İstanbul BAM 16. HD 2022/1458 E. 2024/896 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1458
2024/896
15 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1458 Esas
KARAR NO: 2024/896
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 21/06/2022
NUMARASI: 2021/137 Esas, 2022/78 Karar
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 15/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının “...” markasının tanınmış marka olarak korunduğunu, “...”, ..., ... tescil numaralı “...” markalarının ve ... tescil numaralı “ŞEKİL” markasının TPMK’da tescilli olduklarını, davalının "..." isimli internet sitesinde davacının markalarını hukuka aykırı bir şekilde kullandığını, bu kullanımların İstanbul Anadolu 2. FSHHM’nin 2021/79 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini internet sitesinde “... Faturalı Hatta Kredi” sayfasının yer aldığını, bu durumun davacının itibarına zarar vereceğini, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının yetkilisi olduğu "a....com" alan adlı internet sitesi üzerinden müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, "..." alan adları ve tüm alt linklerine erişimin kalıcı olarak engellenmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ... aleyhine açılan davada, davacı vekilinin 18/10/2021 tarihli dilekçesi ile dava konusu edilen internet sitesinin ... ait olması nedeniyle HMK’nun 124/4. maddesi uyarınca taraf değişikliği yapılarak, dava ... yöneltilmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkilinin dava konusu internet sitesinin sahibi olmadığını müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... dava dilekçesi, yöneltme dilekçesi ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, ancak adı geçen davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "..." alan adlı internet sitesinde cep telefonu hattı bulunanlara nakit kredi kullandırılacağının duyurulduğu, internet sitesinde davacının haberleşme hizmetleri için tanınmış markası olan "..." markasının aynısına yer verildiği, internet sitesinin hitap ettiği tüketici kitlesinin ortalama tüketici kitlesi olduğu, davacıya ait markayı gördüklerinde bu hizmetin davacı şirket tarafından verildiğini zannedebilecekleri, bu şekilde davacı ile davalıya ait internet sitesi arasında bağlantı kurulacağı ve karışıklık yaşanacağı, bu nedenle davalıya ait olduğu anlaşılan internet sitesinde davacıya ait tanınmış ve "parasal ve finansal hizmetler" de dahil pek çok mal ve hizmet için de tescilli olan "..." markasının parasal ve finansal hizmetler için kullanılmasının SMK'nun 7/1-a maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davalının eyleminin aynı zamanda davacının markasının tanınmışlığından haksız yararlanma niteliğinde olduğundan, ayrıca SMK'nun 7/1-c maddesi uyarınca da davacının markasına tecavüz teşkil ettiği, davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazında, raporda tespit edilen marka kullanımlarına ilişkin somut bir itirazda bulunmadığı, HMK'nun 124/4. maddesi uyarınca dava açılmasına sebebiyet vermeyen ve hakkında dava açıldıktan sonra davada taraf olmaktan çıkartılan ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalının yetkilisi olduğu ... alan adlı internet sitesinde davacının "..." markasını kullanmasının marka hakkına tecavüz olduğunun tespitine, tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, "..." alan adlı internet sitesine ve tüm alt linklerine erişimin kalıcı olarak engellenmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; tarafın yanlış gösterilmesinin somut olayda tamamen kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmakla beraber, cevap dilekçesinin sunulmasından sonra zaman kaybedilmeksizin taraf değişikliği talebinde bulunduklarını ve ön inceleme duruşması yapılmadan mahkeme tarafından verilen ara karar ile ... ’ın taraf sıfatının kaldırıldığını, tedbir talepli tespit dosyasında tespit edilen tarafın yanlış olmasının sonucunun, kendilerince yapılan bir hata veyahut yanlışlıktan kaynaklanmadığını, bu durumda ... vekiline vekaletin ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, vekalet ücretine ilişkin maddi hatanın düzeltilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; -Davacının 2.bir dava dilekçesi ile davalı tarafı müvekkil ... olarak değiştirmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,-Davacının arabuluculuğa başvurmadan açmış olduğu davanın, dava şartını haiz olmadığı için bu yönüyle usul hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, -Davanın İstanbul Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde ikame edilmesi gerekirken Anadolu Fikri Sınai Hakları Hukuk Mahkemeleri'nde açılmasının da hatalı ve hukuka aykırı olduğunu,-Davaya konu "..." adlı site incelendiğinde, her halukarda davaya konu eylemlerin marka hakkına tecavüz teşkil etmediğinin görüleceğini, İlgili web sitesinde kullanılan ifadelerin, sağlanan hizmetleri izah etmeye yönelik oluğunu,-Davanın neticelendirilmesine esas bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacı tarafça aldırılmış 18/06/2021 tarihl bilirkişi raporunun, davacı tarafından özel bilirkişi marifetiyle tamamen subjektif ölçütler ve eksik inceleme ile alınmış taraflı bir rapor olduğunu, rapora konu delil tespitinin müvekkilin gıyabında, müvekkile tebliğ edilmeden usule aykırı düzenlendiğini, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, davacıya ait "..." tanınmış markasının davalı tarafından "www...com" alan adlı internet sitesinde kullanılmak suretiyle meydana geldiği iddia edilen tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "..." alan adlı internet sitesinde davacıya ait tanınmış ve "parasal ve finansal hizmetler" de dahil pek çok mal ve hizmet için de tescilli olan "..." markasının parasal ve finansal hizmetler için kullanılmasının SMK'nun 7/1-a maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davalının eyleminin aynı zamanda davacının markasının tanınmışlığından haksız yararlanma niteliğinde olduğundan, ayrıca SMK'nun 7/1-c maddesi uyarınca da davacının markasına tecavüz teşkil ettiği, davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı, davaya konu "..." alan adlı internet sitesinin davalıya ait olduğunun sonradan anlaşılması, ... davalı olarak gösterilmesinin maddi hatadan kaynaklanması nedeniyle, HMK'nın 124/2.maddesi uyarınca taraf değişikliği yapılmasında ve HMK'nun 124/4. maddesi uyarınca dava açılmasına sebebiyet vermeyen ve hakkında dava açıldıktan sonra davada taraf olmaktan çıkartılan ...' lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, HMK'nın 403.maddesi uyarınca talep sahibinin haklarının korunması bakımından zorunluluk bulunan hâllerde, karşı tarafa tebligat yapılmaksızın da delil tespiti yapılabileceği, kaldı ki davalı vekilinin yapılan tespitin içeriğine somut bir itirazı olmadığı anlaşılmakla davacı vekili ve davalı vekili vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf taleplerinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 427,60- TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın masubu ile bakiye 346,9 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından ilgilisine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19