SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2022/1867 E. 2024/891 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1867

Karar No

2024/891

Karar Tarihi

15 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO 2022/1867 Esas

KARAR NO: 2024/891

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 31/05/2022

NUMARASI: 2019/223Esas, 2022/611 Karar

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 15/05/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan takipte müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, takip dayanağı bononun keşidecisi tarafından imza kısımları dışında boş olarak verildiğini, davalının, boş bonoyu kendince doldurarak takibe konu ettiğini, davalının bononun boş bırakılan lehtar kısmına müvekkilinin ismini ve imzasını eklediğini ayrıca 70.000-TL yazdığı bedel kısmında tahrifat yaptığını, bonodaki imzanın kesinlikle müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, davanın kabulü ile müvekkilinin davaya konu takip dosyasında borçlu bulunmadığının tespitine, takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyanın diğer borçlusu ... davacının oğlu olduğunu, annesinden aldığı vekaletname ile onun adına araç alım-satım işlemleri yaptığını, müvekkilinin davacıya daire satışı yaptığını, davalının bir kısmını nakit ödediğini, kalan kısmı için bir kısım müşteri senetlerini de cirolayarak müvekkiline verdiklerini, bono ödenmeyince bono borçluları aleyhine icra takibi başlatıldığını savunarak davanın reddine haksız ve kötü niyetle açan davacının %20 icra-inkâr tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı tarafından dava konusu bonodaki imzanın inkar edilmesi nedeni ile Küçükçekmece 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/244 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında üniversitenin güzel sanatlar fakültesinden oluşturulan 3 kişilik heyetten rapor alınmış olup alınan raporda dava konusu bonodaki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, usul ekonomisi ilkesi gereğince alınan bu bilirkişi raporuna mahkemece itibar edildiği, ayrıca senette tahrifat iddiasına yönelik olarak mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, alınan raporda senedin ilk yazımının “70.000” ve “Yetmiş Bin” olduğu, “2” ve “iki yüz” yazılarının senede sonradan eklendiğinin belirtildiği, senedin ilk yazımında 70.000-TL bedelin bulunduğu, bu hali ile davacının davalıya bu tutar bakımından borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davacının Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında ve takibe dayanak yapılan 270.000-TL bedelli bono nedeni ile davalıya 200.000-TL borçlu olmadığının tespitine, takibin 200.000-TL'lik kısmı bakımından iptaline, davacının kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile 40.000-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şartları oluşmayan davalının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları tekrar ederek; dava konusu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, imza itirazları yönünden itibar edilen Küçükçekmece 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/2 E. Sayılı dosyasında dört adet raporun mevcut olduğunu, işbu raporların ikisinde imzanın birtakım benzerlikler nedeniyle muhtemelen davacı-müvekkilenin eli ürünü olduğun, diğer iki raporda ise imzanın ciddi farklılıklar bulunması nedeniyle davacı-müvekkilin eli ürünü olmadığının belirtildiğini, işbu dosyada raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesinde ileri sürdüğü savunmalarını tekrar ederek; tahrifat iddiasına ilişkin mahkemece alınan 11/04/2022 tarihli raporun Küçükçekmece 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/ Esas sayılı dosyasından alınan 16/07/2019 tarihli rapor ile yapılan tespitlerle çeliştiğini, raporun bu hali ile hüküm kurmaya elverişli olmadığını, mahkemenin rapora itirazlarını ve yeniden heyetten bilirkişi raporu alınması talebini kabul etmediğini, miktar kısmındaki işlemin tahrifattan daha ziyade tahsihat olarak değerlendirilmesinin hayatın olağan akışına ve mantığına daha uygun olduğunu, sattığı taşınmazın bedelinin ödenmemesi nedeniyle mağdur olan müvekkilininin davacı tarafa kötüniyet tazminatı ve vekalet ücreti ödemeye mahkum edilerek ikinci defa mağdur olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DAVACININ İSTİNAFINA İLİŞKİN İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI: İlk derece mahkemesince 29/09/2022 tarihli ek karar ile; muhtıra gereği bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılması gereken istinaf karar harcının ve istinaf yoluna başvurma harcının yatırılmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin yapılan istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Ek karara karşı davacı taraf istinaf başvurusu yapmamıştır.

DAVALININ İSTİNAFINA İLİŞKİN İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI: İlk derece mahkemesince 03/10/2022 tarihli ek karar ile; gerekçeli kararın davalı vekiline 22/08/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin yasal süresi geçtikten sonra 09/09/2022 tarihli dilekçesi ile istinaf başvurusunda bulunduğu ancak davacı vekilinin istinaf başvurusu dilekçesinin davalıya 23/09/2022 tarihinde tebliğ edildiği, bu nedenle davalı vekilinin istinaf dilekçesinin katılım yoluyla istinaf dilekçesi olarak kabul edildiği, davacı vekilince verilen kesin süre içerisinde istinaf harçlarının tamamlanmadığı, bu nedenle istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği gerekçesiyle, HMK'nun 348.maddesinin 2.fıkrası uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

EK KARARA KARŞI DAVALININ İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili ek karara karşı istinaf dilekçesinde; mahkemece tebliğe çıkarılan gerekçeli kararın 22/08/2022 tarihinde usulsüz olarak TK.21.md. gereğince muhtara tebliğ edildiğini, kararın tebliğine 27/08/2022 tarihinde UYAP sistemine girdiğinde muttali olduğunu ve süresi içerisinde istinaf dilekçesini verdiğini, tebligat yapılan kişinin avukat olduğu nazara alındığında, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinin birinci fıkrası tebligatın elektronik yolla yapılmasını zorunlu olduğunu, posta yolu ile yapılan tebligatın yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İlk derece mahkemesince 29/09/2022 tarihli ek karar ile; kesin süre içerisinde yatırılması gereken istinaf harçlarının yatırılmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin yapılan istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ek karar karşı davacı taraf istinaf yoluna başvurmamıştır.İlk derece mahkemesince 03/10/2022 tarihli ek karar ile; süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Ek karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.1-Gerekçeli kararın davalı vekiline tebliğine dair muhtara yapılan tebligatta, muhatabın adreste bulunmama sebebi, adresten geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığı, tevziat saatlerinden sonra gelip gelmeyeceği hususları tespit edilmeksizin tamamlanan tebliğ işleminin, Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesi ile Yönetmeliğinin 29/1-f., 30/1-f. ve 35/1-f. hükümlerine aykırı olması dolayısıyla usulsüz olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin 03/10/2022 tarihli ek kararı kaldırılarak asıl karara karşı davalı vekilince yapılan istinaf itirazlarının incelenmesine karar verilmiştir. 2-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında esasa ilişkin mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ilk derece mahkemesince imza incelemesine ilişkin, dar yetkili icra hukuk mahkemesince alınan rapora istinaden karar verilmesinin doğru olmadığı, ancak davacı tarafın istinaf başvurusunun yapılmamış sayılması nedeniyle bu hususun istinaf nedeni yapılmadığı, tahrifat iddiasına ilişkin alınan bilirkişi raporuna göre, inceleme konusu senette bedele ilişkin rakam kısmında görünen “270.000” rakamının istiflenmesi açısından baştaki “2” rakamının ayrık yerleşiminin yanısıra, alta yazılan“1” rakamının üzerinden “2” yazılarak geçilmiş olması, yazılı kısımda “iki yüz” yazısının “Yetmiş Bin” yazısından istiflenme açısından belirgin ayrık yerleşiminin yanı sıra, kelime başlangıçlarının da büyük harf-küçük harf açısından farklılık gösterdiği dikkate alındığında, senedin ilk yazımının “70.000” ve “Yetmiş Bin” olduğu, “2” ve “iki yüz” yazılarının senede sonradan eklenmiş olduğu kanaatine varıldığı, raporun denetime elverişli olduğu, bono üzerinde keşideci tarafından paraf yapılmadan yapılan değişikliklerin yorum yoluyla düzeltme sayılmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla davaya konu bonoda 70.000-TL'lik miktarın geçerli olduğu, bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesine ve somut tahrifat karşısında davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 3.415,5- TL harcın mahsubu ile bakiye 10.246,5- TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.15/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanındavacının(KambiyoTespithazineyekonusuMenfiesastanKaynaklanan)ilişkinSenetlerindenistinafreddinedereceistanbuldavalınıngerekçedüşünüldükararaistinafınakararıkarşıistemigereğidosyahükümkaydınanumarasımahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim