SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2022/1177 E. 2024/831 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1177

Karar No

2024/831

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2022/1177 Esas

KARAR NO: 2024/831 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/02/2022

NUMARASI: 2021/184 E. - 2022/28 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 02/05/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1996 yılından bu yana mutfak eşyaları üretimi yapmaya başladığını, markalaşmaya önem veren müvekkili firmanın “...” markasını da züccaciye sektöründe bilinen ve tercih edilen bir marka haline getirdiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli "..." ibareli birçok markasının bulunduğunu, müvekkili tarafından ... isimli mağazada züccaciye ürünleri üzerinde "..." etiketlerinin kullanıldığının tespit edildiğini, bunun üzerine Mahkemenin 2019/341 D. İş sayılı dosyasında tespit talep edilerek bilirkişi vasıtası ile 18/07/2019 tarihinde tespit işlemi yapıldığını, tespit sırasında mağaza yetkilisi tarafından diğer davalı ... firmasının bayisi olduğunun bildirildiğini, mağazada bütünüyle “...” ibaresinin kullanıldığını, mağaza tabelasında da “... “ibaresinin yer aldığını, davalı ... firması tarafından her ne kadar tespite itiraz dilekçesinde mağaza yetkilisi ile aralarında bayilik gibi bir ilişkisi olmadığı, satış noktası olduğu, sadece “...” markalı ürünleri sattığını belli etmek adına ... tabelasını kullanma izni verildiği iddia edilmişse de, mağaza görsellerinden anlaşılacağı üzere bu iddianın gayriciddi bir iddia olduğunu, davalılardan ... A.Ş.’nin “...” ibaresini yoğunluk olarak ev tekstil ürünleri açısından tescil ettirdiğini, her ne kadar “...” ibaresini züccaciye ürünleri açısından da tescil ettirmek için marka başvurularında bulunmuşsa da, bu başvurularının devamlı suretle reddedildiğini, davaya konu mağazada 08 ve 21.sınıfa dahil olan züccaciye ürünleri üzerinde taç etiketlerinin yer alıyor olmasının müvekkilinin markasından doğan hakları ihlal ettiğini, davalı açıkça 2017-2018 yıllarında satışlarına ara vermiş olduğundan müvekkiline kullanımı sonlandırdığı izlenimi verdiği ve kötüniyetli olarak hareket ettiği nazara alınarak somut olayda, müvekkilinin uzun süre sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığının kabulünün mümkün olmadığını, diğer yandan, davanın açıldığı tarih itibariyle züccaciye ürünleri açısından büyük yatırımlar yapmış olup olmadığı, emek sarf edip etmediği, korunması gereken bir ekonomik değer kazanıp kazanmadığının da muhasip bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini belirterek, davalılar tarafından ... isimli mağazasında züccaciye ürünlerinde “...” ibareli etiketlerin kullanılması ile “...” ismi altında züccaciye ürünlerinin satışının yapılarak müvekkilin tescilli “...” marka hakkına 6769 sayılı Kanunun 7 ve 29.maddeleri ve TTK'nın 54 vd. maddeleri uyarınca tecavüz teşkil ettiğinin tespitine tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine ve bu suretle tecavüzün giderilmesine, davalılardan ... firmasının ... isimli mağazalarında ve ... internet sitesinde züccaciye ürünlerinin satışının yapılmasının müvekkilinin tescilli “...” marka hakkına 6769 sayılı Kanunun 7 ve 29.maddeleri ve TTK'nın 54 vd. maddeleri uyarınca tecavüz teşkil ettiğinin tespitine tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine ve bu suretle tecavüzün giderilmesine, yine bu bağlamda davalı ... firması adına kayıtlı www....com.tr internet sitesinde züccaciye ürünlerine ilişkin ürün tanıtım ve satışının durdurulmasına, bu fiillerin sonuçlarının kaldırılmasına, bu mümkün olmadığı takdirde .... alan adına erişimin engellenmesine, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAPLAR: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tespit işleminin yapıldığı mağazanın, müvekkiline ait bir mağaza olmadığını, müvekkili tarafından züccaciye ürünleri üzerinde "..." ibaresinin markasal olarak kullanılmadığını, huzurda görülmekte olan davanın 2018/380 Esas sayılı dava dosyası ile konu bakımından aynı olduğunu ve derdestlik itirazında bulunduklarını, müvekkilinin 35.5 sınıfı bakımından perakendecilik hizmetlerinde hak sahibi olduğunu, davacı yanın sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradığını iddia ve beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ürünler üzerinde yer alan etiketin fiyat etiketi olduğunu ve davalılardan ... firmasına ait markanın kullanıldığını, davacı markasının kullanılmadığını, müvekkilinin diğer davalı ...’in kendilerine verdiği hak çerçevesinde kullanım yaptıklarını, davacı yanın 35. sınıfta marka tescilinin bulunmadığını iddia ve beyanla davanın reddini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI: Bakırköy 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 25/02/2022 tarihli 2021/184 E. - 2022/28 K. sayılı kararıyla; "...sınıfsal benzerlik, tescilli kullanım, sessiz kalma yolu ile hak kaybı gibi mahkememizin hukuki takdir alanında kalan ve bilirkişi raporu ile bağlı olunmayan hususlar yönünden çelişki taşıyan bilirkişi raporları nedeniyle yeni bir bilirkişi raporu almak yoluna gidilmemiş, mahkememizin görev ve yetkisi çerçevesinde hukuki olarak davalılar kullanımlarının tecavüz oluşturduğu, davacının sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğramadığı kanaatiyle davacının davasının kabulüne dair; -Davalı ... ... mağazasında züccaciye ürünlerinde davacıya ait "..." esas unsurlu markaları kullanması ve ... esas unsurlu markalar ile mağazasında ürün satışı yapmasının, davacıya ait markalardan doğan haklara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine, giderilmesine, -Davalı ... ... internet sitesinde ve mağazalarında züccaciye ürünlerinin satışının yapılmasının davacıya ait "..." esas unsurlu markalardan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine, giderilmesine, -Davalıya ait ... internet sitesinde ve davalıya ait mağazalarda yer alan züccaciye ürünlerine ilişkin ürün tanıtım ve satışının durdurulmasına,-Hüküm özetinin ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde masrafı davalılarca karşılanmak suretiyle ilanına, " karar verilmiştir.Mahkemece davacı vekilinin talebi üzerine 03/02/2022 tarihli ek karar ile; "1-HMK'nın 305/A maddesi nazara alınarak, Mahkememizce verilen 25/02/2022 Tarih, 2021/184 Esas ve 2022/28 Karar sayılı ilamının hüküm kısmının 3. maddesinin çıkartılmasına, aşağıdaki şkilde vekalet ücreti ile ilgili kısımların eklenmesine;-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, davalı ... yönelik kabul edilen markaya tecavüz ve haksız rekabet talepleri yönünden 7.375,00 TL vekalet ücretinin, davalı ... alınarak davacıya verilmesine, -Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, davalı ...San.A.Ş.'ye yönelik kabul edilen markaya tecavüz ve haksız rekabet talepleri yönünden 7.375,00 TL vekalet ücretinin, davalı ....A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,2-Hükmün 305/A maddesi uyarınca bu şekilde tamamlanmasına, "Karar verildiği tespit edilmiştir.

İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı ... Tic.ve San. Anonim Şirketi vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dosyada mevcut iki bilirkişi raporunda çelişkili görüşlere yer verilmesine rağmen, çelişki giderilmeden karar verildiğini, raporlardan ilkinde sessiz kalma nedeniyle hak kaybı oluştuğu bildirilmesine rağmen, ikinci raporda hak kaybı bulunmadığına dair görüş bildirildiği, Mahkemelerin bilirkişi görüşüne uyması zorunlu değilse de, Yargıtay kararlarında belirtildiği gibi, hakimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra bundan dönerek uyuşmazlığın hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki ve mesleki bilgi ile çözümlenebileceğinin kabul edilemeyeceğini, bu nedenle Mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini,Esasa cevap ve sair dilekçelerinde de ileri sürdükleri üzere, diğer davalı ... sahipliği ve yönetiminde olan mağazanın, davalı müvekkili şirkete ait bir mağaza olmayıp, ilgili mağazada züccaciye ürünleri üzerine ... etiketinin kullanılmış olmasının sorumluluğunun müvekkili şirkete yüklenmesinin mümkün olmadığını, işbu itirazları hakkında karar verilmemiş olmasının hukuki bir eksiklik olduğunu, Mahkemenin markaya tecavüz edildiğine ilişkin gerekçelerinin eksik incelemeye dayalı, uzun süre sessiz kalma bakımından sadece varsayıma dayanılarak kaleme alınan ve hiçbir somut gerekçe içermeyen gerekçeler olduğunu, Çünkü; mağazacılık alanındaki ilk “...” tescilinin ve kullanımının müvekkili şirket tarafından gerçekleştirildiği göz ardı edilerek, davacının müvekkilinin kazanılmış hakkının göz ardı edildiğini, Tarihsel olarak incelendiğinde, “...” markasının züccaciye ürünleri bakımından davalı şirkete ait olmakla beraber, mağazacılık konusundaki ilk kullanımın ve ilk tescilin müvekkili şirkete ait olduğunu,11.03.1997 tarihinde davalı şirketin “...” markasını 8. ve 21. sınıflarda tescil ettirdiğini,1999 yılında müvekkili ... şirketinin ... alan adını sanal mağaza ismi olarak kullanmaya başladığını,2004 ve 2011 yılları olmak üzere, müvekkili ... şirketinin mağazacılık hizmetleri sınıfı için iki ayrı tescilinin bulunduğunu, Davalı şirketin 35. sınıfta mağazacılık alanında herhangi bir tescili bulunmadığını, Davalı şirketin ise, “...” markasını 2014 yılından sonra mağazacılık alanında kullanmaya başladığını, Davacı müvekkili şirketin 2004 ve 2011 yıllarındaki mağazacılık hizmetleri bakımından var olan tescilleri ve davalı şirketten önceki mağazacılık kullanımları nedeni ile öncelik hakkına/kazanılmış hakka sahip olduğunu ve mağazacılık hizmetlerinde tescilli markalarını savunma aracı olarak kullanabileceğini, nitekim, 2004 ve 2011 yılları, davalının mağazacılık alanındaki 2014 yılındaki kullanımından önce olduğunu, Davalı müvekkili şirket adına ... numara ile tescilli markanın başvuru tarihi, 11.04.2011 tarihi olsa da markanın, 13.07.2013 tarihinde tescile hak kazandığı, yani, davalı müvekkili şirketin, internet sitesi üzerinde ve mağazalarında, 2013 yılında başlayan “...” satışlarının, söz konusu tesciline uygun olarak kullandığının kabulü gerektiğini, 2011 yılındaki tebliğe dayanan yeni uygulamanın Tebliğ md. 3'e göre yayımı tarihinde yürürlüğe girdiğini, bir diğer ifade ile, 19.10.2011 tarihinden önce tescil başvurusu yapılan markaları etkilemesinin mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin 35.08 (yeni 35.05), sınıfındaki tescillerinin kapsamının, bütün mal ve hizmetleri kapsadığını, aksinin kabulü halinde, davalı müvekkilinin uzun yıllardan bu