İstanbul BAM 16. HD 2022/1755 E. 2024/836 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1755
2024/836
2 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1755 Esas
KARAR NO: 2024/836 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/07/2022
NUMARASI: 2021/199 E. - 2022/531 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 02/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine 55.339,32 TL tutarındaki senet ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, söz konusu icra takibine dayanak senet üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle borçlu bulunmadığının tespiti için davayı açtıklarını, müvekkiline usulüne uygun bir tebligat yapılmadığını belirterek, icra takibinin durdurulmasını, takip konusu alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığını, davacı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında gönderilen ödeme emrinin davacı tarafından tebliğ alındığını, davacının müvekkilinin alacağına kavuşamaması için kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikame ettiğini, borçluyla bir çok kez görüşme yapıldığını, kendisine yeterince süre verildiğini, ancak verdiği taahhütleri yerine getirmediğinden kendisi aleyhine icra takibi başlatıldığını belirterek, davanın reddini, davacı aleyhine % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/07/2022 tarihli 2021/199E. - 2022/531K. sayılı kararıyla; "...Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça, dava ve takip konusu senet üzerindeki imzaya itiraz edilmesi nedeniyle, davacı asilin ıslak imza örnekleri, imza örneklerinin bulunduğu bir kısım evrak asılları ile dava konusu senet üzerinde imzalarının karşılaştırılması suretiyle, senet üzerinde bulunan imzasının davacı eli ürünü olup olmadığı konusunda yapılan imza incelemesi sonucunda düzenlenen hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli 04.04.2022 tarihli ATK raporu ile dava konusu senet üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olmadığı tespit edilmiş olmakla, davaya konu senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının anlaşıldığı, davalının senedin lehtarı olduğu ve senet üzerindeki imzanın keşideciye ait olup olmadığını bilmesi gerekeceği hususları hep birlikte gözetilerek davacının davasının kabulü ile; davacının davalıya 21.06.2018 keşide tarihli, 15.09.2018 ödeme tarihli 50.000,00 TL’lik bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından başlatılan takibin İPTALİNE, takip tutarının %20’si olan 11.067,86 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının kötüniyetli olarak müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek için bu davayı açtığını, icra takibinin 16/09/2019 tarihinde başlatıldığını, davacının İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/63 Esas, 2021/41 Karar sayılı dosyası ile haciz işlemlerinin usulsüz olduğu iddiasıyla şikayette bulunduğunu, Mahkemece davacının hacze kabil mallarının haczedildiği gerekçesiyle şikayetini reddettiğini,Davacının bundan sonra kötüniyetli olarak işbu davayı açtığını, icra emrini bizzat tebliğ almasına rağmen 5 gün içinde imza itirazında bulunmadığını, menfi tespit davası açmak için iki yıl beklediğini,Davacının dava dilekçesinde müvekkili ile anlaşmaya varmaya çalıştığını da ikrar ettiğini, bu ikrar borcu kabul niteliğinde olduğundan, davacının huzurdaki davayı kötüniyetli açtığının sabit olduğunu, Mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu raporuna yaptıkları itirazların kabul edilmediğini ve yeni bir Adli Tıp Kurumu raporu alınmadığını, Borçlu ile birden çok görüşüldüğünü, kendisine borcunu ödemesi için süre verilmesine rağmen taahhütlerini yerine getirmediğinden aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacının icra takibine itiraz etmemesi üzerine kendisiyle tekrar görüşüldüğünü, davacının çeşitli tarihlerde ödeme vaadinde bulunduğunu, ardından borcunu ödemekten imtina ettiğini, borçlu hakkında haciz işlemi yapıldığını, Tekirdağ İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı dosyasından satışın gerçekleştiğini belirterek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dosyasına celbedilen İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip dayanağı bononun 21.06.2018 keşide tarihli,15.09.2018 ödeme tarihli, miktarının 50.000,00 TL' olduğu, bedelinin nakden alındığının yazıldığı, keşidecisinin davacı, lehtarının ise davalı olduğu, davalı lehtar tarafından davacı keşideci hakkında 46.162,84 TL asıl alacak,9.026,43 TL faiz,150,00 TL komisyon olmak üzere toplam 55.339,32 TL üzerinden 16/09/2019 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı ödeme emrinin davacı borçluya Eylül 2019 tarihinde bizzat tebliğ edildiği görülmüştür.İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/63 Esas, 2021/41 Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine kendisine ait ve su dağıtımı yaptığı araçların haczedilmesiyle ilgili icra memuru işlemine ilişkin 19/01/2021 tarihinde şikayette bulunduğu, yapılan yargılama sonucunda şikayetin reddine karar verildiği tespit edilmiştir.Davacının imza örnekleri Mahkemece duruşma sırasında alınmış, ayrıca davacının imzasının yer aldığı, dava konusu bonodan daha önceki ve sonraki tarihli belge asılları dosya içine getirtilmiştir.İlk derece mahkemesince alınan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 2022/24274 sayılı ve 04/04/2022 tarihli raporda; davacıya ait imzaların yer aldığı ve davaya konu bonodan daha eski tarihli 20/02/2014 tarihli dilekçe, 15/08/2012 tarihli ... Temel Bankacılık Hizmet Sözleşmesi, 20/07/2011 düzenleme tarihli, ... yevmiye numaralı imza beyannamesi, duruşma sırasında Mahkemece alınan imza asılları, davaya konu senedin düzenleme tarihinden sonra düzenlenen belge asıllarındaki imzalar ile davaya konu senet aslı üzerindeki imzaların karşılaştırılması sonucunda, inceleme konusu senette atılı borçlu imzaları ile ... mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... eli ürünü olmadığının mütalaa edildiği anlaşılmıştır.
G E R E K Ç E:Dava; İİK 72/3.maddesinde düzenlenmiş olan, icra takibinden sonra açılmış imza itirazına dayalı menfi tespit ve takibin iptali davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekilinin İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından alınan rapora yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, rapor incelendiğinde davacının davaya konu bononun düzenleme tarihinden önceki ve sonraki tarihli belge asılları ile davacının duruşma sırasında alınan imzaları incelenerek bono aslı ile mukayese edildiği, hangi teknik incelemelerin yapıldığının raporda açıkça belirtildiği, bu nedenle raporun denetime uygun ve yeterli olduğu kanaatine varılmıştır.Bilirkişi raporu ile davaya ve takibe konu bonoda davacı adına atılı imzanın davacının eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır. Bonodaki imzanın davacıya ait olmaması nedeniyle ilk derece mahkemesi tarafından davacının menfi tespit isteminin kabulüne dair vermiş olduğu kararın isabetli olduğu, davacının kötüniyetli olarak dava açtığına ilişkin itirazların dinlenemeyeceği kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 3.780,22 TL nispi harçtan, peşin alınan 946,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.834,22 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 02/05/2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41