İstanbul BAM 16. HD 2023/1752 E. 2024/854 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2023/1752
2024/854
8 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1752 Esas
KARAR NO: 2024/854
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/02/2019
NUMARASI: 2017/489 Esas 2019/157 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/05/2017
KARAR TARİHİ: 08/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 30.11,2015 tanzim tarihli ve 5.000.000.00 TL bedelli senetten 4.250.000.00 TL'lik ödemenin mahsubu ile 970.626.61.TL. tutarında takip başlattığını, müvekkili ile davalı arasındaki ilişkiye istinaden, 05.03.2015 tarihli işlem ile 300.000.-TL, 27.03.2015 tarihli işlem ile 400.000.-TL 10.05.2016 tarihli işlem ile 750.000.-TL ve 30.12.2015 tarihli işlem ile 3.500.000.-TL davalı banka hesabına ve bir kısım da elden ödeme yapıldığını, müvekkile gönderilen ödeme emrinde "Takipten Önceki Ödeme Toplamı" başlığı alında 4.250.000,00 TL tutarında ödeme 5.000.000.00 TL'lik senet bedelinden düşüldüğü, örneğin davalı tarafından senede ilişkin olarak yapıldığı kabul edilen 10.05.2016 tarihli 750.000,00 TL tutarındaki havale de ... hesabından gerçekleştirildiği, bu sebeple, taraflar arasında ... hesabından gönderilen bedellerin Müvekkil ... adına gönderildiği konusunda bir tartışma bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafından düzenlenen senedin takip alacaklısın elinde bulunması borcun ödemediğine dair karine oluşturuyor olsa da senede karşılık Ödeme yapıldığını gösteren makbuzların sunulması suretiyle senet bedellerinin ödendiğinin kanıtlanabileceğini Yargıtay kararlarında dile getirildiği, dilekçe ekinde sunulan makbuzların bir kısmında senede istinaden ödeme yapıldığı belirtilmişken bir kısmın ödemenin sebebi belirtilmediği ancak, Yargıtay kararları uyarınca dekontta paranın gönderiliş nedeniyle ilgili bir açıklama bulunmadığı hallerde paranın mevcut bir borcun ödenmesi için gönderildiği yönünde karine oluşturulacağının belirtildiğini, davacının senet borcunu ödemiş olması sebebiyle, borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesi gerekeceğini belirterek, mahkemece belirlenecek teminat mukabilinde, takibin durdurulmasını, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde müvekkilinin mallarının haczedilmesinin ve satılmasının önlenmesi için uygun bir teminata hükmedilmesini, bu talebin de kabul edilmemesi halinde icra kasasına giren paranın alacaklıya ödenmemesi için uygun bir teminata hükmedilmesini, kötü niyetli ve haksız olarak takip yapan davalıdan uğranılan zarar nedeni ile tazminatın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dilekçe ekinde dayandığı ödeme dekontlarının taraflar arasındaki çeşitli para alışverişinin olduğu ve müvekkil tarafın hesabına farklı dönemlerde ödemeler yaptığı, ancak ödeme tarihlerinden de görüleceği üzere 05.03.2015 ve 27.03.2015 tarihli ödemeler davaya konu bononun tanzim tarihinden açıkça 8 ay gibi bir süre öncesine takabül ettiğini, taraflar arasında daha önceden gerçekleşen borç ilişkisine karşılık olarak davacı tarafından müvekkiline yapılmış ödemeler olduğunu, hukuki olarak imkansız olmasının yanı sıra bir kimsenin yaklaşık 8 ay önce ödemesini yaptığı bir borç için ileri tarihli senet düzenlemesinin hayatın olağan akışına da aykırılık teşkil ettiğini, 30.12.2015 tarihli dekont ile yapılan ödemenin İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyadaki takipte açıkça belirtildiğini ve ilgili senedin yalnızca 750.000-TL tutarındaki kısmı için takip işlemine geçildiğini, davaya delil olarak ileri sürülen ödeme dekontlarının 2015 yılı Mart ayından daha önceki bir tarihte davacının müvekkilden almış olduğu borçlarının ödemesi amacıyla yapıldığını beyan ederek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.02.2019 tarih ve 2017/489 Esas - 2019/157 Karar sayılı kararıyla; "... Davacı taraf borcun ödendiğine yönelik iddiasını ibraz etmiş olduğu ... Bankası TAO. 27/03/2015, 05/03/2015,10/05/2016 Tarihli , ... A.Ş.' nin 31/12/2015 tarihli ödeme belgeleri ile ispat etme talebinde bulunmuştur. Davacı taraf bu belgelerin yanında delil olarak tanık dinletme talebinde bulunmuş ise de; 6100 Sayılı Kanunun 201.md uyarınca dava konusu senedin miktarı dikkate alınarak davacı tarafın tanık dinletme talebi mahkememizce kabul edilmemiştir. Davacı tarafın senedin keşide tarihinin sonradan doldurulduğuna yönelik iddiasını dava dilekçesinde belirtmediği, sonradan ileri sürdüğü iddiasına davalı tarafın muvafakat etmediği anlaşılmakla 6100 Sayılı Kanunun 319.md uyarınca davacı tarafın tarafın talebi iddianın genişletilmesi talebi niteliğinde görülmüş bilirkişi incelemesi talebi mahkememizce kabul edilmemiştir. Senedin düzenleme tarihi olan 30/11/2015 tarihinden sonra ... Bankası TAO. vasıtası ile 10/05/2016 Tarihinde 750.000.TL, ... A.Ş. vasıtası ile 31/12/2015 tarihinde 3.500.000.TL.lik ödemeler yapılmıştır. Senedin düzenlenme tarihi 30/11/2015 tarihi olmasına rağmen ... Bankası TAO. vasıtası ile yapılan 27/03/2015 Tarihinde 300.000.TL, 05/03/2015 Tarihinde 300.000.TL'lik ödemeler senedin düzenlenme tarihinde önce yapılan ödemelerdir. Senede bağlı borç doğmadan yani senet düzenlenmeden, senede mahsuben ödemesinin yapıldığından bahsedilemeyeceği, hiç kimsenin parasını ödedikten sonra kendisi hakkında borç doğuran bir senet düzenlemeyeceği hususu sabit bulunmakla davacı tarafça ... Bankası TAO. vasıtası ile 27/03/2015 Tarihinde 300.000.TL., 05/03/2015 Tarihinde 300.000.TL.lik ödemelerin borca mahsuben ödemeler olduğuna yönelik iddia mahkememizce kabul edilmemiştir. Davalı taraf; İstanbul ... İcra Dairesinin ... Sayılı icra dosyasına konu 5.000.000.TL.senedin 750.000.TL.si için takip talebinde bulunmuştur. Davacı tarafça senede mahsuben yapıldığı kabul edilen ödeme miktarı 4.250.000.TL. olduğu yukarıda belirtilen gerekçelerle sabit bulunduğundan davalı tarafın asıl alacağa ilişkin takip talebi yerinde görülmüştür. Davacı taraf her ne kadar dava değerini 970.626,61.TL. olarak göstermiş ise de, gerek dava dilekçesinde gerek diğer aşamalarda sadece senetten borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiş olduğu işlemiş faize ilişkin talebi olduğunu belirtmediği anlaşılmakla mahkememiz hükmü asıl alacak miktarı dikkate alarak belirlemiş olup, davanın reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; "Davanın, takibe konu bono nedeniyle davalıya yapılan ödemeler sonrasında davalıya bakiye borcun bulunmadığı tespitini içerdiğini,Tanık dinletme talebinin mahkemece haksız olarak reddedildiğini, tanıkların ödeme konusunda değil taraflar arasındaki borç ilişkisinin doğumuna ilişkin ve senedin ne zaman verildiğine ilişkin olarak dinletilmek istendiğini, Senedin tanzim ve vade tarihlerinin farklı düzenlendiğinin tespiti yönündeki taleplerinin de mahkemece haksız olarak reddedildiğini, davalının teminat olarak verilen senede ilişkin bazı ödemelerin inkarı amacıyla düzenleme tarihinin sonradan yazıldığını, senet üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması taleplerinin iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında olmadığını, Mahkemece kabul edilmeyen ödemelerin takibe konu edilen ve teminat amacıyla verilmiş olan senede ilişkin olarak yapıldığını, müvekkil ile davalı arasında başka bir alacak borç ilişkisinin bulunmadığını, davalı tarafından ödemenin başka bir borca yönelik yapıldığı iddiası nedeniyle bu hususu ispat yükünün davalı tarafa düştüğünü, Menfi tespit talebinin takibe konu edilen tüm miktar gösterilerek harcı da yatırılmış olmasına rağmen, mahkemece asıl alacak yönünden değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. Davalı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; "Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasına ve talepleri de olmasına rağmen kötüniyet tazminatı konusunda karar verilmemesinin usule aykırı olduğunu." beyanla, davanın reddine ilişkin kararın onanması, talepleri yönünden ise ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.DAİREMİZCE VERİLEN KARAR: Davacı vekilinin istinaf talebinin incelenmesi sonucunda 21/001/2022 tarih ve 2019/1744 Esas, 2022/90 Karar sayılı kararı ile;..."1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE, 3-İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/02/2019 tarih, 2017/489 E. - 2019/157 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,4-Davanın REDDİNE,5-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine..." şeklinde karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. Temyiz dilekçesinde maddeler halinde ileri sürdüğü beyan ve açıklamaları doğrultusunda Dairemizce verilen kararın temyizen incelenerek bozulmasını talep ettiği anlaşıldı.
YARGITAY BOZMA KARARI: Yargıtay 11. HD’nin 03.10.2023 tarihli, 2022/1948 Esas, 2023/5541 Karar sayılı kararı ile; "...Davalı davaya konu bonoya dayalı olarak davacı hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatmış takip talebiyle, 970.068,49 TL asıl alacak ve 558,12 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 970.626,61 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesiyle; tüm senet bedeli olan 5.000.000,00 TL'nin takipten önce davalıya ödendiğini ileri sürerek senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve senedin ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiş, dava harçlarını tüm takip miktarı olan 970.626,61 TL üzerinden yatırmıştır. İlk Derece Mahkemesince, yazılı şekilde davalının, takipten önce yapıldığını belirttiği 4.250.000,00 TL'yi mahsup ederek 750.000,00 TL asıl alacak için takip başlattığı, bu miktarın ödendiği sabit olduğundan takip talebinin asıl alacak için yerinde olduğu, davacı tarafça dava değeri her ne kadar 970.626,61 TL olarak gösterilmiş ise de davacının gerek dava dilekçesi gerekse de aşamalardaki beyanlarında, sadece senetten dolayı menfi tespit talebinde bulunduğu, işlemiş faize ilişkin olarak da menfi tespit talebi bulunduğunu belirtmediği, bu nedenle hükmün asıl alacak miktarı gözetilerek verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de İlk Derece Mahkemesinin yazılı gerekçesinin isabetli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ancak davacının dava dilekçesiyle, senedin ve takibin iptalini istemiş olması ve dava harçlarını da tüm takip miktarı olan 970.626,61 TL üzerinden yatırmış olması karşısında davanın davaya konu icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, menfi tespit talebinin, takipte talep edilen tüm miktar üzerinden değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken sadece asıl alacak miktarı olarak kabul edilen 750.000,00 TL bakımından değerlendirilip karara bağlanması isabetli olmamıştır. Öte yandan, davaya konu 5.000.000,00 TL tutarlı bononun 4.250.000,00 TL'sinin davacı tarafından takipten önce iki ayrı banka havalesi yoluyla davalıya ödendiği sabit olup taraflar arasında bu hususta ihtilaf bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar davalının ödenen miktarı mahsup ederek takibi 750.000,00 TL asıl alacak miktarı üzerinden başlattığı belirtilmiş ise de yukarıda da ifade edildiği üzere davalı takip talebiyle, 750.000,00 TL değil 970.068,49 TL asıl alacak talep etmiştir. Takip talebinde yer alan işlemiş faiz detayı başlıklı kısımdan, davalının, tüm senet bedeline vade tarihi olan 30.12.2015 tarihinden 31.05.2016 tarihine kadar %10,5 oranında reeskont faizi işlettiği ve böylece ulaştığı 220.068,49 TL'yi asıl alacak miktarı olan 750.000,00 TL'ye ekleyerek 970.068,49 TL rakamına ulaştığı anlaşılmaktadır. Ancak takipten önce ödenen miktarlar gözetilmeksizin tüm senet bedeline faiz işletilmesi doğru olmamıştır. Bunun yanında, işlemiş temerrüt faizinin asıl alacağa dahil edilmesi de doğru olmayıp davalının takip talebiyle, asıl alacak olarak talep ettiği kısmın takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği de gözetildiğinde bu durum, faize faiz işletilmesi sonucunu doğuracaktır. Bu itibarla, takipte talep edilebilecek asıl alacağın 750.000,00 TL olduğu gözetilip, takipten önce yapılan ödemeler de dikkate alınarak talep edilebilecek işlemiş faizin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesiyle Dairemizce verilen kararın bozulmasına karar verilerek, dosya Dairemize gönderilmiş, Dairemizce usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından istinafı üzerine, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesini kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.Dairemizin kararına karşı davacı tarafça temyiz yoluna başvurulmuş, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi tarafından yukarıda yazılı şekilde Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiş, Dairemizce 06/03/2024 tarihli duruşmada Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.Davaya konu takip dayanağı 30/12/2015 vade tarihli ve 5.000.000-TL bedelli bononun 4.250.000,00 TL'sinin davacı tarafından takipten önce iki ayrı banka havalesi yoluyla davalıya ödendiği sabit olup, taraflar arasında bu hususta ihtilaf bulunmamaktadır. Yapılan ödemelerin mahsubu sonrası bakiye alacak olan 750.000-TL yönünden davacı borçlu olmadığını ispat edememiştir. Takipte talep edilebilecek asıl alacağın 750.000-TL olduğu gözetilip, takipten önce yapılan ödemeler de dikkate alınarak talep edilebilecek işlemiş faizin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği şeklindeki Yargıtay bozma ilamı uyarınca, dosyada son raporu hazırlayan bilirkişi vasıtasıyla takip öncesi işlemiş faiz hesabı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 04/04/2024 tarihli ek raporda; davalı tarafından yapılan ödemelerin mahsup edilmesi ile davacının 50.489,04-TL faiz talep edebileceği belirtilmiştir. Alınan rapor denetime elverişli olup, hükme esas alınmış, taraf vekillerinin rapora karşı itirazları yerinde görülmemiştir. Davaya konu icra takibinde davalının takip öncesi işlemiş faiz talebi 220.626,61-TL'dir. Bu miktardan bilirkişi raporunda davalının talep edebileceği faiz tutarı olan 50.489,04-TL düşüldüğünde kalan 170.137,57-TL üzerinden, davacının takip öncesi işlemiş faiz nedeniyle davalıya 170.137,57-TL borçlu olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE, 3-İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/02/2019 tarih, 2017/489 E. - 2019/157 K. sayılı kararının HMK:353/1-b-2,3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,4-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında takip öncesi işlemiş faiz nedeniyle davalıya 170.137,57-TL borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine,5-Alınması gereken 11.622,09-TL harçtan, peşin alınan 16.575,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.953,79- TL harcın davacıya iadesine, 6-Davacı tarafından yatırılan peşin harç tutarı olan 11.622,09 TL ile 31,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 11.653,49-TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.174,50- TL'den davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 205,87-TL'sinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 116,53 -TL nin davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 96,10 TL 'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,10-Kabul edilen kısım üzerinden davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 27.222,01-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 11-Reddedilen kısım üzerinden davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 118.053,79-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, İstinaf aşamasında; 12-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, 13-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 82,53- TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 121,30 TL posta masrafı olmak üzere toplam 203,83 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 14-İstinaf aşamasında davalıdan alınması gereken 11.622,09 TL harçtan peşin yatırılan 44,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 11.577,69 TL harcın davalıdan alınarak, HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 15-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,16-İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından ve iki duruşma icra edildiğinden yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 20.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 17-İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından ve iki duruşma icra edildiğinden yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 20.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, Temyiz aşamasında:18-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan temyiz başvuru harcı 397,80 TL ile 219,00- TL yargılama gideri olmak üzere toplam 616,8-TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 19-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair davalı yönünden kesin, davacı yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Temyiz Yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19