SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2022/1422 E. 2024/880 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1422

Karar No

2024/880

Karar Tarihi

15 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2022/1422 Esas

KARAR NO: 2024/880

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/02/2022

NUMARASI: 2021/136 Esas, 2022/15 Karar

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 15/05/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kişisel bakım ürünleri ve kozmetik sektöründe faaliyet gösteren müvekkili adına, "..." ibareli markaların adına 60'a yakın ülkede tescilli olduğunu, davalının daha önce pek çok kötü niyetli marka tescil başvurusunun itirazlar sonucunda reddedildiğini, davalının ... ve ... sayı ile tescilli markalarının kötü niyetli olarak tescil edildiğini, müvekkilinin marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, davalının fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli ... ve ... numara ile tescilli markların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, haksız rekabetin tespitine, önlenmesine ve giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının markasının Türkiye'de tanınmışlık seviyesinde olmadığını, marka üzerinde öncelik hakkına sahip olmadığını, müvekkilinin eylemlerinin haksız rekabet teşkil etmediğini ayrıca dava taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın öncelikle usulden, aksi kanaat halinde esastan reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ticaret sicil kayıtlarından davalı firma ortağı ...’ın aynı zamanda davalı kardeş firması ... Tic. Ltd. Şii’nin de ortağı, imzaya yetkili yöneticisi olduğu, kötü niyetin varlığının her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak belirlenmesi gerektiği, her ne kadar davacı taraf adına Türkiye de tescil edilmiş bir marka bulunmasa da, davacıya ait ... marka ve logo tescilinin İngiltere’de 1989 yılında gerçekleştirildiği, dünya genelinde 60’a yakın ülkede tescil edildiği ve etkin bir şekilde kullandığına dair yapılan değerlendirme dikkate alındığında, tüketiciler nezdinde olmasa bile aynı faaliyet alanında iştigal eden davalı tarafça bu durumun bilinmesi gerekeceği, davalının TTK md. 18/2 uyarınca basiretli bir tacir gibi davranması gerekeceği, yurt dışında tanınmış olan işbu marka bakımından Türkiyede gerçekleşen kullanımların davacının tanınırlığından haksız bir avantaj sağlayabileceğine dair yapılan tespit ve değerlendirmeler ile TPMK tarafından dava konusu markalar dışında benzer bir marka başvurusuna dair 07/09/2020 tarih, ... sayılı kararı bir arada değerlendirildiğinde davalı markalarının SMK md. 6/9 kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığı, dava konusu asıl uyuşmazlığın markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olduğu, karar tarihine kadar markaların usulüne uygun bir şekilde tescilli olarak davalı tarafça kullanıldığı, hükümsüzlük kararının kesinleştiği tarih itibari ile geçmişe etkili sonuç doğuracağı dolayısı ile davalı tarafından gerçekleştirilen kullanımların tescilli kullanımlar olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalı adına TPMK nezdinde tescilli ... ve ... numara ile tescilli "..." ve "..." ibareli markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, haksız rekabete ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; - Mahkeme tarafından hazırlanan gerekçeli kararda SMK 6/4, 6/9 bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kabul edildiğini, dosya incelendiğinde davacının markasının 1989 senesinde İngiltere' de tescil edildiğine dair sadece dava dilekçesindeki deliller bulunduğunu, ayrıca mahkemece tescil alındığı iddia olunan diğer ülkeler ile de herhangi bir araştırma yapılmadığını,-Mahkeme tarafından müvekkilinin markaları hakkında hükümsüzlüğe temel dayanak olarak tanınmışlık unsuru üzerinde durulmasına rağmen söz konusu tanınmışlığı ve tanınırlığı ortaya koyacak araştırma yapılmamasının karar içerisinde çelişki oluşturduğunu, -Her ne kadar kötü niyet araştırmasının bizzat mahkemeler tarafından yapılması gereken bir değerlendirme olsa da, iş bu dosyada bu durum bilirkişiler tarafından yapıldığını ve mahkeme tarafından da aynen kabul olunarak adeta Mahkeme kendi yetkisini bilirkişilere devretmiş göründüğünü,-Ayrıca her şeyden önce kötü niyetin söz konusu olmadığına ilişkin olarak da en önemli delillerden bir tanesinin Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/13 Esas Sayılı dosyası olduğunu,-Dosyada müvekkili yönünden söz konusu şartların hiçbirisinin mevcut olmadığını ve müvekkilin kesinlikle kötü niyetli olarak hareket etmeyip bizzat kendi işlerinde ve ticari hayatta kullanmak üzere markaları kendi adına tescil ettiğinin ortada olduğunu,-SMK 6/4 maddesi gereğince yapılan değerlendirmede Paris sözleşmesine atıfta bulunularak davacının markasının çok önce yurt dışında tescil edildiğinden bahisle hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kararı verildiğini, tanınmışlığına emsal gösterilen ülkelerin birçoğunun bizzat sözleşmeye taraf olmayan ülkeler olduğunu,-Müvekkil tarafından herhangi bir kötü niyetli davranışın olmadığının dosya kapsamında sabit olduğunu ve kötü niyetli davranış örneklerinin hiçbir tanesinin de müvekkil tarafından gerçekleşmediğini, bizzat mahkemenin de haksız rekabete ilişkin davacının talebini reddederken müvekkilinin kötü niyetli bir davranışının olmadığını ortaya koyduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarını tekrar ederek; davalının davaya konu marka tescillerinin kötüniyetli olduğunun mahkeme nezdinde kabul görmüşken ve bu kapsamda ilgili markaların hükümsüz kılınmasına dair oluşturulan kararın geriye dönük etki doğurduğu da kabul edilirken ilgili ibarenin davalı tarafından kullanıma konu edilmesinin tescil kapsamında kalmasından bahisle hukuka uygun olduğu yönünde yapılan değerlendirmenin açıkça hukuk mantığıyla bağdaşmadığını, haksız ve hukuka aykırı eylemleri hukuka aykırı olarak ödüllendirilmekte olduğunu, davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kısmi red kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava, davalı adına ... tescil numaralı “...+ŞEKİL” ve ... tescil numaralı “...” ibareli markaların hükümsüzlüğü ve ile davalının haksız rekabet yaratan fiillerinin tespiti ve önlenmesi talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacıya ait ... ibareli markaların yurt dışında tanınmış marka olduğu, davacını yurt dışında değişik ülkelerde tescilli olan ... ibaresinin üzerinde gül logosu bulunan “...+ŞEKİL” markası ile, davalının ... tescil numaralı “...+ŞEKİL” markasının birebir aynı olduğu, ... ibaresinin üzerindeki gül şeklinde olan logonun ve aynı yazı stilinin “... ibaresi ile birlikte davalı tarafından tesadüfen bulunmasın mümkün olmadığı, davalının ... tescil numaralı “...+ŞEKİL” ve ... tescil numaralı “ ...” ibareli markaları ile Türkiyede gerçekleşen kullanımların, davacının tanınırlığından haksız bir avantaj sağlayabileceği, somut olayda davalı markalarının SMK md. 6/9 kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, bu nedenle ilk derece mahkemesinde davalı markalarının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; haksız rekabete ilişkin 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer verilmemiş olması karşısında, davacının patent /marka hakkına dayanarak haksız rekabet hükümlerine dayanamayacağı, nitekim Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2019/5189 E- 2022/1852 K.sayılı kararında, markaların kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (mülga 556 sayılı Marka KHK) hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, Dairenin bu konudaki eski içtihatlarını sürdürme imkanı kalmadığına karar verildiği, bu nedenle ilk derece mahkemesinde haksız rekabete ilişkin talebin reddine karar verilmesinde sonuç olarak bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf taleplerinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın(Marka“+şekil”cevaphazineyekonusuesastanKaynaklanan)istinafreddinedereceHükümsüzlüğündenistanbulMarkakararıistemidosyakaydınanumarasımahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim