İstanbul BAM 16. HD 2022/1440 E. 2024/897 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1440
2024/897
15 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1440 Esas
KARAR NO: 2024/897
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/11/2021
NUMARASI: 2021/178 Esas, 2021/27 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 15/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında 07/05/2009 tarihli Lisans Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme hükümleri uyarınca mali hak bedellerinin belirlenmiş olduğunu, davalının taahhüt ettiği ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bunun üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının borca, faize ve fer'ilerine itiraz ettiğini, icra takibinin durdurulduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu fatura alacaklarının zamanaşımına uğradığını, uyuşmazlık konusunda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davaya konu faturaların bir kısmının müvekkiline tebliğ edilmediğini, bir kısmının ise ödemesinin yapıldığını, müvekkilinin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında imzalanan 07/05/2009 tarihli Lisans Sözleşmesi kapsamında davacı tarafça düzenlenen faturaların ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibinin başlatıldığı, davalı tarafından süresi içerisinde itiraz edildiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama sonucunda davacı meslek birliğinin, davalıdan işlemiş faizi ile birlikte 10.630,76-TL alacaklı olduğunun görüldüğü, her ne kadar davalı tarafça faturaların usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, önceki adrese tebligat çıkarıldığına dair savunmalarda bulunulduğu görülmüş ise de taraflar arasında akdedilen 07/05/2009 tarihli Müzik Eserleri Yayın İzin Sözleşmesinin "Tebligat Adresi" başlıklı 9. Maddesinden de anlaşılacağı üzere tebligat adresinin sözleşmede yazılı adres olduğu, davalı tarafın yeni adresini meslek birliğine bildirdiğine dair bir delil de bulunmadığı gerekçesiyle, davasının kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin 10.630,76-TL üzerinden devamına ve alacağın likit, davalının itirazı da haksız olduğundan takip miktarının %20 si oranında inkar tazminatına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; -İlk derece mahkemesince talimat yoluyla alınan 16/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili şirketin ticari defter kayıtlarında davasının konusu faturalara rastlanılmadığını, konusunda uzman bilirkişi tarafından hazırlanan işbu rapor incelenmemiş olmakla birlikte hangi gerekçe ile müvekkili şirkete sorumluluk atfedildiğine ve yine hangi gerekçe ile işbu alacak yönünden 'kabul' kararı verildiğinin gerekçeli karar ile şüpheli kaldığını, -TBK'nın 147/3 maddesi gereğince zamanaşımına uğradığını, -Arabuluculuk sürecinde müvekkilini arabuluculuk görüşmesinden haberi dahi olmadığını ve toplantıya katılım sağlayamadığını, müvekkilinin arabuluculuk toplantısına katılmamış olmasına rağmen, son tutanağa müvekkili katılmışçasına taraflar arasında anlaşmaya varılamadığına ilişkin beyan geçilmesinin hukuka ve usule açıkça aykırı olduğunu,-Davaya konu edilen faturalardan bir kısmının müvekkiline tebliğ edilmediğini, hayal ürünü uydurma olduğunu, 16/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere müvekkilinin ticari defter kayıtlarında davacının haksız davasının konusu faturalara da rastlanılmadığını,-Müvekkil şirketin ticari defter kayıtlarının usul ve yasaya uygun olup delil niteliğinde olduğunu, bu sebeple davacının haksız iddialarını havi ilk derece mahkemesince aldırılan raporlara itibar edilmesinin hukuka aykırı olduğunu,-Bilirkişiler tarafından yapılan faiz hesabı hatalı olduğunu, 16/03/2021 tarihli bilirkişi raporu ile 16/07/2021 tarihli bilirkişi raporu arasında mübayenet bulunmasına rağmen hüküm kurulmasının Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarında bozma sebebi olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu fatura alacağının taraflar arasında 05/07/2009 tarihli sözleşmeye dayalı olarak düzenlendiği, sözleşmenin 10.maddesi uyarınca sözleşmenin 1 yıl süreli olarak düzenlediği, taraflarca fesih bildirimi yapılmadığından sözleşmenin birer yıllık dönemler halinde yenilendiği, sözleşmeye dayalı faturaların tamamının davalının defterlerinde kayıtlı olmamasının alacağın varlığına bir etkisi bulunmadığı, sözleşme ekinde 2008 yılı ve devam eden yıllarda yapılacak ödeme tarihlerinin belirlendiği, vade tarihlerinin belirlenmiş olması nedeniyle, davalının vade tarihlerinde temerrüde düştüğü, bu nedenle ayrıca ihtara gerek kalmadığı, vade tarihlerine göre yapılan faiz alacağının davacının talebinden fazla olduğu, talimat mahkemesi tarafından alınan raporda sadece davalı defterlerinde kayıtlı faturalar üzerinden hesaplama yapılmış olması nedeniyle, mahkemece tüm faturalar yönünden alınan rapor ile talimat mahkemesince alınan rapor arasındaki çelişkiden bahsedilemeyeceği, sözleşmeden kaynaklanan alacağın TBK'nın 46. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, takibin zamanaşımı süresi dolmadan başlatıldığı, davadan önce davacının zorunlu arabuluculuğa başvurduğu, arabuluculuk aşamasında davalının sicilde kayıtlı adresine kargo yoluyla gönderilen tebligatın iade edildiği, davalıya telefonla da ulaşılamadığı, bu nedenlerle arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlandığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalıdan alınması gereken 726,18 TL harçtan, peşin alınan (100,85 TL+80,70 TL) olmak üzere toplam 181,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 544,63-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.15/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19