SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2022/1165 E. 2024/801 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1165

Karar No

2024/801

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2022/1165 Esas

KARAR NO: 2024/801 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 29/03/2022

NUMARASI: 2020/320 Esas, 2022/60 Karar

DAVANIN KONUSU: Markaya Tecavüzün Tespiti, Meni, Refi

KARAR TARİHİ: 02/05/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili olan firmaya ait “...” ibareli markanın tescilli olduğunu, davalı yanın müvekkili olan firmaya ait markanın tescil edildiği sınıflar ile aynı faaliyet alanında ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, davalının “...” ibareli markayı tişörtler üzerinde kullanılmasının müvekkili olan firmanın marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edeceğini, müvekkili olan firmaya ait markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, davalı yan tarafından gerçekleştirilen kullanımların müvekkili olan firmaya ait marka ile iltibasa yol açtığını iddia ve beyan ederek marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin tespiti ile tazminata ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla söz konusu fiillerin durdurulmasına ve tecavüzün giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı yana ait markalardan 3 tanesinin münhasıran 35 ve 42. Sınıflardaki hizmetlerde tescilli olduğunu, 25. Sınıf kapsamında ürün içermediğinden bu markaların davaya dayanak olamayacağını, müvekkili olan firmanın kullanımlarının davaya dayanak olabilecek markalar ile iltibasa yol açmayacağını, müvekkili olan firmanın farklı bir ürün segmenti olan örme/triko fason üretimi yaptığını ve davacı yanın 25. Sınıf kapsamında olmadığını, “...” ibaresinin ... bir ibare olduğunu, çok sayıda farklı varyasyonlarla kullanıldığını, davacı yana ait markalar ile müvekkili olan firma kullanımları arasında benzerlik bulunmadığını, davaya konu “...” ibaresinin zayıf bir marka olduğunu, müvekkili olan firma kullanımlarının görsel bir süslemeden ibaret olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "... davacı markaları ile davalının ürünü üzerindeki kullanımlarda asli unsurlarının ... ibaresi olduğu, davalı yanın kullanımlarını gerçekleştirdiği emtiaların davacı yana ait tescilli markalar ile korunmakta olan mal ve hizmetler ile birebir aynı olduğu, davalının iddiasının aksine davacı markasının zayıf marka olmadığı, markasındaki asli unsurun ... ibaresi olup, davalı yanca birebir markanın kullanıldığı, anlaşılmıştır. Bilindiği üzere Karıştırma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Başka bir anlatım ile halkın söz konusu mal ve hizmetleri aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesidir. Hem markanın hem de mal veya hizmetlerin aynı olması durumunda marka hakkının ihlali söz konusu olmaktadır. Eğer her iki marka arasında çağrıştırma ,tüketicide bu markayı taşıyan ürünlerin aynı ya da ekonomik olarak bağlantılı işletmelerden kaynaklandığı yolunda bir kanaate yol açacak nitelikte ise, bu durumda karıştırma ihtimalinin bulunduğu düşünülmelidir. Markalar arasında görsel , işitsel,kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı her iki markanın asli ve tali unsurları ile birlikte bütünü itibariyle bıraktığı izlenimler bakımından benzerlik olup olmadığı çağrıştırma söz konusu olup olmadığı her iki bilirkişi raporunda da denetime uygun şekilde incelenmiş olup, Davacı yana ait davaya mesnet ..., ... TEKSTİL markalarındaki asli unsurun ... ibaresi olduğu keza davalı yanın markasal kullanımların asli unsurunun da ... ibaresi olduğu, davalı yanın kullanımlarını gerçekleştirdiği emtiaların davacı yana ait tescilli markalar ile korunmakta olan mal ve hizmetler ile birebir olduğu, davalının davacadan aldığı bir izin yada lisans bulunmadığı dolayısıyla SMK 29. Madde kapsamında davalı yan tarafından gerçekleştirilen eylem marka hakkına ihlal olarak kabul edildiğinden tespiti, durdurulması ve önlenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. 1-Davalı eyleminin davacının tescilli markasına( “...”İBARELİ) yönelik olarak gerçekleştirdiği tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, davacının tazminata ilişkin haklarının saklı tutulmasına," şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle; Davacının tescilli markalarından ... numaralı, ... numaralı markaların 25.sınıfta tescilli olmayıp 35 ve 42 sınıflarda tescilli olduklarını, Davacının ..., ..., ... numaralı markalarında ise ... ibaresi ile birlikte ek kelime ve şekil unsuru içerdiğini, müvekkilinin ise ... İbaresini özgün yazı stili ve tanınmış ... markası altında ürün üzerinde süsleme unsuru olarak kullandığını, davacı markaları ile müvekkili kullanımının genel intiba olarak farklı olduğunu, yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, Y.11HD, 2018/4309, 2019/5447 k sayılı, Y.11HD, 2016/4082, 2017/6076 K sayılı ilamların değerlendirilmesi gerektiğini, Markaların aynı olmadığını, benzerlik olmadığını, davacı markalarının ek sair kelime v eşekil içeren özgün markalar olduğunu, tüketicilerin de ... markası altında gerçekleştirilen kullanımlarla karşı karşıya kaldığında markaları ilişkilendirmeyeceğini, davacı markasındaki kelime ve şekil unsurunun karıştırma ihtimalini bertaraf edeceğini, ... ibaresinin tek başına ayırt ediciliği zayıf marka olduğunu, ... markasının tanınmış marka olduğunu, ürünlerin ... ana markası ile ... zincir mağaza ve standlarında yahut ... nin web sitesinde satışa arz edilen ürünler olup hitap ettiği tüketici kesiminin bu farkındalık ve bilinçle tercih edeceğini, Davacının tamamen farklı bir ürün segmenti olan örme/triko fason üretimi yapan bir firma olduğunu, davacı markalarının özgün, karma, ayırt edici olduğunu, Müvekkilinin kullanımının davacı markasından haksız yararlanma değil, esasen karşı taraf lehine imaj transferine sebep olacağını, Kararda raporlara atıf yapılmakla yetinildiğini, ... ibaresinin "..." anlamına geldiğini ve Türk toplumunda özellikle gençler tarafından günlük dilde sıkça kullanıldığını, Müvekkilinin ... numaralı ... ibareli markasının 18,25 ve 35 sınıflarda koruma altında olduğunu, 2.bilirkişi heyetinde yer alan bilirkişi ...'e itiraz ettiklerini, bilirkişinin müvekkilinin taraf olduğu ve devam eden dosyalarda davalı vekili olduğunu, daha önce başka müvekkili hakkındaki raporu yönünden de gerçeğe aykırı rapor düzenlenilmesi nedeni ile suç duyurusunda bulunulduğunu, mahkemenin itirazları layıkıyla değerlendirmediğini, Davacının markalarını 25 sınıftaki ürünlerde kullanmadığı iddiasına istinaden rapor alınmasına karar verilmiş, tarafların hazır bulunacağı gün tayin edilmesi talep edilmiş ise de mahkemenin uygulaması gereği talebi kabul etmediğini, bu suretle davacının ürünlerinin yeni üretilmiş ürünler olup olmadığının tartışılamadığını, Sunulan ürün görselleri incelendiğinde davacı markaların doğrudan ürün üzerinde kullanımına rastlanmadığını, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

İNCELEME Türk patent ve marka kurumu cevabi yazısına göre; - Davacının ... numaralı ... ibareli markası 18.06.2015 başvuru tarihi ile 07.12.2016 da 25 sınıfta (koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularla, şalar, bandanalar, eşarplar, kemerler, ayak giysileri, baş giysileri emtialarını kapsar şekilde) davacı adına tescillidir. - ... nolu ... mode şekil markasının 25,35,42. Sınıf için , ... nolu ... markasının 25. Sınıf için 17.07.2018 koruma 23.11.2018 tescil tarihli , ... nolu "... LTD ŞTİ" markasının 35. Sınıf için 04.07.2017 koruma tarihi ile 08.02.2018 tarihinde davacı adına, ... numaralı ... ŞEKİL markasının 35 42 sınıflarda 23.11.2018'den beri davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişiler ..., ... ve ...'in 07/06/2021 tarihli bilirkişi raporlarında; 6769 Sayılı SMK” nın 7/1 b maddesi şartlarının somut olay bakımından gerçekleşmiş olduğunun tespiti ile, davalının tshirt ürünleri üzerindeki “...” ibareli kullanımlarının; davacı adına 25. Sınıfta tescilli ... numaralı “...” kelime markası ve 25. Sınıfa konu emtiaları içerir şekilde 35. Sınıftaki satış hizmetleri bakımından davacı adına tescilli ... numaralı “...” kelime +şekil markalarına 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesi uyarınca, ihlal oluşturduğu görüş ve kanaatine vardıklarını bildirmişlerdir. Bilirkişiler ..., ... ve ...'in 25/11/2021 tarihli bilirkişi raporlarında: Davacı yana ait davaya mesnet ..., ... markaları ile davalı yanın kullanımda olduğu ikrarında olan markasal kullanımların asli unsurlarının ... ibaresi olduğu, davalı yanın kullanımlarını gerçekleştirdiği emtiaların davacı yana ait tescilli markalar ile korunmakta olan mal ve hizmetler ile birebir olduğu, bu meyanda davalı yanın kullanımlarının davacı yana ait tescilli markalara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunu, Davalı yan her ne kadar ... ibaresinin başkaca kişi ya da firmalar adına da tescil edilen zayıf bir ibare olduğunu iddia ve beyan etmekte ise de; ilgili ibarenin ihtilaf konusu mal ve hizmetler bakımından zayıf bir ibare olduğunun dosya münderecatında var olan verilerden anlaşılamadığı, sektör bilirkişisinin de ... ibaresinin “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.” bakımından zayıf marka olarak algılanacak bir anlam ihtiva ettiği yönünde görüş bildirmemesi çerçevesinde , davalı yan tarafından gerçekleştirilen eylemin markasal kullanımların davacı yanın markalarına tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunu bildirmişlerdir.

GEREKÇE Davacı, ... markasının davalı yanca kullanımının markaya tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek tecavüzün tespiti, meni ve refini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacının ... esas unsurlu birden fazla markası mevcut olup ... numaralı ... ibareli düz yazı şeklindeki kelime markasının "iç ve dış giysiler" emtiasını kapsar şekilde 25.sınıfta 18.06.2015'ten itibaren koruma altında olduğu, davalıya ait t-shirtlerin üzerinde sadece ... ibaresine yer verildiği, davacının markasının asıl unsurunun ... olduğu, davalının ürün üzerinde ... markasının yer almadığı gibi, ... ibaresinin yazım şeklinin markalar arasında karışık oluşmasını engellemeyeceği, davalının kullanımın davacının tescil sınıfı içinde olduğu, ... ibaresinin tescilli olduğu 25.sınıf yönünden zayıf marka olduğundan bahsedilemeyeceği, dosyadaki her iki bilirkişi raporunun da aynı doğrultuda olduğu, davalı yanın 2.heyetteki hukukçu bilirkişiye yönelik iddialarının iş bu dosya yönünden bilirkişiliğe engel hal oluşturmayacağı, keza davadan sonra başvurusu yapılan ... numaralı "... ...-" markasının SMK 155 maddesi gereğince markaya tecavüz davasında savunma argümanı olarak ileri sürülemeyeceği dikkate alındığında mahkemece davanın kabulü kararı verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davalının istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 6,50-TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere 02/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkonusuesastanRefikararistinafMarkayatekstilTecavüzünreddinedereceistanbulgerekçemahkemesininincelemeMeni,“”ibarelikararıTespiti,istemişekildosyahükümnumarasıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim