İstanbul BAM 16. HD 2022/1462 E. 2024/882 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1462
2024/882
15 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1462 Esas
KARAR NO: 2024/882
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 14/06/2022
NUMARASI: 2021/74 Esas 2022/73 Karar
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
KARAR TARİHİ: 15/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... tescil numaralı “... ŞEKİL” markasının sahibi olduğunu, bu markalı ürünlerin üretimini ve satışını yaptığını, davalının da görselleri sunulan ... adlı ürünün üretimini ve satışını yaptığını, davalının müvekkilinin “...” markasına renk ve kullanılan görseller bakımından ayniyet derecesinde benzer bir ambalaj tasarlayarak ... markalı ürünleri piyasaya sürdüğünü, müvekkili markası ile davalının kullandığı “...” ibaresinin görsel ve fonetik olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarını, davalı tarafından kullanılan marka ve ürün ambalajının davacıya ait marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, ileri sürerek, davalının eylemlerinin SMK kapsamında marka hakkına tecavüz ve TTK kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda davalının “...” adlı dava konusu taklit ürünlerinin türlü mecrada kullanmasının, üretmesinin, satmasının, ithal ve ihraç etmesinin yasaklanmasına, dava konusu tüm taklit ürünlere ve ürün görsellerinin kullanıldığı her türlü belge ve tanıtım malzemesine el konulmasına ve imhasına, masrafı davalıya ait olmak üzere verilecek hükmün tecavüz ve haksız rekabete ilişkin hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin "..." markasının ve tasarımlarının TPMK'da tescilli olduklarını, "..." markasının tüketiciler arasında oldukça tanınır hale geldiğini, müvekkilinin seri marka ambalaj tasarımları oluşturma kastıyla hareket ettiğini, her iki tarafın ambalaj tasarımındaki farklılıkların bilgilenmiş kullanıcı gözüyle incelenmesi gerektiğini, piyasadaki her firmanın ambalaj içindeki ürünün görselini ambalajının üzerine yerleştirdiğini, müvekkilinin tasarımının ayırt edici unsuru olan "..." markasının tasarım üzerinde yer aldığını, davacının ambalajında ise "... " markasının yer aldığını, müvekkilinin markasının yanında satışını yaptığı ürün görselini kullandığını, davacının ambalajı yatay konumlandığı halde, davalının ambalajının dikey konumlandığını, üzerlerindeki markaların tamamıyla farklı olduklarını, tasarımlarda ilk dikkat çeken unsurunu müvekkilinin markası olduğun, davacının kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, davacının açtığı benzer davaların reddedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ... tescil numaralı "...+Renkli Şekil" markasının bir ambalaj markası niteliğinde olduğu, davalının ... tescil numaralı "..." markasının ise düz yazıdan oluşacak şekilde tescil edildiği, aynı sınıfta tescilli her iki tarafın markasındaki ibareler arasında iltibasa neden olacak derecede benzerlik bulunmadığı, ancak davalının ürün ambalajı ile davacının ambalaj tasarımını da içeren markası ile karşılaştırıldığında, her iki ambalajda da benzer renklerin kullanıldığı, her iki ambalaj üzerinde yer alan "..." ibaresinin benzer yazı tekniği ile ve aynı renkler kullanılarak yazıldığı, ambalajlar arasında kompozisyon ve tasarım anlayışı ve meydana getirdikleri ürün kimliği yönünden görsel benzerliklere kaynaklık edebilecek ögeler bulunduğu, bu ögelerin akıtma tekniğinde resimlenmesi içindeki ürünün ortadan ikiye kesilerek bu yolla sağ yarısının sergilenmesi, çikolata kaplı küçük toplarla yapılan bu kompozisyon ögelerinin aynı büyüklük, aynı yön ve doğrultuda, ambalaj yüzeylerinin aynı bölgesine yerleştirilmiş olmaları, bu ambalajların birer bütün olarak ele alınması durumunda, umumi intibada bıraktıkları iz/tesir bakımından üzerlerindeki logolar benzer olmasa bile dikkat çekicilik yönünden bu farklılıkların önüne geçtiği ve benzer oldukları izlenimi bıraktığı, davacının "..." markasının tanınmış marka olarak tescilli olduğu, taraflara ait ürünlerin çocuklar tarafından da tüketilen, satın alınabilen ürünler olmaları, aynı nitelikte olmaları nedeniyle marketlerde aynı raflarda yanyana satışa sunulacakları, ambalajların renklerindeki ve üzerlerindeki ögelerin ve yerleşim şekillerinin benzerliğinden dolayı ürünlerin alıcı kitlesi olan ortalama tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimali bulunduğu, piyasada benzer ürünler için çok farklı ambalaj tasarımlarının mevcut olduğu, davalının bu anlamda seçenek özgürlüğünün mevcut olmasına rağmen davacının tescilli markasına ve kullandığı ambalaj tasarımlarına benzer olacak şekilde ambalaj tasarımı kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; -Yerel mahkemece aldırılan bilirkişi raporuna süresinde itiraz ederek dosyanın ek rapor ek rapor talebinde bulunduklarını, yerel mahkemece bu taleplerinin değerlendirme dışı bırakılarak eksik ve hatalı incelemeler içeren, itirazlarını karşılamayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu, bu hususun usul, yasa ve yerleşik yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu,-Mahkemenin değerlendirmelerinin aksine dava konusu marka ve tasarımların birbirlerine benzemediğini ve müvekkili şirket tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini karşıladığını,-Müvekkiline ait ambalaj için yapılan bilirkişi incelemesinde ve gerekçeli kararda, müvekkil markasının davacı markasından farklı olduğunun beyan edildiğini, gerekçeli kararda mahkemece tane ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunun kabul edildiğini, emsal kararda olduğu gibi müvekkilinin tasarımların karıştırılmaması için gerekli önlemleri aldığını, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, davalının "..." markalı ürün ambalajının, davacı adına tescilli "... + Şekil" markasına benzer olduğu, bu ambalajın davalı tarafça kullanılması sebebiyle meydana geldiği iddia edilen marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında tescil edildiği şekliyle benzerlik bulunmadığı, ancak piyasada benzer ürünler için çok farklı ambalaj tasarımlarının mevcut olmasına, davalının bu anlamda seçenek özgürlüğünün mevcut olmasına rağmen davalının, davacının ambalaj tasarımını da içeren tescilli markasına ve kullandığı ambalaj tasarımlarına benzer olacak şekilde ambalaj tasarımı yapıp kullanmasının, davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiği, alınan raporun denetime elverişli olduğu, ayrıca iltibas incelemesinin hakimin hukuki bilgisi ile de yapılabileceği anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE2-Davalıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19