İstanbul BAM 16. HD 2022/1393 E. 2024/833 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1393
2024/833
2 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1393 Esas
KARAR NO: 2024/833 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/05/2022
NUMARASI: 2021/334 E. - 2022/91 K.
DAVA: Endüstriyel Tasarım'a Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti ile
Durdurulması, Önlenmesi ve Tazminat
DAVA TARİHİ: 27/10/2020
- MAHKEMENİN BİRLEŞEN 2021/380 ESAS SAYILI DOSYASI -
DAVA: Endüstriyel Tasarım Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ: 12/01/2021
KARAR TARİHİ: 02/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin sahibi bulunduğu ... San. Ve Tic. Ltd. Şirketi'nde yurt içi ve yurt dışında her türlü metal ve renkli metal ile metal hammadde ve madenlerin işlenmesi, ithalat ihracatını yapmak işleriyle ilgilendiğini, müvekkilinin, ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.isimli firmaya ait taklidi yapılan sahan kulp tasarımı tescil belgesini de noter aracılığı ile yapılan işlemler ile devraldığını, ilgili firmanın tescili yapılmış olunan tasarımını senelerdir üretmekte olduğunu, tasarım tescilinin 23/05/2018 tarihinde yapıldığını, devir işleminin akabinde müvekkilinin tasarımın devrini de Türk Patent ve Marka Kurumu'na bildirerek kendi adına sicile işlettiğini, müvekkilince kulp tasarımı kendisine ait olan sahanın da tasarımının tesciline yönelik başvuruda bulunulmuş olup, ürünün şu an birebir taklidinin yapılması halinde korunma hakkına sahip tescilsiz ürünler kapsamında olduğunu, dosyada da görüleceği üzere başvuru aşamasındaki tescilsiz ürünün de davalılarca birebir taklidi yapılarak üretildiğinin ortada olduğunu, yapılan araştırmalar sonucunda davalı şirket yetkililerinin "..." markasını kullanarak mal ürettiği, satışa arz ettiği ve sattığının tespit edildiğini, taklit olduğu tespit edilen ürünlerin çeşitli mecralarda satışının gerçekleştirildiğini, davalı şirket yetkililerince taklit ürünün üretim ve ticaretinin yapılmaması, üretime derhal son verilmesi hususunda defalarca bilgi verilmişse de olumlu sonuçlar alınamadığını, taraflarınca delil tespiti davası ikame edilerek Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/275 D. İş kararı ile davalı adresinde delil tespitine karar verildiğini, yapılan tespitte fabrikada üretim aşamasında "..." marka 3 adet palet içerisinde 1092 adet ürün bulunduğunu, bu miktarda ürün bulunmuş olmasının üretim kapasitesi ve sirkülasyonun derecesini göstermekte olduğunu, davalıların müvekkil tarafından tescil edilmiş ve tasarımı müvekkiline ait olan ürünü hiçbir hak sahipliği belgesi olmadan izinsiz olarak davalı adresinde ürettiğini ve haksız kazanç sağladığını belirterek, müvekkiline ait tescilli tasarıma yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmışına, dava sorunda ürünlerin taraflarına teslimine, aksi halde imha edilmesine, müvekkilinde meydana gelen maddi ve manevi zararın tazmini için fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla taraflarınca belirletmesi mümkün olmayan maddi tazminat miktarından şimdilik 1.000.00 TL ile 50.000 TL manevi tazminatın taraflarına ödenmesine, verilecek hükmün Türkiye çapında tirajı en yüksek 3 gazetede ikişer hafta ara ile iki defa yayınlanmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf dava dilekçesinde tasarım ihlalinin önlenmesini talep etmiş ise de, ne tasarım numarası verdiğini, ne de tasarımları karşılaştırmadığını, cevap dilekçesinin neye istinaden verilmesi gerektiğinin belirlenemediğini, davacının bahsettiği tespit dosyasının ... numaralı tasarım yönünden yapıldığını ve tasarıma itirazları neticesinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil başvurusunun reddedildiğini, davacının bu nedenle talebini bu tasarıma dayandırmasının mümkün olmadığını, davacının delilleri içerisinde ..., ..., ... ve iptal edilen ... numaralı tasarımlar tespit edilmişse de, davacının davasını hangisine istinaden açtığını somutlaştırması gerektiğini, bir tava/sahan tasarlamak isteniyorsa, bu tava/sahanın bir kısım özellikleri taşımak zorunda olduğunu, aksi takdirde ürünün tava/sahan değil tencere ya da başka bir ürün grubu olacağını ve bu bağlamda seçenek özgürlüğünün dikkate alınması gerektiğini, davacının tespite konu ... tescil numaralı tasarımının tescil talebinin reddedildiğini ve buna dayanmasının mümkün olmadığını, kaldı ki, yine de taraf tasarımlarının birbiri ile iltibas tehlikesi bulunmadığını ve benzer nitelikte olmadıklarını, davacının ... ve ... tescil numaralı tasarımları ile müvekkili tasarımı arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını ve tasarımların birbirinden farklı olduğunu, ... numaralı tasarıma konu söz konusu ürünün yenilik vasfının da bulunmadığını ve bu hususta dava hakkını saklı tuttuklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır İstanbul ilinde faaliyet gösteren ülkemizin kendi alanındaki öncü firmalarından bir tanesi olduğunu, davalı tarafça, müvekkilinin ürettiği ürünlerin kendisine ait bulunan ... başvuru numaralı tasarımın 1 no'lu istemi ile iltibas yaratacak düzeyde benzer olduğu iddiası ile tespit yaptırılmış olup, müvekkili şirket tarafından tespit davası neticesinde davalı tarafın tasarım başvurusundan haberdar olunduğunu ve müvekkili şirketin kurum nezdinde yaptığı itirazlar sonucunda davacıya ait olan tasarım tescil başvurusunun TPMK tarafından iptal edildiğini, ayrıca davalı adına tescilli ... numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilikten uzak bulunan tasarımının iptalinin gerektiğini, davalıya ait tasarımdan daha önce kamuya sunulan ... tescil numaralı tasarımın davalıya ait tasarım ile benzer olduğunu, davalı tarafça işbu davaya konu tasarım nedeniyle müvekkili aleyhinde Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/285 Esas sayılı dosya ile haksız rekabet davası açtığını belirterek, davaların birleştirilmesine ve davalının ... numaralı tasarımının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davacı vekili dosyaya sunduğu cevaba cevap dilekçesi ile, davanın ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğü için açıldığını, dava dilekçesinin içeriğinde bu husus açıklanmasına rağmen, sonuç kısmında sehven tasarım numarasının yanlış yazıldığını belirterek, maddi hatanın düzeltilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili firmanın birçok endüstriyel tasarım sahibi olduğunu, müvekkilince devralınan bu şirketin sahip olduğu tasarımlarından ... başvuru numaralı devralınan bu şirketin sahibi olduğu tasarımlardan ... başvuru numaralı kulp tasarımının piyasadaki diğer kulplardan oldukça farklı ve yeni olduğunu, davacı tarafça emsal olarak sunulan ... numaralı tasarımın TPE nezdinde tava olarak geçtiğini, farklı Locarno sınıfına ait bu tasarımın kulplarının da müvekkiline ait tasarımla oldukça farklı olduğunu, yine davacı tarafça emsal olarak sunulan ... numaralı tasarımların, müvekkilinin tasarımından oldukça farklı olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 25/05/2022 tarihli 2021/334 E. - 2022/91 K. sayılı kararıyla; "...asıl davanın reddine, birleşen 2021/380 E.sayılı davanın KABULÜ ile birleşen dosya davalısına ait ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine," karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı-birleşen davada davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davaya konu ... numaralı tasarım ile ... numaralı tasarımın benzer olduğuna dair bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, ... numaralı tasarımın yumurta vb. Yiyeceklerin pişirildiği tava tasarımı, davaya konu tasarımın ise kulp tasarımı olduğunu, ... numaralı tasarımın kulpu ve gövdesiyle bir bütün olup, kendi ayırt ediciliğinin bulunduğunu, Hükümsüzlüğü talep edilen tasarım ile diğer tasarım arasında kullanıcının kulpu tutuşunu, kavrayışını ve kulpun kullanımını etkileyen yüksekliğin bütüncül algı ve tasarıma karakterini kazandıran ögeler içinde küçük bir ayrıntı olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişilerin dosyaya sunulan iki boyutlu görseller üzerinde inceleme yaptıklarını, üç boyutlu hallerini incelemeden rapor hazırladıklarını, Davaya konu kulp tasarımındaki yüksekliğin, ocağa uzak olmasını sağladığını ve kullanıcının elinin yanmayacağını, Ayrıca kulpun kullanılacağı mutfak eşyalarının üst üste saklanabilmesi için de yükseklik özelliğinin kolaylık sağlayacağı düşünülerek bu şekilde tasarlandığını, Buna rağmen bilirkişinin bu yükseklik farkını küçük ayrıntı olarak nitelendirmesine ilişkin hiçbir dayanak sunmadığını, Davya konu tasarım ile dayanak tasarım arasındaki farklılıkların, bilgilenmiş kullanıcı algısında somut ve bariz farklılıklar yaratacağının açık olduğunu, bilirkişi raporunda hatalı değerlendirme yapıldığını, Mahkemece bu rapora dayanılarak hüküm kurulduğunu, bu nedenle birleşen davayla ilgili Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, Birleşen davayla ilgili ilk derece mahkemesince müvekkiline ait tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiş olması nedeniyle inceleme yapılmadığından, birleşen davayla ilgili yaptıkları itirazlar neticesinde, asıl davayla ilgili müvekkiline ait tasarıma tecavüz, haksız rekabet, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin inceleme yapılmasını talep ettiklerini, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar hukuk Mahkemesinin 2020/275 D.İş sayılı dosyası ile yapılan delil tespiti sonucunda karşı tarafa ait iş yerinde 1092 adet tecavüz oluşturan ürün bulunduğunu, bu durumun müvekkilinin kazanç kaybına neden olduğunu, ticari itibarını kötü şekilde etkilediğini, ürünlerin kalitesi ile ilgili olumsuz yargılar oluştuğunu, Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi ile de , müvekkilinin tasarımına tecavüz edildiği kanaatine varıldığını, bu kapsamda karşı davayla ilgili istinaf başvurularının dikkate alınarak, asıl dava yönünden de verilen kararın istinaf incelemesinden geçirilmesini talep ettiklerini belirterek, istinaf taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, birleşen davanın reddine, asıl davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 17/10/2018 tescil tarihli, ... tescil numaralı "Kulp (mutfak eşyaları için" tasarımının ... Sanayi ve ticaret Limited Şirketi adına tescilliyken, davacı-birleşen davalı ...'a devredildiği tespit edilmiştir. Birleşen davacı tarafça yenilik kırıcı olarak bildirilen ... tescil numaralı tava tasarımlarının 05/01/2018 tarihli başvuru sonucunda, aynı tarihte dava dışı ... adına tescilli olduğu tespit edilmiştir. Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/275 D.iş sayılı dosyası incelendiğinde; talep eden ... tarafından, ... Tic. Ltd. Şti. ve ... San ve Tic Ltd. Şti aleyhine 2020/01991 tecsil başvuru numaralı tasarım haklarına tecavüz edildiği iddiasıyla delil tespiti talebinde bulunulduğu, tespit sonucu endüstri ürünleri tasarımcısı bilirkişi ...'den alınan bilirkişi raporunda "tespit gerçekleştirildiği esnada aleyhine tespit istenen ... San. Tic. Ltd. Şti.’ne ait İkitelli ... Mah. ... San. Sit. ... Blok No:... Başakşehir/İstanbul adresindeki işyerinde ... sıra no 1 numaralı tescilli tasarımın karşılığı, yaklaşık 1092 adet tespite konu döküm sahan/tava bulunduğu, tespit eden tarafa ait 10/03/2020 başvuru tarihli ... sıra no 1 numaralı tescilli sahan/tavalar arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin benzerlikler bulunduğu, bu sebep ile iltibas yaratabilecek derecede benzer olarak algılandıkları" rapor edilmiştir. İlk derece mahkemesince endüstri ürünleri tasarımcısı bilirkişi ...'den alınan 14/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda; "Keşif gerçekleştirildiği esnada aleyhine tespit istenen ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait İkitelli ... Mah. ... San. Sit. ... Blok Başakşehir/İstanbul adresindeki iş yerinde, yaklaşık 500 adet tespite konu kulp bulunan sahan bulunduğu, keşif gerçekleştirildiği esnada aleyhine tespit istenen ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait ... Mah. ... Sk. No:... Başakşehir/İstanbul adresindeki iş yerinde, yaklaşık 2700 adet tespite konu kulp bulunan sahan bulunduğu, tespit talep eden tarafa ait 23.05.2018 başvuru tarihli ... numaralı tescilli kulp tasarımı ile aleyhine tespit talep edilen iş yeri adresinde bulunan kulp arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin benzerlikler bulunduğu, bu sebep ile iltibas yaratabilecek derecede benzer olarak algılandıkları" hususlarını rapor ettiği görülmüştür. İlk derece mahkemesince tasarım uzmanı ..., fikri mülkiyet uzmanı ... ve muhasip bilirkişi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 01/11/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "….Dava konusu yenilik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarım “mutfak eşyaları için kulp” tasarımıdır. Kulpun el ile ilişkili olan tutma kısmının dış çizgisi yay formunda olup (A), iç çizgisi iki uçta yay, ortada ise dışa doğru eliptik bombeli yapıdadır (B). Her iki tasarım tescilinde yer alan kulpların üst yüzeyinde uzatılmış elips formunda kabartı yer almaktadır. ... numaralı tasarım tescilinde yer alan kulpun iki ayağı kavsli iken ... numaralı tasarım tescilinde düz yapıdadır (C). Kulpların gövde bağlantı biçimleri benzer yapıdadır (D). Karşılaştırılan tasarımları oluşturan bütün öğeler benzer oran, biçim ve yerleşimdedir. Tasarımlar arasındaki tek fark ayaklarının açısı olup, bu farka tasarımların bütüncül algısı içinde küçük ayrıntı olarak kalmaktadır. Tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda, hükümsüzlüğü talep edilen 23/05/2018 başvuru tarihli, ... numaralı tasarım tescili ile hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 05/01/2018 başvuru tarihli, ... numaralı tescil arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları sonucuna varılmıştır….” "....Davacı / birleşen davada davalı tarafa ait ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 23.05.2018 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, davacı / birleşen davada davalı tarafa ait 23.05.2018 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili ile davalı / birleşen davada davacı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı / birleşen davada davalı tarafa ait ... numaralı tasarım ile davalı / birleşen davada davacı tarafa ait ürünün benzer olarak algılandıkları sonucuna varılarak davacının / birleşen davada davalının tasarımından doğan haklarına tecavüz edildiği kanaati heyetlerince hasıl olmuşsa da, birleşen dava nedeniyle esas davadaki davacı tarafa ait ... numaralı tasarımın yeni ve ayırt edici nitelikte bulunmadığı sebebiyle tasarımın hükümsüzlüğü kanaatine varıldığından hükümsüzlük kararlarının geriye etkili olması sebebiyle tasarıma sağlanan koruma baştan itibaren yok sayıldığından davacının tasarımdan doğan haklarına tecavüz edildiği sonucuna da varılamadığı, böylelikle maddi ve manevi tazminat koşullarının da oluşmadığı, taraf tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları ve bu durumun da taraf tasarımları arasında karıştırılmanın (iltibas) varlığını ortaya koyduğundan haksız rekabet koşullarının oluştuğu, incelenen tarafların ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğu, dava konusu tasarımların, tek başına piyasada satışa sunulmadığı, tamamlayıcı ürün olarak ... satışlarında kullanıldığı, dava konusu tasarımın ürün satışlarına etkisinin net olarak tespitinin mümkün olmadığı, ancak davacı tarafın maddi tazminat talebi doğrultusunda hesaplama yapabilmek için, dava konusu tasarımın ürün satışına olan etkisinin % 30 civarında olabileceğinin varsayıldığı, dava dosyası kapsamında, 14.12.2020 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda, davalı tarafın şirket merkezlerinde bilirkişi marifeti ile yapılan tespitlerde, dava konusu tasarımlara benzer olduğu tespit edilen toplam 3.200 adet ürün bulunduğu, davalı tarafın şirket merkezinde, dava konusu tasarıma benzerliği tespit edilen ürünleri, davacı taraf piyasada satışa sunmuş olsaydı, mali tablolarından görünen Faaliyet Karlılık oranı ve dava konusu tasarımın ürün satışlarına olan muhtemel etkisi üzerinden yapılan hesaba göre, elde edeceği muhtemel kazancın 1.038,24 TL olarak hesap edildiği, davacı tarafın maddi tazminat talebinin, Borçlar Kanununun 50. ve 51. maddelerine göre belirlenmesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Aynı bilirkişi heyetinden alınan 24/02/2022 havale tarihli ek raporda; "Davacı / Birleşen davada davalı tarafa ait ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 23.05.2018 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, tazminat ve tecavüz iddiası kök raporda ayrıntıları ile izah edildiğinden davacının kök rapora itirazlarının kök raporlarında belirttikleri görüşleri değiştirmelerini gerekli kılmadığı, dava dosyası kapsamında, 14.12.2020 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda, davalı tarafın şirket merkezlerinde bilirkişi marifeti ile yapılan tespitlerde, dava konusu tasarımlara benzer olduğu tespit edilen toplam 3.200 adet ürün bulunduğu, davalı tarafın şirket merkezinde, dava konusu tasarıma benzerliği tespit edilen ürünleri, davacı taraf piyasada satışa sunmuş olsaydı, mali tablolarından görünen Faaliyet Karlılık oranı ve dava konusu tasarımın ürün satışlarına olan muhtemel etkisi üzerinden yapılan hesaba göre, elde edeceği muhtemel kazancın 1.038,24 TL.’ sı olarak hesap edildiği, davalı tarafın ticari kayıtları üzerinden, dava konusu tasarımlara ait satış adetlerinin net olarak tespit edilemediği ve davacı tarafın maddi kaybının tam olarak belirlenemediği göz önünde bulundurularak, davacı tarafın maddi tazminat talebinin, Borçlar Kanununun 50. ve 51. maddelerine göre belirlenmesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğu" hususlarını bildirmişlerdir.
G E R E K Ç E: Asıl dava tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davası, birleşen dava ise tasarımın hükümsüzlüğü davasıdır. Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı-birleşen davalı vekilinin öncelikle birleşen davayla ilgili istinaf talepleri incelenmiştir. SMK'nun 55/1. maddesinde ise; tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünüm olarak tanımlanmış, tasarımın tescilli olması halinde tescilli tasarım, ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş olması halinde ise tescilsiz tasarım olarak korunacağı belirtilmiştir. Yine SMK'nun 56. maddesinde tasarımın korunabilmesi için yenilik ve ayırt edicilik niteliğine sahip olması gerektiği belirtilmiş, bir tasarım tescilli ise başvuru veya rüçhan tarihinden önce, tescilsiz ise kamuya sunulduğu tarihten önce dünyanın her hangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorlarsa aynı kabul edileceği, bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya sunulduğu tarihten önce kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğunun kabul edileceği, ayırt edicilik niteliğinin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarım geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesine bakılacağı belirtilerek yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin tanımı yapılmıştır. SMK'nun 77. maddesinde ise; tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliklerinin bulunmaması halinde tasarımın hükümsüz sayılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. SMK'nun 79. maddesinde de hükümsüzlük kararının geçmişe etkili olacağı, tasarıma kanunla sağlanan bu korumanın hiç doğmamış sayılacağı belirtilmiştir. Davacı-birleşen davalı vekili kulpun yüksekliğinin işlevi düşünüldüğünde küçük ayrıntı olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu iddia etmişse de, ilk derece mahkemesince alınan ve denetime uygun olan 01/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda ve aynı heyetten alınan 24/04/2022 tarihli ek raporda, yenilik kırıcı olarak gösterilen ... tescil numaralı tava tasarımında kullanılan kulp tasarımı ile davaya konu ... numaralı tasarım arasındaki tek farkın ayaklarının açısı (kulpun ana gövdeden yükseklik derecesi) olduğu, bu farkın tasarımların bütüncül algısı içinde küçük ayrıntı olduğuna dair görüş bildirildiği, buna göre tasarımlar arasındaki bu farklılığın küçük ayrıntı niteliğinde olduğu, tasarımcının seçenek özgürlüğünün sınırlı olmadığı, her ne kadar davacı-birleşen davalı vekili ... numaralı tasarımın tava tasarımı olması nedeniyle bütün olarak bıraktığı genel izlenimin dikkate alınması gerektiğini iddia etmişse de, davaya konu tasarım ile benzer olduğu uzman bilirkişiler tarafından tespit edilen ... tescil numaralı tava tasarımında kullanılan tava kulpunun davacı-birleşen davalının davaya konu tasarımından daha önce kamuya sunulmuş olması nedeniyle, yenilik özelliğinin mevcut olmadığının kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle, Mahkemece birleşen davanın kabulüne ve davalı-birleşen davacı adına tescilli ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmakla, davacı-birleşen davalı vekilinin birleşen davaya ilişkin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.Davacı-birleşen davalı vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede ise; asıl davaya dayanak olan ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiş olmakla, SMK’nun 79/1. maddesi uyarınca tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin karar geçmişe etkili olup, tasarıma bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılacağından, asıl davada davacının davalıya karşı ileri sürebileceği bir tasarım hakkı bulunmadığından, asıl davanın reddine karar verilmesinin de yerinde olduğu kanaatine varılmakla, davacı-birleşen davalı vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf taleplerinin de reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı-birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın davacı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Karşı dava yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı-k.davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 02/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41