancak hal böyle iken davalı tarafından müvekkili markasının neredeyse aynısının tescili için kurum nezdinde ... sayı ile tescil başvurusunda bulunduğunu ve markanın tescilinin gerçekleştiğini ve davalının müvekkiline ait satış ilanlarının altında ilanlar oluşturduğunu gördüğünü, müvekkilinin ... üzerindeki satışlarının düşmesi ve ilanların altındaki olumsuz yorumların arttığını, davalının kendi marka tescilini ...'a sunarak, müvekkilinin tesciline konu ürünlerinin satışının kaldırıldığını ve bu suretle müvekkilinin markadan doğan haklarının ihlal ettiğini iddia ederek, davalı tarafın ... ve ... isimli pazar yerlerinde müvekkilinin markasını taşıyan satış ilanları oluşturmasının ve dava dışı üçüncü kişilere marka kullanım/satış yetkisi verilmesinin tedbiren önlenmesini talep etmiştir.

TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 07/02/2024 tarihli 2023/283 E. sayılı ara kararıyla; "...Dosya kapsamı deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre HMK 389 ile SMK 159 ve devamı maddelerinde aranan yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği" gerekçesiyle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.

İSTİNAF BAŞVURUSU: Tedbir talep eden Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davalı tarafın bu davanın açılacağını anlaması üzerine ilanlarını kaldırdığını, bu nedenle bilirkişinin inceleme yaptığı dönemde satışa rastlanmadığını,Dava dilekçesinin ekinde sunulan deliller ile bu delillerin incelenmesi halinde davalı müvekkiline ait marka ile ... ortamında satışlar yaptığının görüldüğünü, ekran görüntülerinin halen yerinde durduğunu, "..." ve "..." ibareli mağazalarda satış yapıldığını, ilgili sanal mağazaların müşteri yorumlarının incelenmesi halinde bu durumun kolaylıkla tespit edilebileceğini, Tedbirin kabul edilmesi için tecavüzün devam etmesinin gerekmediğini belirterek, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davalı tarafın ... ve ... adlı pazar yerlerinde müvekkilinin markasını taşıyan satış ilanları oluşturmasının ve dava dışı üçüncü kişilere marka kullanım/satış yetkisi verilmesinin önlenmesi amacıyla teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 29/03/2022 başvuru, 06/09/2022 tescil tarihli, ... numaralı "...+Şekil" markasının 25. sınıfta davacı ... adına,23/07/2023 koruma tarihli, ... numaralı "..." makasının ise 35. Sınıfta davalı ... adına tescilli olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince marka vekili bilirkişi ... alınan 07/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Davalı adına tescilli ... no.lu “...” lafzi markasının 35. sınıfta mağazacılık olarak tabir edilen hizmetteki tescili kapsamında, davacının ... tescil no.lu “...” asli ibareli markasının 25. sınıfta tescilli olduğu emtialar aynen bulunduğu dava dilekçesinde belirtilen, ... ve ...’da yer alan “...” isimli sanal mağazaların satıcısının davalının kurucusu ve tek pay sahibi olduğu ... unvanlı şirket olduğu, söz konusu sanal mağazanın bu şirket adına kayıtlı olduğu ve ...’da yer alan “...” isimli online mağazanın davalı adına kayıtlı olduğu tespit edildiği, söz konusu “...” ve “...” isimli sanal mağazalarda dava tarihinden önce davacıya ait “...” markalı ürün satışı yapılıp yapılmadığı hususu ile davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti talep edilmişse de, olayda söz konusu olan ... ve ... gibi online satış platformlarındaki mağazaların ekran görüntülerinin eskiye dayalı olarak tespit edilip arşiv kayıtlarına ulaşılması mümkün olmadığı, satışa ilişkin bilgiler ancak ilgili e-ticaret platformlarından edinilebildiği, söz konusu sanal mağazaların güncel ekran görüntüleri incelenmiş; yapılan incelemede işbu raporun hazırlanma ve teslim tarihinde davacı markalı ürün satışına rastlanılmadığı" belirtilmiştir. ... A.Ş. (...) vekili tarafından dosyaya sunulan müzekkere cevabında; davalıya ait ... isimli mağazada "..." markalı ürün satışının ve ürün listelemesinin (ilanı) görülmediği bildirilmiştir....A.Ş. (...) tarafından dosyaya gönderilen müzekkere cevabında; yapılan incelemeler sonucunda, ilk olarak ... tarafından ... hakkında “marka ihlali” sebebiyle Şirket'e bildirim yapıldığı ve bu bildirimin Şirket tarafından incelenmesini takiben ...'in satışa sunulan ürünlerinin yapılan bu bildirim sebebiyle satışa kapatıldığının tespit edildiği, beraberinde, satışa kapatılan ürünlerinin yeniden satışa açılabilmesi için ... tarafından kendi sahibi olduğu “..." markasına ilişkin olarak tescil belgesini ilettiğinin tespit edildiğini, marka tescil belgesinin iletilmesini takiben ... tarafından listelenen ürünlerin satışa açıldığını, marka tescillerine istinaden iki satıcının da bu marka adı altında satış yapmaya devam ettiğini bildirdikleri anlaşılmıştır.

G E R E K Ç E: Dava marka hükümsüzlüğü ve marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasıdır. Dava dilekçesi ile davalının markayı kullanmasının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi de talep edilmiştir. Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.6100 sayılı HMK'nun 389/1. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, 390/son maddesinde ise tedbir talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu belirtilmiştir.Dosya incelendiğinde; davacı tarafından davalının ... ve ... isimli e-ticaret sitelerinde davalının kendisine ait “...” ve “...” isimli sanal mağazalarında “...” markası ile ürün satışı yaptığının iddia edildiği, ancak alınan bilirkişi raporu ile yapılan güncel incelemede davalıya ait sanal mağazalarda markanın kullanılmadığının tespit edildiği, geçmişe yönelik araştırma yapılamadığı anlaşılmıştır. Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildikten sonra ... A.Ş. (...) tarafından dosyaya gönderilen 10/05/2024 tarihli müzekkere cevabında davalının “...” markalı ürünlerin satışının yapıldığı bildirilmişse de, karar tarihinde dosyada mevcut delillerle davacının haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediği, bu nedenle karar tarihindeki mevcut delil durumuna göre Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, yargılama sırasında yeni delillerin toplanmasından sonra HMK’nun 396. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebi her zaman Mahkemece değerlendirilebileceğinden, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince tedbir talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 16/05/2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın(MarkaTecavüzdenkonusuesastanKaynaklanan)kararistinafreddiHakkınaistanbulMarkakararıtedbirdelillertalepdosyatarihitalebininbaşvurusu

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim