SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2022/626 E. 2024/84 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/626

Karar No

2024/84

Karar Tarihi

18 Ocak 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2022/626 Esas

KARAR NO: 2024/84 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 14/01/2022

DAVANIN KONUSU: Markanın Kullanmama Nedeni İle İptali

KARAR TARİHİ: 18/01/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesnde özetle; ... nolu "..." ibareli markanın 09. ve 42. sınıflarda davalı ... adına tescil edildiğini, davacı şirketin Teksas merkezli, dünyanın en büyük ikinci kişisel bilgisayar üreticisi olduğunu, davacı şirketin Türk Patent nezdinde 112 adet marka tescil başvurusu bulunduğunu ve ilk başvurusunun 1990 yılına ait olduğunu, davalı şirketin dava konusu markasını Türkiye'de ciddi şekilde kullanmadığını, ciddi kullanıma konu olmayan 9. Ve 42, Sınıf kapsamında tescil edilmiş mal ve hizmetler için iptal talebinde bulunulduğunu, davalının dava konusu “...” markasını tescil edildiği yukarıda belirtilen mal veya hizmetler bakımından hiçbir şekilde ve hiçbir zaman kullanılmadığını, davalı tarafın "http://www...com.tr" isimli şirketin internet siteleri incelendiğinde davalı tarafın “...” markasını 09 ve 42. Sınıf mal ve hizmetleri için kullanmadığının açık olduğunu, bu doğrultuda davalı şirketin yukarıda adresi verilen internet sitesi son 5 yıl için, İnternet arşiv araştırma uygulaması "..." (https://...org/web/) ile araştırıldığını, buna göre; 2013 yılında ilgili site farklı bir dizayna sahip olup herhangi bir "..." veya "..." ibareli marka ilgili mal ve hizmetlerde kullanılmadığını, 2014 ve sonrasında websitesi tasarımıyla aynı dizayna sahip olup ürünler, Çözümler, Servisler sayfaları incelendiğinde "..." veya "..." ibareli markanın ilgili mal ve hizmetlerde kullanılmadığının görüldüğünü, davalı şirket ile ilgili/ilişkili olabilecek Twitter, Instagram, Facebook veya ... isimli sosyal medya hesapları incelendiğinde iptali istenen markaya ilişkin herhangi bir kullanım saptanamadığını, davalı şirketin merkezi son 10 yıldır değişmemiş olup (2009 yılından bu yana), şirketin herhangi bir şube adresi de bulunmadığını, Türkiye'de "..." ibaresini taşıyan herhangi bir ticari unvan tespit edilemediğini, davalı adına, "..." veya "..." ibareli markayı içeren kayıtlı alan adı bulunmadığını, GOOGLE isimli arama motorunda anahtar kelime aramalarında da herhangi bir kullanım sonucu çıkartmadığını, marka sahibi tarafından göstermelik kullanımlara ilişkin ciddi kullanımı kanıtlamayan, tarih içermeyen deliller, broşürler, el ilanları, görseller vb. gibi deliller kullanımı ispatlar nitelikte olmayacağını, yine iptal talebinde bulunulacağı düşünülerek kullanım gerçekleşmişse talebin kuruma sunulmasından önceki üç ay içinde gerçekleşen kullanım dikkate alınamayacağını, fiili karşılık gereği müvekkilinin teminattan muaf olduğunu, müvekkilimiz "..." ibareli markanın gerçek hak sahibi olup Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... başvuru no ile işlem gören "..." ibareli marka başvurusu iptali istenen dava konusu marka dayanak gösterilerek kısmen reddedildiğini, gerçek hak sahibi olduğu markayı Türkiye içinde tescil ettiremediğini, bu nedenle davacı müvekkil şirketin hak sahibi olduğu ve bu nedenle hukuki yararının bulunduğunu belirtmiş davalı tarafından 09 ve 42. sınıflarda kullanılmayan “...” ibareli markanın 09. Ve 42. Sınıf mal ve hizmetleri bakımından iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ABD merkezli yabancı şirket olup MÖHUK m. 48 gereği teminat göstermek zorunda olduğunu, Amerika Birleşik Devletleri ile Türkiye arasında karşılıklılık bulunmadığından davacının teminat göstermesi zorunlu olduğunu, kanuna göre "ilgili kişiler" marka iptali talebinde bulunabilecek olup davacının taraf ehliyeti olmadığını, dava dilekçesinde davacı iptalini istediği marka ile olan bağlantısından bahsetmediğini, hangi nedenle bu markanın müvekkil şirket adına tescilli olmasının davacının ticari faaliyetlerini olumsuz etkileyeceği anlaşılamadığını, 27.06.2003 tarihinden itibaren müvekkili şirket tarafından kullanılan bu markaya ilişkin olarak davacı müvekkilin tescilinden önce eskiye dayalı bir kullanımından yahut kendi markasıyla iltibas olduğundan bahsetmediğini, bu hali ile davacının müvekkil şirketin tescilli markasının iptalini istemekte hukuki yararı bulunmadığından talebinin reddi gerektiğini, müvekkil şirketin davaya konu markayı kullanmakta olup davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 9. Maddesi gereği tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı bir sebep olmadan Türkiye'de ciddi bir biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceğinin belirtildiğini, müvekkili şirketin davaya konu markayı belirtilen marka sınıflarında kullanmakta olup, bunu da el ilanı, broşürlerde ve sair mecralarda kullanmış ve halen de kullandığını, hatta bir dönem başka bir şirkete de lisans verdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...1-Davanın KABULÜ ile, Davalı adına TPMK nezdinde ... no ile tescilli "..." ibareli markanın 9 ve 42. Sınıfta yer alan mal ve hizmetler yönünden KISMEN İPTALİNE, bu mal ve hizmetler yönünden SİCİLDEN TERKİNİNE," karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ: Davacı ABD merkezli yabancı şirket olup MÖHUK 48.md gereği teminat göstermek zorunda olduğu halde mahkemecE SMK M. 9 gereğince hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, Davacının dava açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilmediğini, davacının davada taraf ehliyeti olmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilin markayı tescili ve kullanımı 2003 yılına dayanmakta olduğundan söz konusu markada öncelik hakkı müvekkiline ait olduğunu, davacının ... başvuru no'lu "..." ibareli markanın sahibi olduğunu ancak yaptığı başvurusunun kısmen reddedilmiş olması nedeniyle açıldığı hususu doğru ise de burada öncelikle Sınai Mülkiyet Kanunu m.19 hükümleri işletilmesi gerekirken itiraz etme hakkı kullanılmaksızın bu davanın açılmış olması hatalı olduğunu, davacının ... ibareli markasının 9. ve 42. Sınıflarda tescilli olmadığını, İhtiyati tedbire hükmedilmesinin yerinde olmadığını, tedbirin derhal kaldırılması gerektiğini, Yeni SMK 9. Maddesindeki 5 yıllık sürenin bu tarihten itibaren işletilmesi gerekmekte olup, davanın 04.11.2019 tarihinde açıldığı görülerek henüz 5 yıllık sürenin dolmadığını, Müvekkili yönünden sunulan fatura ve broşürlerin raporda kullanım olarak kabul edildiği, ancak ciddi kullanım olmadığına yönelik görüşün yerinde olmadığını, pandemi nedeniyle detaylı arşiv çalışması yapılamadığı için bulunabilen faturaların dosyaya sunulduğunu, müvekkili şirket bünyesinde önceki yıllara ilişkin (2003 ve sonrası) başkaca faturalar da bulunduğunu, diğer yıllara ilişkin faturaların ve bröşürlerin tespiti için müvekkil şirketin ticari kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılması talep edilmişse de bu hususta herhangi bir karar verilmeksizin mevcut bilirkişi raporu doğrultusunda müvekkil aleyhine eksik inceleme ile karar verildiğini, Bilirkişi raporunda müvekkil şirketin markayı 9. sınıfta kullandığı tespit edilmiş ancak 9. sınıfın tümünü kapsar bir kullanım olmadığı ifade edilmeye çalışılmış olduğunu, BU TESPİTe katılmadıklarını, bilirkişi raporunda müvekkilin 9 (4) dışındaki diğer 9.ve 42.sınıftaki mal ve hizmet emtiaları için kullanıma ilişkin dosyada delil bulunmadığı yönünde görüş bildirilmesinin de yerinde olmadığını, Marka tescil talebinde bulunulurken 9.sınıfı bir bütün olarak seçme zorunluluğu bulunduğunu, 9.sınıf dahilindeki herhangi bir kullanım bu sınıf kapsamında kullanım olduğunu gösterdiğini, 9.sınıfı kendi içinde bölümlere ayırarak inceleme yapılmasının hatalı olduğunu, 42. Sınıfta da markanın kullanımı olduğunu, 2003-2008 yılı arasına ait evraklar imha edildiğini, yasal saklama süresi dolduğunu, TTK'nın 82. Maddesinde şirketler için defter ve belge saklama süresi 10 sene VUK m. 253 uyarınca ise bu süre 5 yıl ile sınırlı olduğunu, 2003 yılından itibaren 5 yıllık süredeki kullanıma dair sunulmayan belgeler, belgelerin saklanma süresinden öncesine dayandığından davacının zamanında açılmayan davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin katalog ve broşürlerin dosyaya sunulduğunu, dava 2019 yılında ikame edildiğinden dava açılmadan 3 yıl öncesinde müvekkil şirketin kullanımının bulunduğu ispatlandığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

İNCELEME TPMK kayıtları incelendiğinde davaya konu ... numaralı “...” markasının davalı ... adına 27.06.2003 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 13.12.2004 tarihinden itibaren 07, 08, 09, 21 ve 42.sınıflarda tescil olunduğu tespit edilmiştir. Dava tarihi 04.11.2019 dur. Bilirkişiler marka vekili ... bilişim uzmanı ..., elektrik elektronik mühendisi ... müşterek raporunda özetle; davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “www...com.tr” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, web sitesi içerisinde davaya konu “..." ibareli ürün/hizmet için herhangi bir kullanıma rastlanılmadığı, davalıya ait olan ilgili internet web sitesinin www...com.tr adresinde davalı tarafından “...” ibareli ürün/hizmetlerin geçmiş yıllarda aktif olarak kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin 1998 yılından bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve arşiv kayıtları incelendiğinde 2013 yılı sonrası internet sitesi genel anlamda şu anki güncel internet sitesi ile aynı olduğu, bu nedenle 2013 yılı öncesi arşiv kayıtları detaylıca incelenmiş davaya konu “...” ibareli ürün/hizmete internet sitesi içerisinde kullanıma rastlanılmadığı, davacının beyanı üzerine, davalıya ait olan davaya konu “...” markanın davalı tarafça online olarak kullanılıp kullanılmadığı hususunda Google Arama Motorunda ilgili anahtar kelime ve davalı ile ilişkili benzer kelimelerle yapılan arama sonuçlarındaki ilk sayfada çıkan sonuçlar davalı tarafla ilişkilendirilmiş sonuçlara rastlanılmadığı ve davalı tarafça da bu hususta herhangi bir beyanın olmadığı, davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 21.10.2020 tarihli delil dilekçesinde bulunan kataloglar / broşürler ve faturalara ait görseller incelendiğinde davaya konu “..." isimli davalıya ait markanın davalı tarafça 2016 -2017 yıllarına ait kataloglarda ve 2016 yılına ait davalı tarafça kesilmiş faturalarda kullanımların olduğuna İlişkin delil sunulduğu, ancak bu kullanımların markanın ilgili olduğu mal ve hizmetler bakımından pazar payı yaratacak ya da mevcut pazar payını sürdürecek, koruyacak nitelikte ve yeterlilikte ciddi kullanımlar olduğu hususunda yeterli delil oluşturmadığı, davalının ... A.Ş. adına TPMK nezdinde ... Tescil Nosu ile kayıtlı “...” markasının 9. Sınıfta 9(4) (Veri işlem cihazları: Bilgisayarlar, bilgisayar yazılım ve donanımları, klavye monitör) - sınıflardaki kullanımının mevzuat hükümleri kapsamında markanın ilgili olduğu mal ve hizmetler bakımından pazar payı yaratacak ya da mevcut pazar payını sürdürecek, koruyacak nitelikte ciddi kullanımlar olduğu hususunda yeterli delil olmadığı bu sebeple bu kullanımların ciddi kullanım olmadığı, aynı zamanda davalının tescilli olduğu 9(4) dışındaki diğer 9. ve 42. Sınıftaki mal ve hizmet emtiaları için “kullanımına” ilişkin dosyada herhangi bir delil olmaması sebebiyle de bu sınıflar için kullanımının olmadığı, davalının ... A.Ş. adına TPMK nezdinde ... Tescil Nosu ile kayıtlı “...” markasının 9. ve 42. sınıflardaki kullanımının mevzuat hükümleri kapsamında iptali şartlarının oluştuğu yönünden görüş ve kanaat bildirilmiştir.

GEREKÇE Dava, ... numaralı “...” ibareli markanın 9. ve 42. sınıflar yönünden kullanmama nedeni ile iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf sebepleri HMK 355 maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin ilkeler ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılmıştır. Davalı vekili davacının yabancılık teminatına tabi olduğunu ve hukuki yararı olmadığını, davanın süresinde açılmadığını ileri sürmüş olmakla öncelikle usule ilişkin istinaf sebepleri incelenmiştir. Davacı şirket ABD uyruklu olup ABD ile ülkemiz arasında karşılıklılık bulunduğundan mahkemece teminat alınmaması yerinde olduğu gibi davacının ... numaralı ... ibareli marka başvurusunun 09 ve 42.sınıflar yönünden reddedildiği, davanın dava açmakta hukuki yararı olduğu, davanın SMK'nın yürürlük tarihinden sonra açılmakla netice-i talebe göre dava tarihinden geriye yönelik 5 yıllık sürenin hesaplanacağı ve davanın süresinde olduğu dikkate alındığında davalının usule yönelik istinaf sebepleri reddedilerek esasa ilişkin istinaf istemleri incelenmesine geçilmiştir. Markanın kullanmama nedeni ile iptali davasında ispat yükü; davalıda olup davalı markanın tescilli olduğu mal ve sınıflarda ciddi biçimde kullanıldığını somut delillerle ispatlamalıdır. Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafça dosyaya sunulan 5 adet faturanın aynı gün kesilen faturalar olduğu, katalogların kısmen sunulan fotokopilerinde ise 2016 Haziran, 2017 Haziran yazılı olup "..., ..." şeklinde markasal kullanımlar mevcut ise de, sunulan delillerin markanın ciddi kullanımı için yeterli delil niteliğinde olmadığı, davalı vekili istinafında ticari defterlerin incelenmemesi nedeni ile kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu ileri sürmüş ise de; dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği 21.01.2021 Tarihli duruşmadaki beyanında; "ticari defterlerin incelenmesi yönünde talepleri olmadığını" açıkça beyan ettiği dikkate alındığında bu yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiş, mahkemenin davanın kabulü kararı yerinde olduğundan davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 69,50-TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/01/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıniptalinecevapsicildenkonusuKullanmamaesastanİptaliMarkanınkararistinafreddinedereceistanbulgerekçemahkemesininNedeniincelememöhukİlekararıkısmenistemiterkinine"kabulüdosyahükümgoogle

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim