İstanbul BAM 16. HD 2022/1199 E. 2024/810 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1199
2024/810
2 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1199 Esas
KARAR NO: 2024/810
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 31/03/2022
NUMARASI: 2021/73 Esas, 2022/95 Karar
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Tasarım Hakkına Tecavüz)
KARAR TARİHİ: 02/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin her türlü toprak eşya mamulleri ile porselen ve seramikten mamul mutfak eşyalarını, inşaat malzemelerini, nalburiye emtiası ile porselen ve seramik sanayinde kullanılan bilumum hammaddeyi, yarı maddi, malzeme ve teçhizatı yapmak, alıp satmak ve pazarlama faaliyetlerini gerçekleştirdiğini, müvekkilinin bu bağlamda TPMK nezdinde tescilli ... tescil numaralı tasarımın hak sahibi olduğunu, ancak hal böyle iken, davalının İstanbul'da faaliyet gösterdiği işyerinde, müvekkili şirkete ait ve tescilli bulunan tasarıma konu ürünlerin taklidi yaparak satışa sunduğunu, davalının bu satış ile haksız kazanç sağladığını ve davalı yanın söz konusu eylemlerinin müvekkilinin tasarımdan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, müvekkili adına tescilli tasarıma yönelik tecavüzün tespitini, şimdilik 1.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL itibar ve 30.000,00 TL manevi tazminatın, tecavüzün yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkiline ait ürünler ile benzerlik göstermeyen ve henüz kesinleşmeyen tescil başvurusuna dayanılarak öne sürülen tasarım hakkına tecavüz iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, davacının haksız rekabet iddialarının gerçeği yansıtmadığını, tazminat talepleri açısından ispat yükünün davacı tarafta olduğunu ve kullanılan soyut ifadeler dışında zararı ispata yönelik hiçbir somut delil sunulmadığını, davacının dosya kapsamındaki tüm iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...Dosya kapsamı deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait olduğu iddia edilen ve dava dilekçesi ekinde sunulan “...” isimli ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, dolayısıyla ürünlerin farklılaştığı, ürünler arasında iltibasın olmaması nedeniyle davalı kullanımının tecavüz niteliği arz etmediği ve bu tespitlere bağlı olarak haksız rekabet ve tazminat koşullarının da oluşmadığı" gerekçesiyle davanın REDDİNE, karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 08/07/2020 tarihli ... başvuru ve tescil numaralı endüstriyel tasarımların hak sahibi olduğunu, tasarımlara ait ürünlerin üretiminin de yapıldığını, bilirkişilerce alınan raporlar tamamen denetime elverişsiz ve yanlı olarak düzenlendiğini, itirazların değerlendirilmeden ek rapor araştırma yapılmadan karar verildiğini,Bilirkişi incelemesi öncesinde toplanan deliller ve veriler yetersiz olduğunu Haksız rekabete ilişkin müvekkili firma nezdinde üst pozisyonlarda çalışmış işçiler hakkında bir değerlendirme yapılmadığını, Müvekkili şirket bünyesinde birim sorumlusu görevlerinde çalışan ... ve ... isimli çalışanlar son iki üç ay içerisinde müvekkil şirket ile aralarındaki iş akitlerini ya karşılıklı anlaşma ile yahut tek taraflı fesih ile sonlandırıp davalı bünyesinde çalışmaya başladıklarını, iş sözleşmelerinde İş Kanunu gereğince rekabet yasağına ilişkin hükümler yer aldığını, her türlü bilgi ve mesleki sırlara vakıf olmasına rağmen müvekkili şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren firma bünyesinde aynı pozisyonda işe başlatıldıklarını, bilirkişi tarafından yapılan tespitlere bakıldığında ürün isimlerinin aynı tescilli isim olan "..." şeklinde teşhir edilen ürünün dahi tüketicide uyandırdığı intiba haksız rekabete yol açabilecek düzeyde olduğunu, "..." isimli ürünü satın almak isteyen bir tüketici aynı ürün olduğu sanısına kapılarak ve daha uygun bir fiyattan taklit olan ürünü tercih edebileceğini, müvekkil firmanın tescilli tasarım ve ürünlerinin tecavüze uğradığı sabit olmakla neticeten maddi, manevi ve itibar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İNCELEME Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... tescil numaralı "Tabak-Kase-Çaydanlık" ürün adlı çoklu endüstriyel tasarım tescil belgesinin, 08/07/2020 tarihinden itibaren 5 yıl müddetle davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Davacı tanıkları dinlenilmiştir. Bilirkişiler endüstriyel tasarım uzmanı..., FSEK uzmanı ..., mali müşavir ... raporunda sonuç olarak; davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait olduğu iddia edilen ve dava dilekçesi ekinde sunulan “,,, isimli ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, dolayısıyla ürünlerin farklılaştığı, ürünler arasında iltibasın olmaması nedeniyle davalı kullanımının tecavüz niteliği arz etmeyeceği ve bu tespitlere bağlı olarak haksız rekabet ve tazminat koşullarının oluşmayacağı, davalı tarafın incelenen ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı tarafın dava konusu tasarıma ait ürün satışlarına yönelik stok kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde, dava konusu tasarıma ait ürün satışından zarar ettiğinin görüldüğü, ancak Mahkeme davalı tarafın mali tablolarında görülen faaliyet karlılık oranı dikkate alınarak hesaplama yapılmasını istemesi halinde, davalı tarafın mali tablolarında görülen faaliyet karlılık oranı üzerinden yapılan muhtemel kazanç hesabına göre, dava konusu tasarımın ürün satışlarına olan etkisi nedeni ile davalı tarafın elde ettiği muhtemel kazancın 249,95 TL olarak hesap edildiği, davalı tarafın dava konusu tasarım kullanımı nedeni ile elde edilen muhtemel kazanç hesabının çok düşük olduğu, davacı tarafın maddi tazminat talebinin Borçlar Kanununun 50. ve 51. Maddelerine göre belirlenmesi hususunun ise Mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.
GEREKÇE Dava, endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, meni refi, maddi, manevi tazminat, itibar tazminatı istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; dosyaya yansıyan ve Dairemizce de yeterli bulunan bilirkişi heyeti raporuna göre; davacının tescilli tasarımları ile davalı ürününün geometrik biçim ve oranlarının, yüzey özelliklerinin birbirinden farklı olduğu, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar olduğu tespit edilmiş olmakla tasarımda korunanın görünüm olduğu, davacının tasarımları ile davalı ürünü arasında benzerlik olmadığından davalının ürün görselinde ... ibaresini kullanmasının da tecavüz oluşturmayacağı dikkate alındığında davanın reddi kararı yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacının istinafının esastan reddi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 02/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41