İstanbul BAM 16. HD 2024/477 E. 2024/773 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2024/477
2024/773
29 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/477 Esas
KARAR NO: 2024/773
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/01/2024
NUMARASI: 2023/780 Esas, 2024/52 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 29/04/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın, müvekkil şirketin eski çalışanı halen müvekkillerinden ... Şirketinin yönetim kurulu üyesi olan ...'a whatsaptan iki adet bono resmi atarak alacağının olduğunu ödenmesini istediğini, dava dilekçesi ekinde sunulan bonoların incelendiğinde müvekkili şirketlere ait olmayan kaşe ve imzalar içerdiğini, imzaların müvekkili şirketin temsilcilerine ait olmadıklarını ileri sürerek, müvekkillerinin dilekçe ekinde sunduğukları sahte iki adet bonodan dolayı ve başkaca herhangi bir nedenle borçlu olmadığının tespitine, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu ve reddinin gerektiğini, davacıların davaya konu ettiği senedin, usul ve yasaya uygun olup zorunlu unsurlarının tam olduğunu, davacı tarafça arabuluculuk başvurusu yapılmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince; TTK'nın 5'inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen ve 28/03/2023 tarihli, 7445 sayılı Kanun'un 31.maddesiyle değiştirilen maddeye göre menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, davacılar vekilinin katıldığı 17/01/2024 tarihli duruşmada dava tarihinden önce arabuluculuk başvurusunda bulunmadığını beyan ettiği gerekçesiyle, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın her ne kadar usulden reddine karar verilmiş olsa da, hatalı bir şekilde maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir
GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar vekalet ücreti yönünden davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava şartı yokluğundan davanın reddine dair verilen kararda ilk derece mahkemesince AAÜT 7/2.maddesi uyarınca maktu vekalet ücretini geçmeyecek şekilde davalı lehine vekalet ücretine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. 2-İlk derece mahkemesince dava şartı yokluğundan dolayı davanın reddine karar verilerek, AAÜT 7/2.maddesi uyarınca maktu vekalet ücretini geçmeyecek şekilde davalı lehine vekalet ücretine karar verildiği, davalı vekilinin AAÜT 7/2.maddesinin, "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur" şeklindeki açık düzenlemesini bildiği halde, vekalet ücreti yönünden kararı istinaf ettiği, davalı vekilinin istinaf yoluna başvurmasının kötü niyetli olduğu anlaşılmakla, kötü niyetli istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekilinin kendi şahsı hakkında HMK'nın 351. maddesi atfıyla aynı kanun'un 329. maddesi uyarınca disiplin para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2--HMK'nın 351.maddesi atfıyla HMK'nın 329.maddesi uyarınca takdiren 5.000,00-TL disiplin para cezasının davalı vekili Av. ...'tan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, kararın kararın yerine getirilmesi işleminin ilk derece mahkemesince yapılmasına,3-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41