SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2022/1196 E. 2024/808 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1196

Karar No

2024/808

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2022/1196 Esas

KARAR NO: 2024/808

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 14/10/2021

NUMARASI: 2020/122 Esas - 2021/210 Karar

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 02/05/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin “...” markasına yönelik bütün hakları, bu markaların önceki sahibi olan ... şirketinden devraldığını ve bu doğrultuda sahip değişikliği işlemi yapıldığını, ... tescil nolu markaya yönelik olarak da TPMK nezdinde tam devir işlemi yapıldığını, markayı tüm haklarıyla bu firmadan devralan müvekkilinin gerçek ve kazanılmış hak sahibi kabul edilmesi gerektiğini, müvekkili markasının çok sayıda yabancı ülkede ve WIPO nezdinde de tescilli olduğunu, müvekkilinin “...” ibareli markasıyla hem ülkemizde, hem de dünyada pek çok fuarda yer aldığını ve tanıtım yaptığını, müvekkili ürünlerinin dava dışı bir şirketle akdedilen distribütörlük sözleşmesi kapsamında ülkemizde de dağıtılıp satıldığını ve yaygın biçimde kullanıldığını, satış ve tanıtımlarının internet üzerinden de yapıldığını, davalı yanın müvekkilinin markalarından haberdar olduğunu ve sistematik olarak “...” ibaresini içeren benzer/taklit başvurular yaptığını, müvekkilinin itirazı üzerine bu başvuruların reddedildiğini, müvekkilinin “...” ibareli markalarının 03, 05, 29, 30 ve 32. sınıflarda tescilli olduğunu, davaya konu markanın 05. sınıfta tescilli olduğunu ve müvekkili markaları ile aralarında doğrudan bir sınıf çakışmasının mevcut olduğunu, davalının müvekkilinin tanınmışlık düzeyinden yararlanmak amacıyla markayı tescil ettirdiğini, müvekkiline ait markaların kalitesinden ve güvenilirliğinden yararlanarak kendi markası lehine haksız yarar sağlamaya çalıştığını, müvekkiline ait ... tescil numarası ile tescilli “...” markası ile dava konusu ... tescil nolu markanın, görsel ve işitsel olarak birebir aynı olduğunu, ikisinin esas unsurunun da “...” ibaresi olduğunu ve ayrıca müvekkili markası ile birebir aynı olan davalı markasının haksız rekabet oluşturduğunu iddia ederek, davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili şirketin yalnızca eczane tedarikçisi olmayıp, 100 yıllık tecrübe ile eczacılara kaliteli ve ürünler sunduğunu, ilaç dışı ürünler, medikal ve kozmetik sektörlerine ait ürünlerin satış ve pazarlaması alanında faaliyet gösterdiğini, davacı “...” markasının tanınmış marka olduğunu ve müvekkilinin markasının kötü niyetle tescil ettirildiği iddialarını ispat edemediğini, müvekkilinin “...” esas unsurlu markalarını geçmişten bu yana nizasız ve fasılasız şekilde kullandığını, piyasada tanınır hale getirdiğini, dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarının devamı olduğunu, müvekkilinin kendi marka ailesini oluşturduğunu ve önceki tescilli markaları nedeniyle “...” ibareli markaları üzerinde kazanılmış hakkı bulunduğunu, davacı tarafın davaya mesnet göstermiş olduğu ... tescil numaralı markası ile müvekkili markasının tescilli oldukları alt emtiaların tamamen aynı olmadığını, davacının Türkiye'de tescilli olmayan alt gruplarda müvekkili markasının hükümsüzlüğünü talep edemeyeceğini, ayrıca taraf markaları arasında şekil, yazılış ve logo olarak hiçbir benzerlik bulunmadığını, müvekkili markasının sadece “...” ibaresinden ibaret olmadığını, “...” şeklinde bir bütünden oluştuğunu, davaya konu markalar bütün olarak incelendiğinde de, aralarında hiçbir surette karıştırılma ihtimali bulunmadığının görüldüğünü, taraf markalarının hem içerdikleri kelimeler, hem de kompozisyon bakımından birbirinden oldukça farklı olduklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "1-Davacının davasının KABULÜNE, davalı adına tescilli 2018/113143 tescil nolu markanın tescilli olduğu 5. sınıftaki tüm emtialar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine," Şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde; davaya konu davacı markaları ile müvekkilin markası arasında şekil, yazılış ve logo olarak hiçbir benzerlik bulunmadığını, Müvekkilin markası sadece “...” kelimelerinden ibaret olmayıp “...” şeklinde bir bütünden oluşturulduğunu, Ayrıca sadece eczanelerde ve reçeteli olarak satılan ilaçlar da, tehlikeli ürünler olduklarından ve doğrudan insan sağlığını ilgilendirdiğinden, hayati öneme sahip oldukları için bu gibi ürünleri satın alacak kimseler daha dikkatli olacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın davaya mesnet göstermiş olduğu ... numaralı “...” markasının tescilli olduğu alt emtialar ile müvekkilinin davaya konu ... numaralı markasının tescilli olduğu alt emtialar aynı emtiaları kapsamadığını, Davaya konu markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, Bu konuda Yargıtay kararları sunulduğunu, davaya konu markalar bütün olarak incelenmesi gerektiğini, müvekkilinin davaya konu markasının tescilinde kötü niyet bulunduğuna dair kararın hatalı olduğunu, müvekkili şirketin “...” esas unsurlu markalarını geçmişten bu yana nizasız ve fasılasız şekilde kullanmış, piyasada tanınır hale getirmiş olduğunu, “...” markası müvekkilinin seri markalarının devamı olduğunu, Müvekkilin önceki tescilli markaları nedeniyle “...” markası üzerinde kazanılmış hakkı bulunduğunu, (05. Sınıfta tescilli ... numaralı “...”, 03. Sınıfta tescilli ... numaralı “...”, 03/05/10/35. Sınıflarda tescilli ... numaralı “...”). Müvekkil şirket çok uzun yıllardır “...” ibareli markalarını tescil ettirerek ve fiilen de kullanarak “...” ibareli markalar üzerinde kazanılmış hak elde ettiğini, tescilinde kötü niyet bulunduğuna ilişkin karar haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İNCELEME Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... tescil numaralı "..." ibareli markanın, 05. sınıfta 11/12/2018 yılından itibaren 10 yıl müddetle davalı adına, tescilli olduğu, tescil sınıfının; “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” emtiaları kapsadığı, ... tescil numaralı "... " ibareli markanın, aynı sınıfta 22/11/2018 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davacı adına tescilli olduğu 05. Sınıfta; “Vitamin preparations; nutritional supplements; preparations of trace elements for human and animal consumption; all the aforesaid goods are from Switzerland.” alt emtialarında tescilli olduğu anlaşılmıştır.Marka vekili Bilirkişi ... raporunda; Davacı şirket, TPMK nezdinde tescilli 22.11.2018 koruma tarihli ve ... no.lu “... ” (Uluslararası Tescil No.:...) markası ile WIPO nezdinde tescilli 01.03.2018 tescil tarihli ve ... no.lu “...” ve 10.12.2018 tescil tarihli ve ... no.lu “...” markalarını, dava dışı ...’den devralmıştır. Bu markalar dava tarihinde davacı adına kayıtlıdırlar. Hükümsüzlüğü talep edilen davalı markası ... lafzi markası olup, markanın koruma tarihi 11.12.2018’dir ve marka 05. sınıfta tescillidir.Davacı markasının, davalı markasının koruma tarihinden önce tanınmış marka niteliğinde olduğu yönünde bir tespite ulaşılamadığından, davacının SMK m.6/f.5 hükmüne dayanması mümkün değildir. Davacı tarafından dosyaya dava dışı ...’nin ... beslenme takviyelerinin Türkiye’de tanıtımının yapılmasına ve satılmasına ilişkin dava dışı bir şirketle arasında akdedilen 03.07.2017 tarihli distribütörlük sözleşmesi sunulmuştur. Beslenme takviyesi olarak nitelendirilen ürünler davacıya ait 2019 01487 no.lu “...” markasının tescilli olduğu 05. sınıfta yer alan ürünler kapsamındadır (nutritional supplements). Distribütörlük (dağıtım) anlaşması yoluyla gerçekleştirilen kullanım da markasal kullanımdır. Ancak, dosyaya sözleşmenin uygulandığına yönelik, ilgili ürünlerin Türkiye’de davalı markasının koruma tarihinden evvel satıldığına dair herhangi bir bilgi-delil sunulmamıştır. Davalı şirkete ait ... tescil no.lu markanın koruma tarihinin 11.12.2018 olduğu dikkate alındığında, davacının, “...” ibaresini davalı markasından önce kullanım yoluyla gerçek hak sahipliği elde ettiğine dair bir tespite ulaşılmadığından, bu şartlarda davacının SMK m.6/f.3’e dayanamayacağı kanaatine ulaşılmıştır. Davacı markası TPMK nezdinde davalı markasından önce koruma altına alınmış ve tescilli olup, davacı iltibasa dayalı hükümsüzlük talebi ileri sürdüğüne göre, bu durumda tescilsiz marka kullanımına dayalı gerçek hak sahipliği şartlarının ayrıca sağlanmasına gerek olmaz. Davacının TPMK nezdinde tescilli ... no.lu markası 22.11.2018 koruma tarihli olup, markanın koruma tarihi, davalıya ait hükümsüzlüğü istenen ... no.lu markanın koruma tarihinden (11.12.2018) öncedir. Buna göre, davacının tescilli marka hakkına dayanarak davalı markasının iltibasa sebep olduğu yönündeki iddiası incelenebilir. Davacının eski tarihli markası ile davalının markası arasında, ... ibaresinin ortak lafzi unsur olarak bulunması dolayısıyla karıştırılma ve bağlantı kurulma-ilişkilendirme ihtimalinin mevcut olduğu kanaati hakim olmuştur. Zira, davacı markasının yegane lafzi unsuru olan ... ibaresi davalı markasında aynen kullanılmış, davalı markasında yer alan ... ibaresi iltibası ortadan kaldırmaya yetmemektedir. Bu noktada değinmek gerekirse, davacı markası kelime olarak “...” (Türkçe karşılığı “İsviçre”, “İsviçre’ye özgü”, “İsviçreli”) ve “...” (Türkçe karşılığı “enerji”) sözcüklerinden oluşmaktadır. Bilindiği gibi, bir coğrafi yer adı, tescil edildiği ilgili emtia yönünden meşhur ve maruf bir yer olmadıkça (o coğrafi yerle özdeşleşmemişse ve onun adı ile birlikte anılmamakta ise), bir markada kullanılabilir. Fakat davacı markası 05. sınıfta tescilli olup, vitamin ürünleri, beslenme takviyeleri, insan ve hayvan tüketimi için eser elementlerden oluşan ürünleri kapsamaktadır. Dolayısıyla, “...” ibareli davacı markasının, tescilli olduğu emtialar yönünden ayırt ediciliğinin olduğunun kabulü gerekir. İltibasta, tecavüze konu markanın kullanıldığı sınıfın (mal ve/veya hizmetlerin) önceki markanın -markaların tescilli olduğu mal ve/veya hizmetler ile aynı ya da benzer olması da gerekmektedir. Olayımızda da dava konusu markalar mal ve hizmet sınıfları yönünden de aynı ve benzer olup, iltibasa dayalı hükümsüzlük talebi sabittir. Davacının SMK'nun 6/9 maddesine yönelik (Kötü Niyete) Dayalı Hükümsüzlük İddiası Yönünden yapılan değerlendirmede somut olayda, davalı tarafından aynı marka için TPMK’ya 21.12.2017 tarihinde 2017/117432 no. ile 03, 05, 30 ve 32. sınıflar için yapılan başvurunun dava dışı ...’nin bu başvurunun yayınına itirazda bulunduğu ve itiraz dilekçesinde gerekçe olarak markasını gösterdiği anlaşılmaktadır. Ayrıca itiraz edilen markanın başvuru tarihinin 21.12.2017 olduğu, dava dışı firmanın bu süreçte itiraza konu ettiği markalardan bir diğerinin daha sonra davacıya devrettiği markası olduğu anlaşılmaktadır. Davalının 07.12.2017 tarihli ... no. ile 03 ve 05. sınıflarda yaptığı şeklindeki marka tescil başvurusunun da TPMK tarafından reddedildiği anlaşılmaktadır. Davalının ... no.lu başvurusu ile ilgili olarak, dava dışı şirketin itirazı SMK m.6/f.3 ve m.6/f.9’a göre reddedilmiştir. Davalının dava konusu markadan önce yine 5. sınıfı kapsar şekilde tescil başvurusunda bulunduğu markalar ve dava konusu marka aynı olup, davacının TPMK nezdinde tescilli markasındaki ... ibaresini aynen ihtiva etmesi bir yana, dava dışı şirketten devraldığı, WIPO nezdinde tescilli markası ile ... ibaresi haricinde ve bir marka başvurusunda İsviçre bayrağının bulunmaması dışında birebir aynıdır. Bu derecede benzerliğin tesadüf olamayacağı, aynı alanda faaliyeti bulunan davalının ... markasından haberdar olmadığı düşünülemez" şeklinde görüş belirtmiştir.

GEREKÇE Davacı ... markasına dayanarak benzerlik, önceye dayalı üstün hak, kötüniyetli tescil iddiası ile davalının ... numaralı ... markasının hükümsüzlüğünü talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacının TPMK nezinde tescilli ... numaralı "..." markasının koruma tarihinin davalının ... numaralı "..." ibareli markasının koruma tarihinden daha önceki tarihli olduğu, davalının markasındaki ... ibaresinin markaya ayırt edicilik katmadığı, markaların tescil sınıfları benzer olduğu, marka 05 nolu emtia sınıfında tescilli ise de, ... esas unsurunun davalı markasında aynen kullanıldığı ve raporda yer aldığı üzere bu ibare ilaç etken maddesini de yansıtmadığından bilinçli tüketici kesimi yönünden karışıklığa yol açmayacağı yönündeki istinaf isteminin yerinde olmadığı, davalının ... markalarında ... ibaresi yer almadığından dava konusu marka yönünden davalının kazanılmış hakkı olduğundan bahsedilemeyeceği, keza dosyaya yansıyan delil durumu ve bilirkişi raporuna göre; davalının dava konusu markanın başvuru tarihinden önce davacının markayı devraldığı şirketin ... Nolu ... ibareli altı kırmızı çizgili şekildeki marka başvurusunun reddedildiği, TPMK kararında da markaların yazım karakterinin aynı olduğu, altında kırmızı çizginin aynen kullanıldığı, başvuru sahibinin karşı yanın yurt dışı tescilinden haberdar olmaksızın başvuruda bulunmasının tesadüfi olamayacağına değinildiği dikkate alındığında mahkemece tescilde kötüniyet kabul edilerek markanın tümden hükümsüzlüğüne karar verilmesi yerinde görülmüş, davalının istinaf isteminin reddi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 6,50-TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere 02/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın(MarkacevapkonusuesastanKaynaklanan)istinafkabulünereddinedereceHükümsüzlüğündenistanbulgerekçeMarkamahkemesininincelemekararıistemidosyanumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim