SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2022/1726 E. 2024/913 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1726

Karar No

2024/913

Karar Tarihi

16 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2022/1726 Esas

KARAR NO: 2024/913

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 26/05/2022

NUMARASI: 2020/44 Esas - 2022/68 Karar

DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi, Manevi Tazminat İstemli)

KARAR TARİHİ: 16/05/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Asıl davada Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kendine özgü tekniği ve çalışmaları ile sanatseverler tarafından eserleri görüldüğünde tanınan bir sanatçı olan müvekkilinin, kendisine gelen telefonlar ile ... alışveriş merkezinde iki adet eserinin yer aldığını öğrendiği, alışveriş merkezine herhangi bir eserini vermediği, herhangi bir galeri tarafından da eserlerinin satıldığına ilişkin bir bilgi verilmediği, davalı AVM’ye giden müvekkilinin, duvarlarda sergilenen iki adet eserin kendisine ait olmadığını, ancak kendisinin çok bilinen eserlerinden birebir kopyalanarak üretildiğini gördüğünü, bu eserin 2011’de ... Galerisinde açılan ... başlıklı sergide yer aldığı, gerek aynı sergide, gerekse diğer sergilerde elbette müvekkilinin sanatçı kişiliğini yansıtan başka birçok esere de yer verilmiş olduğu, orijinalinin görseli sunulan eserden kopyalanmak suretiyle, orijinalinden daha büyük ve daha küçük boyutlarda olmak üzere taklit edilen iki ayrı eserin ... AVM’de iki yıl boyunca sergilendiğini öğrenen müvekkilinin, AVM yönetici ve avukatları ile görüştüğü ve kendisinden özür dilenerek haksızlığın derhal giderileceği sözü verildiği, aradan geçen süreye ve verilen söze rağmen herhangi bir bağlantı kurulmaması üzerine davalılardan ... A.Ş.’ye Beşiktaş ....Noterliği vasıtasıyla ... yevmiye nolu ve 31.05.2019 tarihli ihtarname gönderildiği, anılan ihtarnameye karşı ... A.Ş. vekillerince Üsküdar ...Noterliği’nin 13.06.2019 gün ve ... sayılı cevabi ihtarnamesi gönderildiği, eserlerin ....Ltd. Şti.’den (...) satın alındığı, kanuna aykırı bir biçimde çoğaltılmalarında herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığı, ancak derhal kaldırılarak depoda muhafazaya alındıklarının belirtildiği anlaşıldığından, depoya kaldırıldığı belirtilen ihtilaf konusu ürünlerin herhangi bir yerde, şekilde ve biçimde kullanılmasının, sergilenmesinin, satılmasının, dolaşıma çıkarılmasının takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir yoluyla yasaklanmasına, hukuka aykırı eylemlerin devam etmesi sebebiyle, FSEK'nun 77. maddesi uyarınca “ ...San. Ltd. Şti’nin” işyerinin tedbiren kapatılmasına, FSEK 68.maddesi gereğince 3 kat tazminat ahükmedilmesini, şimdilik 1000TL maddi tazminatın ihlal tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline, müvekkilinin ihlal edilen üç adet manevi hakkı nedeniyle her biri için 75.000,00 TL. den toplam 225.000,00 TL. manevi tazminatın ilk ihlal tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. -Davacı vekili ıslah dilekçesinde neticeten; "- Fazlaya ilişkin hakkımız saklı kalmak kaydıyla, ihlal edilen mali haklar nedeniyle FSEK 68.maddesi uyarınca 450.000,00 TL. maddi tazminatın, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine, belirlenecek tazminata ihtar tarihinden (31.05.2019) itibaren ticari faiz yürütülmesine, Müvekkilin ihlal edilen üç adet manevi hakkı nedeniyle her biri için 75.000,00 TL. den toplam 225.000,00 TL. manevi tazminatın ilk ihtar tarihinden (31.05.2019 itibaren) yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine, FSEK 78.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ülke çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına, masrafın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline," karar verilmesini talep etmiş, harç yatırmıştır.

CEVAP: Davalı ... AŞ. vekili cevap dilekçesinde özetle; Hak düşürücü sure ve zamanaşımı bakımından itiraz ettiklerini, davaya konu ihlalin öğrenildiği tarihin belirtilmediğini, dava konusu eserlerin diğer davalı şirketten satın alındığını, bu nedenle davalıya bu anlamda hüsümet yönetilmesinde hukuki dayanan bulunmadığını, davacının eser sahipliğinin ve dava konusu çalışmalarının eser vasfını haiz olup olmadığının ispata ihtiyacı olduğunu, çalışmaya konu görselin anonim bir .../...'un hikayesi olduğunu, bununla ilgili çok sayıda görsel ve çizimin yer aldığını, kendilerine gönderdikleri ihtarnamede hiçbir zaman davacıya ait olduğu iddia olunan eserlere dair herhangi bir eylem ve işlem de bulunulmadığını, davacının iddiasına konu eser üzerindeki herhangi bir hakkı ihlal edecek herhangi bir tasarrufta bulunmadıklarını, eserleri çoğaltmadıklarını, yaymadıklarını, işlemediklerini ve buna benzer başka bir işlemde bulunmadıklarını, söz konusu AVM'nin mimari dekor ve resepsiyon karşılama alanlarında kullanılmak üzere heykel, rölyef gibi sanatsal objeleri diğer davalı ... Limited Şirketi'nden satın aldıklarını, davalı tarafından kendilerine sunulan ve satın alınan tüm sanatsal objelerin görselleri ve ücretlerini içeren teklif mektubunu delil olarak sunduklarını, Maddi tazminat talebinin Şimdilik 1.000-TL olarak belirlendiğini ve tazminat talebi yönünden belirsiz alacak davası açıldığını belirtmiş işlerse de davacının maddi tazminat talebinin belirsiz alacak davası olarak yöneltilmesi ne itiraz ettiklerini, Davacının dava kanusu ürünlerin kime ait olduğunu üzerinde bir hak sahipliği ihtilaf olup olmadığını varsa davacının izni olmaksızın çoğaltmaya konu edilip edilmediğini bilmediğini ve bilebilecek durumda da olmadığını, FSEK 66. Maddesi uyarınca söz konusu eserler depoya kaldırılıp kullanılmadığından tecavüzün ref'ine ilişkin hükümlerin bu davada uygulanamayacağını, mali hakları haleldar edilen kimse tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere müteallik hükümler çerçevesinde tazminat edebileceği hükmü mevcut olduğundan, davalının kusurunun bulunması şartı arandığından huzur'daki davada dava alınan iyi niyetle hareket ettiğinin ortada olduğundan tazminat taleplerinin yerinde olmadığını, bu nedenlerle davanın ve taleplerin reddine karar verilmesİni talep etmiştir. Davalı ... Ltd.Şti. Vekili cevap dilekçesi ile; Davalı Firma yetkilisinin endüstriyel imalata uygun şekilde Eser ve aksesuar tasarlayarak imalat yaptığını, ... ve ... gibi markalara da tasarımlar yaptığını, endüstriyel ürünler üreten bir firma olduğunu, davalı ile diğer davalı ... ile ... AVM de sergilenmek üzere endüstriyel ürünler, heykeller gibi sanat eserlerinin davalı tarafından tasarlanması ve üretilmesi konusunda anlaşıldığını, Davalı ve Davacı arasında geçen bu durumda herhangi bir hak ihlalinden söz edilemeyeceğini, davacının dava dilekçesinde “...'da 2 yıl boyunca sergilenen eserlerin davalının eserlerinden kopyalanmak sureti ile ancak bebek ince fırça ve boya ile üç boyutlu olarak gerçekleştirilen figürlerin tahtalar halinde aynı formda kesilerek bir yüzeye yapıştırılması sureti ile oluşturulduğu, eser'in orijinal ve yeşil tonlarında olmasına rağmen kopyalanan eser sarı tonlarında yapılmış olup , orijinal ebadında farklı olmasının yanı sıra hem yatay hem dikey kullanım söz konusudur” diyerek aslında davalının ortaya çıkardığı eser ile davacı eserlerinin birbirinden ne kadar farklı olduğu ikrarını içerdiğini, eserler arasında benzerlik olmadığını, her eserin kendi yaratıcısının hususiyetini taşıdığını, Dolayısıyla iki farklı eserin söz konusu olduğu bu yüzden de herhangi bir hak ihlalinden söz edilemeyeceğini ifade ettiği Ayrıca Davacı şirket tarafından yapılmış ve 2 yılı aşkın süredir sergilenmekte olan ürünlerin üç boyutlu olup rölyef tekniği ile ahşap parçalarının kesi$mesi oyulması ve biçimlendirilmesi daha sonra ahşap zemin üzerine monte edilerek alçı pirinç ve akrilik kaplama kullanılarak renktendirilmiş olan endüstriyel ürünler olduğunu, yapılışı tekniklerinin birbirinden farklı ve yapılışlarında herhangi bir kopyalama maksadının söz konusu olmadığını, Davacının ... Avm ve yöneticilerine ulaşabilmesi ne rağmen bugüne kadar kendilerine ulaşmadıkları, talep ve bildirimlerini kendilerine yönlendirmediklerini, dolayısıyla öğrenme tarihinden itibaren dava tarihine kadar kendilerine başvurmayan davacının şimdi dava açmakta hukuki yararının olmadığını, diğer davalı tarafından verilen sözlerin davada davalı açısından herhangi bir bağlayıcılığının olmadığını, dava açabilmesi için önceden kendilerine bildirimde bulunulması gerektiğini, fSEK 21 maddesinde işleme Hakkı , FSEK 22.maddesinde çoğaltma hakkı ve cayma hakkı, umuma iletim hakkı ihlalinden söz edildiğini, ancak davalının ortaya çıkardığı eserin davacı tarafın da kahul ettiği gibi farklı teknikler kullanılarak farklı boyutlarda meydana getirilen farklı eserler olduğu için herhangi bir hak ihlalinin ortada olmadığını, bu nedenle söz konusu davanın ve taleplerinin reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"...A)Asıl dava bakımından: Sehven tefrik yapılıp asıl davada hüküm kurmaya yönelik talep ve iddia kalmadığından asıl dava bakımından karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekalet ücreti taktirine yer olmadığına. B)Birleşen dava bakımından : Maddi tazminat yönünden, Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, toplam her iki eser için 190.800,00 TL maddi tazminatın 31/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, C)Manevi tazminat yönünden: Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, her bir eser için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL Manevi tazminatın 31/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, D)Taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulduğundan hükmün ilanı talebinin REDDİNE" şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde;Maddi tazminat hesabının hatalı olduğunu, 23.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilin benzer eserlerinin satış fiyatları da nazara alınarak davaya konu taklit ürünlerden küçüğü için 60.000,00 TL, büyüğü için ise 90.000,00 TL rayiç bedel hesabı yapıldığını, FSEK md.68 uyarınca maddi tazminat talebinin 450.000,00 TL’ye çıkarılarak eksik harç tamamlandığını, 21.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise davalı ... tarafından düzenlenen faturalar ile rapora göre “hakkaniyetin ve olayın özelliği” esas alınmak üzere toplam 190.800,00 TL tazminat hesabı yapıldığını, FSEK md.68 uyarınca ödenecek tazminat “varsayımsal sözleşme bedeli veya rayiç bedel” esas alınarak tespit edileceğinden, bilirkişilerin kriter olarak belirttiği “hakkaniyetin ve olayın özelliğinin” hukuken bir önemi bulunmadığını, 2.rapora göre karar verilmesinin yerinde olmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.03.2002 Tarih, 2002/11-176 Esas ve 2002/2014 Karar sayılı içtihadında varsayımsal bedelin tespitinde “eser sahibinin bilimsel/sanatsal yeteneği, üretim kapasitesi gibi subjektif nitelikleri; eserin beğeni ölçüsü, sayfa sayısı, estetik görünümü, nitelik ve niceliği, ihlal edilen mali hakkın türü, coğrafi kapsamı, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı vasıta, bunun geniş halk kitlesine ulaşımı gibi objektif kriterlerin” dikkate alınacağı belirtildiğini, Tazminat hesabında esas alınacak eserin taklit ürünün satış bedeli değil, asıl eserin yani müvekkilinin orijinal eseri olduğunu,Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/638 Esas, 2020/4396 Karar ve 26.10.2020 Tarih sayılı ilamı ile “eser niteliğinde olduğu ve izinsiz kullanıldığı tespit edilen yazılım için yazılım sürümünün TL cinsinden rayiç bedelinin 3 katı tutarında tazminata hükmeden” mahkeme kararını onadığını, 2010/15412 Esas, 2012/6160 Karar ve 16.04.2012 Tarih sayılı ilamında da “…davacının özgün çalışması sonucu gerçekleştirdiği mimari projenin FSEK’te tarif edilen eser niteliğinde olduğu, davalının anılan projeyi rayiç bedel ödemeksizin kullandığı, davacının eserden kaynaklanan mali haklarına tecavüzde bulunduğu” gerekçesiyle FSEK’in 68. Maddesini nazara alarak rayiç bedelin 3 katı tutarında tazminata hükmeden İlk Derece Mahkemesinin kararını isabetli bulduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2018/5073 Esas, 2019/6260 Karar ve 07.10.2019 Tarih sayılı ilamının a bu yönde olduğunu,Manevi tazminat tutarı caydırıcılıktan uzak olduğunu, müvekkilin tanınmış bir ressam olduğunun kararda da belirtildiğini, eserinin oldukça büyük ebatlarda üretilen kopyalarının her gün binlerce ziyaretçisi olan bir alışveriş merkezinde 2 yıl boyunca sergilendiğini, müvekkilinin iyi niyetle ilettiği tüm sözlü taleplerine rağmen ihlalin giderilmesi için hiçbir girişimde bulunulmadığını, davadan sonra taklit ürünlerin depoya kaldırıldığının dikkate alınması gerektiğini,Hükmün ilanı talebinin reddi hukuka aykırı olduğunu, FSEK md.78 uyarınca “Haklı olan taraf, 67.maddenin 2.fıkrasında yazılı halden başka, haklı bir neden veya hukuki yararı varsa hükmün ilan edilmesini talep hakkına sahiptir.” şeklinde olduğunu, mahkemece FSEK 68 e göre farazi sözleşme ilişkisi kurulduğu gerekçesi ile talebi reddetmesinin yerinde olmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/11-71 Esas, 2020/483 Karar ve 30.06.2020 Tarih sayılı ilamında da FSEK md. 68 uyarınca hükmedilen tazminat sebebiyle taraflar arasındaki farazi sözleşme ilişkisinin yalnızca mali haklar yönünden kurulduğu açıklandığını “…Hak sahibinin tecavüzün ref'i kapsamında FSEK'in 68/1 maddesi gereğince bedel ödenmesini tercih ettiği takdirde sadece tecavüze konu mali hak kullanımları için mütecaviz ile farazi bir sözleşme yapılma iradesini açıkladığı, bu talebin kabul edilmesi hâlinde ise sadece tecavüze konu mali hak kullanımları için farazi sözleşme ilişkisinin kurulduğu kabul edilmelidir…” Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/5930 Esas, 2021/4201 Karar ve 28.04.2021 Tarih sayılı ilamında Yüksek Mahkeme “…davanın kısmen kabulüne, davalı belediye tarafından 31.05.2010 tarihinde basımı yaptırılan ... kitapçığında 18 adet grafik resmin izinsiz kullanımının olduğunun tespitine, rayiç bedel 1.000,00 TL'den 18 adet eser için 18.000,00 TL'nin takdiren üç katı 54.000,00 TL' nin ve 7.500,00 TL manevi tazminatın 31.05.2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı taraftan tahsiline, taraflar arasında farazi sözleşme kurulmuş olup men konusunda karar verilmesine yer olmadığına, hükmün ilanına, fazlaya ilişkin talebin reddine” karar veren Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamış olduğunu, Daire’nin 2009/10214 Esas, 2011/9105 Karar ve 18.07.2011 Tarih sayılı ilamına göre de “FSEK md.78’de haklı olan tarafın muhik bir sebep veya menfaati olduğu takdirde ilan isteyebileceği öngörülmüş olup, davacı da ilan talebinde bulunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucu davalının eylemi FSEK hükümlerine aykırı bulunup aleyhine tazminata hükmedildiğine göre, davacının ilan talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu husustaki somut kanıtlar gösterilmeden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.” Şeklinde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. istinaf isteminde; 1. Bilirkişi raporunda ve 2. Bilirkişi raporunda ...’ın kusuru olmadığı belirtildiğini, 21.02.2022 tarihli 3. bilirkişi raporunda gerekçesiz şekilde eserlerin kopyalanmasında müvekkil şirketin müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunun ifade edilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, son iki bilirkişi raporlarında dahi davalı müvekkil ...’ın yalnızca temsil hakkını ve adın belirtilmesi salahiyeti hakkını ihlal etmiş olabileceği tespit edilmişken; yerel mahkemenin ...’ı tüm ihlallerden diğer davalı ... ile birlikte sorumlu tutması ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu, Davacının eserinin 2011 yılında sergilendiğini belirttiğini, 2019 yılında müvekkili ...’ın fatura karşılığı diğer davalı ... Mimarlık şirketi dekorasyon kataloglarından seçerek satın aldığı dava konusu dekoratif ürünlerin, davacıya ait eserlerden kopyalandığının bilinmesi veya araştırılabilmesi mümkün olmadığını, kanun’da, “umuma açık yerlerde sergilenen güzel sanat eserlerinin eser sahiplerinin adları belirtilmeksizin teşhir edilebileceği hükme bağlanmıştır (FSEK. m. 40/4). Bu hükmün somut olayda davalı müvekkil ... lehine uygulanması gerektiğini, davacı tarafından orijinal eserlerin kime, nereye satıldığına dair bir bilgi dahi verilemediğini, orijinal eserlerin varlığına dair ispata yarar bir delil dahi sunulamadığını,İzinsiz kopyalama eyleminin filinin dava dışı ... olduğuna dair tespit yapıldığınında müvekilinin sorumluluğu olmadığını, Müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, basiretli bir tacir gibi hareket ederek davacının bildirimi üzerine, derhal diğer davalı ...’tan satın alınan dekoratif ürünleri AVM’de bulundukları yerden kaldırdığını davacıya bildirdiğini, müvekkilinin satın aldığında ürünlerin davacıya mı davalıya mı ait olduğunu bilmediğini,Delil olarak yalnızca fotoğraf sunan davacının hak iddiasına dayanak hiçbir kesin delil dosyada olmadığını, davacının eser sahipliği iddiasını öncelikle kendi açısından ispat edememişken adın belirtilmesi hakkı ve diğer haklarının ihlal edildiğinden bahsedemeyeceğini, satın aldığı tasarımların davacının eserlerinden kopyalandığını bilemeyecek ve araştıramayacak durumda olması nedeniyle ...’ın ‘’temsil hakkı’’nı ihlal ettiğinden söz edilemeyeceğini, yerel mahkemenin taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisinin varlığını kabul etmesinin hatalı olduğunu, farazi sözleşmenin FSEK de düzenlenmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için müvekkilinin davacının temsil hakkının ihlalinden sorumlu tutulabileceği düşünülse bile kusurunun olmaması nedeniyle tazminatın üç katından sorumlu tutulması beklenmeyeceğini, tablolar için biçilmiş olan birim bedeller oldukça yüksek olduğunu, ticari faiz işletilmesi hatalı olduğunu, taklit edildiği iddia edilen işlerin eser niteliğini haiz olmadığını, davada FSEK 66.