İstanbul BAM 16. HD 2022/1752 E. 2024/835 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1752
2024/835
2 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1752 Esas
KARAR NO: 2024/835 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/04/2022
NUMARASI: 2019/284 E. - 2022/265 K.
ASIL DAVA: MENFİ TESPİT (KAMBİYO SENETLERİNDEN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ: 01/10/2019
BİRLEŞEN DAVA: İSTİRDAT (TİCARİ SATIMDAN KAYNAKLANAN)
KARAR TARİHİ: 02/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı aleyhine 18.02.2019 tarihli çek ile ilgili İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, çek dolayısı ile müvekkilinin davalıya bir borcu olmadığını, çek üzerinde alacaklı olarak ... İnş. Ltd. Şirketi'nin lehtar olarak gösterildiğini, çek arkasındaki ciroda da aynı unvanın yer aldığını, icra takibinin ise ... Dış Ticaret Ltd. Şirketi olarak başlatıldığını, icrada alacaklı olarak görünen şirketin çek üzerinde cirosunun bulunmadığını, çek üzerinde unvanı bulunan firmanın İTO kaydının ise kapalı olduğunu, davalı ile aralarında mal alışverişine dair herhangi bir kayıt, mal gönderimine ilişkin bir fatura imzalı irsaliye bulunmadığını, verilen çekle ilgili ürün teslimi yapılmaması nedeni ile borcunun bulunmadığını, müvekkili hakkında haciz uygulandığını, bu nedenle manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına da hükmedilmesini talep ettiklerini belirterek, menfi tespit talebi ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, çekin iadesine, davalı tarafa %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödettirilmesine, haksız haciz sonucu müvekkilinin uğradığı baskı ve mal varlığı üzerine haciz konulması sebebiyle 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; borçlu aleyhine girişilen icra takibindeki takip konusu yapılan alacağın çekten ileri geldiğini ve söz konusu çekin ödenmediğinin sabit olduğunu, çekin bir ödeme aracı olduğunu, kambiyo senetlerinin kayıtsız şartsız borç ikrarı niteliğinde evrak olduklarını, herhangi bir imza inkarının olmaması durumu da irdelendiğinde, davacının davalıya herhangi bir borcu olmadığı yönündeki iddiasının temelsiz olduğunu, müvekkilinin 31/12/2019 tarihinden itibaren ... İnş. Ltd. Şirketi olan ticaret unvanını ... Dış Ticaret Ltd. Şirketi olarak değiştirdiğini, davacı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas ve İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takiplerinin yapıldığını, davacının icra dosyalarındaki borçlarını itirazi kayıt olmadan ödemesi nedeniyle hacizlerin kaldırılarak, dosyaların kapatıldığını, davacının kötüniyetle dava açtığını, takibin durmasına neden olduğundan müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/238 Esas 2020/404 Karar sayılı dosyası
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, davacının takibe konu çek dolayısı ile alacaklı tarafa ödeme yaptığını, alacaklı vekilinin de haricen tahsilat bildirimi yaparak dosyanın işlemden kaldırılmasını talep ettiğini ve hacizlerin kaldırıldığını, icra kapak hesabında harç hesabı 9,10 olarak hesaplandığında 39.125,41 TL olduğu halde ve haricen tahsilatta 4,55 ile harç alınması gerekirken müvekkili tarafından davalıy 39.870,00 TL ödendiğini, davacı tarafından 21.05.2019 tarihinde davalıya 22.000,00 TL bankadan EFT yapıldığını, ödemenin davacı çalışanı ... tarafından davalı şirket yetkilisi ...'a yapıldığını, davacının davalıya borçlu olmadığı gibi, yapılan ödemeler karşılığında herhangi bir hizmet de almadığını, davacının alacaklıya borçlu olmadığının tespiti ve ödenen paraların ticari faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini, davalının kötü niyet tazminatı ile birlikte hacizli işlemleri nedeniyle manevi tazminat ödenmesini talep ettiklerini, icraya konu çek sebebiyle icra alacaklısı şirkete davacının herhangi bir borcu bulunmadığını, alacaklının haksız ve kötü niyetli ve davacıyı ticari olarak zorda bırakacak şekilde takip başlattığını ve haciz işlemi uyguladığını, davacının verdiği avans çekleri sebebiyle davalı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 39.870,00 TL (bu davanın konusu), İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 27.381,06 TL için, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 67697,42 TL için 3 ayrı icra takibi yapıldığını, davalıya ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyası ile ilgili İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/284 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını ve icra borcunun icra veznesine depo edildiğini, ticari defterleri incelenen davacının borcunun olmadığını, davalının çekler ve aldığı ödemeler karşılığı hiçbir ürün, mal, hizmet teslim etmediğini, davalının defterlerini mahkemeye ibraz etmekten kaçındığını, davacının ise kötü niyetli takip sonrası araç, taşınmaz vb mal varlığına konulan haksız haciz ve bankaya gönderilen ihbarnameler sonrası ticari itibarı zedelenmesin diye ödeme yapmak durumunda kaldığını belirterek, davacının herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, dava konusu ödenen paraların ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizle davacıya iadesine, davalı kötüniyetli olarak icra takibi başlattığı için % 20'den aşağı olmayacak şekilde kötüniyet tazminatı ödettirilmesine, haksız haciz sonucu davacının uğradığı baskı ve mal varlığı üzerine haciz konulması sebebiyle 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/04/2022 tarihli 2019/284E. - 2022/265 K. sayılı kararıyla; asıl ve birleşen davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davalı tarafın ticari defterlerini mahkemeye ibrazdan kaçındığını, bilirkişi raporu ile davaya konu çeklerin avans çeki olarak (320 kodla) verildiklerinin sabit olmasına rağmen mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, Mahkemenin kararında hiçbir gerekçeye yer verilmediğini, bilirkişi raporuna değinilmediğini, Mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini, Bilirkişi raporuna rağmen çekin avans çeki olarak verildiğine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin çelişkili olduğunu, İki taraf da tacir olmasına rağmen davalının ticari defterleri incelenmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ıslah dilekçesi ile davalının ticari defterlerinin de incelenmesini talep ettiklerini, kaldı ki bir taraf kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın defterlerinin de incelenmesinin zorunlu olduğunu, Müvekkiline ait defterlerle davaya konu çeklerin teminat çeki olarak verildiklerinin tespit edildiğini, buna rağmen mahkemenin çeklerin ödeme amacıyla verildiğine dair kabulünün usul ve yasaya uygun olmadığını, HMK ve Yargıtay kararları ile defter ibrazından kaçınılması durumunda HMK'nun 220/3. maddesi uyarınca davalının sunmaktan kaçındığı defterlerdeki kayıtların karşı tarafın defterlerindeki kayıtlara uygunluğunu mahkemenin kabul edebileceğinin belirtildiğini, Mahkemece icra dosyasındaki hesabın dahi incelenmediğini, birleşen dosyada alacaklıya yapılan ödemelerin dekontunun dosyaya ibraz edildiğini, dosyadan alınan kapak hesabına göre alacaklı/davalı hesabına yapılan ödemelerin kapak hesabına uygun olmadığının bilirkişi incelemesine bile gerek olmaksızın belli olduğunu, bu hesabın dahi incelenmediğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosya içinde bulunan İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Dış Ticaret Ltd. Şirketi, borçluların ... (...) ve ... oldukları, 27.970,00 TL asıl alacak, 343,69 TL işlemiş faiz, 2.797,00 TL %10 tazminat, 83,91 TL %30 komisyon, 123,90 TL ihtiyati haciz masrafı, 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 31.924,50 TL alacak için 22/04/2019 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ... Bankası Tahtakale Şubesinin ... numaralı, 30/03/2019 keşide tarihli, keşidecisi ... (...), lehtarı Teknik Elektronik ... olan, 30.000,00 TL bedelli çek olduğu, çekin arkasında sırasıyla ..., ... İnş. Ltd. Şirketi'nin cirolarının bulunduğu, 01/04/2019 tarihinde bankaya ibraz edildiği, karşılıksız olduğunu yazıldığı, 21/06/2019 tarihinde alacaklı vekilinin alacaktan feragat ettiklerine dair dilekçe sunduğu, harici ödeme nedeniyle dosyanın kapatıldığı tespit edilmiştir. Dosya içinde bulunan İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Dış Ticaret Ltd. Şirketi, borçlunun ... (...) olduğu, 46.970,00 TL asıl alacak, 1.580,89 TL işlemiş faiz, 4.697,00 TL %10 tazminat, 140,91 TL %30 komisyon, 123,90 TL ihtiyati haciz masrafı, 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 54.118,70 TL alacak için 22/04/2019 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ... Bankası Tahtakale Şubesinin ... numaralı, 18/02/2019 keşide tarihli, keşidecisi ... (...), lehtarı ... İnş. Ltd. Şirketi olan, 49.000,00 TL bedelli çek olduğu, çekin arkasında sırasıyla ... İnş. Ltd. Şirketi'nin ve ...'in cirolarının bulunduğu, 18/02/2019 tarihinde bankaya ibraz edildiği, karşılıksız olduğunu yazıldığı, 20/08/2019 tarihinde alacaklı vekilinin bakiye borç ödenmiş bulunduğundan hacizlerin fekkinin talep ettiğine dair dair dilekçe sunduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince SMMM bilirkişiden alınan raporda; Davacı taraf ...'in 2019 yılına ait ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede; tasdik bilgilerinin Ticari Defter Dönemi Tasdik Merci ve sayı açılış tasdiki kapanış tasdiki Yevmiye 2019 Bakırköy ... Noteri 28.12.2018/... Defteri kebir- 2019 Bakırköy ... Noteri 28.12.2018/... Envanter 2019 Bakırköy ... Noter 28.12.2018/... şeklinde olduğu, söz konusu inceleme sırasında yevmiye defterinin kapanışının henüz yapılmadığı gözlenmişse de, 30.06.2020 tarihinde sona erecek yasal tasdik süresinin henüz dolmadığı dikkate alınarak tasdik bilgilerinin geçerlilik yönünden bir engel teşkil etmediğinin değerlendirildiği, bu haliyle davacının ticari defterlerinin, tasdik bilgileri ve birbirini doğrulama özelliğine haiz olduğu, kayıtların usulüne uygun tutulmuş olduğunun belirlendiği, davalı taraf ile olan muhasebesel ilişkinin 320.01S5FK defteri kebir muavin hesabında izlendiği, bu hesabın borcunda dava konusu edilen 18.02.2019 vadeli 49.000,00 TL'lik çekin dışında davalı tarafa verilmiş olduğu anlaşılan 15.04.2019 vadeli 23.000,00 TL ve 15.05.2019 vadeli 22.000,00 TL değerinde iki çek bedelinin daha bulunduğu, böylece toplam bakiyenin 94.000,00 TL'na baliğ olduğunun görüldüğü ve 2019 yıl sonu itibarı ile de 159.03 iş avansları hesabına virman yapılarak bu hesapta izlendiğinin görüldüğü, defter kayıtlarında bu işlemler dışında davalı ile ilgili başka bir kayda rastlanmadığı, bir mal ve hizmet teslimine ilişkin herhangi faturanın kayda alınmamış olduğunun izlendiği, Türkiye muhasebe standartlarına uygun Muhasebe hesap planında 320 hesap kodu bir ticari ilişkide alınan mal veya hizmet karşılığı oluşan borcun takibi için kullanılan bir izleme aracı olduğu ve ilgili borcun bu hesabın alacağında izlendiği, davacının defterlerinde izlenen çek ile ödeme kayıtlarının ise henüz teslim edilmemiş bir mal ve hizmete karşın yapılan ön ödeme mahiyetinde olduğu izlenimi verdiği, zaten yıl sonunda ilgili kayıtların iş avansları hesabında izlenmeye başlanmasının da bunu doğruladığı, davacının defterlerinin tasdik koşulları ve birbirini doğrulama özelliği itibarı ile HMK'nun 222. maddesi çerçevesinde yasal koşulları taşıdığı, bu itibarla bu defterlerdeki kayıtların da takdiri mahkemeye ait olmak üzere davacı lehine delil niteliği taşıyabileceğinin değerlendirildiği, davacının bu nitelikteki muhasebe kayıtlarında davalıya keşide ettiği 18.02.2019 tarih 49.000,00 TL tutarındaki ve diğer çekler karşılığında herhangi bir ürün veya hizmet satın alındığına ilişkin bir bilgiye ulaşılamadığı, dolayısı ile ticari anlamda bir alış verişin gerçekleşmediği, davalının şifahi ifadesinde bir gayrimenkul taahhüdüne ilişkin bu çeklerin keşide edildiğinin belirtildiği, ancak bu konuda dosyaya somut bir delil sunulamadığının anlaşıldığı, sonuç olarak muhasebe kayıtlarına göre davalının davacıya ödeme aracı olarak dava konusu çeki keşide ettiği, ancak vadesinde ödememiş olduğunun görüldüğü, davacının ticari defter kayıtlarında davalıya keşide etmiş olduğu çek bedelinin mevcut olduğu, ödenmemiş olduğu, dava konusu çekin ne amaçla keşide edilmiş olduğunun somut verilerle belirlenemediği bildirilmiştir.
G E R E K Ç E: Asıl dava, icra takibinde sonra açılan menfi tespit ve haksız haciz nedeniyle manevi tazminat davası, birleşen dava ise menfi tespit ve istirdat, alacaklıya fazla ödenen paranın istirdatı ve haksız haciz nedeniyle manevi tazminat davasıdır. Mahkemece asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davanın davacısı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. Dosya incelendiğinde; asıl ve birleşen davalarda davacı tarafça 2019/15612 Esas ve 2019/15613 Esas sayılı icra takiplerine konu edilen her iki çekin karşılığında mal ve hizmet almadığını, bu nedenle çeklerle ilgili davalıya borçlu olmadığını, istinaf dilekçesinde ise çeklerin avans çeki olarak davalıya verildiği iddia edilmişse de, davacı taraf çeklerin avans çeki olduğuna dair yazılı bilgi ve belge sunamadığı, çekler üzerinde de avans çeki olduklarına dair bir ibare bulunmadığı, her ne kadar davacının ticari kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda, davalıya verilen çeklerle ilgili mal ve hizmet alındığına dair bir kayda rastlanmadığına dair görüş bildirilmişse de, çek sebepten mücerret olduğundan çeklerin avans çeki olduğunu davacı tarafın ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın her iki davayla ilgili bu iddialarını ispatlayamadığı, davalı tarafın ticari kayıtlarının incelenmemiş olmasının sonuca etkili olmayacağı, birleşen davada ... Esas sayılı icra dosyasına konu fazla ödendiği iddia edilen paranın istirdatıyla ilgili ise; davacının hiç bir ihtirazi kayıt ileri sürmeden davalıya haricen ödeme yaparak icra borcunu ödediği, taraflar arasında takibe konu çekle ilgili icra dosyasının kapatılması konusunda ne şekilde ve ne kadar ödeme yapılacağına dair anlaşma yapıldığının Mahkemece tespit edilemeyeceği, mahkemece asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, Mahkeme kararının yeterli gerekçesinin mevcut olduğu kanaatine varılmakla, davacı vekilinin asıl ve birleşen davayla ilgili istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Birleşen dava yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri olarak; asıl ve birleşen davada davacılar tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 02/05/2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41