yana var olan hakkının kısıtlanmış olacağını, kazanılmış hakkının hiçe sayılacağını, Mağaza açmaksızın, sadece ürün markası olarak bir markayı kullanan kişinin hakkının, markayı mağazacılıkta kullanan üçüncü kişinin hakkı karşısında korunmadığını, Önceki marka ile sonraki başvurunun sınıfları arasında farklılık bulunduğu, belirli bir mal için tescilli bulunan markanın, bu malları kapsayan mağazacılık hizmetleri ile aynı tür sayılmasının mümkün bulunmadığı, mal ve hizmet sınıfında genişletme yaratacak şekildeki sonraki başvuruya önceki markanın kazanılmış hak teşkil etmeyeceğini,Mahkemenin gerekçesinin yerinde olmadığını, davalı müvekkilinin 2013-2014-2015-2016 yıllarında var olan “...” markalı züccaciye satışlarının hiçe sayıldığını, davacı ile davalı müvekkili şirket arasındaki davaların 2010 yılına kadar uzandığı ve basiretli bir tacir olduğunu iddia eden davacının 4 yıl gibi uzunca bir süre boyunca var olan satışlardan haberdar olmamasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunun görmezden gelindiğin, 2017 ve 2018 yıllarında “...” markalı ürün satışı olup olmadığının dahi araştırılmadan sadece web sitesindeki arşiv kayıtlarının dikkate alındığını, 2015/110 Esas sayılı dava, Türkçede “...” anlamına gelen “...” markalı züccaciye ürünlerinin satışının durdurulması için açılmış bir dava olup, davalı müvekkilinin “...” markasının 8. ve 21. sınıfta tescilli olmadığı için, züccaciye ürünü üzerinde “... (...)” ibaresinin kullanılmasının ticari etki yarattığı konusunda bir karar verildiğini, yani davacı tarafın, aynı sitede ve 2015 yılında “...” markalı züccaciye ürünlerinin satıldığını gördüğü, o tarihten bu yana satışın yapıldığını bildiği halde, 2015 yılında dava ikame ederken bu hususu talep konusu yapmamak ile hak kaybına uğradığını, 2014/184 Esas sayılı davanın, davacı müvekkili şirket tarafından başvurusu yapılan “... ” marka başvurusunun reddi kararının iptali talepli olarak taraflarınca açılmış bir dava olup, davacı ... tarafından, ... internet sitesinde yer alan “...” markalı züccaciyelerinin varlığının dava konusu edilmediğini, yani, işbu davanın da, uzun süre sessiz kalma durumunu ortadan kaldırdığının söylenmesinin mümkün olmadığını, Hak sahibi olduğunu iddia eden davacının, uzun süre geçtikten sonra “...” tanıtım işaretiyle sunulan mağazacılık ve sanal mağazacılık hizmetinde züccaciye ürün ticaretinin yapılmasının kendilerine ait mal sınıfında tescilli “...” marka haklarına tecavüz ettiğini iddia etmesinin kabul edilemeyeceğini, bu sebeple dahi, huzurdaki davanın uzun süre sessiz kalma nedeni ile reddi gerektiğini, Müvekkilinin “...” markalı ürün satışlarına ilişkin faturaların ilk derece mahkemesince incelenmediğini, bu nedenle Daire tarafından incelenmesi için ekte sunulduklarını, Mahkemece yalnızca web arşiv kayıtlarına bakılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin telafisi zor zararlara uğramasına neden olacağını, davacının hakkaniyete aykırı olarak müvekkiline ait hakları gasp edeceğini belirterek, Bakırköy 2.FSHHM'nin 25.02.2022 tarih ve 2021/184 E., 2022/28 K. Sayılı kabul Kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak, talepleri doğrultusunda davanın bütünü ile reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:Dosyada mevcut marka tescil kayıtları incelendiğinde; ... numaralı "...+Şekil" markasının 08, 21. Sınıflarda "Düdüklü tencere, tava, sini, tas, çaydanlık, demlik, tencere, maşrapa, kevgir, çatal, kaşık, leğen, tepsi, semaver" emtiası için, ... numaralı "...+Şekil" markasının 08, 21. Sınıflarda "Düdüklü tencere, tava, sini, tas, çaydanlık, dmlik, tencere, maşrapa, kevgir, çatal, kaşık, leğen, tepsi, semaver" emtiası için, ... numaralı "..." markasının 08, 21. Sınıflarda "Düdüklü tencere, tava, sini, tas, çaydanlık, demlik, tencere, maşrapa, kevgir, çatal, kaşık, leğen, tepsi, semaver" emtiası için, ... numaralı "...+Şekil" markasının 08, 21. sınıflarda, ... numaralı "..." markasının 07, 08, 11 ve 21. sınıflarda, ... numaralı "...+Şekil" markasının 07, 08, 11 ve 21. sınıflarda, ... numaralı "...+Şekil" markasının 07, 08, 11 ve 21. sınıflarda, ... numaralı "..." markasının 07, 08, 11, 21 ve 35. sınıflarda, ... numaralı " ..." markasının 07, 08, 11, 21 ve 35. sınıflarda, ... numaralı "... " markasının 07, 08, 11, 21 ve 35. sınıflarda davacı şirket adına tescilli oldukları tespit edilmiştir.Bilirkişiler tarafından TPMK kayıtları üzerinden tespit edilen marka tescil kayıtları incelendiğinde; ... numaralı "...+Şekil" markasının 23, 34 ve 26. sınıflarda, ... numaralı "...+Şekil" markasının 24. sınıfta, ... numaralı "...+Şekil" markasının 27 ve 35. sınıflarda, ... numaralı "...+Şekil" markasının 23, 24, 25 ve 26. sınıflarda, ... numaralı “ ...+Şekil” markasının 16, 24, 27, 35, 38 ve 41. sınıflarda, ... numaralı "...+Şekil" markasının 20 ve 21. sınıflarda, ... numaralı "...+Şekil" markasının 16. sınıfta, ... numaralı "...+Şekil" markasının 20, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 35 ve 37. sınıflarda, ... numaralı "...+Şekil" markasının 24. Sınıfta davalı .... Anonim Şirketi adına tescilli oldukları tespit edilmiştir. Dosyada mevcut Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/341 D.İş sayılı dosyasından alınan ve marka uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 02/09/2019 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; davacı tarafından davalı ... aleyhine delil tespiti talep edildiği, Mahmutbey ... mahalle, ... caddesi, Bağcılar/İSTANBUL adresindeki ... Mağazası'nda yapılan keşif sonucunda, mağazanın dış mekan tabelasında "..." markasının yazılı olduğu, ev tekstil ürünleri yanında mağazanın muhtelif yerlerinde züccaciye, mutfak-softa araç ve gereçleri ürünlerinin satıldığı, içeride "..." markalı sofra ürünlerinin (yemek takımları, çatal-kaşık setleri gibi) bulunduğu bölümde raflarda "...." markasının yazılı olduğu tanıtım-reklam panolarının olduğu, züccaciye, mutfak, sofra araç-gereçlerine ayrılan bu ve diğer bölümlerde tavandan aşağı asılı "..." markasını taşıyan reklam-tanıtım levhalarının da bulunduğu ve mağaza vitrininde önde züccaciye, sofra araç-gereçleri ürünlerinin bulunduğu stantların mevcut olduğu, mağazada tespit edilen ve işbu raporda görsellerine de yer verilen, tespit isteyenin "..." markalarının tescilli olduğu 08 ve 21. sınıflar kapsamındaki tüm ürünlerin etiketlerinde "..." markasının kullanıldığı, züccaciye, mutfak-sofra araç ve gereçleri ürünlerinin büyük çoğunluğunun "... " markalı olduğu, bazılarının başka markaları taşıdığı, üzerinde hiçbir marka ihtiva etmeyen az sayıda züccaciye, mutfak araç-gereçleri ürünlerinin de mevcut olduğu, tespit edilen tüm ürünlerin fiyat etiketlerinin "..." markasını taşıdığı, "..." ve diğer markalı ürünlerin fiyat etiketlerinin de aynı şekilde "..." markasını taşıdıkları, üzerinde hiçbir marka yazılı olmayan az sayıda ürün etiketinin de aynı "..." markasal kullanımının görüldüğü, "..." markasının kullanıldığı fiyat etiketlerinin ürünlerin doğrudan "..." markalı olduğu izlenimini yarattığı, aleyhine tespit talep edilen adına TPMK nezdinde tescilli markalar arasında 21. sınıfta tescilli markaların bulunduğu, bu markaların tescil kapsamında züccaciye, mutfak araç-gereçleri ürünlerinin mevcut olmadığının görüldüğü, aleyhine tespit istenilene ait 35. hizmet sınıfında mağazacılık alanında tescilli markaların mevcut olduğu, 2011 yılındaki Tebliğ değişikliğinden önce tescilli olan markaları "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri"nde genel olarak tescilli olduğu, tebliğ değişikliğinden sonra 35. sınıfta mağazacılık hizmetini kapsar şekilde tescilli 08 ve 21. sınıflarda tespit isteyenin markalarının tescilli olduğu emtiaları kapsamadığı, aleyhine tespit talep edilen ile delil tespiti isteyen vekillerinin keşiften sonra sundukları dilekçelerinde ileri sürülen diğer hususların esasa ilişkin olup, işbu tespit dosyasında değerlendirilmediği, aleyhine tespit istenilene ait işyerinin yetkilisinin, keşif tutanağına da geçen beyanında; "ürünlerin üzerindeki etiketler tekstil logolu fiyat etiketleridir. ... ve ... züccaciye grubuna ait etiketlerdir., markayı değil, fiyatları ön plana çıkarmak için kullanılmaktadır. ... bayisiyiz. Rapor gelsin, beyanda bulunacağız." dediği, keşif yapılan mağazadan alınan vergi levhasında mükellefin ... olarak görüldüğü, işe başlama tarihinin 18/03/2005 olduğu, iş yerinde görülen fatura örneğine göre, işyeri unvanının "..." olduğuna dair tespit ve görüşlere yer verildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince marka vekili ... alınan 04/11/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda; "...Davalı ... adına kayıtlı ... uzantılı ınternet sitesinde ... ibareli markasal kullanımların davacı yanın markaları ile benzer olduğu, davalının internet sitesinde ... sayılı 35 08 sınıftaki tescile dayalı olarak ... markalı züccaciye ürünlerini satışa konu ettiği, ancak 35.08 sınıftaki tescil kapsamı ile davacı yan adına tescilli mal sınıflarının benzer olması sebebiyle markaların benzer sınıflarda kullanıma konu edildiğinin değerlendirebileceği ve nihai tüketici nezdınde iltibasa sebebiyet verebileceği, davalı ... Tesktil adına tescilli ... sayılı ... ibareli markanın 31 04.2011 tarihinde başvuruya konu edildiği, davalı ... tarafından sunulan delillerden 2013 tarihinde ... açıklaması ... firmasına züccaciye ürün satışı yapıldığı. 27.09. 2014 tarihinde ... markasal kullanımın yer aldığı faturada züccaciye ürün satışının olduğu, huzurdaki davanın 27. 09.2019 tarihinde açıldığı, davalının bu süreç içinde markasına yatırım yaptığı hususları birlikle dikkat alındığında davalının markayı kullanmasına engel olunmasının hakkaniyetli olmayacağı, davacı yanın uzun süre sessiz kalma sebebiyle hak kaybına uğradığının değerlendirilebileceği ve davalı yanın dava konusu eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediği, davalı ... ’ın iş yerinde bulunan geneli ... markalı olan züccaciye ürünleri üzerinde ... ibareli fiyat etiketlerinin bulunmasının nihai tüketici nezdınde ürünün ... markalı olduğu izlenimi uyandıracağı, davalı yanın işbu kullanımının davacı yanın züccaciye sınıfında tescilli ... ibareli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edeceği" yönünde tespit ve görüşlerini bildirdikleri görülmüştür.İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi ile bilişim uzmanı ... oluşan heyetten alınan 08/04/2021 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; "...tespite konu bahsi geçen “...” internet web sitesinde davaya konu züccaciye ürünlerin ne zamandan itibaren yayında olduğunu tespit etmek için web arşiv üzerinden detaylıca kontrol edildiğinde ilgili siteye bağlı "http://.../satis/..." - " ..." sayfa/linkinde "09 Şubat 2014" tarihinde tespit edilen ilk arşiv kaydında züccaciye ürünlerinin yayında olduğu, sonraki takip eden 2015, 2016yıllarına ait arşiv kayıtlarında yine aynı şekilde “ ... ” sayfa/linkinde züccaciye ürünlerinin yayında olduğu, takip eden 2017 ve 2018 yılların arşivleri detaylıca incelendiğinde ilgili internet sitesinde "..." sayfası/kategorisinin oluşturulduğu ancak arşiv kayıtlarında züccaciye ürünlerinin yayında olmadığı, 2019 yılından bu yana arşivler detaylıca incelendiğinde ilgili internet sitesinde "..." sayfasının/kategorisinin arşiv kayıtlarında züccaciye ürünlerinin yayında olduğu, bilişim incelemesi neticesinde tespit edilen hususların kök raporumuzda bildirdiğimiz hususları teyit eder mahiyette olması sebebi ile kök rapordaki görüşlerin değiştirilmesini gerektirir herhangi bir durumun mevzubahis olmadığı" hususlarını tespit ve rapor ettikleri görülmüştür. İlk derece mahkemesince Marka uzmanı ... , marka uzmanı ... ve mali müşavir ... alınan 05/11/2021 havale tarihli raporda; "...davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğramamış olduğu, davalı tarafın dava konusu eylemlerinin, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı, davalının, davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilediği bu sebeple, yukarıdaki tespitler ışığında, karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanım yönünden haksız rekabet oluşacağı, diğer davalı kullanımları açısından; davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğramamış olduğu, davalı tarafın dava konusu eylemlerinin, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı, davalının, davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilediği bu sebeple, yukarıdaki tespitler ışığında, karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanım yönünden haksız rekabet oluşacağı" hususlarını rapor ettikleri görülmüştür.

G E R E K Ç E: Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar davalı ... vekili Mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiği iddiasıyla istinaf talebinde bulunmuşsa da, alınan tüm bilirkişi raporlarında mutfak eşyaları üzerindeki etiketlerde “...” markasının kullanılmasının davacının bu sınıfta daha önce tescil ettirdiği markası ile iltibasa neden olacağına dair görüş bildirildiği, davacının sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğrayıp uğramadığı konusunda görüş ayrılığı bulunduğu, ancak bu konunun hukuki nitelikte olduğu ve Mahkemece değerlendirme yapılması gerektiğinden, çelişkinin giderilmesi için yeniden rapor alınmasına gerek bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Davacının sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğrayıp uğramadığına ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; alınan bilirkişi raporları ve dosyaya sunulan delillerle, davalının internet sitesi üzerinden 21.sınıf bakımından markasal kullanımlarının 2014 yılında başladığı, davacının davalı şirkete karşı Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne ait 2015/110 Esas sayılı dosyası ile söz konusu alan adında züccaciye emtiası yönünden davacı markasının yönlendirici kod olarak kullanıldığı iddiasıyla dava açtığı, 2014/184 Esas sayılı dosyasıyla da, davacının ... numaralı "..." markasının tescil talebinin davalı itirazı üzerine reddine ilişkin kurum kararının iptali talebi ile dava açtığı, davalının internet sitesinden 2017 ve 2018 yıllarında züccaciye ürünlerinin yayınlarını kaldırdığı, 2018 yılından sonra 21.sınıf yönünden yeniden yayın yapılmasını müteakiben iş bu davanın 27/09/2019 tarihinde açıldığı tespit edilmiş olup, dosyaya taraflarca sunulu pek çok yargı kararları ile tarafların "..." kelime markası üzerinde, özellikle 21. ve 35.sınıflar yönünden karşılıklı pek çok dava açtıklarının anlaşıldığı, bu durumda davacının uzun süre dava açmayarak artık dava açılmayacağı yönünde davalıda bir inancın oluşmasına neden olduğundan ve bu davayı açmasının TMK’nun 2. maddesinde tanımlanan iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığından söz edilemeyeceği, Mahkemenin buna ilişkin tespit ve gerekçesinin yerinde olduğu kanaatine varılmakla, davalı şirket vekilinin buna ilişkin istinaf talebi yerinde bulunmamıştır. Davalı şirket vekilinin “...” markası üzerinde 35. Sınıf yönünden öncelik hakkının müvekkiline ait olduğuna dair istinaf talebinin incelenmesinde; alınan bilirkişi raporları ile, davalı ... şirketinin kendisine ait internet adresi üzerinden "..." esas unsurlu markaları havi züccaciye ürünlerinin tanıtım ve satışını yaptığının tespit edildiği, 2011 tarihli tebliğ tarihinden daha önce 35. sınıfta genel mağazacılık hizmetleri yönünden adına marka tescili bulunan davalı ... şirketinin söz konusu tesciline dayanabilmek için, markayı iddiaya konu 21. sınıftaki emtiayla ilgili sektörel bazda benzer malların perakendeciliği veya mağazacılığı yönünden marka sahibi davacının 1997 yılındaki marka tescilinden önce fiilen kullandığını ispat etmesi gerektiği, somut olayda ise, gerek davacıya ait ... numaralı "...+Şekil" markasının tescil kaydı, gerekse dosyaya sunulu taraflar arasındaki pek çok hukuki uyuşmazlık sonucu verilen ve kesinleşen yargı kararlarına göre 21.sınıf yönünden davacının, davalıya nazaran 21. sınıf kapsamında kalan emtiayla ilgili tescilli markasının ve önceye dayalı hak sahipliğinin mevcut olduğunun anlaşıldığı, davalı ... Şirketinin 21. sınıf kapsamında kalan emtiayla ilgili sektörel bazda benzer malların perakendeciliği veya mağazacılık hizmetlerinde öncelik hakkı bulunduğunu ispatlayamadığı, bu nedenle davalının markasının 35.sınıfta tescilli olması savunmasının dinlenemeyeceği, Mahkemenin bu konudaki tespit ve gerekçesinin de yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı ... şirketinin istinaf dilekçesi ekinde sunduğu 2018 yılına ait “ ...” markalı ürün satışına ilişkin faturaların incelenmesinin davanın sonucuna etkili olmayacağı, zira davalının internet sitesinde 2018 yılında “...” markalı ürün satışı yapmasının davalı şirkete 21. Sınıf kapsamında veya sektörel bazda benzer malların perakendeciliği veya mağazacılık hizmetleri konusunda öncelik hakkı vermeyeceği, davanın açıldığı tarihe göre davacının sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğradığını da ispat etmediği, tüm bu nedenlerle Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı .... Anonim Şirketi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın davalı ...den alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 33,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalı ....den alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı ... tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 02/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkararistinaf(MarkaHakkınaistanbuldosyakonusuTecavüzdenMarkaesastanmahkemeKaynaklanan)kararıbaşvurusucevaplar

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim