İstanbul BAM 16. HD 2022/1303 E. 2024/770 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1303
2024/770
29 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1303 Esas
KARAR NO: 2024/770
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/02/2020
NUMARASI: 2018/47 Esas, 2020/54 Karar
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Tasarımın İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ: 29/04/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ev ve ev tekstili ürünleri üreten ve bunların toptan ticaretini de yapan tanınmış bir firma olduğunu, davalının ise daha az tanınmış olduğunu, davalının müvekkili adına tescilli ... numaralı "..." markasının aynısını haksız kazanç sağlamak ve müvekkiline zarar vermek için taklit ettiğini ve pazarladığını, bu hususun mahkemenin 2017/147 D.İş sayılı dosyasından yapılan delil tespiti ve bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davalının iş yerinde yapılan tespitte daha az olarak hesaplanan ürünlerin, fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere en az 1000 adet ürünün davalı tarafından taklit edildiğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen ürünlere el konulmasına ve el konulan ürünlerin imhasına, SMK 151/4 maddesi gereğince talebin oluşmasında sinai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varılarak, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine, fazlaya ilişkin her türlü dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ve 20.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili maddi tazminat talebini ıslah ederek 50.531,92-TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı markası ile müvekkili markalarının yazı unsurlarının tamamen farklı olduğunu, tüketicilerin markaları karıştırmasının mümkün olmadığını, davacı markasındaki şekil unsurunun özgünlüğü ve ayırt edici özelliği bulunmadığını, davalının davaya konu ürünleri davacıdan alarak mağazasında sattığını, dolayısıyla şekil unsurunun kullanılmasına zımnen muvafakat ettiğini, müvekkilinin kullandığı ürünlerde davacının tescilinin bulunmadığını, bu nedenle davacının haklarının ihlal edilmesinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin taklit etme gibi bir kastı ve düşüncesi olmadığını, şekil unsurunun malın satımına herhangi bir etkisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; mahkemece delil tespit dosyası üzerinde yapılan tespit ve alınan rapor karşısında davalının ürün kutuları üzerinde kullandığı markanın şekil unsuru olarak davacı markası ile birebir aynı olduğu, bu şekil unsurunun markaların ayırt edici unsuru olduğu ve mahkemece yapılan değerlendirilmede de aynı emtialarda kullanılan ve şekil unsurları aynı olan markaların görünüş itibari ile ortalama tüketici nezdinde benzerliğinin ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ve bu itibarla markaya tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu, davalı tarafın satışını yaptığı ev tekstili ürünlerinin yada "..." markası ile ne kadar ev tekstili satışı yaptığının tespit edilemediğinden tam ve kesin bir hesaplama yapılamadığı, bu durumda TBK 50. ve 51.maddeleri uyarınca somut olayın özellikleri, tecavüzün boyutu, tarafların sunmuş olduğu tüm deliller ve hakkaniyet kuralları nazara alınarak maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, davalının kusurunun derecesi davacının zararının boyutu hep birlikte değerlendirilerek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile önlenmesine ve durdurulmasına, delil tespit dosyası kapsamında yapılan tespit ve alınan bilirkişi raporu ile tecavüz oluşturduğu belirlenen ürünlere el konularak hüküm kesinleştiğinde imhasına, 20.000-TL maddi tazminatın 10.000-TL'sine dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle, 10.000-TL'lik kısmına ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10.000-TL manevi tazminatın 03/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; -Markaların yazı unsurlarının farklı olduğunu, şekil unsurunun ayırt edici olmadığını, dolayısı ile iltibasın oluşmadığının mahkeme ve bilirkişi tarafından dikkate alınmadığını, -Dava konusu markanın ürünler üzerinde kullanılmadığının dikkate alınmadığını, -Şekil unsurunun kullanılmasına davacının muvafakatinin olduğunu, müvekkilinin davacının markasını taklit etme kastı olmadığının dikkate alınmadığını, -Şekil unsurunun malın satımına herhangi bir etkisi bulunmadığının dikkate alınmadığını, -Marka ihlali davasında marka uzmanı dahil edilmeden sadece mali bilirşiden rapor alınmasının hatalı olduğunu, -Davacının talebinin "tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" olmasına rağmen bilirkişinin "muhtemel kar" üzerinden hesap yaptığını, itirazlarına rağmen hatalı rapora göre hüküm kurulduğunu, -Davaya konu şekil unsuru sadece boş kutu üzerinde kullanıldığı halde, tazminat hesabının nevresim takımı üzerinden yapıldığını, mahkemece hatalı rapora göre hüküm kurulduğunu, -Bilirkişinin kazancı hesaplarken ürünün maliyetini dikkate almadığını, mahkemece hatalı rapora göre hüküm kurulduğunu, -Islah talebi süresinde yapılmadığı için ıslahın dikkate alınmadan karar verilmesi gerektiğini, hükmün adalate ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
GEREKÇE: Dava, davacının marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve tazminat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davadan önce yapılan delil tespitinde davalının ürün kutuları üzerinde kullandığı markanın şekil unsurunun, davacı markası ile birebir aynı olduğunun tespit edildiği, şekil unsurunun markaların ayırt edici unsuru olduğu ve şekil unsurları aynı olan markaların görünüş itibari ile ortalama tüketici nezdinde benzerliği ve karıştırılma ihtimali bulunduğundan markaya tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu, nitekim davalının davacı markası ile iltibas oluşturan ... başvuru numaralı ... marka başvurusunun reddine karar verildiği, iltibas incelemesinin hakimin hukuki bilgisi ile yapılabileceği, maddi tazminat miktarının kesin olarak belirlenememesi nedeniyle TBK'nın 50-51.maddelerin uygulanmasında ve tazminat miktarlarında bir isabetsizlik bulunmadığı, ıslah bir taraf işlemi olup, taraflara ıslah yapmak için süre verilemeyeceği, ancak HMK'nın 181.maddesi uyarınca ıslah konusu işlemi yapmak için süre verilebileceği, dolayısıyla ıslahın süresinde yapılmadığından bahsedilemeyeceği anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Alınması gereken 2.049,30 TL harçtan, peşin alınan 512,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.536,97-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41