-68. maddelerinin uygulanamayacağını, müvekkili şirketin manevi hak ihlallerinden sorumlu tutulamayacağını, raporların çelişkili ve yetersiz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... istinaf isteminde; taklit olduğu iddia edilen iki adet pano güzel sanat eseri kapsamında değerlendirilebilecek niteliği taşımadığını, diğer Davalı olan ... müvekkili firmaya göndermiş olduğu ihtarnamede ürünlerin bulundukları yerden kaldırıldıklarının beyan edildiğini, devam eden bir tecavüz olmadığını, davacı tarafın bu davayı tecavüzün ref-i davası olarak müvekkiline yöneltmesinde hukuki yararı olmadığını,Davacının davaya konu eserlerinin varlığını ispat edemediğini, davacının kesin süre içerisinde davaya konu eserlerin varlığını bildirmediğini, bilirkişilerce bilinmeyen bir gün, saat ve adreste yerinde inceleme yapılmış ve bilirkişi raporu tanzim edilmiş olduğunu, işbu bilirkişi raporunun dayanak gösterilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, neticeten davanın reddine, davacının ve davalının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME 05/02/2021tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; "Davaya konu davalılardan ... LTDŞTİ. Tarafından nitelikli sanat eserlerinin üslubunu ve izlerini taşıyan dekoratif ürünlerin FSEK kapsamında güzel sanat eserlerinden olmadığı, bu dekoratif ürünlerin tasarım olarak adlandırılabileceği, Bu nedenle davacının FSEK kapsamında eserden doğan manevi ve mali haklarına tecavüz eyleminin mevcut olmadığı, dolayısıyla FSEK kapsamında maddi ve manevi tazminat hesaplaması yapılmadığı", yönünde raporu sunmuştur. 23/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişiler FSEK uzmanı ..., Mali müşavir ..., grafik tasarım ve güzel sanatlar uzmanı ... müşterek raporlarında sonuç olarak; "... Tic. Ltd. Şti tarafından yapılan ve dava konusu her iki çalışmada da ressam ...’ın özgün eserlerinin birer kopyaları olduğu sonucuna varılmıştır. Dava konusu bu kopya çalışmalar hiçbir şekilde özgün bir tasarım olarak tanımlanamaz. Tamamıyla değişik malzemeler kullanılarak yapılmış.Benzer birimleri çok sayıda, tekrar ederek belli bir düzende bir araya getirerek gerek elde gerekse dijital ortamda sonsuz sayıda görsel oluşturmak mümkündür. Ancak iki ayrı kişinin iki çalışmada birden form, düzenleme, kompozisyon açısından tesadüf eseri birbirinin aynı işler üretebilmesi olası değildir. Görsellerin incelemesinde görüldüğü üzere; her iki dava konusu çalışmada da, orijinal eserlerle taklitlerinin, tesadüfe yer olmayacak derecede ayniyetlik taşıdığı ve her ne amaçla ve her ne malzemeyle yapılmış olursa olsun dava konusu bu çalışmaların, Ressam ...’a ait eserlerin kopyaları olduğu sonucuna varılmıştır. FSEK kapsamında; Davaya konu orijinal eserlerin FSEK mad.4/1 bağlamında güzel sanat eseri olduğu ve sunulan katalogla eser sahibinin davacı ... olduğu, davaya konu resimlerin bu orijinal eserlerden işlenerek ve çoğaltılarak oluşturulduğu, Dosya içeriğinden anlaşıldığı kadarıyla orijinal eserlerin işlenmesi, çoğaltılması dava dışı ... tarafından gerçekleştirilerek ihlal edildiği, Davaya konu resimlerin davalı ... tarafından davacının adı belirtilmeden satışı sunulmakla adın belirtilmesi salahiyeti, yayma hakkı ve davalı ... tarafından adı belirtilmeden sergilenmekle adın belirtilmesi salahiyeti ile temsil hakkının ihlal edildiği, FSEK m.68 yönünden kusurunun olması ya da zararın gerçekleşmiş bulunmasını aranmadığı, davalı ...’ın temsil hakkının ihlalinde kusuru olmaması yönünden iddiaları bakımından tazminatın üç kata kadar artırılması yönünde takdirin sayın Mahkemede olduğu, FSEK m.68 bakımından rayiç bedel için davacı tarafından sunulan deliller değerlendirildiğinde katalogdaki 196x120 cm bouyutundaki eserin önceki yıllarda 55.000TL ye satıldığı, davacının talepte bulunduğu şekilde taklit ürünlerden yatay konumda kullanılan 120 X 250 cm açısından 75.000TL ve dikey ebatta kullanılan 120 X 150cm eser için ise50.000TL‘nin rayiç bedel olarak uygun olduğu, davacının talep etmiş olduğu üç kata kadar fazlasında takdirin sayın Mahkemede olduğu, davacının Mayıs 2019 da ilk ihtarnameyi gönderdiği göz önüne alınarak rayiç bedellerin günümüzdeki karşılığını iki şekilde güncellenebileceği, Enflasyon oranları göz önüne alınarak ortalama %20 artırdığımızda ; yatay konumda kullanılan 120 X 250 cm açısından 75bin*%20= 90.000TL ve dikey ebatta kullanılan 120 X 150cm eser için ise 50 bin*%20= 60.000TL‘nin sonucuna ulaşıldığını, Ülkemizdeki döviz artışlarının fiyatlar genel seviyesine olan etkisi nedeniyle bir de rayiç bedelleri Euro olarak inceleyecek olur isek; 31 Mayıs 2019 daki Euro Merkez Bankası döviz alış kuru 6.532 TL ye göre 50.000,00 TL/6,532 =7.654,62 euro 75.000,00 TL/6,532=11.481,94 euro 22 eylül 2021 euro döviz alış kuru 10,1291 e göre o günün şartlarındaki dövizlerin bugünkü karşılığı ise; 7.654,62 euro10,1291 =77.534,45 TL 11.481,94 euro10,1291 =116.301,67 TL sonucuna ulaşılacağını ,Öte yandan davalı ... açısından rayiç bedel belirlenmesinde eserlerin satışına yönelik değil, temsil hakkının ihlal edilmesi nedeniyle temsile yönelik bir rayiç belirlenerek tazminata hükmedilmesi noktasında takdirin sayın Mahkemede olduğu ancak bu doğrultuda dosya içeriğinde bu rayiç bedeli tespit edecek bir delil olmadığından değerlendirme yapılamadığı, Davalılar tarafından ihlal edilen adın belirtilmesi salahiyeti manevi hakkına yönelik olarak FSEK mad.70 uyarınca para ve/veya başka türlü manevi tazminata hükmedilmesinde takdirin sayın Mahkemede olduğu anlaşılmaktadır". Yönünde raporu sunmuşlardır. 21/02/2022 taihli raporda bilirkişiler FSEK uzmanı ..., MM ..., güzel sanat eseri uzmanı ... müşterek raporlarında sonuç olarak, "Davaya konu orijinal eserlerin FSEK mad.4/1 bağlamında Güzel Sanat Eseri ve eser sahibinin davacı ... olduğu ve 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu tarafından korunan eserlerden olduğu, Davalıların davaya konu taklit/kopya ürünleri davacıya ait orijinal eserlerden işleyerek ve çoğaltarak oluşturdukları ve aralarında alım-satım yaptıkları, Yine davalıların aralarında 5846 Sayılı yasanın 52. Maddesine uygun bir sözleşme bulunmadığı için he iki davalının da eşit bir biçimde ve müteselsilen sorumlu oldukları, Davacı eser sahibinin talep edeceği tazminat miktarının, 08.12.2017 tarih ve 135452 Seri numaralı davalı ... tarafından diğer davalı ... adına düzenlenmiş faturada belirlenen meblağdan hareket edilerek hesaplanmasının hakkaniyete ve olayın özelliğine uygun olacağı, Buna göre davacının yatay konumda kullanılan (120 X 250 cm) taklit eser açısından 44.600,00TL; dikey ebatta kullanılan (120 X 150 cm) kullanılan eseri için ise 19.000,00TL olmak üzere her iki eser için toplam olarak 63.600,00TL (Altmış üç bin altı yüz lira) maddi tazminat talep edebileceği, FSEK m. 68 kapsamında ise davacının yatay konumda kullanılan (120 X 250 Cm) taklit eser açısından 44.600,00TL x3- 133.800,00TL; dikey ebatta kullanılan (120 X 150 cm) kullanılan eseri için ise 19.000,00TL x3- 57.000,00TL olmak üzere her iki eser için toplam olarak 190.800,00TL (Yüz doksan bin sekiz yüz lira) maddi tazminat talep edebileceği Davacıya ödenecek tazminattan her iki davalının da birlikte ve eşit şekilde sorumlu tutulabileceği, Davacının manevi tazminata da hak kazandığı ancak bunun takdirinin mahkemeye ait olduğu" yönünde raporu mahkememize sunmuşlardır.

GEREKÇE Davacı, ressam olarak eser sahibi olduğu resimlerin izinsiz kopyalanarak ... AVM'de sergilendiğini, davalılarca esere dayalı mali ve manevi hakların ihlal edildiğini belirterek FSEK 68 mad gereğince maddi tazminat ile, FSEK 14,15, 16 md gereğince adın belirtilmesi, umuma arz salahiyeti, eserde değişiklik yapılmasını men etme haklarının ihlali nedeni ile manevi tazminat ve ilan talebinde bulunmuştur.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ve davalılar vekilleri ayrı ayrı yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; mahkemece aşamalarda 3 ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmış ve son rapora göre karar verilmiş ise de, son raporda orjinal eserin değerine göre değil, tecavüzlü olduğu belirtilen ürünlerin davalılar arasındaki satış fiyatına göre hesaplama yapılmış olmakla rapor bu yönü ile yerinde değildir. Mahkemece alınan 2.bilirkişi raporunda; davacının eserinin önceki yıllardaki satış değerine göre 55.000TL' lik eser satışına göre hesaplama yapıldığını belirtilmiş ise de, hangi tarihli hangi satışın esas alındığına dair bilgiye raporda yer verilmediği gibi, 55.000TL olarak belirtilen satışa ilişkin bilgi ve belgelere dosyada ve delil listesi ek 10'da rastlanmamıştır. Bununla birlikte; dava tarihindeki değer esas alınması gerekirken, raporda belirlenen bedele ihtarname tarihi olan Mayıs 2019'dan itibaren enflasyon oranı ve döviz kuruna göre güncelleme yapılması da yerinde görülmemiştir. Bu durumda, mahkemece öncelikle dosyanın son bilirkişi heyetine tevdi edilerek davacının eserinin orjinalinin dava tarihindeki değerinin denetime elverişli şekilde tespiti ile dava tarihi itibarı ile maddi tazminatın hesaplanması için ek rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Kabule göre ise; mahkemece davacının manevi haklarının ihlal iddiası kabul edilerek manevi tazminata hükmedilmiş ise de, hükmün ilanı talebinin reddine karar verilmesi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353.1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre sair hususların ve davalılar vekillerinin istinaf isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,2- Davalılar vekilinin istinaf isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,- 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/44 Esas - 2022/68 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,- Yargılamaya devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf talebi kısmen kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,- Davalıların istinaf istemi bu aşamada incelenmediğinden davalılarca yatırılan istinaf başvuru ve nisbi harçlarının istek halinde aidiyetine göre davalılara iadesine,4-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcının davalılardan alınıp davacıya verilmesine,-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 16/05/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkaldırılmasınaFikirTazminatkonusuistinafkabulüneİstemli)dereceistanbulVeManevigerekçe(Maddi,mahkemesininincelemeEserireddine"kısmenSanatdosyahüküm“fseknumarasıltdşticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim