İstanbul BAM 16. HD 2022/1176 E. 2024/845 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1176
2024/845
8 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1176 Esas
KARAR NO: 2024/845
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 31/03/2022
NUMARASI: 2021/212 Esas, 2022/98 Karar
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 08/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin her çeşit ticari malların toptan ve perakende satıcılığı, büyük satış mağazalarının açılması ve işletilmesi işi ile iştigal olduğunu, müvekkilinin bu faaliyetlerinin "..." ibareli markası ile gerçekleştirdiğini, davalının ... tescil numaralı "..." ibareli markanın tescilli sahibi olduğunu, müvekkili şirketi markalarının esas unsurunun "..." ibaresi olduğunu, müvekkili markası ile davalı markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, aynı tür ve benzer malları kapsadığını, davalının bu marka tescilinin müvekkilinin markasından doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, davalı adına tescilli ... tescil numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin "..." ve türevi markalar üzerinde hak sahibi olduğunu, bu marka adı altında on yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiğini, bu markayı meşhur ve maruf hale getirdiğini, davacının ".." ibareli markası ile müvekkilinin "..." ibareli markasının markasal bir benzerliği haiz olmadığını, tarafların faaliyet alanları da düşünüldüğünde bu markaların halk nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ve davacının iddialarının somut olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İlk derece mahkemesinin 13/03/2018 Tarih, 2017/368 Esas ve 2018/83 Karar sayılı kararı ile, "Davacı tarafın davasının kabulü ile davacıya ait ... esas unsurlu ve seri markalar dikkate alındığında davalıya ait ... markasının benzer ve seri marka imajı yarattığından ... tescil nolu ... ibareli markanın hükümsüzlüğüne, kayıtlardan terkinine" karar verilmiştir.
İSTİNAF KARARI: Dairemizin 04/06/2021 Tarih, 2018/2709 Esas ve 2021/1168 Karar sayılı ilamı ile; "Mahkemece davalı şirketin hükümsüzlüğü talep edilen markanın tescil kaydını ve davacı marka tescil kayıtlarını celp etmişse de, davalı adına tescilli olan ve müktesep hak teşkil ettiği ileri sürülen marka kayıtları celp edilmemiş, mahkeme kararında davalı markasının tanınmış olup olmadığı, tanınmışsa hangi tarih itibarıyla ve hangi mal/hizmetler yönünden tanınmış olduğu değerlendirilmemiştir. Dosya kapsamında bulunan TPE YİDK 16 Mayıs 2008 tarihli, kararından davacı markasının tanınmışlığının süpermarketler aracılığıyla sağlanan mağazacılık hizmetleri alanında olduğu anlaşılmıştır. Markaların benzerlik incelemesi yapılırken tescil sınıflarının karşılaştırılması, markaların hitap ettiği tüketici kitlesi nezdinde parçalara bölünmeden, bütün olarak bıraktığı izlenimde, kavramsal, görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunup bulunmadığının, tanınmış markalarda genişletilmiş korumada davalı marka tescilinin 556 Sayılı KHK 8/4 maddesinde yer alan, tanınmışlıktan haksız olarak yararlanma, itibarını zedeleme ve ayırt ediciliğini zedeleme ihtimali bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemenin gerekçeli kararında her iki markada ... ibaresinin yer aldığı ve seri marka imajı yarattığı, işletmeler arasında idari ve ekonomik anlamda bağlantı bulunduğu imajı yarattığı ve davacı markasının toplumdaki tanınmışlık düzeyinin irtibatlandırmayı arttırdığı açıklanmışsa da, davalı markasının bütüncül olarak incelenmediği, eski tarihli marka kayıtları getirilerek müktesep hak savunması ve tanınmışlık savunmasının incelenmediği, eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına" karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İKİNCİ KARARI: Dairemizin kaldırma kararı sonrasında ilk derece mahkemesinin 2021/212E, 2022/98 K sayılı kararında; davalının markalarını uzun süredir kullandığı, taraf markalarının piyasada birlikte var olduğu, davalının markasını
davacı markasına yaklaştırarak kullanmadığı, davacının önceki tarihli markalarının tescil veya kullanımıyla ilgili olarak dava tarihine kadar davalı ile aralarında bir uyuşmazlık çıkartılmamak suretiyle söz konusu ibare üzerinde davalı yararına kazanılmış hak gerçekleştiği, davalının “...” ibaresi üzerinde korunmaya değer üstün hakkı bulunduğu bulunduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; davalı şirkete ait ... markasının kelime unsurundan oluştuğunu, Müvekkili şirketin markalarının esas unsurunun ... ibaresi olduğunu, markanın asli ve ayırt edici unsurunun, sonraki başvuruda yine asli unsurlardan biri olarak yer alması ve markaya ayırt edici olmayan eklemeler yapılması benzerliğe yol açmakta olduğunu, buna göre markanın aynısını birebir içeren ve müvekkili markasını çağrıştıran davalı şirket markasının aynı sınıf mal ve hizmetler bakımından kullanılacağı da dikkate alındığında müvekkili şirket markaları ile karıştırılma riski ve markalar arasında seri marka imajı oluşması ihtimali çok yüksek olduğunu, BAM kararında davalı şirkete ait eski tarihli markaların eksik incelendiği şeklinde karar verilmişse de davalı şirket adına tescilli eski tarihli ... sayılı markanın 09. 16. 21. ve 28. sınıflarda tescilliyken dava konusu markanın ise, Sınıflandırma tebliğinin 1-45 arası sınıflarda düzenlenen mal ve hizmetlerin tamamında tescil edildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 19.09.2008 tarih ve ... sayılı 14.11.2008 tarih ve ... sayılı kararlarında kazanılmış hak teşkil eden önceki markaların tespiti yönünden bazı kıstaslar getirdiğini, buna göre; öncelikle kazanılmış hak teşkil eden markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması, yani kullanım ve tescilin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkmış olması gerektiğini, kazanılmış hak teşkil ettiği ileri sürülen markaya dayalı olarak yapılan başvurunun, ilk markanın asli unsuru muhafaza etmesi ve bu markadan uzaklaşmadan oluşturulması gerektiğini, son olarak da; sonraki başvurunun, önceki markanın kapsadığı mal/hizmet ile aynı veya aynı tür emtiaları/hizmetleri içermesi, emtia listesinin genişletilmesi yoluna gidilmemesi gerektiğini, Somut olayda, ... sayılı markada, davalı şirketin iştigal alanı içerisinde olmadığı halde ve ... sayılı markasından farklı olarak müvekkili şirket markasının tanınmış olduğu mağazacılık hizmetlerini de kapsayacak şekilde emtia genişletme yoluna gidildiğini, dolayısıyla eski tarihli markalar da davalı şirkete herhangi bir koruma sağlamadığını, Somut olayda karşılaştırılan işaretler aynı esas unsurları ihtiva ettiğini, Sözcük markalarında işaretin görünüşünden ziyade telaffuzu daha çok hatırda kalıcı nitelikte olduğunu, ... esas unsurlu marka başvurusunun gerek müvekkiline ait ... markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olması, gerekse ... markasının TANINMIŞ olması ve akla ... kalite ve güvenirliğini getirmesi sebebi ile söz konusu iki marka arasında bağlantı kurulacağını,Müvekkili Şirket olan ...A.Ş. İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu nezdinde ... sicil numarası ile, 05.06.1995 tarih ve 3799 Ticaret Sicil Gazetesi’nde tescil ve ilan edilmekle kurulduğunu, iştigal konusu “her çeşit ticari malların toptan ve perakende satıcılığı, büyük satış mağazalarının açılması ve işletilmesi” olduğunu, ... markası Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından özel/01577 kod numarası ile de tanınmış marka olarak tescil edildiğini, davalı şirket ulaşım teknolojileri alanında faaliyet gösterdiği halde, faaliyet alanının dışında kalan toptan ve perakende satış konusu olan mallar (örneğin 03.05.08.11.14.18.20.21.22.25.26.27.29.30.31.32.33.34. sınıflarda düzenlenen mallar) ve 35. sınıf bakımından 1-34 arası malların satışı hizmetleri için dava konusu markayı tescil ettirdiğini, markanın sulandırılması teorisine göre, önceki marka sahibi tüketici nezdinde karıştırma ihtimalinin bulunmaması halinde dahi, farklı ürünlerde olsa bile, aynı veya benzer sonraki marka kullanımını engelleyebilmesi gerektiğini, tüketici nezdinde karışıklık yaratmasa dahi, markanın benzerinin farklı ürünlerde kullanılması, markanın ürünleri ayırt etme gücünü zamanla yavaş yavaş yok edeceğini, ... markalı mağazaları gören tüketici, müvekkil şirketin farklı konseptte bir mağaza açtığını düşünebileceğini, dava konusu marka başvurusunun tescil kapsamında bulunan mal ve hizmet sınıfları incelendiğinde, tümünün müvekkili şirketin davaya gerekçe gösterilen markalarının tescil kapsamında yer aldığını, Benzer bir davada, Ankara 1 FSHHM 2014/320-E sayılı dosyasına sunulu bilirkişi raporunda, 42. sınıfta tescili talep olunan ... sayılı ... markası ile müvekkil şirket markaları arasında benzerlik incelemesi yapılmış markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu yönünde rapor sunulmakla davanın kabulüne karar verildiğini, Ankara 3 FSHHM 2014/390-E sayılı dosyasına sunulu bilirkişi raporunda, 09.35.37.42. sınıflarda tescili talep olunan ...sayılı ... markası ile müvekkili şirket markaları arasında benzerlik olduğu belirtilmekle davanın kabulüne karar verildiğini, Ankara 1 FSHHM 2012/108-E 2013/86-K sayılı kararı ile, 38 ve 42. Sınıflarda tescilli ... sayılı İSBİM markası, İstanbul 3 FSHHM2009/71-E, 2011/106-K sayılı kararı ile, 09. 35. ve 42. sınıflarda tescilli olan ... sayılı “...” markası, ... markaları ile benzer bulunarak hükümsüz kılındığını, İstanbul 1 FSHHM 2014/269-E 2015/170-K sayılı kararı ile 29. 30. ve 35.sınıflarda tescilli ... markası (tüm sınıflar bakımından), İstanbul 3 FSHHM İstanbul 3 FSHHM 2015/142-E, 2017/24-K sayılı kararı ile 25. ve 35. sınıflarda tescilli ... markası, (tüm sınıflar bakımından) Ankara 1 FSHHM 2015/136-E, 2016/238-K sayılı kararı ile 35 ve 37. sınıflarda tescili istenen ... sayılı "..." markası (tüm sınıflar bakımından), Van 3 AHM 2015/10-E 2016/600-K sayılı kararı ile 19 ve 35. sınıfta tescilli ... sayılı ... markası (mağazacılık hizmetleri yönünden) müvekkili şirket markaları ile benzer görülerek hükümsüz kılındığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME TPMK kayıtlarına göre; Davacının ... esas unsurlu bir çok markası mevcut olup ... markasının 17.10.2007 Tarihli başvuruya istinaden ... numarası ile tanınmış marka olarak 16.05.2008'de "süpermarketler aracılığıyla sağlanan müşterilerin malları elverişli şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların biraraya getirilmesi" hizmetlerinde kabul edildiği, en eski başvuru tarihli ... Market markasının 08.04.1996 tarihli başvuruya istinaden 03, 05,16,18,21,24,29, 30,31,32,33 sınıflarda tescilli olduğu ... numaralı ... şekil markasının 35.sınıfta 03.10.1997 başvuru tarihi ile tescilli olduğu, (mağaza ve mağazacılık zincirlerinin kurulması, yönetimi organizasyonu, danışmanlıkla ilgili hizmetler, ... numaralı ... markasının 35 sınıfta mağazacılık hizmetinde 17.06.2003'ten itibaren tescilli olduğu görülmüştür. -Dava konusu ... markası ... numaralı, 23.03.2012 başvuru, 14.05.2013 tescil tarihli olup tüm emtia ve hizmet sınıflarında davalı adına tescilli olup marka kelime markasıdır. Davalının müktesep hak iddiasına dayanak markalar; ... numaralı ... İBARELİ marka olup 09,16,21,28 sınıflarda 03.06.2005 tarihli başvuruya istinaden 03.07.2006 tarihinde davalı adına tescil edilmiştir. ... numaralı ... ibareli kelime markası ise 09,35 ve 42 sınıflarda 20.12.2011 tarihli başvuruya istinaden 02.12.2013 tarihinde davalı adına tescil edilmiştir. Marka vekili bilirkişi ... raporunda neticeten; Davalı markası açısından dava tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK m.8/1-b kapsamında markalar bütüncül olarak incelendiğinde iltibasa dayalı olarak hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı, davalı markası açısından 556 sayılı KHK m.8/4 kapsamında hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı, davacının, davalı tarafından ilk tescilin yapıldığı 03/06/2005 yılı öncesine ait “...” ibaresinin tescilli ya da tescilsiz olarak kullanımına dair gerçek hak sahipliğini gösterir şekilde bir delil dosyaya ibraz etmemiş olduğu, davalının 2005 yılında 09, 16, 21 ve 28. sınıfta davaya konu marka ile aynı sınıf emtia grubunda “... TEKNOLOJİ ÜRETİR” ibareli markayı, 2011 yılında 09, 35 ve 42. sınıfta davaya konu marka ile aynı sınıfta “...” ibareli markayı tescil ettirdiği, markasının asıl unsurunun “...” olduğu, davalının markalarını uzun süredir kullandığı, taraf markalarının piyasada birlikte var olduğu, davalının markasını davacı markasına yaklaştırarak kullanmadığı, davacının önceki tarihli markalarının tescil veya kullanımıyla ilgili olarak dava tarihine kadar davalı ile aralarında bir uyuşmazlık çıkartılmamak suretiyle söz konusu ibare üzerinde davalı yararına kazanılmış hak gerçekleştiği, davalının “...” ibaresi üzerinde korunmaya değer üstün hakkı bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
GEREKÇE Davacı vekili, davalının ... numaralı ... ibareli markasının, müvekkilinin ... esas unsurlu markaları ve ... ibareli tanınmış markası ile benzer olduğu ve iltibas yarattığı gerekçesi ile markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davalının ... numaralı "...” ibareli markasının, dava konusu ... numaralı "..." markasının tescil tarihi olan 14.05.2013'ten sonra 02.12.2013 tarihinde tescil edildiği ve davanın 23.12.2016'da açıldığı dikkate alındığında "..." markasının "..." markası yönünden kazanılmış hak oluşturmayacağı, ... numaralı "... ÜRETİR+ ŞEKİL" ibareli markanın ise kelime markası olmayıp kısmen mavi renkli olarak ve şekil unsuru ile tescil edildiği, tescil sınıfında ise sadece 09,16,21,28. Sınıflar olduğu, dava konusu markanın başvuru tarihi olan 22.03.2012 tarihi itibarı ile davacının ... markasının "süpermarketler aracılığıyla sağlanan müşterilerin malları elverişli şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların biraraya getirilmesi" hizmetlerinde tanınmış marka olarak kabul edildiği, davalının ... numaralı "... ÜRETİR+ŞEKİL" markasının şekil unsuru ve renk içermekte iken, dava konusu "..." markasının şekil ve renk unsuru içermeyip kelime markası olarak düz yazı ile tescilli olduğundan ... numaralı markanın dava konusu ... numaralı marka yönünden seri marka niteliğinde kabul edilemeyeceği ve davalı lehine kazanılmış hak teşkil etmeyeceği, davacının tüm sınıflarda tescilli önceki tarihli ... markaları ve tanınmış markası mevcutken davalının ... ibareli tüm sınıflarda tescilli markasında ... esas unsuru aynen yer aldığından tüketici nezdinde karışıklığı neden olacağı kanaatine varılmakla davanın kabulü gerekirken reddi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenle davacının istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2- 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/212 Esas, 2022/98 Karar sayılı, 31/03/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın KABULÜNE,-Dava konusu ... tescil numaralı "..." ibareli markanını HÜKÜMSÜZLÜĞÜ ile sicilden TERKİNİNE,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; -Alınması gereken harç 427,60-TL harçtan, peşin alınan 29,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 398,40-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, -Davacı tarafça yapılan 58,40-TL harç gideri ile, 310,60-TL posta gideri, 1.000-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.369,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,-Davalı yanca yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 25.500TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 82,10-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 302,80-TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere 08/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19