SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2022/1333 E. 2024/830 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1333

Karar No

2024/830

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2022/1333 Esas

KARAR NO: 2024/830 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 30/11/2021

NUMARASI: 2021/181 E. - 2021/45 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 02/05/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının "..." markasının sahibi olduğunu, farklı sınıflar ve farklı mallar üzerinde tescil ettirmek ve kullanmak suretiyle seri marka oluşturduğunu, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin "..." ibaresini 30. sınıfta adına tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, ... adına tescil edilen "..." markasının davacının "..." markası ile yazılış, okunuş ve görsel olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, ...'ın sadece davacı markasını oluşturan kelimeleri değil, aynı zamanda davacı markası ile bir bütün olan şeklin de aynısını kullandığını, ... haksız olarak tescil ettirdiği markayı kullanarak ürettiği ürünlerin tanıtımını yaptığını, bu ürünleri piyasaya sürdüğünü, bu nedenle ... aleyhine İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2020/155 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, ayrıca hem ...'ın hem de davalının aleyhine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının, davacı markası ile iltibas oluşturan "..." markalı çayları sattığını, SMK 29/1-c hükmüne göre tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünlerin satılmasının, dağıtılmasının ve ticari amaçla elde bulundurulması fiillerinin tecavüz kapsamında kabul edildiğini, davalı tarafından düzenlenen faturanın "..." markalı çayların satışı için düzenlendiğini, davalının SMK'nun 29. maddesi kapsamında tecavüz fiilini gerçekleştirdiğini ileri sürerek, davalının, davacının tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz oluşturan fiillerinin tespitine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edilmesine rağmen cevap verilmediği anlaşılmıştır.

MAHKEME KARARI: İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/11/2021 tarihli 2021/181 E. - 2021/45 K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı, sunulan bilirkişi raporları ve sunulu tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; davacının markaya tecavüz taleplerinin kabulüne dair; Davalı kullanımlarının davacıya ait ... ve ... numara ile tescilli ... ibareli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine," karar verildiği görülmüştür.

İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Davaya süresinde cevap dilekçesi sunamadıklarını, süresinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalının, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayıldığını, yerel mahkemenin gerekçeli kararında beyan dilekçelerinde belirttikleri hususlara yönelik herhangi bir ibare bulunmadığını, beyan dilekçelerin belirtmiş oldukları hususlardan hangilerinin dikkate alınıp alınmadığının belli olmadığını, kaldı ki gerekçeli kararda beyanlarına dair herhangi bir unsurun bulunmadığını, beyan dilekçelerinin tamamının dikkate alınmamış olduğunun aşikar olduğunu, dolayısıyla gerekçeli kararın beyanlarına itibar edilmeden yazılmış olmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Müvekkilinin davacı ile .... Ltd. Şti. arasındaki uyuşmazlığa konu ''...'' markalı malları, ... Ltd. Şti.'den satın aldığını, söz konusu malların marka tecavüzü davasına konu olduğunu bilmeden satış işlemini gerçekleştirdiğini, SMK 29/c hükmünde kanun koyucunun, eylemi gerçekleştirenin markanın taklit edildiğini bilmesi veya bilmesi gerektiği kıstasını aradığını, kaldı ki ''...'' markalı malların taklit ürünü olup olmadığının henüz kesinliğe ulaşmadığını, davacı ile ... San. Ltd. Şti. arasındaki davanın derdest olduğunu, bu bakımdan, müvekkili şirketin taklit ürün sattığını iddia etmenin ticari teamüllere ve hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu, davacının davaya sunmuş olduğu belge ve bilgiler içerisinde bu konuya değinilmediğini, davacının iddialarının bu zayıflığı karşısında, davasının reddinin hukuka ve hakkaniyete uygun olacağını, Yerel mahkemece dosya kapsamında tespit edilen hususlar ile birlikte beyan ve itirazları nazara alınmadan, herhangi bir araştırma yapılmadan, sırf müvekkili şirketin davaya katılım sağlamamış olması (cevap dilekçesinin yokluğu) sebebiyle müvekkili şirkete sorumluluk atfedildiğini, müvekkili şirket nezdinde araştırma yapılmadan eksik inceleme ile müvekkilinin sorumlu tutularak hüküm tesis edildiğini, verilen kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile, İstanbul 4.Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/181Esas 2021/45 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacı tarafından açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; ... numaralı "...+Şekil" markasının 30. Sınıfta davacı ... Ltd. Şirketi adına tescilli olduğu, ... numaralı "...+Şekil" markasının 30. sınıfta dava dışı .... Ltd. Şirketi adına tescilli olduğu,Yine bilirkişiler tarafından tespit edilen ... numaralı "... +Şekil" markasının da 30. sınıfta davacı ... Ltd. Şirketi adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince alınan 25/05/2021 tarihli raporunda; 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu md.29 hükmü uyarınca, davalının "..." ibareli marka kullanımlarının, davacıya ait ... ve ... sayılı tescilli "..." markalarına karşı tecavüz eylemi oluşturduğu sonuç ve kanaatine varmıştır.

G E R E K Ç E:Dava; 6769 sayılı SMK hükümleri uyarınca açılmış marka hakkına tecavüzün tespiti istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya incelendiğinde; alınan bilirkişi raporu ile davalının satışını yaptığı çay ürünlerinin “...” markasının davacı adına tescilli “...” markası ile iltibasa neden olacak derecede benzer olduğuna dair görüş bildirildiği, davalı vekilinin dosyaya sunduğu beyan dilekçeleri ile müvekkili davalının bu ürünlerin taklit ürünler olduklarını bilmeden satış yaptığının savunulduğu, ancak davalının basiretli bir tacir gibi satışını yaptığı ürünlerin markasının başkasına ait olup olmadığını araştırması gerektiği, davacı tarafça davaya konu çay ürünlerinin taklit ürün oldukları iddia edilmişse de, satışı yapılan ürünler incelenemediğinden taklit olup olmadıklarının tespit edilemediği, ancak davaya konu ürünler üzerinde kullanılan markanın davacının tescilli markası ile görsel ve işitsel olarak iltibasa neden olacak derecede benzer olduğunun tespit edildiği, davacının markasının çay emtiası için de tescilli olduğu, davacının markasına tecavüz edildiği iddiasının marka tescil kayıtları, bilirkişi raporu, davalı tarafça düzenlenen fatura örneği ve davalı tarafın ürünlerin satışını yaptıklarına dair beyanları ile ispat edildiği, SMK’nun 29/1-a ve 7/2-b maddeleri uyarınca bu durumun davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiği, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 02/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkararistinaf(MarkaHakkınaistanbuldosyakonusuTecavüzdenMarkaesastanmahkemeKaynaklanan)kararıdelillerbaşvurusucevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim